İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

M.ş.n. Başvurusu (B. No: 2018/3789)

1. Başvuru 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin

Başvuru No2018/3789Tarih7 Nisan 2021Okuma12 dk · 2.430 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm M.Ş.N. Başvurusu

Karar tarihi
7 Nisan 2021
Başvuru Numarası
2018/3789
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.430 kelime·12 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin

Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca verilen

tedbir kararına yönelik esaslı iddiaların itiraz mercii tarafından

karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvurular 25/1/2018 ve 9/10/2019 tarihlerinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2019/34153

numaralı bireysel başvuru dosyasının 2018/3789 numaralı başvuru ile

birleştirilmesine, 2019/34153 numaralı bireysel başvuru dosyasının

kapatılmasına, incelemenin 2018/3789 numaralı bireysel başvuru dosyası

üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına gönderilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu ile E.Ş.N. 15/11/2016 tarihinde

evlenmişlerdir. Bu evlilikten müşterek bir çocukları bulunmaktadır.

10. Başvurucu, kayınbiraderi M.R.K. (E.Ş.N.nin erkek

kardeşi) tarafından sözlü ve yazılı olarak kendisine hakaret edilmesi ve

tehditte bulunulması üzerine M.R.K. hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.

M.R.K. hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma

başlatılmıştır.

11. Başvurucunun beyanına göre, E.Ş.N.nin ailesi

başvurucudan şikâyetini geri çekmesini istemesine rağmen başvurucu tarafından

bu talep reddedilmiştir. E.Ş.N.nin ailesi tarafından başvurucu hakkında

E.Ş.N.yi zorla evde tuttuğu ve dışarı çıkmasına izin vermediği gerekçesiyle

ihbarda bulunulmuştur. E.Ş.N. önce başvurucudan şikâyetçi olmadığını

bildirmesine rağmen daha sonra beyanını değiştirerek şikâyetçi olmuştur.

12. E.Ş.N. 29/12/2017 tarihinde 6284 sayılı Kanun

kapsamında başvurucu ve başvurucunun babası A.N. hakkında Bakırköy 3. Aile

Mahkemesinden (3. Aile Mahkemesi) tedbir talebinde bulunmuştur. 3. Aile

Mahkemesinin 3/1/2018 tarihli kararı ile başvurucu ve başvurucunun babası A.N.

hakkında 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının a, c, e, f,

g, h bentleri uyarınca dört ay süreyle geçerli olmak üzere E.Ş.N.ye karşı

şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunulmamasına, E.Ş.N.nin

ikametgâhına yüz metreden fazla yaklaşılmamasına ve eşyalarına zarar verilmemesine

karar verilmiştir. Anılan kararda; E.Ş.N.nin iletişim araçlarıyla veya sair

surette rahatsız edilmemesi, bulunduğu yerlere yaklaşılmaması ve başvurucu ile

A.N.nin bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahlarını

kolluğa teslim etmeleri gerektiği belirtilmiştir.

13. Başvurucu, tedbir kararına karşı Bakırköy 4. Aile

Mahkemesinde (4. Aile Mahkemesi) 4/1/2018 tarihinde itiraz etmiştir. Dilekçede

başvurucu; tedbir isteyen E.Ş.N. ile bir geçimsizliği olmadığını, E.Ş.N.yi

sevdiğini, M.R.K. hakkındaki şikâyetini geri çekmesi için E.Ş.N.nin tedbir

kararı istediğini belirtmiştir. Başvurucu, eşine ailesi tarafından büyük bir

baskı uygulandığını vurgulamış; uzaklaştırma kararının evliliklerine zarar

verdiğini ifade etmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesi ekinde telefondaki

mesajlarına ait yazışmaları ve asayiş büroda alınan ifade tutanaklarını

sunmuştur.

14. Başvurucunun itirazı 4. Aile Mahkemesinin 8/1/2018

tarihli kararıyla reddedilmiştir. Karar gerekçesi şöyledir:

"6284 sayılı yasadaki tedbirlerin

uygulanması için 8/3 md gereğince belge ve delil aranmayacağı düzenlendiğinden

itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur."

15. Bu süreçte E.Ş.N. tarafından 1/3/2018 tarihinde

Bakırköy 8. Aile Mahkemesinde (8. Aile Mahkemesi) başvurucu aleyhine açılan

boşanma davasında başvurucu tarafından da karşı dava açılmıştır.

16. E.Ş.N. 11/6/2018 tarihinde 6284 sayılı Kanun

kapsamında başvurucu hakkında 8. Aile Mahkemesinden tedbir talebinde

bulunmuştur. 8. Aile Mahkemesi 11/6/2018 tarihli kararıyla başvurucu

hakkında 6 ay süre ile 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) numaralı

fıkrasında belirtilen tedbirlerin uygulanmasına karar vermiştir. Kararda ortak

yaşanıldığı belirtilen konutun tedbir isteyene tahsisi ile başvurucunun müşterek

çocuk ile kurulan şahsi ilişki saatleri hariç olmak üzere E.Ş.N.ye

yaklaşmamasına, ilgiliye karşı şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük

düşürücü söz ve davranışlarda bulunmamasına hükmedilmiştir. Kararda

başvurucunun E.Ş.N.nin şahsi ve ev eşyaları ile mal varlığına zarar vermemesi,

iletişim araçları ile onu rahatsız etmemesi, bulundurulması veya taşınması

kanunen izne tabi silahı varsa kolluğa teslim etmesi gerektiği belirtilmiştir.

17. E.Ş.N.nin talebiyle 8. Aile Mahkemesi tarafından

verilen tedbir kararı 29/1/2019 tarihinde 6 ay süre ile uzatılmıştır.

18. Yine 8. Aile Mahkemesinin 30/7/2019 tarihli kararıyla

başvurucu hakkında verilen tedbir kararının 6 ay süreyle bir defa daha

uzatılmasına karar verilmiştir. Kararda 11/6/2018 tarihli kararda verilen

tedbirlere yer verilmiş, ayrıca E.Ş.N.nin yaşadığı belirtilen İstanbul, Bolu ve

Erzurum'daki adreslere başvurucunun müşterek çocuk ile kurulan şahsi ilişki

saatleri dışında yaklaşmaması gerektiği belirtilmiştir.

19. Başvurucu tedbir kararına karşı 31/7/2019 tarihli

dilekçe ile Bakırköy 9. Aile Mahkemesine (9. Aile Mahkemesi) itiraz etmiştir.

Dilekçede, başvurucu aleyhine dört kere tedbir kararı verildiği, 8. Aile

Mahkemesinin aynı zamanda boşanma davasının görüldüğü mahkeme olarak boşanma

davasındaki gelişmeleri dikkate alması gerektiği ifade edilmiştir. E.Ş.N.nin

erkek kardeşi M.R.K.nın başvurucuyu tehdit etmesi sebebiyle 5 ay hapis cezası

aldığı ve E.Ş.N.nin mahkemeye yalan söylemesi nedeniyle hakkında kamu davası

açıldığı belirtilmiştir. 8. Aile Mahkemesinin tedbir kararı verirken söz konusu

durumları değerlendirerek karar vermemesinin başvurucunun müşterek çocuğun

sağlık sorunları ile ilgilenememesine neden olduğu vurgulanmıştır.

20. 9. Aile Mahkemesi 2/8/2019 tarihli kararla

başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"... dosyanın incelenmesinde 6284

sayılı yasanın 8/3 maddesi gereğince koruyana tedbir kararı verilebilmesi için

delil ve belge aranmayacağı, verilen kararın usul ve yasaya ve takdiri

sebeplere göre karar verilmiş olmakla 6284 sayılı yasanın 2/3 maddesi

kapsamında verilen tedbirlerin yerinde olduğu anlaşıldığından itirazın reddine

karar vermek gerekmiştir."

21. Başvurucu 25/1/2018 ve 9/10/2019 tarihlerinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

22. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Erdal

Türkmen, B. No: 2016/2100, 4/4/2019, §§ 19-28.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 7/4/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

24. Başvurucu, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü

iddiaların itiraza bakan 4. ve 9.Aile Mahkemelerince dikkate alınmadan

reddedildiğini ve itirazın reddine dair kararının yeterli gerekçe içermediğini,

verilen tedbir kararları nedeniyle müşterek çocuğun sağlığı ile yeterince

ilgilenemediğini belirterek adil yargılanma, etkili başvuru ve özel hayata

saygı haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

25. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

''Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddialarının özünün adil yargılanma hakkının

güvencelerinden biri olan gerekçeli karar hakkına ilişkin olduğu ve bu kapsamda

bir inceleme yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

28. Başvuruya konu olayda uygulanacak ilkeler daha önce

Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararlarla ortaya konulmuştur (Salih

Söylemezoğlu, B. No: 2013/3758, 6/1/2016; Erdal Türkmen; T.K., B. No: 2017/27041, 11/12/2019).

29. Buna göre 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesinde

örnekleyici olarak bir kısım önleyici koruma tedbiri belirlenmiş, 8. maddenin

(3) numaralı fıkrasında Kanun’un 4. maddesinde belirtilen ve hâkim tarafından

verilebilen koruyucu tedbir kararları için şiddetin varlığı hususunda delil

veya belge aranmayacağı ifade edilmiştir. Bunun yanında ağırlıklı olarak

aleyhine tedbir kararı verilen kişinin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı

niteliği olan ve Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen önleyici tedbir kararları

için böyle bir ayrıksı durum öngörülmemiştir (Salih Söylemezoğlu, § 34).

30. 6284 sayılı Kanun'un buna ilişkin gerekçesinde,

şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesi altında bulunan kişilerle ilgili

koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için herhangi bir delil araştırması veya

belge ibrazı aranmazken önleyici tedbir kararı verilebilmesi için kişinin

şiddete maruz kaldığı veya maruz kalma tehlikesi altında bulunduğu hususunda

olguların varlığının gerektiği, aksi yöndeki uygulamanın kişilere kanunla

sağlanan hakkın kötüye kullanılmasına sebebiyet verebileceği hususu

vurgulanmıştır (Salih Söylemezoğlu, § 35).

31. Nitekim tedbir kararları ile bir tarafın vücut

dokunulmazlığı veya yaşam hakkı gibi kişi için olmazsa olmaz hak ve

menfaatlerin korunması amaçlanırken diğer taraftan özellikle mahkemece verilen

veya onaylanan önleyici tedbirlerle kişi hak ve özgürlüklerine önemli ölçüde

sınırlamalar getirilmiş olacaktır. Dolayısıyla tedbir kararlarından olumlu ya

da olumsuz etkilenen tarafların temel hak ve özgürlükleri arasındaki dengenin

gözetilmesi gerekmektedir (Salih Söylemezoğlu, § 36).

32. 6284 sayılı Kanun’da düzenlenen tedbir kararlarının

verildiği anda infaz kabiliyetini haiz olması nedeniyle Kanun’da amaçlanan

acil müdahale olgusunun bu aşamada sağlanmış olacağı, bu amacın

gerçekleşmesi adına tedbir kararında, şiddetin var olduğuna yönelik kanaate

nasıl ulaşıldığının açıklanması yani gerekçe açısından daha esnek bir yaklaşım

usulünün benimsenebileceği ancak bu yaklaşıma ait sınırın olayların özelliğine

göre gerekçeli karar hakkının temel esaslarına zarar vermeyecek düzeyde

belirlenmesinin de gerekli olduğu açıktır. Bu kapsamda söz konusu kararlarda

yer verilen gerekçelerde, ileri sürülen zarar riski ve olgulara göre talebin

ilgili mevzuat çerçevesinde kabul görmesi için temel unsurları taşıyıp

taşımadığının ortaya konulması yeterli olacaktır (Salih Söylemezoğlu, §

39).

33. Anayasa Mahkemesi Salih Söylemezoğlu

başvurusunda, somut olayda olduğu gibi aciliyet unsurunun ortadan kalktığı ve

başvurucunun itirazlarını sözlü olarak sunamadığı itiraz aşamasında mahkemenin

tek taraflı iddiaya dayanılarak verilen tedbirlerin yerindeliğini, itiraz

edenin ileri sürdüğü beyan ve deliller çerçevesinde her iki taraf için

öngörülen hak ve menfaat dengesini de gözeterek değerlendirmesi gerektiğini

açıklamıştır (Salih Söylemezoğlu, § 40). Sonuç olarak itiraz merciinin

kararında, başvurucunun iddia ve itirazları ile tedbire dayanak olgunun

gerçekliğinin bu çerçevede tartışılmadığı, tedbir kararında esasa ilişkin

hususlarda gerekçe bulunması hâlinde bu karara atıf yapılarak değerlendirme

yapılmasının makul görülebileceği ancak ihlal iddiasına konu itiraz mercii

kararında dosyaya sunulan delillerle sonuç arasında ne şekilde bağ kurulduğunun,

gerekçesiz olarak verilen tedbir kararına yapılan itirazın neden

reddedildiğinin asgari düzeyde dahi açıklanmadığı belirtilerek gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir (Salih Söylemezoğlu, §§ 41,

42).

34. İncelenen bu başvuruda da itiraz merciinin kararında

başvurucunun iddia ve itirazları ile tedbire dayanak olgunun gerçekliğinin bu

çerçevede tartışılmadığı anlaşılmaktadır. Kural olarak tedbir kararında esasa

ilişkin hususlarda gerekçe bulunması hâlinde itiraz merciince bu karara atıf

yapılarak değerlendirme yapılması makul görülebilir. İlk derece mahkemesi

kararında gerekçe bulunmadığı hâllerde ise başvurucular tarafından ileri

sürülen esaslı itirazların itiraz mercii tarafından gerekçeli bir şekilde

karşılanması gerekir. Somut olayda ilk derece mahkemesi kararında gerekçe

bulunmamasına rağmen başvurucu tarafından ileri sürülen esaslı iddiaların

itiraz mercii tarafından karşılanmadığı görülmektedir. İtiraz merciinin tedbir

kararı verilmesini gerektirecek kanaate -dosyada varsa- hangi delille ne

şekilde bağ kurularak ulaştığını anılan kararda göstermediği anlaşılmıştır. Bu

kapsamda somut başvuruda itiraz merciinin gerekçesiz olarak verilen tedbir

kararına yapılan itirazın neden reddedildiğini asgari düzeyde dahi açıklamadığı

değerlendirilmiştir.

35. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

37. Başvurucu ihlalin tespiti, yargılamanın yenilenmesi

ve 25.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

38. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında

ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel

ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir

kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

39. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

40. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya

mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı

Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili

mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki

benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla

yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim

yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına

bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki

yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden

yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal

yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı

nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını

gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§

58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66, 67).

41. İncelenen başvuruda itiraz merciilerinin gerekçesiz

olarak verilen tedbir kararlarına yapılan itirazları reddederken ilgili ve

yeterli bir gerekçe göstermemeleri nedeniyle adil yargılama hakkı kapsamındaki

gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

42. Bu durumda gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki

yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda

yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere Bakırköy 3. Aile Mahkemesine ve Bakırköy 8.

Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

43. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin

başvurucunun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı

açıktır. Dolayısıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin bütün

sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için gerekçeli karar hakkının ihlali

nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 659,30 TL harç ve

3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 4.259,30 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Bakırköy 3. Aile Mahkemesine

(E.2017/503 D. İş, K.2018/6) ve Bakırköy 8. Aile Mahkemesine (E.2018/308 D. İş,

K.2018/305) GÖNDERİLMESİNE,

E. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 5.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata

ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

F. 659,30 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 4.259,30 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 7/4/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Tuğba TUNA IŞIK Başvurucu : M.Ş.N. Vekilleri : 1. Av. Ayet METEHANOĞLU METE 2. Av. Ali İhsan TAŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/3789, 7 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  16. B. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  17. C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  18. D. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının
  19. E. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları
  20. G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  21. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/3789
Tarih
7 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Mustafa Gönülal Başvurusu (B. No: 2018/22450)
  • Hussın Eıdou Başvurusu (B. No: 2017/38622)
  • İskenderun Demir ve Çelik A.ş. Başvurusu (B. No: 2018/20884)
  • Sancer Ekim Başvurusu (B. No: 2018/27690)
  • Abbas Demiroğlu Başvurusu (B. No: 2018/31300)
  • Asime Çiğdem Yaşar Başvurusu (B. No: 2018/2500)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.