İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sancer Ekim Başvurusu (B. No: 2018/27690)

1. Başvuru; ceza infaz kurumunda tek kişilik odada

Başvuru No2018/27690Tarih7 Nisan 2021Okuma13 dk · 2.552 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Sancer Ekim Başvurusu

Karar tarihi
7 Nisan 2021
Başvuru Numarası
2018/27690
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.552 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; ceza infaz kurumunda tek kişilik odada

tutulma ile eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması nedeniyle kötü

muamele yasağının, başvurucunun ailesinin yaşadığı yerden uzak bir ceza infaz

kurumuna nakledilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının, din görevlisi ile

görüştürülmeme nedeniyle de din özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 13/8/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne

karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, darbe teşebbüsü sonrasında Fetullahçı Terör

Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan 5/8/2016

tarihli kararla tutuklanarak Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna

yerleştirilmiştir.

10. Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve

Gözlem Kurulunun 20/11/2016 tarihli kararıyla başvurucunun "...kurum

içi yapılan iç istihbarat çalışması sonucunda elde edilen bilgiler ışığında,

tutuklunun barındırılmakta olduğu çok kişilik koğuştan alınarak tek başına

barınabileceği tek kişilik odalardan birine alınmasının kurum güvenliği

yönünden uygun olacağı..." gerekçesiyle tek kişilik odaya alınmasına

karar verilmiştir.

11. Başvurucu 7/4/2017 tarihinde Bolu F Tipi Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) nakledilmiştir.

12. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun (İdare ve

Gözlem Kurulu) 19/4/2017 tarihli kararıyla başvurucunun tek kişilik odaya

alınmasına karar verilmiştir.

13. Başvurucu, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine

katılmasına izin verilmemesine dair karar ile tek kişilik odada tutulmasına

dair İdare ve Gözlem Kurulunun kararına itiraz etmiş; yapılan itiraz Bolu İnfaz

Hâkimliğinin 26/7/2017 tarihli kararıyla görevsizlik nedeniyle reddedilmiştir.

Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Tutuklunun tek başına

barındırılması yukarıdaki kanun hükmü çerçevesinde soruşturma evresinde

Cumhuriyet Savcısının, kovuşturma evresinde Hakim veya Mahkeme kararıyla mümkün

olacağı belirtilmektedir. Tutuklu tek başına barındırılmasına yönelik itirazını

kanun hükmü gereğince hakkında bu yönde karar veren soruşturma aşamasındaki

Cumhuriyet Savcısına, kovuşturma evresinde ise Hâkim veya Mahkemesine bulunması

gerekmektedir..."

14. Başvurucu, anılan karara karşı itiraz kanun yoluna

başvurmamış ve karar kesinleşmiştir.

15. Başvurucu, İdare ve Gözlem Kurulunun sosyal

imkânlardan faydalandırılmaması ve tek kişilik odada tutulmasına dair 19/4/2017

tarihli kararına karşı 24/4/2018 tarihinde tekrar Bolu İnfaz Hâkimliğine

başvurmuş; Bolu İnfaz Hâkimliğinin 25/5/2018 tarihli kararıyla başvurucunun

talebi hakkında daha önce görevsizlik kararı verildiği gerekçesiyle karar

verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

16. İlgili karara karşı yapılan itiraz Bolu Ağır Ceza

Mahkemesinin 9/7/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

17. Bu karar başvurucuya 13/7/2018 tarihinde tebliğ

edilmiş, başvurucu 13/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

18. Başvurucunun 14/12/2018 tarihinde, silahlı terör

örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir. Hükümle birlikte

tutukluluk hâlinin devamına karar verilen başvurucu, bu tarihten itibaren Ceza

İnfaz Kurumunda hükme bağlı olarak tutulmaktadır.

19. Anayasa Mahkemesi Ceza İnfaz Kurumundan başvurucunun

barındırılma koşullarına ilişkin bilgi ve belge talep etmiştir. Ceza İnfaz

Kurumu tarafından gönderilen bilgiler ile Bakanlık tarafından bildirilenler

ışığında başvurucunun barınma koşulları şu şekildedir:

i. Başvurucu 30/11/2020 tarihi itibarıyla 1.818 gündür

tek kişilik odada barındırılmaktadır.

ii. Başvurucunun tutulduğu tek kişilik odaların kullanım

alanı banyo ve tuvalet dâhil olmak üzere 11,40 m2 ile 50 m2 arasında

değişmektedir.

iii. Başvurucu 30/11/2020 tarihi itibarıyla toplamda 32

kez yakınlarıyla, 23 kez avukatıyla görüşmüştür.

iv. Başvurucunun kütüphaneden faydalanma imkânı

bulunmaktadır. Ayrıca kurum kütüphanesinde bulunmayan kitapları kendi

hesabından karşılaması suretiyle temin edebilmektedir.

v. Başvurucu her gün düzenli olarak bir saat süreyle tek

başına havalandırma imkânından faydalandırılmıştır.

IV. İLGİLİ

HUKUK

20. İlgili hukuk için bkz. Raşit Konya, B. No:

2017/26780, 28/6/2018, §§ 15-30; Timur Demir, B. No: 2018/33190,

9/5/2019, §§ 14-31; İbrahim Kaptan, B. No: 2017/30510, §§ 15-30;

18/7/2018.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

21. Mahkemenin 7/4/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kötü Muamele

Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Tek Kişilik

Odada Tutulma Nedeniyle Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

22. Başvurucu, hukuka aykırı şekilde tek kişilik odada

tutulması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Bakanlık görüşünde, başvurucunun Bolu İnfaz Hâkimliği

tarafından verilen görevsizlik kararına karşı itiraz kanun yolunu tüketmediği

bildirilmiş; bunun yanı sıra havalandırma alanını kullanabildiği, telefonla

görüşme hakkı kapsamında aile fertleri ve avukatları ile belli periyotlarla

görüşebildiği, barındırıldığı tek kişilik odanın hücre olmadığı ve odanın

yeterli fiziki imkânları olduğu belirtilmiştir. Ayrıca somut olayın özel

koşulları, alınan tedbirin niteliği ve süresi, amacı ve söz konusu kişi

üzerindeki etkisi birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun tek kişilik odada

tutulmasının asgari ağırlık eşiğini aşan bir muamele olarak

değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla başvurucunun şikâyetlerinin

açıkça dayanaktan yoksun olduğu görüşü bildirilmiştir.

24. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında tek

kişilik odada tutulmasına dair kararların hukuka aykırı ve gerekçesiz olduğunu,

bir kısım kararın tebliğ edilmediğini, tutulma koşullarının kötü muamele teşkil

ettiğini belirtmiştir.

b. Değerlendirme

25. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz;

kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”

26. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını

gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme

yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri,

B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).

27. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası ve Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 3. maddesi herhangi bir sınırlama

öngörmemekte ve işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele ve cezaların

yasaklanmasının mutlak mahiyetini belirtmektedir. Kötü muamele yasağının mutlak

mahiyeti Anayasa’nın 15. maddesi kapsamında belirtilen savaş veya ulusun

varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike hâlinde dahi istisna

öngörmemiştir. Aynı şekilde Sözleşme’nin 15. maddesi benzer bir düzenleme ile

kötü muamele yasağına ilişkin herhangi bir istisna öngörmemiştir (Turan

Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 33).

28. Tutulma koşulları, tutulanlara yapılan uygulamalar,

ayrımcı davranışlar, devlet görevlileri tarafından sarf edilen hakaretamiz

ifadeler, kişiye normal olmayan bazı şeyleri yedirme, içirme gibi muameleler

kötü muamele olarak ortaya çıkabilir (Cezmi Demir ve diğerleri, §

90). Mahpuslar, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun olarak kişi

özgürlüğü ve güvenliği hakkından mahrum bırakılabilirken (İbrahim Uysal,

B. No: 2014/1711, 23/7/2014, §§ 29-33) genel olarak Anayasa ve Sözleşme’nin

ortak alanı kapsamında kalan diğer temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Bununla

birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun

önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin

sağlanmasına yönelik kabul edilebilir, makul gerekliliklerin olması durumunda

sahip olunan haklar sınırlanabilir. Dolayısıyla verilen bir mahkûmiyet

veya tutuklama kararının infazında mahkûmlar veya tutuklular için sağlanacak

şartlar insan onuruna saygıyı koruyacak nitelikte olmalıdır (Turan Günana,

§§ 35, 36).

29. Ceza infaz kurumlarında kötü muamele olarak kabul

edilecek hususlar farklı şekillerde tezahür edebilir. Bunlar ceza infaz kurumu

idaresi ve görevlilerinin kasıtlı davranışlarından kaynaklanabileceği gibi

yönetimsel hatalar veya yetersiz kaynaklar sebebiyle de ortaya çıkabilir. Ceza

infaz kurumlarındaki yaşam, mahpuslara sunulan aktivitelerin genişliğinden

mahpuslar ve ceza infaz görevlileri arasındaki ilişkilerin genel durumuna kadar

geniş bir alanda değerlendirilmelidir. İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki

davranışların mahpusları özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan

kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntılı veya eziyetli bir duruma

sokmaması gerekir (Turan Günana, §§ 37, 39).

30. Yukarıda ifade edilen tüm hususlara ilave olarak bir

muamelenin Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi

için asgari bir ağırlık derecesine ulaşmış olması gerekir. Her olayda asgari

eşiğin aşılıp aşılmadığı somut olayın özellikleri dikkate alınarak

değerlendirilmelidir. Bu bağlamda muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal

etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi faktörler önem

taşımaktadır (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 23).

31. Ceza infaz kurumlarında hükümlü ya da tutuklu

statüsüyle tutulan kişilerin hücre hapsine alınmasının ya da diğer

tutulanlardan ayrılmasının tek başına Anayasa'nın 17. maddesine aykırı bir

durum oluşturmadığı Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında belirtilmiştir.

Buna göre disiplinin sağlanması, güvenlik gerekçesi veya ayrı tutulan kişiyi

diğer tutulan kişilerden korumak kaygısıyla bu tür uygulamalar yapılması mümkündür

(Turan Günana § 43; Ahmet Yeter, B. No: 2014/5100, 16/2/2017, §

39). Ayrıca tek başına tutma tedbirinin sadece güvenlik veya disiplini sağlama

kaygısıyla değil mahpusların devam eden soruşturmalarda hileli iş birliği

yapmalarını veya dışarıdakilerle yeni bir suç işlemek için iş birliği

yapmalarını önleme gibi amaçlarla uygulanması da mümkündür (Raşit Konya,

B. No: 2017/26780, 28/6/2018, § 44).

32. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 17.

maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ceza infaz kurumlarında tutulma

koşullarını değerlendirirken başvurucu tarafından ileri sürülen somut olaylara

ilişkin iddialarla birlikte koşulların bir bütün olarak gözetilmesi ve bu

kapsamda önlemlerin şiddeti, süresi, amacı ve bireyler için sonuçlarının

birlikte değerlendirilmesi gerektiğini de kabul etmiştir (Turan Günana,

§ 38). Dolayısıyla her başvuruda somut olayın özel koşulları, alınan tedbirin

niteliği ve süresi, amacı ve söz konusu kişi üzerindeki etkisi

değerlendirilmelidir.

33. Ceza infaz kurumlarında kötü muamele olarak kabul

edilecek hususlar farklı şekillerde tezahür edebilir. Bu bağlamda tek kişilik

bir odada tutulmaya ilişkin koşullar olayın kendine özgü koşullarına göre kötü

muamele yasağı kapsamında gerçek bir sorun olarak ortaya çıkabilir. Bununla birlikte

bu koşulların söz konusu uygulamanın niteliğinden kaynaklanan ve özgürlükten

mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinin ötesinde asgari

bir ağırlık derecesine ulaşmış olması gerekmektedir (Raşit Konya, § 50).

34. Başvurucunun barındırılma koşullarına ilişkin olarak

Bakanlığın sunduğu ve Anayasa Mahkemesince Ceza İnfaz Kurumundan istenen

bilgiler incelendiğinde başvurucunun 4 yıl 1 ayı aşkın bir süredir tek kişilik

odada tutulduğu, barındırıldığı tek kişilik odaların kullanım alanının banyo ve

tuvalet dâhil olmak üzere 11,40 m2 ile

50 m2 arasında değiştiği,

başvurucunun avukat ve ziyaretçi görüş haklarını kısıtlama olmaksızın

kullandığı, tek başına da olsa her gün düzenli olarak havalandırma imkânından

yararlandırıldığı anlaşılmıştır.

35. Koşullar değerlendirildiğinde başvurucunun tutulduğu

odanın hücre statüsünde bir oda olmadığı, büyüklüğü, havalandırma penceresi,

tuvalet ve duş için ayrılmış uygun ve yeterli bölümleri olduğu dikkate

alındığında odanın Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilen

Avrupa Cezaevi Kurallarına (Raşit Konya, §§ 14-27) uygun olduğu

anlaşılmıştır (benzer yöndeki kararlar için bkz. Raşit Konya, § 46; Timur

Demir, § 45). Ayrıca başvurucu, açık havaya çıkma imkânından günde ortalama

bir saat olmak üzere faydalandırılmıştır.

36. Diğer yandan tutuklu veya hükümlülerin ceza infaz

kurumu disiplini ve güvenliği ya da ortaya konacak diğer makul gerekçelerle

infaz kurumunda bulunan öteki tutuklu veya hükümlülerle temaslarının kesilmesi

tek başına kötü muamele yasağının ihlalini teşkil etmez. Ancak bu durum

değerlendirilirken tutulma koşulları bütün hâlinde incelenerek tutulan kişinin

duyusal ve sosyal olarak izole edilip edilmediği hususunda bir sonuca varılması

gerekmektedir (Halil Tarkan, B. No: 2016/70779, 26/2/2020, § 38).

37. Başvurucu, tek başına tutulduğu süre boyunca ailesi

ve avukatı ile açık ve kapalı olarak 55 kez görüş gerçekleştirmiştir. Bu

durumda yaklaşık 4 yıl 1 ay tek kişilik odada barındırılan başvurucu, yakınları

ve avukatıyla görüşmüş; dış dünyayla bağlantısını sağlamıştır. Sonuç olarak

ailesiyle ve dış dünyayla iletişimi bütünüyle kesilmeyen başvurucunun duyusal

ve sosyal olarak izole edildiği sonucuna bu aşamada ulaşılması mümkün

görülmemiştir.

38. Tek kişilik odada kalma süresinin uzunluğu ve bu

sürenin tutulan kişi üzerindeki etkilerinin kötü muamele yasağı açısından

aranan asgari eşik seviyesine ulaşıp ulaşmadığı hususu, somut olaya özgü

koşullar çerçevesinde başvurucuya veya aynı başvurucunun her başvurusuna göre

ayrı değerlendirilmektedir. Somut olayda başvurucunun şikâyet ettiği tutulma

koşulları nedeniyle söz konusu asgari eşik derecesinin aşılmadığı sonucuna

varılmıştır.

39. Açıklanan gerekçelerle kötü muamele yasağına ilişkin

bir ihlalin olmadığı açık olduğundan buna ilişkin iddiaların açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Eğitim ve

İyileştirme Faaliyetlerinin Kısıtlanması Nedeniyle Kötü Muamele Yasağının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucunun

İddiaları

40. Başvurucu, Ceza İnfaz Kurumunda eğitim ve iyileştirme

faaliyetlerine katılamadığını belirterek olumsuz koşullarda tutulduğunu iddia

etmiştir.

b. Değerlendirme

41. Anayasa Mahkemesi söz konusu ihlal iddiasına ilişkin

temel ilkeleri ortaya koyduğu ve değerlendirmelerde bulunduğu kararında, bu

türden bir kısıtlamanın ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi ceza infaz kurumunda

güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklere dayandığını

belirtmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, başvurucunun günde en az bir saat

açık havada gezinme imkânına sahip olduğunu, bu süre zarfında açık havada

egzersiz yapma gibi sportif faaliyetlerde bulunabileceğini, kitap ve dergi

dâhil sakıncalı olmayan her türlü süreli ya da süresiz yayına erişme ve bilgi

edinme konusunda herhangi bir engellemeyle karşılaşmadığını, söz konusu

uygulamanın geçici nitelikte olduğunu, ayrıca başvurucunun hastalıklarının

tedavisi ile ruh ve beden sağlığının korunması hususunda tıbbi destek

alamadığına ve dış dünya ile makul ölçüde ilişki kuramadığına dair herhangi bir

iddiasının da bulunmadığını tespit etmiştir. Tüm bu değerlendirmeler ışığında

Anayasa Mahkemesi, makul gerekliliklere dayanan geçici tedbir mahiyetindeki uygulamanın

niteliğinden kaynaklanan ve tutukluluğa ilişkin kaçınılmaz olarak ortaya çıkan

elemin ötesinde -Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası yönünden- asgari

ağırlık derecesinin aşılmadığı sonucuna ulaşarak kötü muamele yasağına yönelik

bir ihlalin olmadığına karar vermiştir (İbrahim Kaptan, §§ 49-65).

42. Somut olayda, başvurucunun şikâyeti yönünden anılan

karardan ayrılmayı gerektirecek bir husus bulunmamaktadır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Aile

Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

44. Başvurucu, ailesinin yaşadığı yerden uzakta bir infaz

kurumuna nakledildiğini ve nakil işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

45. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

nitelendirmesini kendisi takdir eder (Tahir Canan, § 16). Somut olayda

başvurucunun iddiaları aile hayatına saygı hakkı çerçevesinde

değerlendirilmiştir.

46. Anayasa Mahkemesi Y.Ş. (B. No: 2017/37742,

18/6/2020) kararında, bir başka ceza infaz kurumuna resen nakil

işleminin iptali istemiyle idari yargıda dava açılabileceğini, bir başka

ifadeyle ileri sürülen aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddiaların 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.

maddesi kapsamında açılacak iptal davasında incelenmesinin mümkün olduğunu

belirtmiştir (Y.Ş., §§ 47-50).

47. Somut olayda başvurucunun resen nakil işlemi üzerine

etkili kabul edilebilecek olağan bir başvuru yolu olan iptal davasını açmadığı

anlaşılmaktadır. Bu durumda başvurucunun şikâyetlerini yetkili idari ve

yargısal mercilere süresinde iletip iddialarının öncelikle bu makamlar

tarafından değerlendirilmesi ve çözüme kavuşturulması bakımından üzerine düşen

gerekli özeni göstermediği sonucuna varılmıştır. Öte yandan olağan başvuru yolu

tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun ikincillik

niteliği ile de bağdaşmamaktadır.

48. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Din ve

Vicdan Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

49. Başvurucu, tutuklu olarak bulunduğu ceza infaz

kurumunda din görevlisiyle görüştürülmediğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

50. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği,

Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu

şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu

makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli

özeni göstermiş olması gerekir(İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177,

26/3/2013, § 17).

51. Somut olayda başvurucunun hukuk sisteminde mevcut

idari ve yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu

anlaşılmaktadır.

52. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Tek kişilik odada tutulmadan dolayı kötü muamele

yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanmasından

dolayı kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 7/4/2021 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Gökçe GÜLTEKİN YILMAZ Başvurucu : Sancer EKİM

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/27690, 7 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Kötü Muamele
  14. B. Aile
  15. C. Din ve
  16. B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/27690
Tarih
7 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Abbas Demiroğlu Başvurusu (B. No: 2018/31300)
  • Asime Çiğdem Yaşar Başvurusu (B. No: 2018/2500)
  • İhsan Kartal Başvurusu (B. No: 2018/19797)
  • Cevat Sargın ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/12766)
  • Aynur Yanık ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/21411)
  • Volkan Çakır Başvurusu (B. No: 2017/35488)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.