İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Saraç Başvurusu (B. No: 2015/20122)

1. Başvuru, anlatımları mahkûmiyet için belirleyici ölçüde kanıt

Başvuru No2015/20122Tarih10 Ekim 2018Okuma12 dk · 2.395 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Saraç Başvurusu

Karar tarihi
10 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/20122
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.395 kelime·12 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, anlatımları mahkûmiyet için belirleyici ölçüde kanıt

olarak kullanılan tanığın duruşmada sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 23/12/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen bilgilere göre olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu 1996 doğumlu olup olayın gerçekleştiği tarihte

İzmir'de ikamet etmektedir.

10. Başvurucunun da aralarında bulunduğu şahıslarca mağdurların

paralarının yağmalanmasına teşebbüs edildiği şikâyeti üzerine olay yerine gelen

kolluk görevlileri, olayın mağdurlarının beyanları doğrultusunda şüphelilerin

eşkâl bilgisine ulaşmıştır. Mağdurlar ifadeleri alınmak üzere Kemeraltı Polis Merkezine götürülmüşlerdir.

11. Mağdurlardan A.K. kolluk ifadesinde, Konak iskelesi

civarında oturdukları sırada yabancı üç şahsın yanlarına geldiğini, şahıslardan

birinin kollarında dövme olan,yirmili yaşlarda, 1.75

boyunda, sol kolunda "canım anam"

yazılı dövme ve açık tenli; diğer şahsın beyaz tişörtlü, kıvırcık saçlı, zayıf

yapılı; üçüncü şahsın ise esmer tenli, siyah tişörtlü olduğunu; birinci sırada

tanımladığı şahsın cebinden çıkarttığı siyah renkli sustalı çakı bıçağını

kendilerine doğrultarak ve "Çıkarın ...

paraları." diyerek 250 TL tutarında parasını zorla aldığını

beyan etmiştir. M.U., S.B.D. ve Ö.C.T. isimli diğer mağdurlar da müdafi

huzurunda alınan ifadelerinde benzer beyanlarda bulunmuşlardır.

12. Mağdurlar tarafından verilen eşkâl bilgilerine göre olayın

meydana geldiği çevrede yapılan arama sonucunda eşkâl ve giyim tarifine

uydukları görülen başvurucu ve diğer iki şahıs kolluk görevlilerince

durdurulmuş ve şahısların kimlik tespitleri yapılmıştır. Yapılan kimlik

tespitinde isminin M.Y.D. olduğu anlaşılan birinci şahsın sol el orta

parmağında kesi izi ve kan, ayrıca sol kol omuz ve dirsek kısmında "canım anam" yazılı dövmenin görülmesi

üzerine başvurucu ve diğer iki şahsın yağma olayının şüphelileri oldukları

değerlendirilerek üst aramaları yapılmıştır.

13. M.Y.D.nin üzerinden mağdurların

kollukta verdikleri tarife uygun siyah renkli sustalı çakı bıçağı; başvurucunun

ve diğer şüphelinin üstünden ise toplam 180,50 TL tutarında para ele

geçirilmiştir. Bunun üzerine şüpheliler gözaltına alınmışlardır.

14. Olay tarihinde yaşı küçük olan başvurucu, kollukta müdafii huzurunda verdiği ifadesinde; suçlamaları kabul

etmediğini, olay tarihinde "jameika" isimli uyuşturucu maddeyi

kullandığını, yanında bulunan diğer arkadaşlarının da uyuşturucunun tesiri

altında olduklarını ancak mağdurlara bıçak çekerek paralarını gasp

etmediklerini beyan etmiştir.

15. Bu sırada şüpheliler ile aynı Polis Merkezinde bulunmakta

olan mağdurlar Ö.C.T. ve A.K., başvurucu dışındaki iki şüpheliyi teşhis

etmişlerdir.

16. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 3/7/2014 ve 4/7/2014

tarihli iddianameleri ilebaşvurucunun da aralarında

yer aldığı şüphelilerin geceleyin birden fazla kişi ile birlikte yağma ve

yağmaya teşebbüs suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası

açılmıştır.

17. İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 13/8/2014 tarihli

kararıyla başvurucunun yargılama dosyası diğer sanıkların yargılanmakta

oldukları İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) E.2014/319 sayılı

dosyasında birleştirilmiştir.

18. Mahkemece ikametgâhları yargı çevresi dışında bulunan

müştekilerin olayla ilgili beyanlarının istinabe yoluyla alınmasına tensiben karar verilmiştir.

19. Yargılamanın 16/9/2014 tarihli celsesinde başvurucu ve müdafii, olayın tanıkları konumunda bulunan müştekilerin

huzurda dinlenilmeleri ve sorgulanmaları için talepte bulunmuştur. Mahkeme,

tensibin yapıldığı tarihten yargılama sürecine kadar geçen sürenin bu konuda

kullanılmamış olmasını ve müştekilerin ikamet yerlerini dikkate alarak talebin

reddine karar vermiştir. Mahkeme ayrıca, sorulmamış bir soru olduğu kanaati var

ise talep hâlinde değerlendirilip bu hususta yeniden talimat yazılabileceğini

belirtmiştir. Dosyanın incelenmesinden başvurucu ve müdafiinin

tanıkların huzurda dinlenmeleri ya da tanıklara soru sorulması yönünde yeniden

talepte bulunduklarına dair bir bilgiye rastlanmamıştır.

20. Başvurucunun huzurda dinlenilmelerini talep ettiği

mağdurlardan A.K. tarafından 1/10/2014 tarihinde Ankara 8. Ağır Ceza

Mahkemesinde verilen beyanın ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:

“… olay günü parkta arkadaşlarım [Ö.], [M.]

ve [S.B.] ile oturuyordum.

Yanımıza üç genç geldi birisinin kolunda "canım annem" yazıyordu.

Kolunda dövme olan şahıs bizden para istedi. Paramız olmadığını söyledik ancak

ısrar ettiler ben ve Mehmet cebimizdeki tüm bozuk paraları verdik. Bu arada

dövmeli şahıs cebinden siyah renkli bir bıçak çıkarttı bize doğrultarak tüm

paramızı istedi. Daha sonra bir elinde bıçağı tutarken diğer eliyle üzerimizi

yokladı bir ara bıçağı benim bacağıma dayadı. Ceplerimi yoklamaya başladı ve

cebimdeki 250 TL parayı aldı. Elinde bıçak olduğu için kendisine engel

olamadım. Biz o paranın yol parası olduğunu başka paramız olmadığını söyledik

ancak sinirlendi ve bıçağı bize doğru salladı daha sonra bu şahıs[Ö.den] kolundaki saati istedi. [Ö.] saati vermeyince elindeki bıçağı ona salladı. Daha

sonra [Ö.nün]cebinden cüzdanını aldı içini kontrol etti. İçindeki

paraları aldı. Bu esnada diğer şahıslar kolu dövmeli bu şahıs için bakın bu

adam birşey içti kafası güzel ne diyosa

yapın ortamı germeyin şeklinde sözler söylüyordu. Biz onlardan korktuk ve birşey yapamadık.[Ö.] bunun

Ankara'ya gitmek üzere yol paramız olduğunu söyledi ancak eli bıçaklı şahıs

arkadaşım [Ö.yü] kovalamaya başladı. [Ö.]

yere düştü. Bunun üzerine her üçü de bizi bırakıp gittiler. Biz önce olayın

şokuna girdik kendimizi biraz toplayınce polisi

telefonla aradık. Daha sonra o şahıslar yakalandılar ve poliste her üçünü de

teşhis ettik. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum dedi"

21. Olayın bir diğer mağduru M.U. 1/10/2014 tarihinde Ankara 8.

Ağır Ceza Mahkemesinde verdiği beyanında ise üç şahsı da kollukta teşhis

ettiklerini, bu üç şahsın kendisinden para almadıklarını ifade etmiştir.

22. Mağdurlardan S.B.D. tarafından 8/9/2014 tarihinde Ankara 8.

Ağır Ceza Mahkemesinde verilen beyan aşağıdaki gibidir:

“Olay günü parkta

arkadaşlarım [A.M.]

ve [Ö.] ile oturuyorduk. Yanımıza

üç genç geldi. bir tanesi "bir liranız var

mı" diye sordu. Ben olmadığını söyledim. Bunun üzerine o kişi hap

kullandığını söyleyip canını sıkmamamızı belirtti ve bir bıçak çıkarttı. Daha

sonra "çıkartın parayı bıçağı saplarım, canımı sıkmayın" şeklinde

sözlerle bizi tehdit etti. Biz korkarak kendisine karşılık vermedik. Bu çocuk

bıçak tehdidi ile bizim dördümüzün de üzerini aradı. Bu esnada onun yanındaki

iki kişi sanki bizden yanaymış gibi hareketler yaptılar. "parayı

vermezseniz sizi bıçaklar, onun için paranızı verin" diyerek güya bizi korudular.

[A.nın] üzerinden 250.TL [Ö.den] 100.TL aldılar. Benden üzerimde para olmadığı için

para alamadı. [M.nin] de üzerinde para yoktu. Onun için ondan da para

alamadı. Bu çocuk aldığı parayı yanındaki arkadaşına verdi. Daha sonra üçü

birden gittiler

…”

23. Mağdurlardan Ö.C.T. tarafından 22/10/2014 tarihinde Ankara

Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinde verilen beyan aşağıdaki gibidir:

“Ben 3 arkadaşımla

birlikte Konak civarında geziyorduk, bankta oturuyorduk. Sanıklar gelerek

bizden bıçak zoruyla paramızı istediler. Bizde korkudan verdik, Benim yaklaşık

olarak 120 TL paramı almışlardı, aynı gece biz polise şikâyetçi olduk yaklaşık

1 saat içerisinde polis onları yakaladı paramı da iade etti.Diğer arkadaşım [A.nın] parasını da

sanırım 100 TL eksik olarak geri verdiler. Diğer arkadaşlarım [M.] ve [S.nin] herhangi bir şeyi alınmamıştır. Sanıklardan

şikâyetçiyim davaya katılmak istiyorum.”

24. Mahkeme 11/12/2014 tarihli kararıyla suça konu eylemde bahsi

geçen sanıklarla birlikte hareket ettiği gerekçesiyle başvurucunun nitelikli

yağma ve yağmaya teşebbüs suçlarından hapis cezasıyla cezalandırılmasına

hükmetmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"Sanıklar ile SSÇ.nin (başvurucu) suç tarihinde M.Kemal Sahil Bulvarı üzerinde çimlerde gecelemeye

çalışan mağdurların yanına geldikleri, önce bir bahane ile mağdurlara [M.Y.nin] bulaştığı,

ardından paralarını çıkarmasını istediği olumsuz yanıt üzerine yöneldiği [Ö.C.den] 4 TL bozukluğu

bıçak çekmeden aldığı, yetinmediği, tümünden birden ayrı ayrı istediği,

yüzlerine elindeki feneri tuttuğu, cebinden çıkarttığı sustalı olduğu ve 6136

SK.m.4 deki izne tabi kriminal lab.

[r]aporu ile belirli bıçağı çektiği, istemini sürdürdüğü,

"Roche içtim, hepinizi keserim " kabili

sözler ile tehdit de ederek yöneldiği, mağdurlar [M.U.] ve [S.B.nin] paraları olmadığı için vermedikleri, bıçağını bu kez

[A.ya]

birkaç kez dürtüpcebinden elini sokarak cüzdanını

alıp 250 TL parasını aldığı, ardından önce bozukluklarını bıçak teşhir etmeden

aldığı [Ö.ye] yönelerek önce

saatini kolundan çıkarıp almaya çalıştığı alamadığı cüzdanını bu kere zorla

alıp içindeki 120 TL yi aldığı, cüzdanını verdiği,

teşhise göre sanık [T.nin] "

Roche içti, kafası güzel, ne istiyorsa yapın"

tarzı telkinde bulunduğu, diğer SSÇ. nin

[başvurucu] de eylemde sanıklarla

birlikte hareket ettiği, [M.Y.]

dışındakilerin aralamak yerine üzerine yöneldiğini arkadaşlarının arasından

uzaklaştırmaya gayret ettiklerini açıkça belirttikleri, [T.nin] de telkin beyanı ve olay sonrasında birliktekaçarak uzaklaşmaları, birlikte yakalanmaları ve

yakalandıklarında üzerlerinden çıkan paranın dağılımı da dikkate alındığında çelişiksiz bir biçimde sanıkların/SSÇ. nin [başvurucu] birden fazla kişi birlikte, içlerinden biri silahlıolarakve

geceleyin yağma suçunu birlikte ve TCK.m.37/1 anlamında birlikte faillik kavramı altında işledikleri belirlenmiştir.

(...)"

25. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10/9/2015 tarihli kararıyla

mağdurlar Ö.C.T., M.U., ve S.F.D.ye yönelik yağma suçundan kurulan hükmün

onanmasına; bir diğer mağdur A.K.ya

yönelik yağma suçundan kurulan hükmün ise bozulmasına karar verilmiştir.

26. Başvurucu, hükmün onanan kısmından 24/11/2015 tarihinde

haberdar olduğunu beyan etmiştir.

27. Bireysel başvuru 23/12/2015 tarihinde yapılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 10/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

29. Başvurucu; suça konu olaya ilişkin tek delilin tanık

anlatımları olduğunu, bu nedenle tanıkların huzurda dinlenilmeleri gerekirken

talimat yoluyla beyanlarının alınmasının usulsüz olduğunu, etkin pişmanlık

hükümlerinin uygulanmasında hata yapıldığını ve suça konu olan paranın

miktarına nazaran verilen cezanın ölçüsüz olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

30. Bakanlık tarafından sunulan görüşte; mahkûmiyet hükmünün

sadece tanık anlatımlarına dayalı olmadığı, üst aramasında çıkan paralar,

tarife uygun bıçak, dövme ve yara izleri, teşhis tutanakları gibi sair delillerin

de hükme esas alındığı belirtilerek bireysel başvuru konusu şikâyetin

değerlendirilmesi konusunda takdirin Anayasa Mahkemesine ait olduğu ifade

edilmiştir.

31. Başvurucu; Bakanlık görüşüne verdiği cevapta aynı zamanda

olayın tanıkları konumunda bulunan mağdurların beyanlarının mahkûmiyet hükmüne

belirleyici delil olarak alındığını, dosyada yer alan diğer tüm tutanak, belge

ve bilgilerin bu beyanlara istinaden tanzim edildiğini, söz konusu beyanlar

arasındaki çelişkinin giderilmesi için tanıkların mahkeme huzurunda

dinlenilmelerinin gerektiğini ve başvurucunun etkin pişmanlık hükümlerinden

yararlandırılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

B. Değerlendirme

1. Tanık Sorgulama

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

32. Başvurucu; yargılandığı davada aleyhinde beyanda bulunan mağdurlarınduruşmada dinlenmediğini, tanıkları sorgulama

imkânı verilmediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

33. Anayasa Mahkemesi birçok kararında tanık kavramını özerk olarak yorumlamış ve

tanığın sanığa isnat edilen fiil hakkında bilgi veren herhangi bir kişi

olabileceğini ifade etmiştir. Bu bağlamda suçun iştirak edeni, olayın mağduru,

şikâyetçi (müşteki), devletin görevlendirdiği gizli/gizli olmayan soruşturmacı

da tanık olabilir (Selçuk Demir,

B. No: 2014/9783, 22/1/2015, § 35).

34. Anayasa Mahkemesi, benzer iddiaların ileri sürüldüğü

başvurulara ilişkin olarak birçok kararında tanık

sorgulama hakkıyla ilgili ilkeleri belirlemiştir. Buna göre bir ceza

yargılamasında sanığın aleyhine olan tanıkları sorguya çekme veya çektirme

hakkı vardır. Hakkında gerçekleştirilen ceza yargılaması sürecinde sanığın

tanıklara soru yöneltebilmesi, onlarla yüzleşebilmesi ve tanıkların

beyanlarının doğruluğunu sınama imkânına sahip olması adil bir yargılamanın

yapılabilmesi bakımından gereklidir. Ancak başvurucuların tanık sorgulama

hakları mutlak bir hak değildir. Makul gerekçelerle getirilen kısıtlamalar,

kimi zaman başvurucunun iddia tanıklarına soru sorabilme ve onlarla yüzleşme imkânını

da ortadan kaldırabilmektedir. Diğer yandan bir mahkûmiyet -sadece veya

belirleyici ölçüde- sanığın soruşturma veya yargılama aşamasında sorgulama veya

sorgulatma imkânı bulamadığı bir kimse tarafından verilen ifadelere

dayandırılmış ise sanığın hakları Anayasa'nın 36. maddesindeki güvencelerle

bağdaşmayacak ölçüde kısıtlanmış olur (Atila

Oğuz Boyalı, B. No: 2013/99, 20/3/2014, §§ 34-56; Az. M., B. No: 2013/560, 16/4/2015, §§

46-67; Levent Yanlık, B. No:

2013/1189, 18/11/2015, §§ 67-77; İsmet Özkorul, B. No: 2013/7582, 11/12/2014, §§44,

45).

35. Sonuç olarak somut bir yargılama öncesinde veya haricinde

elde edilen tanık ifadelerinin delil olarak kabulünün yargılamanın adilliğine

zarar verip vermediğini değerlendirmek için iki aşamalı bir test uygulanmalıdır.

İlk olarak tanığın mahkemede hazır edilmemesi geçerli bir nedenin mevcudiyetine

dayanmalıdır. İkinci olarak ise okunmasıyla yetinilen ifadenin karara götüren

tek ya da belirleyici kanıt olması hâlinde savunma haklarının adil

yargılanmanın gerekleriyle bağdaşmayacak ölçüde sınırlandırılıp

sınırlandırılmadığına bakılacaktır (Abdurrahim Balur, B. No:

2013/5467, 7/1/2016, § 80).

36. Yukarıdaki değerlendirme yapılırken geçerli neden şartı, öncelikli olarak

gözetilmelidir. Çünkü tek veya yegâne ispat unsuru olmasa dahi ifadesi hükme

esas alınan bir tanığın geçerli bir neden olmaksızın duruşmada dinlenmemesi tek

başına adil yargılanma hakkına aykırılık oluşturabilir. Kamu makamları bu nedenle

ifadesi hükme dayanak yapılacak tanıkların duruşmada hazır edilmesi için makul

bir çaba sergileme yükümlülüğü altındadır (Abdurrahim Balur, § 81).

37. Başvuru konusu olayda mağdurlar tarafından olayın ihbar

edilmesi ve şüphelilerin eşkâl bilgilerinin emniyet birimlerine bildirilmesi

üzerine olay yerine en yakın asayiş ekiplerince çevrede başlatılan araştırma

sonucu eşkâl ve giyim tarifine uygun oldukları anlaşılan başvurucu ve diğer

şüphelilerin durdurularak kimlik tespitleri yapıldıktan sonra gözaltına

alındıkları ve mağdurların başvurucu dışındaki iki şüpheliyi kollukta canlı

teşhis ettikleri görülmektedir. Başvurucunun Savcılıkta verdiği ifadesinde olay

gecesi diğer iki şüpheli ile birlikte olay yerinde olduğunu doğruladığı

anlaşılmaktadır.

38. Mahkeme; mağdur beyanları ve sanık savunmaları, başvurucu

ile diğer sanıkların üst aramaları sonucu ele geçirilen para, mağdurların

tarifine uygun bıçak, teşhis tutanakları gibi diğer delilleri de gözönünde bulundurarak bir sonuca ulaşmıştır. Diğer bir ifadeyle

başvurucu hakkında verilen karar, sadece mağdur beyanlarına dayanılarak

verilmemiştir (bkz. § 25 ).

39. Diğer taraftan başvurucu, mağdurların duruşmada

dinlenmelerini talep etmiş ise de Mahkeme, mağdurların ikametgâhlarının yargı

yetkisi dışında olmasını ve başvurucu yönünden birleşen dosya nedeniyle iki kez

talimat yazılmak suretiyle mağdurların istinabe yoluyla dinlenmiş olmalarını

dikkate alarak bu talebi reddetmiştir.

40. Somut olayda istinabe yoluyla alınan tanık beyanlarının

duruşmada okunduğu, başvurucu ve müdafiinin tanık

beyanlarına itiraz imkânından yararlandırıldığı, mahkûmiyetin sadece veya

belirleyici ölçüde duruşmada dinlenmeyen tanık beyanlarına dayandırılmadığı

anlaşılmaktadır.

41. Açıklanan gerekçelerle tanık sorgulama hakkına yönelik bir

ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Diğer İhlal İddiaları

42. Başvurucu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında hata

yapıldığını ve suça konu olan paranın miktarına nazaran verilen cezanın ölçüsüz

olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

43. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

44. Somut olayda İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan

yargılamada; mağdur beyanları, sanık savunmaları, olay nedeniyle düzenlenen

tutanaklar, üst araması sonucu elde edilen delillerle tüm dosya içeriği

değerlendirilmek suretiyle bir karar verildiği anlaşılmıştır. Başvurucunun

anılan iddialarının esas itibarıyla derece mahkemelerince verilen kararlarda

delillerin değerlendirilmesinde isabet bulunmadığına ve dolayısıyla kararın

sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir. Yapılan yargılamada Mahkemenin ve Yargıtayın kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan herhangi bir durum da tespit

edilmemiştir.

45. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

sonucuna varıldığından başvurunun bu kısmının da açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Zehra

GAYRETLİ

Başvurucu

:

Mehmet SARAÇ

Vekili

:

Av. Şenol

MENTEŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/20122, 10 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Başvurucunun İddiaları
  8. B. Değerlendirme
  9. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  10. Yıldırım
  11. Kömürcü
  12. Akıncı
  13. Topal
  14. Gayretli
  15. Menteş
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/20122
Tarih
10 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Gültan Kışanak Başvurusu (B. No: 2017/22108)
  • Emine Sonsuz ve Sedat Sonsuz Başvurusu (B. No: 2015/3786)
  • Feray Uluğ Başvurusu (B. No: 2015/11005)
  • Halim Alper ve Ömer Alper Başvurusu (B. No: 2015/7448)
  • Yasemin Dinç Başvurusu (B. No: 2015/14796)
  • Sebahat Tuncel Başvurusu (B. No: 2017/23601)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.