İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İbrahim Gümüş Başvurusu (B. No: 2014/16280)

1. Başvuru; delillerin takdirinde hata yapılması, rızası

Başvuru No2014/16280Tarih4 Temmuz 2018Okuma7 dk · 1.486 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İbrahim Gümüş Başvurusu

Karar tarihi
4 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2014/16280
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.486 kelime·7 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; delillerin takdirinde hata yapılması, rızası

sorulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve bu karara

yönelik itirazının mercii tarafından ret edilmesi nedenleriyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 8/10/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

6. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 8/4/2013 tarihli

iddianame ile başvurucu hakkında O.D.ye karşı hakaret ve tehdit suçlarını

işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açmıştır.

7. İstanbul (kapatılan) Anadolu 8. Sulh Ceza Mahkemesi 3/7/2014

tarihli karar ile dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamından başvurucunun tehdit

suçundan beraatine ve müştekiye yönelik

"Apartmanı soydun hırsız defol" gibi sözler nedeniyle hakaret

suçundan 1.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

Mahkeme adli para cezasına dair hükmün açıklanmasını geri bırakmıştır.

8. Başvurucu, 5/8/2014 tarihli dilekçesinde hükmün

açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sorulmadan bu yönde karar

verilemeyeceğini belirterek karara itiraz etmiştir.

9. İtiraz mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi

9/9/2014 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin

şartlar somut olayda gerçekleştiğinden itirazın reddine kesin olarak karar

vermiştir.

10. Nihai karar başvurucuya 29/9/2014 tarihinde tebliğ edilmiş

olup başvurucu 8/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Kanun Hükümleri

11. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Bir kimseye onur, şeref ve

saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden

(...) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran

kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır...

(...)

(4)

Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır."

12. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

231. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı

yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis

veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının

geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını

ifade eder.

(6)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm

olmamış bulunması,

b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile

duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç

işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun

uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle

tamamen giderilmesi, gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.)

Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar

verilmez.

(...)

(12)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.''

B. Yargıtay Kararları

13. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 19/12/2011 tarihli ve

E.2010/1885, K.2011/26560 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

''Hükümden sonra, 5728 sayılı Yasa'nın

562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMUK.nun

231.maddesinin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasa'nın 7.maddesi ile eklenen cümlede

"Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

karar verilmez." hükmünün bulunması karşısında, hükmün açıklanmasının geri

bırakılması uygulamasının diğer yasal koşullarının varlığı halinde, bu yasal değişiklikğin de dikkate alınması zorunluluğu

[bulunduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.]''

14. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19/9/2013tarihli ve

E.2012/17754, K.2013/22953 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

''İnceleme konusu somut olayda; sanık M.S.

hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 3.000 TL adli para cezası

verildiği, sanığın adli sicil kaydının bulunmadığı ve isnad

edilen suç ile ilgili dosyaya yansıyan somut bir zararın olmadığı

anlaşılmaktadır. Ancak hükümden önce 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008

sayılı Kanun’un 7. maddesi ile değişik, 5271 sayılı CMK'nın

231. maddesinin 6. fıkrası son cümlesinde yer alan, “sanığın kabul etmemesi

halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez” hükmü

uyarınca, sanıktan bu kurumun uygulanmasını kabul edip etmediği sorulmadan,

hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve sanık müdafiinin karara bu noktadan itiraz etmesi nedeniyle,

itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan

gerekçe ile reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.''

15. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20/2/2014tarihli ve

E.2011/18569, K.2014/2660 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...Bunların yanı sıra 25/07/2010 tarihli

ve 27652 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe

giren 6008 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun 231. maddesinin 6. fıkrasına eklenen "Sanığın kabul etmemesi

hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez."

biçimindeki norm ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi

sanığın kabul etmemiş bulunmaması olumsuz koşuluna da bağlanmıştır. Buna göre

Yukarıda anılan koşulların bulunması ve sanığında kabülü

halinde mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 4/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. İki Dereceli

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

17. Başvurucu, yargılama aşamasında talep etmediği ve şartları bulunmadığı

hâlde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini ve anılan

kararın itiraza tabi olup itiraz mercinin

itirazlarını dikkate alınmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun talep etmediği hâlde hakkında

hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve buna ilişkin

itirazlarının merci tarafından dikkate alınmadığı şikâyetinin özü, hükmün

açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle hükmün esasına ilişkin

itirazlarının Yargıtayca incelenemediğine ilişkin

olup iki dereceli yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.

19. Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının

incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın

Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin

kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme’nin ortak

koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

20. Sözleşme’ye ek 7 No.lu Protokol’ün

2. maddesinde cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı tanınmış ise de

başvuruya konu ihlal iddiası tarihi itibarıyla anılan Protokol yürürlüğe

girmemiştir. Dolayısıyla ceza mahkemesi nezdinde iki dereceli yargılanma hakkı

ihlal iddiası tarihi itibarıyla Sözleşme’nin ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokollerden herhangi birinin kapsamına girmemektedir (Benzer yöndeki karar

için bkz. Mahir Akarsu, B. No:

2012/1096, 20/2/2014, §§ 42-45).

21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin konu

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.

B. Yargılamanın Sonucu

İtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia

22. Başvurucu; tehdit ve hakaret suçlarından açılan kamu

davasının yapılan yargılaması sonucunda tehdit suçundan beraat kararı

verilmesine rağmen hakaret suçundan adli para cezasıyla cezalandırıldığını,

mahkûm olduğu suça ilişkin olarak apartman yönetimi adına şikâyette bulunan O.D.nin müşteki sıfatına sahip olmadığını, Mahkemece

delillerin yanlış değerlendirildiğini ve lehine olan beyanların dikkate

alınmadığını iddia etmiştir.

23. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz

takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve

sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

24. Başvurucunun iddialarının esas itibarıyla derece

mahkemelerince verilen kararlarda isabet bulunmadığına, dolayısıyla kararın

sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir. Somut olayda başvurucunun anılan

iddialarını yargılama aşamasında ileri sürme imkânını elde ettiği, Mahkemece

anılan iddialar, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre tehdit suçundan beraatine karar verilirken hakaret suçundan mahkûmiyetine

karar verildiği görülmüştür. Maddi olay ve olguların kanıtlanması, hukuk

kurallarının yorumlanması ve uygulanması bakımından derece mahkemelerinin

kararlarında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

oluşturan herhangi bir durum da tespit edilmemiştir.

25. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

sonucuna varıldığından başvurunun bu kısmının

da açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1.İki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Serdar ÖZGÜLDÜR'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

2. Yargılamanın Sonucunun adil olmadığına ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Serdar ÖZGÜLDÜR'ün karşıoyu ve

OYÇOKLUĞUYLA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

4/7/2018 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

Dosyada bulunan Adalet Bakanlığı Görüşünde açıkça ifade edildiği

üzere, duruşma tutanaklarında başvurucunun Hükmün Açıklanmasının Geri

Bırakılması (HABG) kararı verilmesine ilişkin rızasının sorulduğu ve buna

müspet cevap verdiği yönünde bir ifadesinin bulunmadığı, bu durumda 5271 Sayılı

Kanunun 231.maddesinin (6) no’lu fıkrası uyarınca

HAGB kararı verilebilmesine imkân bulunmamasına karşın ilk derece mahkemesince

hakaret suçundan hüküm kurulup adli para cezası bakımından HAGB kararı

verildiği, bu hükme itiraz edildiği halde itiraz merciince de bu durumun

dikkate alınmayarak itirazın reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan

mahkeme kararlarının “bariz takdir hatası” nedeniyle gerekçe hakkı yönünden

adil yargılanma ilkesine aykırı düştüğü açık olduğundan, Anayasanın 36.

maddesinin ihlâli gerektiği kanaatine vardığımdan, çoğunluğun aksi yöndeki

kararına katılmıyorum.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucu

:

İbrahim

GÜMÜŞ

Üye Serdar ÖZGÜLDÜR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/16280, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Kanun Hükümleri
  8. B. Yargıtay Kararları
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. İki Dereceli
  11. B. Yargılamanın Sonucu
  12. A. 1.İki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Karşıoy Gerekçesi
  15. Özgüldür
  16. Hakyemez
  17. Gümüş
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/16280
Tarih
4 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Erhan Yalçın Başvurusu (B. No: 2015/5)
  • Arslan İlhan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/6357)
  • Mehmet Yavaş Başvurusu (B. No: 2014/8734)
  • C.m.e. Başvurusu (B. No: 2018/4047)
  • Kazim Dakak Başvurusu (B. No: 2014/5950)
  • Abdurrahman Dağdelen Başvurusu (B. No: 2015/3915)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.