İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mirza Yener Başvurusu (B. No: 2015/6525)

1. Başvuru, vazife malulü olarak kabul edilmeme işlemine karşı

Başvuru No2015/6525Tarih11 Haziran 2018Okuma12 dk · 2.447 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mirza Yener Başvurusu

Karar tarihi
11 Haziran 2018
Başvuru Numarası
2015/6525
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.447 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, vazife malulü olarak kabul edilmeme işlemine karşı

açılan davada maluliyete neden olan işitme rahatsızlığının askerî görev

koşulları nedeniyle oluştuğu ileri sürülmesine karşın bu iddiaya ilişkin

yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) emrinde sözleşmeli

uzman erbaş olarak 2002 yılında göreve başlamıştır. Siirt 3. Komanda Tugay

Komutanlığı emrinde görev yaptığı sırada işitme yetisi yönünden rahatsızlanan

başvurucu, özel bir sağlık kurumunda test yaptırmak suretiyle kulaklarında

işitme kaybı bulunduğunu öğrenmiştir.

9. İşitme rahatsızlığı nedeniyle sevk edildiği Siirt Asker

Hastanesi Baştabipliği tarafından düzenlenen 2/5/2013 tarihli rapor uyarıncabilateral sensörinöral işitme kaybı

tanısı konulan ve hakkında TSK bünyesinde görev yapamaz kararı alınan

başvurucunun sözleşmesi 15/5/2013 tarihli işlemle feshedilmiştir.

10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından adi malul olarak kabul

edilen başvurucu, işitme kaybının askerî hizmet koşulları nedeniyle oluştuğunu

belirtmek suretiyle vazife malulü olarak kabul edilmesi için anılan Kuruma

idari başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun talebi zımnen reddedilmiştir

11. Başvurucu, sağlıklı olarak başladığı meslek hayatında görev

koşulları nedeniyle malul konumuna geldiğini ileri sürerek ret işleminin iptali

istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) nezdinde iptal davası açmıştır.

12. AYİM Başsavcılığı tarafından uyuşmazlığa ilişkin olarak

bildirilen 31/12/2014 tarihli görüşte özetle başvurucunun işitme kaybının

askerlik hizmetinin tesiri ile ortaya çıkıp çıkmadığı konusunda yaptırılacak tıbbi

incelemenin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

13. AYİM Üçüncü Dairesi (Mahkeme) 12/2/2015 tarihli kararıyla

davayı reddetmiştir. Ret gerekçesinde öncelikle vazife malulü olarak kabul

edilmek için 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı

Kanunu ve 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanunu hükümleri gereğince görevin sebep ve etkisiyle malul hâle

gelinmesi gerektiğinin altı çizilmiştir. Başvurucunun malul addedilmesine esas

olan 2/5/2013 tarihli raporda üç yıldır iki kulakta işitme kaybı bulunduğunun

belirtildiği ve görev sırasında malul konumuna gelindiği hususunda ihtilaf

bulunmadığı ifade edilmiştir. Bununla birlikte başvurucunun görevin etki ve

tesiriyle işitme kaybı yaşadığına ilişkin olarak herhangi bir kanıtın

sunulmadığı ve rahatsızlığa ilişkin somut bir olayın gösterilmediği hususlarına

vurgu yapılmıştır. Görevin tesirinin aynı durumdaki personele aynı etkiyi

yapmasının dışında kişinin bünyesinin ve bağışıklık sisteminin zayıflığı

nedeniyle ortaya çıkan rahatsızlıkların maluliyetten kaynaklanmış olduğunun

kabul edilemeyeceğine dikkat çekilerek maluliyetin görev koşulları nedeniyle

oluşmadığı sonucuna varılmak suretiyle ret gerekçesi oluşturulmuştur.

14. Başvurucu, nihai kararı 26/3/2015 tarihinde tebellüğ

etmesinin ardından 17/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

15. 5434 sayılı Kanun'un "Vazife

Malullüğü Aylığı " başlıklı on yedinci kısmında yer alan 56.

maddesinin ilk fıkrası şöyledir:

"Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah

altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil)

sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek

okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine,

öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe

tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak

aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve

kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda

karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70'i üzerinden aylık bağlanır"

16. 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesinin ilk fıkrası şöyledir:

"Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca

yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî

belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)

bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya

meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi

kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini

yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca

tespit edilen sigortalı, malûl sayılır. "

17. 5510 sayılı Kanun'un "Vazife

malullüğü" kenar başlıklı 47. maddesinin ilk fıkrası şöyledir:

"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında

sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü

hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük;

sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında

idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri

yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş

yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü

sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir.

Vazife malûllükleri;

a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,

b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,

c) Yasak fiilleri yapmaktan,

d) İntihara teşebbüsten,

e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat

sağlama veya zarar verme amacından, doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında

vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz"

18. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu'nun 52. maddesi şöyledir:

"Daireler veya Daireler Kurulu, bakmakta

oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapabilecekleri

gibi, tayin edecekleri süre içinde, lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve

her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden

isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine

getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya

mahsus olmak üzere uzatılabilir.''

19. 1602 sayılı mülga Kanun'un 56. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

''Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde;

İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun

...bilirkişi, keşif, delillerin tespitine... ilişkin hükümleri uygulanır.''

20. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Danıştay

ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit

incelemeleri kendiliklerinden yaparlar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum

gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini

taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların,

ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 11/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; göreve başlarken yapılan sağlık kontrolünde

işitme yönünden herhangi bir rahatsızlığının tespit edilmediğini, askerî hizmet

sırasında atış görevleri yaptığını ve diğer personelin atışlarında görevli

olarak bulunduğunu, göreve başlayışından on bir yıl sonra oluşan bu

rahatsızlığının askerî hizmet koşullarından ileri geldiğini, konunun teknik

inceleme gerektirdiğini ancak Mahkemenin tüm bu hususları dikkate almadan

kanaat üzerinden karar verdiğini ileri sürmektedir. Başvurucu, belirttiği

nedenlerle adil yargılanma hakkının ve hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiğini

iddia etmiştir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucunun temel iddiası,

uyuşmazlığa dair ileri sürülen savın etkin bir şekilde incelenmemesi iddiasına

ilişkindir. Bu hâle göre başvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkı

kapsamında silahlarin eşitliği ilkesi yönünden

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

26. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes "iddia",

"savunma" ve "adil yargılanma" hakkına sahiptir.

Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak

"iddia" ve "savunma" hakkına birlikte yer verilmesi,

taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde dile getirme fırsatı tanınması

gerektiği anlamını da içermektedir (Mehmet

Fidan, B. No: 2014/14673, 20/9/2014, § 37).

27. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı

olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi

de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına

dâhil edilen "silahların eşitliği" ilkelerine Anayasa’nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adil yargılanma hakkının

kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun

yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olması olanaklı değildir (Mehmet Fidan, § 38).

28. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule

ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelir (Yaşasın Aslan, B. No:

2013/1134, 16/5/2013, § 32). Bu usul güvencesi gereğince uyuşmazlığın her iki

tarafına da savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasını

kapsamaktadır (Yüksel Hançer, B.

No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).

29. Silahların eşitliği ilkesi kapsamında yapılacak inceleme,

başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığının

değerlendirilmesidir (Yüksel Hançer,

§ 19).

30. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ilkesi ışığında taraflara tanık delili

de dâhil olmak üzere delillerini sunma, inceletme noktasında uygun imkânların

tanınması ve yargılamaya etkin katılımlarının sağlanması gerekir. Silahların

eşitliği ilkesi davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı

koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir

duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde

dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir.Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya

hakkaniyetsiz olma iddiaları da yargılamanın bütünü kapsamında

değerlendirilecektir. Ceza davaları ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

davaların usul kuralları da dâhil olmak üzere yargılamanın tüm aşamalarında

silahların eşitliği ilkesinin güvence altına alınarak adil yargılanma hakkının

korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir (Mustafa

Kupal, B. No: 2013/7727, 4/2/2016, §§ 50, 51, 52).

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

31. Somut olayda başvurucunun sağlık kontrolünden geçirilerek

askerliğe elverişli olduğunun kabulüyle uzman erbaş olarak atandığı, görevi

devam ederken işitme kaybı teşhisi konulması nedeniyle bu görevi yapamayacağına

karar verilerek adi malul sıfatıyla emekliye sevk edildiği hususunda ihtilaf

bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinde görülen davanın tarafları arasındaki

ihtilaf, işitme kaybının başvurucunun yaptığı görevin koşullarının bir sonucu

olarak ortaya çıkıp çıkmadığı noktasındadır. Başvurucu, emekli edilmesine neden

olan işitme kaybının yürüttüğü askerlik hizmetinin koşullarından ileri

geldiğini öne sürmekte iken idare, işitme kaybının görev koşullarından

kaynaklanmadığı görüşünü savunmuş; davaya bakan AYİM ise işitme kaybının

meydana gelmesinde askerî hizmetin bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

32. Başvuruya konu uyuşmazlıkta başvurucunun temel iddiası;

malul addedilmesine neden olan işitme kaybının yürüttüğü askerlik hizmetinin

koşullarından (atış görevleri) ileri geldiği ve bu nedenle vazife malulü olarak

emekliye sevk edilmesi gerektiği yönündedir.

33. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi bir davada

bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermek

değildir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 68). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi

tarafların öne sürdüğü ve esasa etkili olan iddiaların işin mahiyetinin

gerektirdiği ölçüde incelenip incelenmediğini ve özellikle ispat külfeti

konusunda taraflardan birinin diğerine nazaran dezavantajlı bir konuma

düşürülüp düşürülmediğini denetleme görevi bulunmaktadır.

34. Somut olayda idarenin başvurucunun görev koşullarına ve

görevi sırasında patlayıcı maddelerin çıkardığı şiddetli gürültüye maruz

kaldığına yönelik herhangi bir itirazı söz konusu olmamıştır. Mahkemenin de

aksine bir değerlendirmesi bulunmamaktadır. Şu hâlde görevi sırasında askerî

mühimmat patlamalarından kaynaklanan şiddetli gürültüye duçar olduğu hususunda

kamu makamlarının itirazının bulunmadığı başvurucunun kulağında meydana gelen

işitme kaybının görevinden kaynaklandığı yolunda öne sürdüğü iddianın temelsiz

olduğu söylenemez.

35. Başvurucunun kulağında meydana gelen işitme kaybının görev

koşullarından kaynaklandığı iddiasının temelsiz olmaması bunun ispatlandığı anlamına

gelmediği vurgulanmalıdır. Bu nedenle bu iddiaya dair daha güçlü ve ikna edici

kanıtların varlığının aranması anlaşılabilir bir durumdur. Ne var ki

başvurucunun kulağında oluşan işitme kaybının askerlik görevinin koşullarından

kaynaklandığını kendi imkânlarıyla ispatlamasının güçlüğünü de gözönünde bulundurmak gerekir.

36. İşitme kaybının sebebinin ortaya konulmasının tıbbi

incelemeyi gerektirdiği izahtan varestedir. Başvurucunun işitme kaybının görev

koşulları nedeniyle oluştuğu yönündeki iddiasını, tıbbi bir inceleme olmaksızın

ispatlaması mümkün değildir. Başvurucu tarafından ileri sürülen işitme kaybının

görevi sebebiyle gerçekleştiği yönündeki iddia, Mahkemeye 1602 ve 2577 sayılı

Kanunlarla tanınan imkân kullanılarak gererkirse

bilirkişi incelemesi de yaptırılması suretiyle açıklığa kavuşturulması gereken

bir olgudur.

37. Bu bağlamda başvurucunun ileri sürdüğü iddianın sonuca

bağlanabilmesini sağlayacak bir inceleme çerçevesinde değerlendirilmesi ve

başvurucunun içinde bulunduğu görev koşullarının işitme kaybına yol açıp

açmadığının tespit edilmesi, yukarıda anılan ilkeler çerçevesinde iddiaların ve

delillerin etkili bir biçimde incelemesi açısından gereklilik arz etmektedir.

38. Sonuç olarak tıbbi rapor olmadan başvurucunun bu iddiasını

ispatlanmasının mümkün olmayacağı dikkate alındığında mahkemece bu iddiaya

ilişkin bir irdeleme ve araştırma yapılmadan uyuşmazlığın sonuçlandırılması

başvurucunun davalı idareye nazaran zayıf bir konuma düşürülmesi sonucunu

doğurmuştur. Bu durum silahların eşitliği ilkesiyle çelişmektedir.

39. Açıklanan gerekçelerle yargılamaya bir bütün olarak

bakıldığında Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan hakkaniyete uygun

yargılanma hakkının güvencelerinden olan silahların eşitliği ilkesinin ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya

da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya

ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

41. Başvurucu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür. Yeniden yargılama yapılmasını isteyen başvurucu ayrıca 10.000 TL

maddi, 5.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

42. Başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan

adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

güvencelerinden olan silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

43. Silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

44. Silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu

sonucuna varıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında silahların

eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

SONUÇ / HÜKÜM

B. Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

güvencelerinden olan silahların eşitliği ilkesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için-Anayasa'nın geçici 21. maddesinin

birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi gereğince- yetkili idari yargı

merciine GÖNDERİLMESİNE (Karar, AYİM Üçüncü Dairesinin12/2/2015 tarihli ve

E.2015/190, K.2015/316 sayılı kararıyla ilgilidir.),

D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucu : Mirza YENER Vekili : Av. Cihan KOÇ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/6525, 11 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. VI. Hüküm
  11. A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında silahların
  12. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin
  13. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/6525
Tarih
11 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Meryem Eskidede Başvurusu (B. No: 2015/4185)
  • Murat Demiroluk Başvurusu (B. No: 2015/17203)
  • G.e. Başvurusu (B. No: 2015/6543)
  • Bedri Böcekli Başvurusu (B. No: 2015/7794)
  • Namık Kethüda Başvurusu (B. No: 2015/19307)
  • Ferhat Encu Başvurusu (B. No: 2016/29925)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.