İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Kenan Tokmak Başvurusu (B. No: 2014/12679)

1. Başvuru, vazife malullüğü talebinin kabul edilmemesi

Başvuru No2014/12679Tarih21 Kasım 2017Okuma14 dk · 2.717 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kenan Tokmak Başvurusu

Karar tarihi
21 Kasım 2017
Başvuru Numarası
2014/12679
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.717 kelime·14 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, vazife malullüğü talebinin kabul edilmemesi

işleminin iptali için açılan davanın reddi nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/8/2014 tarihinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşü başvurucuya tebliğ edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, 21/2/2011 tarihinde

askere sevk edilip piyade er olarak 23/2/2011 tarihinde Isparta Dağ ve Komando

Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığınakatılmıştır.

9. Başvurucu acemi eğitimine devam ederken 26/4/2011

tarihinde sağ kolunda uyuşma şikâyetiyle viziteye çıkmış, birlik revirinde

yapılan muayene sonucunda hastaneye sevkine gerek görülmemiş, ancak ilerleyen

dönemlerde kolundaki rahatsızlığın devam etmesi üzerine yedi ay hava değişimine

gönderilmiştir.

10.Başvurucu, hava değişimini müteakip şikâyetinin geçmemesi

üzerine Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Hastanesine sevk edilmiş; yapılan

tetkik neticesinde düzenlenen 30/3/2012 tarihli Sağlık

Kurulu raporunda "G58.9 Mononöropati, tanımlanmamış (SAĞ TORASİKUS LONGUS SİNİR

LEZYONU)" teşhisi konularak askerliğe elverişli olmadığının

belirtilmesi üzerine terhis edilmiştir.

11. Başvurucu, terhis edilmesinin ardından Sosyal Güvenlik

Kurumuna (SGK) başvurarak maluliyetinin askerliğin sebep ve tesiri ile

gerçekleştiğini belirterek kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanması

talebinde bulunmuş ancak başvurucunun bu talebi 18/6/2013

tarihli işlem ile reddedilmiştir.

A.AYİM Üçüncü Dairesinin E.2013/47, K.2014/408

Sayılı Dosyasında Görülen Dava

12. Başvurucu

vazife malullüğü talebinin kabul edilmemesinin ardından Askeri Yüksek İdare

Mahkemesinde (AYİM) SGK'ya karşı 2/7/2013

tarihinde iptal davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde Eğirdir

Dağ Komando Okulu Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa ederken 2011 yılı

Mart ayında toprak zeminde yüzüstü sürünme eğitimi sırasında eğitim yaptıran

komutanı tarafından eğitim sırt çantasından tutularak sürüklendiğini, bu

sürünmenin ve eğitim sırt çantası askısının koltuk altına baskı yapması sonucu

sağ omzunda bulunan liflerin koptuğunu belirtmiştir. Başvurucu olay üzerine

revire çıktığını, burada kendisine ağrı kesici verildiğini, hastaneye sevk

edilmediğini, ağrılı olarak acemilik dönemini tamamladığını ileri sürmüştür.

Başvurucu; sonraki görev yeri olan Kıbrıs'ta şikâyetinin devam etmesi üzerine Girne

Askeri Hastanesine sevk edildiğini, kendisine hava değişimi izni verildiğini,

yine de şikâyetinin devam etmesi nedeniyleson olarak

GATA Hastanesinde yapılan muayene sonucu düzenlenen rapor üzerine askerliğe

elverişli olmadığı belirtilerek terhis edildiğini belirtmiştir. Başvurucu, bu

olaylara karşın davalı idarece hukuka aykırı olarak vazife malulü kabul

edilmediğini ileri sürerek davalı idare işleminin iptaline karar verilmesini

istemiştir.

13. Yargılama sürecinde AYİM Başsavcılığı tarafından dava dosyasına

sunulan görüşte başvurucunun 26/4/2011 tarihinde sağ

kolunda uyuşma şikâyetiyle viziteye çıktığı ve hastaneye sevkine gerek

görülmediği, ancak bu rahatsızlığın artarak devam ettiğinin sabit olduğu

belirtilmiştir. Başsavcılığa göre söz konusu rahatsızlığın ortaya çıkış zamanı

dikkate alındığında davalı idarece aksi ortaya konulamadığı takdirde davacının

askerliğe elverişsizliğinin ve dolayısıyla maluliyetine yol açan bu

rahatsızlığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğini kabul

etmek uygun olacaktır. Başsavcılık dosya içeriği uyarınca davalı idarenin,

rahatsızlığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana gelmediği kabulünü

haklı kılacak mahiyette somut delil sunamadığını da belirtmiştir.

14.Yargılama sonucunda AYİM Üçüncü Dairesi oyçokluğu ile verdiği

20/3/2014 tarihli kararı ile davayı reddetmiştir.

Kararda vazife malullüğü nedeniyle aylık bağlanmasının, vazife sebebiyle

ilgilinin malul hâle gelmiş olmasına bağlı olduğu belirtilmiş, bu noktada

başvurucunun maluliyetinin görev esnasında ve görevin sebebiyle oluşup

oluşmadığının irdelenmesi gerektiği açıklanmıştır. Kararın devamında dava

dosyasına sunulan Dağ Komando Okulu ve Eğitim MerkezKomutanlığının

başvurucunun Mart 2011 tarihi itibarıyla rahatsızlığına uyan herhangi bir kayda

rastlanmadığına ilişkin yazısına vurgu yapılmıştır. Mahkemece ayrıca vizite

defteri de incelenmiş, başvurucunun 14/4/2011

tarihinde sol göz alerji, öksürük ve sağ bilek burkulma şikâyetleri, 26/4/2011

tarihinde ise boğaz ağrısı, öksürük, kusma ve sağ kolda uyuşma şikâyetleriyle

viziteye çıktığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte kararda eğitim esnasında

başvurucunun bahsettiği gibi bir olayın meydana geldiğine ilişkin soyut iddia

dışında bir belge ortaya konulamadığı açıklanmıştır. Mahkeme, başvurucunun rahatsızlığının

sürünme ve eğitim çantası kayışının baskısı sonucu meydana gelip gelemeyeceği

konusunda tıbbi görüş sorulmasına, başvurucunun yaralanmasına ilişkin maddi

olgunun ortaya konulamaması sebebiyle gerek görmemiştir.

15. Davanın reddi kararına muhalif kalan üyeler ise karşı

oylarında başvurucunun aynı olay nedeniyle idare aleyhine tazminat davası

açtığını, bu davanın AYİM İkinci Dairesinde görüldüğünü ve davada

bilirkişilerin başvurucunun rahatsızlığının askerlik hizmetinden kaynaklandığı

yönünde görüş sundukları hususunu belirtmişlerdir. Karşı oy gerekçesine göre

söz konusu bilirkişi raporu başvurucunun iddiasını desteklemektedir vebu nedenle Mahkeme çoğunluğunun aksi yönünde

düşünülmektedir.

16. AYİM Üçüncü Dairesinin davanın reddine yönelik kararına

karşı aynı Daireye karar düzeltme isteminde bulunulmuş, bu istem de oyçokluğu

ile 3/7/2014 tarihinde reddedilmiştir.

17. Karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilam başvurucuya 24/7/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 5/8/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. AYİM İkinci Dairesinin E.2012/1152,

K.2015/583 Sayılı Dosyasında Görülen Dava

18. Başvurucu -yukarıda özetlenen dava sürecinden önce- askerlik

hizmeti sırasında sakatlanmasına neden olduğunu iddia ettiği aynı olaylara

ilişkin olarak Millî Savunma Bakanlığı'na karşı 15/6/2012

tarihli dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istemli bir dava açmıştır.

19. Başvurucu, açtığı bu davada askerlik hizmetini ifa ederken

eğitim sırasında eğitimi yaptıran komutanı tarafından sırt çantasından

tutularak sürüklenmesiyle başlayan ve sakatlığıyla sonuçlanan aynı süreci

ortaya koyarak davalı idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle maddi ve

manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

20. Yargılama sürecinde Mahkemece özellikle başvurucuda ortaya

çıkan sakatlığın vücut yapısına bağlı bir sebepten mi yoksa dış etmenlerden mi

kaynaklandığı hususunda bilirkişi raporları düzenlettirilmiştir.

21. Yargılama sonucunda AYİM İkinci Dairesi 11/3/2015

tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, başvurucuya 62.247 TL maddi ve

15.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Karara göre alınan bilirkişi

raporunda yer verilen tıbbi görüş ve dosya kapsamındaki diğer deliller

doğrultusunda başvurucunun askerlik hizmeti kapsamında yapılan sürünme eğitimi

sırasında yaralandığı hususunda tam bir vicdani kanaat oluşmuştur. Dolayısıyla

olayda idarenin ajanlarının hizmet kusurunun bulunduğu anlaşılmış ve sonuç

olarak başvurucunun zararlarının bu husus gözönüne

alınarak karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

22. Davanın kısmen kabulü kararına karşı taraflarca karar

düzeltme isteminde bulunulması üzerine yapılan inceleme sonunda AYİM İkinci

Daire Başkanlığı 9/9/2015 tarihli kararı ile istemi

reddetmiş ve yargılama süreci sona ermiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

23.8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığı Kanunu'nun "Vazife malullüğü

aylığı" kenar başlıklı 56. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah

altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin

gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları

halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun

36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve

kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan

kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen

giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik

gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70'i üzerinden

aylık bağlanır."

24. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Malûl sayılma" kenar başlıklı

25. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Sigortalının

veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti

sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun

düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü

maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için

çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma

gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma

gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma

gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl

sayılır."

B. Uluslararası Hukuk

25. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil

yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da

cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan,

kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul

bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına

sahiptir…”

26. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına göre,

bir mahkemenin davaya yaklaşımının başvurucunun iddialarına yanıt vermekten ve

başvurucunun temel şikâyetlerini incelemekten mahkemenin kaçınmasına neden

olması hâlinde Sözleşme'nin 6. maddesi davanın düzgün bir biçimde incelenmesi

hakkı bakımından ihlal edilmiş olur (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007,

§§ 84, 85). Sözleşme’deki hakların etkili bir biçimde

korunması için davaya bakan mahkemelerin Sözleşme’nin 6. maddesine göre “tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini

etkili bir biçimde inceleme görevi” vardır (Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000,

§ 33).

27.Bununla birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri

değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına

karar verme yetkisi de esasen derece mahkemelerine aittir (benzer yöndeki AİHM

kararı için bkz. Barbera Messegue

ve Jabardo/İspanya, B. No: 10590/83, 6/12/1988, § 68).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 21/11/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu; askerlik görevini yerine getirirken eğitim

sırasında komutanının kendisini sırt çantasından tutarak sürüklemesi sonucu

sakatlanması neticesinde askerlikten terhis edildiğini, sakatlanması nedeniyle

çalışma gücünü de önemli ölçüde kaybettiğini belirtmiştir. Başvurucu,

sakatlanmasına neden olan olayın askerlik hizmetinin sebep ve tesiri altında

gerçekleşmesine ve bu durumun ayrıca açtığı tazminat davasında bilirkişi

raporlarında ortaya konulmasına karşın vazife malulü sayılmama işleminin iptali

için açtığı davanın eğitim sırasında sakatlandığına dair herhangi bir idari

kayıt bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ifade etmiştir. Başvurucu; bu

sonucun hatalı bir değerlendirmeye dayandığını belirterek adil yargılanma

hakkının, kanun önünde eşitlik ilkesinin ve sosyal devlet ilkesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru dilekçesi

ve eklerinin incelenmesi neticesinde başvurucunun vazife malulü aylığı

bağlanmasına ilişkin davasının AYİM tarafından hatalı değerlendirme yapılması

sonucu reddedilmesinden şikâyet ettiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede başvuru,

adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılama yönünden

incelenmiştir.

31. Başvurucunun iddiaları dayanaktan yoksun olmadığından,

ayrıca başka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığından başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

32. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi bir davada

bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermek

değildir. Bilirkişi raporu benzeri delillerin kabul edilebilirliği ve

değerlendirilmesi hususları derece mahkemelerinin yetkisi dâhilindedir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No:

2013/7800, 18/6/2014, § 68). Sözleşme’nin 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kişilerin davalarının hakkaniyete uygun

olarak görülmesini isteme hakları güvence altına alınmıştır. Hakkaniyete uygun

bir yargılama için yargılama makamları, taraflarca ileri sürülen iddiaları ve

gösterilen delilleri gereği gibi incelemek zorundadır (Mehmet Çelikkıran,

B. No: 2013/9648, 20/1/2016, § 28).

33. Bu çerçevede mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma ve

inceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemek

Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin görevi

başvuru konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığını

değerlendirmektir (Muhittin Kaya ve Muhittin

Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27). Nitekim

Anayasa Mahkemesi, bu kapsamda, dava konusu uyuşmazlığın temelini oluşturan

iddianın genel bir kabul olarak reddedildiği ve böylece davanın özünün gereği

gibi incelenmediği kanaatine varmış; benzer bir başvuruda başvurucunun adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir (Mehmet Çelikkıran, §§

37, 38).

34. Somut olayda başvurucu, terhis edilmesine sebep olan

sakatlığının askerlik hizmeti sırasında ve askerlik hizmetinden kaynaklandığını

ileri sürerek kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanması isteminin reddine

karşı AYİM Üçüncü Dairesinde iptal davası açmıştır.Davayı

gören AYİM Üçüncü Dairesi dekişiye vazife

malullüğünden dolayı aylık bağlanması için o kişinin görevinden kaynaklanan bir

nedenle malul hâle gelmiş olması gerektiğini belirterek başvurucuda var olan

maluliyetin görev esnasında ve görev sebebiyle oluşup oluşmadığını incelemeye

yönelmiştir. Bu kapsamda Mahkeme yaptığı değerlendirmede; başvurucunun askerlik

eğitimi sırasında meydana geldiği ileri sürülen olaya ilişkin soyut iddia

dışında herhangi bir belge ortaya konulamadığını, revir vizite defterinde olaya

ilişkin bir kaydın yer almadığını belirterek davayı reddetmiştir. Ayrıca

Mahkeme, rahatsızlığın nasıl oluşabileceğine ilişkin tıbbi görüş sorulması

hususunun, sakatlığa neden olduğu ileri sürülen olaya ilişkin maddi olgu ortaya

konulmadığından gerekli olmadığına kanaat getirmiştir (bkz.§§ 12-17).

35. Öte yandan başvurucu sakatlanarak askerliğe elverişsiz hâle

gelmesine neden olanolaylara ilişkin bir tazminat

davası da açmıştır. Bu dava AYİM İkinci Dairesi tarafından görülmüştür. Davada

Mahkeme; idarenin tazminat ödeme yükümlüğünün bulunup bulunmadığının, esasen

gerçekleşen zarar ile idari eylem veya işlem arasında illiyet bağıolup olmadığının anlaşılması gerektiğinden hareket

ederek başvurucuda ortaya çıkan sakatlığın dış etmenlerden kaynaklanıp

kaynaklanmadığı hususunda bilirkişi raporları düzenlettirmiştir. Söz konusu

bilirkişi raporlarında ortak görüş olarak başvurucuda ortaya çıkan sakatlığın

fiziksel bir dış etmenden kaynaklanabileceği belirtilmiştir. Bu

çerçevede Mahkeme, başvurucunun askerliğe alınmadan önce yapılan muayeneler

sırasında bu türden bir sakatlığı olduğuna yönelik herhangi bir tespit

yapılmadığına da dikkat çekerek başvurucunun askerlik hizmeti sırasında

yaralandığı hususunda tam bir vicdani kanaate ulaştığını vurgulamış ve zararın

askerlik hizmetinin gerçekleştirilmesi sırasında, eğitim esnasında meydana

geldiğini, hizmetten kaynaklandığını, hizmet ile zarar arasında illiyet bağı

bulunduğunu belirtmiş; davayı kısmen kabul etmiştir. Dava sonunda

başvurucu lehine tazminata hükmedilmiştir(bkz. §§ 18-22).

36. Bu kapsamda yukarıda yer verilen her

iki yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında gerek bireysel başvuruya konu

edilen AYİM Üçüncü Dairesinde görülen vazife malullüğü aylığı bağlanması

isteminin reddine ilişkin iptal davasında gerek AYİM İkinci Dairesinde görülen

sakat kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli davada başvurucuda

ortaya çıkan zararın askerlik hizmetinden ve bu hizmetin gereğinden kaynaklanıp

kaynaklanmadığının açıklığa kavuşmasının önemine dikkat çekildiği

görülmektedir. Ancak bireysel başvuruya konu edilen AYİM Üçüncü

Dairesinde görülen davada, sakatlığın askerlik hizmeti sırasında ve bu hizmetin

gereğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda bir uzman incelemesine gerek

görülmemiştir. Bu karara muhalif kalan Mahkeme üyelerinin karşı oylarında da

işaret ettikleri AYİM İkinci Dairesinde görülen davada ise bilirkişi

raporlarında belirtilen görüşler ve diğer delillerin değerlendirilmesi sonucu

aynı sakatlanma olayının askerlik eğitimi sırasında gerçekleşen yaralanmadan

kaynaklandığı kanaatine ulaşılmıştır.

37. Başvuruya konu uyuşmazlıkta başvurucunun temel iddiası,

askerlikten terhisine ve iş gücü kaybına sebep olan sakatlığının askerlik

hizmeti sırasında gerçekleştiği ve askerlik hizmetinden kaynaklandığıdır.

38. Bu kapsamda AYİM İkinci Dairesinde

açılan tazminat davasında sakatlığın nereden ve nasıl kaynaklanabileceğine

ilişkin tıbbi görüş alınmasının gerekli görüldüğü ve bu görüşlerin başvurucunun

iddiasını desteklediği dikkate alındığında bireysel başvuruya konu dava

sürecinde sonuca ulaşabilmek için başvurucunun sakatlığının kaynağının teknik

ve özel bilgi gerektiren tıbbi bir inceleme çerçevesinde değerlendirilmesi

gerektiği açıktır.

39. Anayasa Mahkemesinin benzer bir olaya ilişkin yapılan

başvuru hakkında verdiği kararda ortaya koyduğu ilkeler de dikkate alınarak (Mehmet Çelikkıran, §§

27-30) somut olayda başvurucunun temel iddiasının etkili olarak incelenmediği

ve dolayısıyla davanın özünün gereği gibi değerlendirilmediği sonucuna

varılmaktadır.

40. Açıklanan nedenlerle başvuruya konu yargılamaya bir bütün

olarak bakıldığında başvurucunun zararına yol açan olayın etkili olarak

incelenmemesi nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan

hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

41.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya

da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya

ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

42. Başvurucu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüş; kendisine bireysel başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi

ile birlikte vazife malullüğü aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

43. Başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

44. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili

mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

45. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle başvurucunun diğer talebinin reddine

karar verilmesi gerekir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

-Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun

ile getirilen geçici 21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendiyle Askeri

Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendi

gereğince- YETKİLİ İDARİ YARGI MERCİİNE GÖNDERİLMESİNE (Karar, Askeri Yüksek

İdare Mahkemesi Üçüncü Dairesinin E.2013/47, K.2014/408 sayılı dosyasıyla ilgilidir),

D. Başvurucunun diğer taleplerinin REDDİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : İsmail Emrah PERDECİOĞLU Başvurucu : Kenan TOKMAK Vekili : Av. Halil ÖZTÜRK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/12679, 21 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru dilekçesi
  13. A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine
  14. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  15. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin
  16. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. Paksüt
  18. M. Emin KUZ
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/12679
Tarih
21 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • İdris Karaca Başvurusu (B. No: 2014/11759)
  • Aynur Gülmez Başvurusu (B. No: 2014/1960)
  • İbrahim Aksoy Başvurusu (B. No: 2014/14516)
  • Gönül Neşvat Başvurusu (B. No: 2014/3648)
  • İhsan Taş Başvurusu (B. No: 2014/11255)
  • Ayla Akat Ata Başvurusu (B. No: 2014/221)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.