İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Namık Kethüda Başvurusu (B. No: 2015/19307)

1. Başvuru, temyiz yoluna başvurulması nedeniyle dosyanın

Başvuru No2015/19307Tarih11 Haziran 2018Okuma11 dk · 2.238 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Namık Kethüda Başvurusu

Karar tarihi
11 Haziran 2018
Başvuru Numarası
2015/19307
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.238 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, temyiz yoluna başvurulması nedeniyle dosyanın

yetkili mahkemeye gönderilme talebinin süresinde yapılmaması üzerine davanın

açılmamış sayılmasına karar verilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/12/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün talimatıyla

gerçekleştirilen taşınmaz satış ihalesinin feshi istemiyle İstanbul 12. İcra

Hukuk Mahkemesinde şikâyette bulunmuştur.

8. Mahkemenin 9/12/2013 tarihli kararıyla ihaleye konu

taşınmazın mahkemenin yetki alanında bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik

kararı verilmiş ve anılan karara "Dosya

üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde

temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi." ibaresi

yazılmıştır.

9. Temyiz üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin (Daire)

21/4/2014 tarihli kararıyla ihalenin feshi istemi hakkında verilen yetkisizlik

kararının kesin nitelikte bulunduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

10. Dairenin kararının 24/6/2014 tarihinde tebliği sonrasında

başvurucu vekili 1/7/2014 tarihli dilekçe ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu

Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmuştur.

11. Dosyanın davayı görmeye yetkili mahkemeye gönderilmesi

üzerine İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda

21/11/2014 tarihindedavanın açılmamış sayılmasına

karar verilmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:

"...2004 sayılı İİK nun 134/4. maddesine göre ihalenin feshine yönelik şikayet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa

mahkeme evrak üzerinden yapacağı inceleme ile en geç 10 gün içerisinde

görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir. Bu kararlar kesindir. Kanunun sarih

hükmü ile ihalenin feshine ilişkin mahkemesince verilmiş yetkisizlik kararlarının

kesin olduğu belirtilmekle kararın verildiği andan itibaren Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 20. maddesi gereğince kararın verildiği tarihten itibaren 2 hafta

içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili

mahkemeye gönderilmesi istenir.

2004 sayılı İİK'nun

50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı

belirtilmiştir. Az yukarıda belirtilen kanunların konulmasındaki amaç ihalenin

feshi davalarında sürecin uzamaması yargılamanın bir an önce bitirilmesi ve

ihalenin kesinleştirilmesidir. Kanun kötü niyeti korumaz.

Somut olayda kıymet takdirine itiraz davası

neticesi verilen kararın temyizi yine ihalenin feshine ilişkin yetkisiz mahkemede

açılan davanın yetki nedeni ile reddine dair kararın kanunun açık hükmü ile

kesin olduğu belirtilmesine rağmen temyiz edilerek sürecin uzatılması ve

kararın kanunen kesinleştiği tarihten itibaren HMK'nun

20. maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye

gönderilmemesi nedeni ile HMK'nun 20. maddesindeki

açık düzenleme nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına ... şekilde hüküm

kurulmuştur."

12. Temyiz üzerine Dairenin 2/4/2015 tarihli kararıyla hüküm

onanmıştır.

13. Başvurucunun karar düzeltme talebi de Dairenin 15/10/2015

tarihli kararıyla reddedilmiştir.

14. Ret kararı 13/11/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

9/12/2015 tarihinde yasal süre içerisinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

15. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun "İhalenin neticesi ve feshi" kenar başlıklı 134. maddesinin (4)numaralı

fıkrası şu şekildedir:

"İhalenin feshine ilişkin şikâyet

görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi

veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç

on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir. Bu kararlar

kesindir."

16. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun "Görevsizlik veya

yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler" kenar başlıklı Anayasa Mahkemesinin 10/2/2016

tarihli ve E.2015/96, K.2016/9 sayılı kararı ile "...bu karar verildiği

anda kesin ise bu tarihten..." ibaresinin

iptal edilmeden önceki nihai karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan 20.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının hâli şöyledir:

"Görevsizlik veya yetkisizlik kararı

verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu

karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun

yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun

yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren

iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya

da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu

mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir."

17. 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı şöyledir:

"Hüküm "Türk Milleti Adına"

verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

…

ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın

harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

…"

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 11/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesince 9/12/2013

tarihli yetkisizlik kararında temyiz süresinin on gün olarak gösterildiğini, temyizi

mümkün olduğu belirtilenbu karara güvenerek süresi

içerisinde temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay Dairesince kesin olması

nedeniyle kararın temyiz kabiliyeti bulunmadığından temyiz dilekçesinin

reddedildiğini belirtmiştir. Daire kararının tarafına tebliği sonrasında süresi

içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunmasına rağmen, bu

defa davayı görmeye yetkili mahkemenin Yargıtay aşamasında geçen süreyi

aleyhinde değerlendirerek davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi nedeniyle

Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. .

B. Değerlendirme

20. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı

mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma

hakkına sahiptir."

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özü yetkisizlik

kararı sonrasında süresinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilme talebinde

bulunulmadığı gerekçesiyle davanın esasının yetkili Mahkemece incelenmemesine

yönelik olduğundan değerlendirme adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye

erişim hakkı yönünden yapılmıştır.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedenin de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı ve

Hakkın Kapsamı

23. Anayasa'nın 36. maddesinin birici

fıkrasında, herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada

bulunma ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye

erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama

özgürlüğünün bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf

olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi'ni (Sözleşme) yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM),

Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini

belirtmektedir.

24.Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye

erişim hakkıdır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini

savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı

haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en

etkili yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir (AYM, E.2014/76,K.2014/142, 11/9/2014).

25. Mahkemeye erişim hakkı bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelmektedir (Özkan Şen,

B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52). Öte yandan mahkemeye erişim hakkı ilk derece

mahkemesine dava açma hakkının yanı sıra itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun

yollarına başvurma imkânı tanınmış ise anılan yollara başvurma hakkını da

içerir (Ali Atlı, B. No:

2013/500, 20/3/2014, § 49).

26. Yetkisizlik kararının temyiz edilmesi nedeniyle süresinde

dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması üzerine davanın

açılmamış sayılmasına karar verilmesinin mahkemeye erişim hakkına bir müdahale

teşkil ettiği açıktır.

b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

27. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

28. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 36. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.

29. Bu sebeple müdahalenin, Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe

dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının

belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

30. Başvuru konusu olayda, dosyanın yetkili mahkemeye

gönderilmesi talebinin 6100 sayılı Kanun'un 20. maddesinde öngörülen sürede

yapılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği

anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu hükmü esas alarak verdiği davanın açılmamış

sayılması kararına göre yapılan müdahalenin kanun tarafından öngörülme ölçütünü

karşıladığı sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

31. Anayasa'nın 36. maddesinde, hak arama özgürlüğü güvence

altına alınmıştır. Maddede, hak arama özgürlüğü için herhangi bir sınırlama

nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması

mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. Özel sınırlama nedeni

öngörülmemiş hakların da hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırları bulunduğu

kabul edilmektedir. Ayrıca hakkı düzenleyen maddede herhangi bir sınırlama

nedenine yer verilmemiş olsa da Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan

kurallara dayanılarak bu hakların sınırlandırılması mümkün olabilir. Dava açma

hakkının kapsamına ve kullanım koşullarına ilişkin bir kısım düzenlemenin hak

arama özgürlüğünün doğasından kaynaklanan sınırları ortaya koyan ve hakkın norm

alanını belirleyen kurallar olduğu açıktır. Ancak bu sınırlamalar Anayasa'nın

13. maddesinde yer alan güvencelere aykırı olamaz (AYM, E.2015/96, K.2016/9,

10/2/2016, § 10).

32. Dava ya da hukuki işlemler için tanınan süreler,

mahkemelerin zamanın geçmesi nedeniyle güvenilirliği kalmayan, eksik veya

ulaşılması zor kanıtlara dayanarak uzak geçmişte meydana gelmiş olaylar

hakkında karar vermelerini istemekle oluşabilecek adaletsizliklerin önüne

geçmek ve hukuk güvenliğini sağlamak gibi önemli ve meşru amaçlara hizmet eder

(Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur.

San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 44). Diğer

yandan usule ilişkin işlemlerin bir süre ya da sınırlamaya tabi tutulması

davanın diğer tarafının menfaatinin de korunmasını amaçladığı gibi dolaylı

şekilde yargılamaların hızlandırılması ve mahkemelerin iş yükünün azaltılmasını

da hedeflemektedir. Dolayısıyla yetkili ya da görevli mahkemeye başvuruların

bir süre koşuluna bağlanmasının meşru bir amaca yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

iii. Ölçülülük

33. Davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle

başvurucunun mahkemeye erişimine getirilen sınırlamanın ölçülü olup olmadığı ve

başvurucuya ağır bir yük getirip getirmediği hususlarının değerlendirilmesi

gerekir.

34. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkı mutlak olmayıp sınırlamalara konu olabilir. Ancak Anayasa'nın 13.

maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi uyarınca anılan sınırlamaların mahkemeye

erişimi imkânsız hâle getirmemesi ya da aşırı derecede zorlaştırmaması gerekir.

35. Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında devletin

işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı ve

başvuru sürelerini belirtmek zorunda oldukları ifade edilmiştir. Kanun koyucu,

devlet organlarının tesis ettiği işlemlere karşı kanun yolları, hangi mercilere

başvuracağı ve başvuru süresi bakımından tarafların doğru bilgi sahibi olmalarını

sağlayarak dağınık mevzuat karşısında hangi yola müracaat edeceğini bilmeyen

yahut tereddüt eden bireylerin hak arama özgürlüğünü etkin ve sağlıklı bir

şekilde kullanmalarını amaçlamıştır (Kommersan Kombassan Mermer Maden İşletmeleri Sanayi ve

Ticaret A.Ş. ve diğerleri, B. No: 2013/7114, 20/1/2016, § 50).

36. Dava açma ya da kanun yollarına başvuru için öngörülen süre

koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması ya da hatalı

hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını

kullanamamışsa mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini kabul etmek gerekir (Garanti Bankası A.Ş., B. No: 2013/4553,

16/4/2015, § 42).

37. Somut olayda; kanun kapsamında kesin olmasına rağmen

yetkisizlik kararında temyiz hakkının bulunduğu ve temyiz süresinin de on gün

olarak açıklanması üzerine başvurucunun buna güvenerek hareket ettiği, kararda

belirtilen temyiz hakkı ve süresinin başvurucuyu yanılttığı ve hukuki

belirsizlik oluşturduğu anlaşılmaktadır. Yetkisizlik kararının temyizi üzerine

Yargıtay aşamasında geçen süre nedeniyle dosyanın yetkili mahkemeye

gönderilmesi sürecinin başvurucu tarafından uzatıldığı kabul edilerek davanın

açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın kesin olup olmadığını ya da

kanun yolu açık bir karar verilmişse süresini taraflara doğru şekilde gösterme

yükümlülüğü dikkate alındığında, İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin

kararındaki yorum ve uygulama ile bu karara yönelik Yargıtay Dairesinin

değerlendirmesinin öngörülebilirlik sınırları içinde olmadığı, başvurucunun

davanın esasına ilişkin iddialarını ileri sürebilme imkânını kullanmasını

engellediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yaratılan belirsizliğin sonuçlarına

başvurucunun katlanması ölçülü olmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar

verilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği sonucuna ulaşılmaktadır.

38. Yukarıda açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1)Esas

inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine

karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

40. Başvurucu, yeniden yargılama ve zararlarının karşılanması

açısından maddi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

41. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna

ulaşılmıştır.

42. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

43. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu sonucuna

varıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla

İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesine (E.2014/750, K.2014/903)

GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA YusufŞevki HAKYEMEZ Raportör : Volkan SEVTEKİN Başvurucu : Namık KETHÜDA Vekili : Av. Ahmet Ergun CİRİTCİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/19307, 11 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  11. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  12. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  13. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/19307
Tarih
11 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Ferhat Encu Başvurusu (B. No: 2016/29925)
  • Ahmet Mahmutoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/19703)
  • M.a. Başvurusu (B. No: 2015/7305)
  • Saldıray Murat Dilsiz Başvurusu (B. No: 2015/11341)
  • İzzet Pirbudak Başvurusu (B. No: 2015/392)
  • Fatma Gül Balıkçıoğlu ve Zeynep Nur Yazıcıoğlu Başvurusu (B. No: 2014/11026)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.