İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Murat Karayel Başvurusu (B. No: 2013/8364)

1. Başvuru; ceza infaz kurumunda darbedilme,

Başvuru No2013/8364Tarih24 Şubat 2016Okuma11 dk · 2.149 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Murat Karayel Başvurusu (4)

Karar tarihi
24 Şubat 2016
Başvuru Numarası
2013/8364
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.149 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; ceza infaz kurumunda darbedilme,

darp olayı hakkındaki şikâyet dilekçesinin işleme konulmaması ve etkili

soruşturma yapılmaması nedenleriyle işkence ve kötü muamele yasağı, etkili

başvuru hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 28/10/2013 tarihinde Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde,

başvurucunun adli yardım talebinin kabulünekarar

verilmiştir.

4. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 25/5/2015 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 25/6/2015 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

7/7/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 13/7/2015 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, 22/9/2012 tarihinde nakil yoluyla Kırıkkale F Tipi

Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir.

10. Başvurucu ve diğer iki hükümlü hakkında 24/9/2012 tarihinde

arama sırasında slogan attıkları gerekçesiyle Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu

Başkanlığı tarafından 5/10/2012 tarihli disiplin işlemi uygulanmıştır.

11. Başvurucu ve diğer hükümlüler, anılan disiplin işlemine

karşı Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine itirazda bulunmuşlardır.

12. Kırıkkale İnfaz Hâkimliği tarafından 7/1/2013 tarihinde

alınan sözlü ifadelerinde başvurucu ve diğer iki hükümlü tarafından, disiplin

soruşturmasına konu olan olayda (Ceza İnfaz Kurumundaki arama işlemleri

sırasında slogan atılması) infaz koruma memurlarının kendilerine saldırarak

kötü muamelede bulundukları ve bu eyleme ilişkin şikâyetleri nedeniyle anılan

disiplin soruşturmasının yürütüldüğü beyan edilmiştir.

13. 27/3/2013 tarihli tutanaktan, Kırıkkale İnfaz Hâkimliği

tarafından Ceza İnfaz Kurumundan kamera görüntülerinin ve doktor raporlarının

istendiği, elde edilen kamera görüntülerinde kötü muameleye ilişkin bir

bulgunun tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Başvurucu, kötü muamele yapılan

yerde kamera olmadığını beyan etmektedir.

14. 27/3/2013 tarihinde alınan sözlü ifadelerinde başvurucu ve

diğer iki hükümlünün, olay tarihinde saldırıya uğrayarak yaralandıklarını ve bu

nedenle slogan attıklarını iddia ettikleri anlaşılmaktadır. 24/4/2013 tarihinde

ise başvurucu dışındaki iki diğer hükümlü, kendilerinin saldırıya

uğramadıklarını beyan etmiştir.

15. Kırıkkale İnfaz Hâkimliği, anılan kötü muamele iddialarına

ilişkin bir soruşturma yürütülüp yürütülmediği konusunda Cumhuriyet

Başsavcılığından bilgi istemiş; anılan olaya ilişkin bir soruşturmanın ve

şikâyetin söz konusu olmadığının bildirilmesi üzerine Kırıkkale İnfaz Hâkimliği

tarafından 22/5/2013 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda

bulunulmuştur.

16. Anılan suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında

Ceza İnfaz Kurumundan, başvurucunun da içinde bulunduğu müştekiler hakkında

düzenlenen sağlık raporları ve kötü muameleye maruz kaldıklarına ilişkin

herhangi bir şikâyet dilekçelerinin bulunup bulunmadığı sorulmuş; Kurum

tarafından, başvurucu ve diğer iki hükümlüye ait 2/10/2012 tarihli sağlık

raporları gönderilmiş, söz konusu olaya ilişkin herhangi bir şikâyet

dilekçesine rastlanmadığı belirtilmiştir.

17. Cezaevine kabul-giriş işlemlerine yönelik olarak 2/10/2012

tarihinde, Kurum Tabipliği tarafından düzenlendiği anlaşılan raporlarda

başvurucu dışındaki iki müştekide herhangi bir bulguya rastlanmadığı,

başvurucunun sırt bölgesinde 4 cm çizik tespit edildiği belirtilmektedir.

18. Başvurucunun anılan muayenesini yapan Doktor G.D. soruşturma

aşamasında tanık sıfatıyla dinlenmiş ve beyanında özetle, başvurucunun anılan

tarihte cezaevine kabul-giriş muayenesi için getirildiğini, sırt bölgesinde 4

cm uzunluğunda çizik bulunduğunu, bu bulgunun darp ya da kötü muameleyi

düşündürecek bir bulgu olmadığını, günlük hayatta herhangi bir şekilde

oluşabilecek şekilde basit bir çizik olduğunu, başvurucuda başka bir bulguya

rastlamadığı gibi başvurucunun da darp ya da kötü muamele gördüğüne dair

herhangi bir beyanda bulunmadığını belirtmiştir.

19. Başvurucu, soruşturma aşamasında Kırıkkale Adli Tıp Şube

Müdürlüğüne sevk edilmiş; 19/6/2013 tarihinde yapılan muayenesinde herhangi bir

bulgu tespit edilmemiştir.

20. Başvurucu, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından

19/6/2013 tarihinde müşteki sıfatıyla alınan beyanında özetle Kırıkkale F Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmelerinden iki gün sonra 24/9/2012

tarihinde üç kişi kaldıkları odadan infaz koruma memurlarının kendilerini,

eşyalarını almaya gideceklerini söyleyerek çıkardıklarını ve kamera kaydı

alınmayan acil müdahale odasına götürdüklerini, yürürlerken bir gardiyanın

kendisine "Elini cebinden çıkar, düzgün

yürü"dediğini,

kendisinin de bunun üzerine yürüyüşünde bir tuhaflık olmadığını ve elini cebine

koymasında da bir sakınca görmediğini söylediğini, bunun üzerine kendisini acil

müdahale odasına soktuklarını ve elini cebinden çıkarması konusunda ısrarcı

olduklarını, elini cebinden çıkarmayı reddetmesi nedeniyle bir infaz koruma

memurunun boğazından, diğerinin ise kolundan tutarak elini arkaya doğru

büktüklerini ve cebinden çıkardıklarını, sağlık muayenesini daha önce talep

etmelerine karşın 2/10/2012 tarihinde revire götürülerek muayene edildiğini,

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben şikâyetlerini belirtir dilekçe

yazdıklarını, dilekçelerinin işleme konulmadığını ancak söz konusu süreç

neticesinde anladıklarını, arbede sırasında kolunda morluklar ve sırtında

çizikler oluştuğunu ifade etmiştir.

21. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kırıkkale F

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, acil müdahale odasını gösteren kamera

kayıtları bulunup bulunmadığı sorulmuş, varsa kamera kayıtlarının gönderilmesi

istenmiş ve başvurucunun anılan iddialarına ilişkin olarak Kurumca bir işlem

yürütülüp yürütülmediği sorulmuş; Ceza İnfaz Kurumu tarafından gönderilen cevap

yazısında, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğünün 18/6/2003 tarihli ve 30014 sayılı yazıları gereğince kamera

kayıt sisteminin altı aydan (183 gün) eski olan kayıtları otomatik olarak

sildiği ve bu nedenle kayıtlara ulaşmanın mümkün olmadığı, anılan iddiayla

ilgili olarak Kurum tarafından yürütülen bir işlem olmadığı bildirilmiştir.

22. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca 30/7/2013 tarihli ve S.

No: 2013/4516, K.2013/3623 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

Karar gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

"... 02.10.2012 tarihinde

kurum doktoru tarafından yapılan fiziki muayenelerinde ... Murat Karayel'in ...

yalnızca sırt bölgesinde 4 cm uzunluğunda çizik olduğunun belirtildiği,

müştekilerin Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun

16.06.2013 tarih ve 2013/6977 sayılı yazısında da belirtildiği üzere

kendilerinin saldırıya uğradıklarına ilişkin Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile

herhangi bir müracaatlarının bulunmadığı, Kırıkkale İnfaz Hakimliği'nde beyanda

bulundukları görülmekle,

Müştekilerin alınan doktor raporları Kırıkkale

İnfaz Hakimliği'ndeki beyan tarihleri, kurum yazısı ve ekindeki belgeler ile

dinlenen tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde müştekilerin darp

edildiklerine ve dilekçelerinin gönderilmediğine dair soyut iddiadan başka

yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla..."

23. Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz ise Ankara

5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/8/2013 tarihli ve 2013/640 Değişik İş sayılı

kararıyla reddedilmiştir.

24. Anılan karar 27/9/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

başvurucu 28/10/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

25. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri

Kanunu'nun 160. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir

suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu

davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini

araştırmaya başlar."

26. 5271 sayılı Kanun'un 172. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Cumhuriyet savcısı,

soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe

oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması

hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. .."

27. 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer

olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının

yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza

mahkemesi başkanına itiraz edebilir."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 24/2/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu; Ceza İnfaz Kurumunda görevli memurlar tarafından darbedildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben dilekçe

verdiğini ve doktor muayenesi talep ettiğini ancak doktor muayenesinin geç

yaptırıldığını ve ihbar dilekçesinin de işleme konulmadığını, İnfaz Hâkimliği

önünde sözlü olarak şikâyetini yinelemesi sonucu soruşturma başlatıldığını,

ancak eksik araştırma yapılarak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini

belirterek etkili başvuru hakkı, adil yargılanma hakkı ile işkence ve kötü

muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun etkili başvuru hakkı ile adil

yargılanma hakkının ihlali iddialarının da işkence ve kötü muamele yasağı

kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

31. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları

şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi

ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse

insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz."

32. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme

hakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan maddenin birinci

fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmıştır. Üçüncü fıkrasında da kimseye

“işkence” ve “eziyet” yapılamayacağı, kimsenin “insan haysiyetiyle bağdaşmayan”

ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmıştır (Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293,

17/7/2014, § 80).

33. Devletin, bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini, yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını

gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme

yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi

Demir ve diğerleri, § 81).

34. Anayasa’nın 17. maddesi, devlete ayrıca kişilerin işkence ve

eziyete ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye maruz

bırakılmalarını engelleyecek tedbirler alma ödevi yüklemektedir. Anılan

yükümlülük, devletin kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerini idari ve yasal

mevzuat aracılığıyla koruma hususundaki pozitif yükümlülüğünü oluşturmaktadır.

35. Devletin, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı

kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün bir de usul boyutu bulunmaktadır.

Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, doğal olmayan her türlü fiziksel ve

ruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa

cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmek

durumundadır. Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, söz konusu saldırıları

önleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve kamu

görevlilerinin ya da kurumlarının karıştığı olaylarda, bunların sorumlulukları

altında meydana gelen olaylar için hesap vermelerini sağlamaktır (Cezmi Demir ve diğerleri, § 110).

36. Başvurucu; infaz koruma memurları tarafından darp

edildiğini, şikâyet dilekçesinin işleme konulmadığını, sağlık raporunun geç

aldırıldığını ve eksik soruşturma yapıldığını ileri sürmektedir.

37. Başvurucunun iddialarına karşı Bakanlık görüşünde AİHM

içtihatlarına yer verilerek kötü muamele iddialarının Kırıkkale İnfaz Hâkimliği

önünde dile getirilmesi neticesinde soruşturma başlatıldığı, doktor raporları

ve kamera kayıtlarının araştırılarak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği

ifade edilmiştir.

38. Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvurucu; şikâyet

dilekçesinin işleme konulmayacağı ihtimalini düşünmesi nedeniyle Ceza İnfaz

Kurumunda bulunan diğer bazı hükümlülere uğradığı saldırıya ve şikayet

dilekçesine dair bilgiler verdiğini, bu kişilerin tanık olarak

dinlenilebileceğini, İnfaz Hâkimliği önünde şikâyetini beyan ettiği tarihte

kamera kayıtlarının henüz ulaşılabilir olduğunu, nitekim birtakım görüntülerin

İnfaz Hâkimliği dosyasına girdiğinin duruşma tutanaklarından anlaşıldığını,

kötü muameleye maruz kaldığı odada kamera bulunmamakla birlikte odaya giriş ve

çıkışların tespit edilebileceğini, Kuruma kabul işlemleri sırasında arama

işleminden hemen sonra sağlık muayenesi yapılması gerekirken on gün sonra

muayene edildiğini beyan etmiştir.

39. Somut olayda başvurucunun İnfaz Hâkimliği önündeki 7/1/2013

tarihli sözlü beyanı üzerine suç duyurusunda bulunulduğu ve Cumhuriyet

Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı anlaşılmaktadır. Soruşturma

aşamasında doktor raporları (bkz. §§ 17-19), başvurucunun beyanı (bkz. § 20) ve

diğer deliller değerlendirilerek başvurucunun darbedildiğine

ilişkin soyut iddia dışında yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya

yer olmadığı kararı verilmiştir.

40. Başvurucunun, bireysel başvuru dilekçesinde olayın somut

tasvirini içeren bir anlatıma yer vermediği anlaşılmakla birlikte soruşturma

dosyası kapsamında başvurucunun; infaz koruma memurları tarafından eşyalarını

almaya gidecekleri söylenerek kaldıkları odadan çıkarıldıklarını, elini

cebinden çıkarmasının söylenmesi üzerine infaz koruma memurlarıyla aralarında

tartışma yaşandığını ve bir görevlinin kendisini boğazından tuttuğunu diğerinin

ise kolundan tutup elini cebinden çıkardığını, bu eylem nedeniyle kolunda

morarmalar ve sırtında çizikler oluştuğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.

41. 2/10/2012 tarihli sağlık raporunda (§17) başvurucunun

sırtında 4 cm çizik bulunduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, başvurucunun

boğazdan ve koldan tutma ile sınırlı olay anlatımında anılan çiziklerin

oluşması için nedensellik bağı kurulabilecek bir açıklaması (duvara çarpma,

düşme gibi) bulunmadığı anlaşılmaktadır.

42. Başvurucunun kolunda morarmalar meydana geldiği iddiasının,

kolundan tutularak elinin cebinden çıkarıldığı iddiasıyla uyumlu olduğu

anlaşılmakla birlikte, sağlık raporunda anılan morarmaya ilişkin bir tespit yer

almadığı anlaşılmaktadır.

43. Bir kimsenin -özellikle içinde bulunduğu hassas durum da

dikkate alındığında- ceza infaz kurumunda şiddete maruz kaldığını kanıtlayacak

doktor raporu elde etmesinin zor olabileceği, başvurucunun da sağlık raporunun

olay tarihinden sekiz gün sonra alınması nedeniyle ileri sürülen, kolda morarma

bulgusunun kaybolmasının mümkün olabileceğinin dikkate alınması gerekmekle

birlikte gerek sağlık raporundan gerek tanık sıfatıyla dinlenilen doktor

beyanından başvurucunun muayene sırasında anılan yaralanmaya ilişkin bir

beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucunun, doktor muayenesi sırasında, darbedildiğine ilişkin beyanda bulunduğu ancak dikkate

alınmadığı yönünde bir açıklaması bulunmadığı gibi korktuğu ya da tehdit

edildiği için anılan beyanda bulunamadığı yönündebir

iddiasının da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.

44. Başvurucu ayrıca kötü muamele iddialarına ilişkin olarak

Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben dilekçe verdiğini ancak anılan dilekçenin

Savcılığa iletilmediğini ileri sürmektedir. Soruşturma aşamasında yapılan

incelemede Ceza İnfaz Kurumu kayıtlarında anılan dilekçeye rastlanmamıştır.

Başvurucunun soyut iddia dışında, anılan dilekçeyi ne zaman ve kime teslim

ettiği, dilekçesinin kayda alınıp alınmadığı gibi bir bilgiyi de Anayasa

Mahkemesine sunmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı

sunduğu beyanında, anılan saldırıdan ve verdiği şikayet

dilekçesinden Ceza İnfaz Kurumundaki bir kısım hükümlüleri haberdar ettiğini,

bu kişilerin tanık olarak dinlenilebileceğini belirtmişse de soruşturma

aşamasında bu yönde bir beyanda bulunmadığı tespit edilmiştir.

45. Bu açıklamalar ışığında gerek bireysel başvuru dosyasında

gerek soruşturma dosyasında, başvurucunun kötü muamele iddiasını destekleyecek

nitelikte bir bulguya rastlanmadığı, başvurucunun Anayasa'nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrası kapsamındaki iddialarının kanıtlanmamış şikâyetlerden oluştuğu

anlaşıldığından, başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA

24/2/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Gizem Ceren DEMİR KOŞAR Başvurucu : Murat KARAYEL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/8364, 24 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Başvurunun açıkça
  12. B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  13. Tamamen Muaf Tutulmasına
  14. Paksüt
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/8364
Tarih
24 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Özgür Adıgüzel Başvurusu (B. No: 2014/306)
  • Cengiz Kılıç Başvurusu (B. No: 2013/3181)
  • Mohammed Aynosah Başvurusu (B. No: 2013/8896)
  • Güven Ersoy Başvurusu (B. No: 2014/126)
  • Yahya Murat Demirel ve Hüsnü Barbaros Olcay Başvurusu (B. No: 2013/7996)
  • Ahmet Teyit Keşli Başvurusu (B. No: 2013/7496)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.