İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mohammed Aynosah Başvurusu (B. No: 2013/8896)

1. Başvuru, süresinde Türkiye gümrük bölgesinden çıkış

Başvuru No2013/8896Tarih23 Şubat 2016Okuma15 dk · 3.021 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mohammed Aynosah Başvurusu

Karar tarihi
23 Şubat 2016
Başvuru Numarası
2013/8896
R.G. Tarih ve Sayı
24/3/2016-29663
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.021 kelime·15 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, süresinde Türkiye gümrük bölgesinden çıkış

yapılmadığı gerekçesiyle verilen idari para cezasına karşı açılan davanın süre

aşımından reddedilmesi nedeniylemahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 11/12/2013 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 2/12/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 21/1/2015 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

3/3/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne

karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, yabancı uyruklu olup bir trafik kazasına karıştığı

için süresinde aracıyla Türkiye'den çıkış yapamamış; bu sebeple adına Öncüpınar Gümrük Müdürlüğünce 15.244 TL para cezası

kesilmiştir.

9. Başvurucunun anılan para cezasına karşı yapmış olduğu itiraz,

idarece 10/9/2008 tarihinde reddedilmiştir.

10. Belirtilen idariişlemin iptali ile

işlem nedeniyle ödemiş olduğu meblağıniadesi için

açılan dava, Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 21/10/2009 tarihli ve E.2008/1234,

K.2009/928 sayılı kararıyla görevsizlik gerekçesiyle reddedilmiş ve dosyanın

Gaziantep Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

11. Dava, Gaziantep Vergi Mahkemesinin 28/1/2010 tarihli ve

E.2010/135, K.2010/287 sayılı kararında "davaya

konu işlemin davacıya 30/10/2008 gününde tebliğ olunduğu görülmekle en geç 30

günlük yasal dava açma süresinin son günü olan 30/11/2008 tarihinde dava açılması

gerekirken davanın otuz günlük süre bittikten sonra 24/12/2008 tarihinde idare

mahkemesinin kaydına giren dilekçe ile açılan davada süre aşımı

bulunmaktadır" gerekçesiyle reddedilmiştir.

12. Başvurucu tarafından temyiz edilen bu karar, Danıştay 7. Dairesinin

12/6/2012 tarihli ve E.2011/7962, K.2012/3052 sayılı ilamıyla onanmıştır.

13. Başvurucunun karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 10/9/2013

tarihli ve E.2012/7241, K.2013/3966 sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

14. Anılan karar, başvurucu vekiline 12/11/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucu 11/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

1. İlgili Mevzuat

16. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu’nun 7. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı

süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare

mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.

2. Bu süreler;

a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin

yapıldığı,

…

Tarihi izleyen günden başlar.”

17. 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"241 inci Maddenin üçüncü fıkrasının (h),

(l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci

fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç, dâhilde işleme rejimi,

gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile Geçici ithalat rejimine ilişkin

hükümlerin ihlali halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, tam muafiyet

suretiyle Geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlar için gümrük

vergileri tutarının dörtte biri oranında para cezası verilir."

18. Aynı Kanun'un 241. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Bu Kanunda ayrı bir ceza tayin edilmiş

haller saklı kalmak üzere, bu Kanuna ve bu Kanunda tanınan yetkilere

dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemelerle getirilen hükümlere aykırı hareket

edenlere söz konusu düzenlemelerde açıkça öngörülmüş olması kaydıyla altmış TL

usulsüzlük cezası uygulanır."

19. Özel Kullanıma Mahsus Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel

Tebliği'nin (Seri No: 6) ilgili hükümleri şöyledir:

"Süre

MADDE 5

– (1) Bu Tebliğ kapsamında yukarıda sözü edilen belgeler ile Türkiye'ye özel

kullanıma mahsus kara taşıtı getirilmesi halinde başvuru yapan kişinin geliş

amacı ve ibraz edeceği belgeler dikkate alınarak taşıtın yurtta kalacağı süre

gümrük idarelerince tespit edilir.

(2)

Belirli bir süredeki görevi yerine getirmek veya öğrenimde bulunmak üzere

gelenler ile Türkiye’de geçici olarak oturma iznini haiz emekli yabancıların

(Çift uyruklu Türk vatandaşları ile Türk vatandaşlığından çıkanlar hariç)

ikamet yerlerinde üzerlerine kayıtlı bulunan özel kullanıma mahsus bir adet

kara taşıtına, ilgilinin Türkiye’deki ikamet izin süresi esas alınarak 24 ayı

geçmemek üzere geçici ithal izni verilir.

Süre uzatımı

MADDE 6 – ....

....

a)

Ancak; süre uzatım talebi, taşıtın yurtta kalma süresinin bitiminden sonra

yapıldığı takdirde;

...

III - Kaza,

yangın gibi beklenmeyen haller, herkesçe bilinen olağan dışı sebepler, ölüm, tutukluluk

hali, hastanede yatmayı gerektirecek düzeyde hastalık ile şahsın çeşitli

vesilelerle Türkiye dışında bulunması nedenleriyle zamanında müracaat

edilememesi ve sayılan mücbir sebeplere ait olayın başlangıç tarihlerinin,

taşıtın yurtta kalma süresi içerisinde cereyan ettiğinin resmi nitelikli

belgelerle kanıtlanması,

hallerinde, Gümrük Kanunu’nun 241 inci maddesi uyarınca

işlem yapılarak süre uzatım talebi yerine getirilir.

...

d) Yukarıda belirtilen sürelerin aşılması

halinde Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca işlem yapılır ve taşıt yurtdışı

edilir."

2. İlgili Yargı Kararları

20. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 17/09/2014 tarihli

ve E.2014/613, K.2014/791 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Devletin, işlemlerinde, bireylerin hangi

kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda

olduğunu öngören Anayasanın 40'ıncı maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir

yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik

taşımasından dolayı yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının

ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı

başvurulacak idari veya yargı mercileri ve kanun yolları ile sürelerini

belirtmesi zorunludur.

Dosyada bulunan ödeme emrinde, bu işleme karşı

başvurulacak yargı mercii veya idari makam ile başvuru süresinin gösterilmediği

saptanmaktadır. Bu durum, Anayasanın 40'ıncı maddesinin ikinci fıkrasına

ilişkin gerekçede belirtildiği gibi son derece karışık olan mevzuat karşısında

bireylerin yargı yeri ve idari makamlar önünde haklarını sonuna kadar

arayabilmelerini olanaklı kılmak amacıyla öngörülen zorunluluğa aykırı ve

dolayısıyla, Anayasanın 36'ncı maddesinde öngörülen hak arama hürriyetini

sınırlayıcı bir sonuç doğurmuş ve Anayasanın temel hak ve hürriyetlerin

korunmasını düzenleyen 40'ıncı maddesine açıkça aykırılık yaratmıştır.

Başvuru veya ''Dava açma'' süresi

gösterilmeyen ödeme emrine ilişkin yazılı bildirim süreyi başlatmayacağı için davanın

süresinde açılmadığından söz edilemeyeceğinden, ödeme emrine karşı açılan

davanın süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin ısrar kararında hukuka uygunluk

görülmemiştir."

21. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 12/11/2014 tarihli

ve E.2014/812, K.2014/928 sayılıkararının ilgili

kısmı şöyledir:

"Anayasal düzenlemeler ve değinilen

gerekçeden Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde,

bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idari makamlar ile başvuru

süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk haline getirildiği

anlaşılmaktadır. Anayasanın bağlayıcılığı karşısında, bu zorunluluğa; yasama,

yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve

kuruluşlarının uymakla yükümlü oldukları sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durum,

Anayasa Mahkemesinin 18.10.2003 günlü ve E.2003/67, K.2003/88 sayılı kararında;

hukukun üstünlüğünün egemen olduğu ve bireyin insan olarak varlığının

korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin

sağlanmasının, hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullarından

olduğu ve hukuki güvenliğin, statü hukukuna ilişkin düzenlemelerde istikrar,

belirlilik ve öngörülebilirlik göz önünde bulundurularak, açık ve belirgin

hukuk kuralları yürürlüğe koyup, uygulayarak sağlanacağı şeklinde ifade

edilmiştir. Bu bağlamda, Devletin bir kurumu olan gümrük idaresinin de kurduğu

idari işlemlerde; işleme karşı başvurulacak kanun yolunu, idari mercii ve

başvuru süresini göstermesi gerekmekte olup, bu gereklilik, ilgili makamların

takdirinde olmayıp, en üst hukuki norm olan Anayasanın bağlayıcılığının zorunlu

bir sonucudur.

...

Mahkemece, 30 günlük genel dava açma süresinde

açılan davanın süresinde olduğu kabul edilmiş ise de,

başvuru mercii ve süresi gösterilmeyen ödeme emirlerine ilişkin yazılı bildirim

süreyi başlatmayacağı için davanın süresinde açılmadığından söz

edilemeyeceğinden, temyiz istemine konu yapılan İstanbul 11.Vergi Mahkemesi,

5.5.2014 günlü ve E:2014/1123, K:2014/1103 sayılı kararında ısrar hükmü yönünden

sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Vergi mahkemesi kararının dava incelenerek

verilen ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası üzerinde daha önce temyiz

merciince temyiz incelemesi yapılmamıştır. Israr hükmü içermeyen sözü edilen

hükmün hukuka uygunluğu konusundaki yargısal denetimin Kurulumuzca değil, ilk

derece yargı yerince verilen kararları temyizen

incelemekle görevli vergi dava dairesince yapılması gerekmektedir."

22. Danıştay 4. Dairesinin 13/11/2006 tarihli ve E.2005/2134

K.2006/2156 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Bu bağlamda, Devletin bir kurumu olan

vergi dairesi tarafından düzenlenen ödeme emrinde de,

ödeme emrine karşı başvurulacak kanun yolu veya varsa idari makamın ve başvuru

sürelerinin gösterilmesi gerekmekte olup, bu gereklilik ise ilgili makamların

takdirinde olmayıp, en üst hukuki norm olan Anayasanın bağlayıcılığının zorunlu

bir sonucudur.

..., Anayasanın 40. maddesinin ikinci

fıkrasına ilişkin gerekçesinde de belirtildiği gibi, 2576 sayılı Bölge İdare

Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri

Hakkındaki Kanunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda ve 6183 sayılı

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunda yer alan dava açma süreleri

ve bunlara ilişkin diğer özel düzenlemeler dikkate alındığında, son derece

karışık olan mevzuat karşısında bireylerin hak arama, hak ve hürriyetlerin

korunması açısından öngörülen zorunluluğa uyulmadığını göstermekte,

dolayısıyla, Anayasanın 36. maddesinde öngörülen hak arama hürriyetini

sınırlayıcı bir sonuç doğurmakta ve Anayasanın temel hak ve hürriyetlerin

korunmasını düzenleyen 40. maddesine açıkça aykırılık oluşturmaktadır. Bu

nedenle, özel yasasında yer alan düzenleme gereği tebliğ tarihinden itibaren 7

gün içinde dava açılması gereken ödeme emirlerinin içeriğinde, bu bilgiye yer

verilmemiş olduğundan, bu ödeme emirlerine karşı açılan davada, anılan Anayasa

hükmü karşısında dava açma süresinin geçirildiğinden söz edilmesine olanak

bulunmamaktadır."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 23/2/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

24. Yabancı uyruklu olan başvururucu;

trafik kazasına karıştığı için aracıyla süresinde Türkiye'yi terk edemediğini,

ülkeden çıkıştaki gecikmenin aracın tamiri ile ilgili işlemlerin uzun

sürmesinden kaynaklandığını, kendisinin bu konuda bir kusurunun bulunmadığını,

ülkeden süresinde çıkmadığı gerekçesiyle adına para cezası kesildiğini, cezanın

kazayı bildirmeme ile ilgili hükümlere göre kesilmesi gerekirken ülkeyi geç

terk etmeye ilişkin hükümlere göre kesilmesi suretiyle Gümrük İdaresince kanun

hükümlerinin uygulanmasında hata yapıldığını, ceza kesilmemesi için kazanın en

yakın gümrük müdürlüğüne bildirilmesi zorunluluğunu bilmesinin mümkün

olmadığını, yabancı uyruklu olduğu için bu yükümlülüğün kendisine

yüklenemeyeceğini, kesilen para cezasına ilişkin tebligatta hangi yargı yoluna

ve hangi sürede başvurulacağının belirtilmediğini, altmış günlük süre içinde

İdare Mahkemesine dava açtığını, İdare Mahkemesinin görevsizlik nedeniyle

davayı reddederek dosyayı Vergi Mahkemesine gönderdiğini, Vergi Mahkemesinin

ise otuz gün içinde açılmadığı gerekçesiyle davayı reddettiğini belirterek

Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin, 16. maddesinde yer alan

temel hak ve hürriyetlerin yabancılar için uluslararası hukuka uygun olarak

sınırlanacağına ilişkin düzenlemenin, 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma

hakkının ve 40. maddesinde tanımlanan etkili başvuru yolunun sağlanması

hakkının ihlal edildiğini belirterek hak ihlallerinin tespiti, tazminat ve

yargılama giderleri hususunda lehe karar verilmesi taleplerinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru, uyuşmazlığın mahkeme önüne

taşınamamasına ilişkin olduğundanbaşvurucunun

iddialarının mahkemeye erişimhakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

26. Başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkin başvurusunun açıkça dayanaktan yoksun olmaması ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmaması

nedeniyle kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

27. Başvurucu; idari işlemlerde ilgili kişilerin hangi kanun

yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmesi gerektiği kuralına

Anayasa’nın 40. maddesinde yer verilmesine karşın hakkında tesis edilen

işlemlerde bu hususların belirtilmediğini, kendisinin yabancı uyruklu olduğunu,

karmaşık mevzuatı tam olarak bilemediğini ve bu nedenle dava açma süresini

kaçırdığını ileri sürmüştür.

28. Bakanlık görüşünde; başvurucunun iddialarının mahkemeye

erişim hakkı çerçevesinde incelenmesi gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

(AİHM) içtihadına göre bu hakkın mutlak olmayıp sınırlandırılabileceği ancak

sınırlamanın hakkın özüne zarar verecek seviyeye ulaşmaması gerektiği,

mahkemelerin usul kurallarını uygularken hakkı ihlal edebilecek aşırı

şekilcilikten ve usul kurallarını ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak aşırı

gevşeklikten kaçınması gerektiği, vergi mahkemesinin görevine giren bir konuda

idare mahkemesine dava açılması hâlinde idare mahkemesine başvuru tarihinin

görevli vergi mahkemesine başvuru tarihi olarak kabul edileceği, süre aşımı

nedeniyle verilen kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçtiği, hukuk

kurallarının yorumlanması kapsamında başvuru konusunun yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğubelirtilmiştir.

29. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

30. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin meşru

vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya

davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu

belirtilmiştir. Anayasa'da adil yargılanma hakkının kapsamı düzenlenmediğinden

bu hakkın kapsam ve içeriğinin, Sözleşme'nin

"Adil yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesi

çerçevesinde belirlenmesi gerekir (Onurhan Solmaz, B.

No: 2012/1049, 26/3/2013, § 22).

31. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

32. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile

ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar

konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini istemek hakkına sahiptir…”

33. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama

özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden

gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili

güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi

ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden fayadalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya

koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil

yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz.

34. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen

veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme

kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını

ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52).

35. Anılan hak, kural olarak mutlak bir hak olmayıp

sınırlandırılabilen bir haktır. Bununla birlikte getirilecek sınırlamaların;

hakkın özünü zedeleyecek şekilde hakkı kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi,

açık ve ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir

(Serkan Acar, B. No: 2013/1613,

2/10/2013, § 38).

36. Dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin

öngörülmesi, bu süreler dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkça

hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık

oluşturmaz. Ne var ki öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak

yanlış uygulanması ya da hatalı hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da

kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsa mahkemeye erişim hakkının ihlal

edildiğini kabul etmek gerekir (Garanti

Bankası A.Ş., B. No: 2013/4553, 16/4/2015, § 42).

37. AİHM, süre koşulu gibi dava açmaya ilişkin usul koşulları

birden fazla yoruma neden olabilecek nitelikte ise mahkemeye erişim hakkı

kapsamında o yorumlardan birinin davayı açmak isteyen kişileri engelleyecek

şekilde katı bir şekilde kullanılmaması veya söz konusu koşulların katı bir

uygulamaya tabi olmaması gerektiğini ifade etmiştir (Beles/Çek Cumhuriyeti, B. No: 47273/99, 12/11/2002, § 51; Tricard/Fransa, B. No: 40472/98, 10/7/2001, §

33). Bu bağlamda son zamanlarda Danıştay, dava açma sürelerine ilişkin mevzuatı

yorumlarken Anayasa'nın 36. ve 40. maddelerini birlikte değerlendirmekte ve

idarece tesis edilen bir işlemde başvurulacak merci ve süresinin gösterilmediği

hâllerde yazılı bildirimin süreyi başlatmayacağı yönünde kararlar vererek bu

konuda katı bir yorum yapmaktan kaçınmaktadır (bkz. §§ 20-22).

38. Somut olayda başvurucu, adına kesilen para cezasına ilişkin

tebligatta hangi yargı yoluna ve hangi sürede başvuracağının belirtilmediğini,

idari yargı kolundaki genel dava açma süresi olan altmış günlük süre içinde

İdare Mahkemesine dava açtığını, İdare Mahkemesinin görevsizlik nedeniyle

davayı reddederek dosyayı Vergi Mahkemesine gönderdiğini, Vergi Mahkemesinin

ise otuz gün içinde açılmadığı gerekçesiyle davayı reddettiğini, yabancı

uyruklu olduğu için son derece karmaşık olan mevzuatı tam olarak bilemeyeceğini

ileri sürmüştür.

39. İdari işlemlerin sürekli bir biçimde dava açılma tehdidi

altında kalmasını engellemek, kamu hizmetinin hızlı, düzenli ve etkin biçimde

yürütülmesini sağlamak düşüncesi ile idari davaların açılması kanunlarla belli

sürelere bağlanmıştır. Ancak dava açma süresinin başlangıcı, dava açılmadan önce

tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolunun bulunup bulunmadığı, başvurulacak

merci gibi konularda mevzuatta dağınık bir şekilde bulunan hükümlerin özellikle

yabancı uyruklu kişilerce bilinebilmesi, süresi içinde ve doğru merciye dava açılması çoğu zaman mümkün olmamaktadır.

40. Dava açma sürelerini düzenleyen, son derece karışık ve

dağınık olan bir mevzuatın aşırı şekilci (katı) yorumu, mahkemeye erişim

hakkını ihlal edebilir. Özellikle başvuru mercii ve süresi gösterilmeyen

işlemlerle ilgili davalarda mahkemelerin usul kurallarını yorumlarken mahkemeye

erişim hakkının özünü zedeleyecek şekilde katı yorumdan kaçınmaları gerekir.

41. Kaldı ki Anayasa’nın 40. maddesine “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun

yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.”

ilave edilen hükümle, somut olaylarda ilgili kişiler hakkında tesis edilen

işlemlere karşı başvurulacak kanun yolları ve merciler ile sürelerin

belirtilmesi zorunluluğu vardır ve bu hususlara ilişkin olarak her kanunda özel

bir düzenleme yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır (AYM, E.2004/84, K.2004/124,

8/12/2004).

42. Somut olayda Derece Mahkemesi, son derece karışık ve dağınık

olan gümrük mevzuatına ilişkin ve başvurulacak kanun yolları ve merciler ile

süresi belirtilmemiş biridari işleme karşı açılan

davayı süre aşımı gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucunun yabancı uyruklu oluşu

dikkate alınmamış; Danıştayın, başvuru mercii ve

süresi gösterilmeyen işlemlerle ilgili davalardaki genel uygulamalarıyla (bkz.

§§ 20-22) da uyuşmayan bir biçimde dava açma süresine ilişkin kurallar katı

yorumlanmıştır. Somut olayın özel koşullarında, Derece Mahkemelerinin bu

tutumunun başvurucunun mahkemeye erişim hakkını ihlal eder nitelikte olduğu

sonucuna varılmıştır.

43. Açıklanan nedenlerle başvurucunun, Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

44. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Kararlar" kenar başlıklı 50. maddesi şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

45. Başvurucu 15.244 TL tazminat talebinde bulunmuştur.

46. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

47. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Gaziantep Vergi Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.998,35 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkı kapsamında

mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmak üzere Gaziantep Vergi Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

D. 198,35 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

1.998,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

23/2/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Akif YILDIRIM Başvurucu : Mohammed AYNOSAH (Suudi Arabistan Uyruklu) Vekili : Av. Nihat TEKÇİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/8896, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. Madde 5
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  13. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  14. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkı kapsamında
  15. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/8896
Tarih
23 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Güven Ersoy Başvurusu (B. No: 2014/126)
  • Yahya Murat Demirel ve Hüsnü Barbaros Olcay Başvurusu (B. No: 2013/7996)
  • Ahmet Teyit Keşli Başvurusu (B. No: 2013/7496)
  • Murat Dağ Başvurusu (B. No: 2014/125)
  • Mehmet Reşit Arslan Başvurusu (B. No: 2013/7902)
  • Vural Nasuhbeyoğlu Başvurusu (B. No: 2013/6146)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.