İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Necdet Sürener Başvurusu (B. No: 2013/2424)

1. Başvuru; Telsiz Genel Müdürlüğünün

Başvuru No2013/2424Tarih31 Mart 2016Okuma15 dk · 3.022 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Necdet Sürener Başvurusu

Karar tarihi
31 Mart 2016
Başvuru Numarası
2013/2424
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.022 kelime·15 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; Telsiz Genel Müdürlüğünün

teşkilat yapısının dönüştürülmesi hakkında yapılan yasal değişiklik ile genel

müdür yardımcısı, daire başkanı, şube müdürü, başmüfettiş ve müfettiş

kadrolarında görev yapan personelin idari veya teknik uzman kadrolarına

atanmasına karşın Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun olmayan yasal

düzenleme uyarınca bölge müdür yardımcısının belirtilen uzman kadrolara

atanmaması üzerine açılan davanın reddedilmesi nedeniyle Anayasa'nın 2. ve 10.

maddelerinde güvence altına alınan eşitlik ve hukuk devleti ilkeleri ile yargı

kararlarının bağlayıcılığını düzenleyen 138. maddesinin ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 11/4/2013 tarihinde Anayasa

Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 9/2/2016

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvurucu Telsiz Genel Müdürlüğünde 1990-2000 yılları

arasında sırasıyla şef, şube müdürü ve bölge müdür yardımcısı olarak görev

yapmıştır.

5. 27/1/2000 tarihli ve 4502 sayılı

Telgraf ve Telefon Kanunu, Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun, Telsiz Kanunu ve Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin

Biriktirme ve Yardım Sandığı Hakkında Kanun ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

ile Ulaştırma Bakanlığına bağlı Telsiz Genel Müdürlüğü kaldırılıp kamu tüzel

kişiliğine, idari ve mali özerkliğe sahip Telekomünikasyon Kurumu kurulmuştur.

6. Başvurucu da Telsiz Genel Müdürlüğüne bağlı Samsun Bölge

Müdürlüğünde Bölge Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken Bakanlar

Kurulunun 23/6/2000 tarihli ve 2000/1006 sayılı kararı

ile 4502 sayılı Kanun uyarınca kurulan Telekomünikasyon Kurumunda uzman

kadrosuna atanmıştır.

7. 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı

Elektronik Haberleşme Kanunu ile bu Kurum yeniden yapılandırılmış, Bilgi

Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak adı değiştirilerek üstlendiği görev ve

yetkiler yeniden düzenlenmiştir.

8. Başvurucu, 5809 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve

İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'a eklenen geçici 8. maddenin

beşinci fıkrası uyarınca idari bir uzman kadrosuna atanması istemiyle

17/12/2008 tarihinde Kurumun İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığına başvurmuş

ancak anılan yasa maddesinde sayılan unvanlar arasında Bölge Müdür Yardımcısı

kadrosunun yer almadığı gerekçesiyle başvurucunun talebi 23/12/2008 tarihinde

reddedilmiştir.

9. Başvurucu idari uzman kadrosuna atanması talebinin reddi

işleminin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının faiziyle birlikte

ödenmesi istemiyle 29/6/2009 tarihinde Ankara 14.

İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

10. Mahkeme 22/1/2010 tarihli ve

E.2009/607, K.2010/54 sayılı kararı ile Samsun İdare Mahkemesinin yetkili

olduğu gerekçesiyle yetki yönünden davanın reddine karar vermiştir.

11. Yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine yargılamaya

Samsun 1. İdare Mahkemesinde devam edilmiş, Mahkemenin 22/1/2010

tarihli ve E.2009/728, K.2010/54 sayılı kararı ile davanın reddine karar

verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Uyuşmazlık

konusu olayda, davacı tarafından 2813 sayılı Kanun'un geçici 8. Maddesi

uyarınca idari uzman kadrosuna atamasının yapılması istenilmekte ise de,

yukarıda anılan yasa maddesinde idari uzman kadrosuna Telsiz Genel Müdürlüğünde

genel müdür yardımcısı, daire başkanı, şube müdürü, başmüfettiş ve müfettiş

kadrolarında görev yapanların atanacakları hükme bağlandığı görülmekte olup bu

kadrolar arasında davacının bahsi geçen dönemde yürüttüğü bölge müdür

yardımcısı kadrosunun sayılmamış olduğunun görülmesi karşısında dava konusu

işlemde yasa hükmüne ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Davacının bahsi geçen yasa hükmünün Anayasa'ya

aykırı olduğu iddiası ise yerinde görülmemiştir."

12. Temyiz edilen karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 11/11/2011 tarihli ve E.2010/2700, K.2011/6242 sayılı

ilamıyla onanmıştır.

13. Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 12/12/2012 tarihli ve E.2012/495, K.2012/8729 sayılı

ilamıyla reddedilmiştir.

14. Karar, başvurucu vekiline 13/3/2013

tarihinde tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucu 11/4/2013 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 2813 sayılı Kanun’un 4502 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle

değişik mülga5. maddesinin ikinci ve sekizinci fıkraları

şöyledir:

“.

Bu Kanun ile 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı

Telgraf ve Telefon Kanununda belirtilen genel esaslar çerçevesinde, Kanunlarla

öngörülen yetki ve sorumlulukları uygulamak ve verilen diğer görevleri yapmak

üzere kamu tüzel kişiliğini ve idari ve mali özerkliği haiz özel bütçeli

Telekomünikasyon Kurumu kurulmuştur. Kurum görevlerini yerine getirirken

bağımsızdır.

.

Kurum personelinden kadro karşılığı sözleşmeli

olarak çalıştırılacak personelin unvan, sayısı, nitelikleri, ücretleri, diğer

mali ve sosyal hakları, sözleşme esasları ile bu Kanuna ekli kadro unvan ve

derecelerinde değişiklik yapılması Kurulun teklifi ve Devlet Personel

Başkanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir."

17. Anayasa Mahkemesinin 12/12/2007

tarihli ve E.2002/35, K.2007/95 sayılı kararı ile 4502 sayılı Kanun'un 14.

maddesiyle değiştirilen 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Telsiz Kanunu’nun mülga

5. maddesinin sekizinci fıkrasının iptaline karar verilmiştir. Kararın

gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Anayasa’nın 128.

maddesi kapsamında olan Kurum personelinden, kadro karşılığı sözleşmeli olarak

çalıştırılacak personelin unvanının, sayısının, niteliklerinin, ücretlerinin,

diğer mali ve sosyal haklarının ve sözleşme esaslarının belirlenmesi ve kanuna

ekli kadro unvan ve derecelerinde değişiklik yapılması yetkisi, itiraz konusu

kuralla, Kurulun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü üzerine

Bakanlar Kuruluna bırakılmıştır.

Buna göre, Kurum’da çalışan memurların ve

diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları

ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin yasayla

düzenlenmesi gerekirken, buna ilişkin düzenlemelerin Bakanlar Kurulu’na

bırakılması, Anayasa’nın 128. maddesine aykırıdır."

18. 2813 sayılı Kanun'un 5809 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle

değiştirilen 5. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Kanunlarla verilen görevleri yerine

getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve mali

özerkliğe sahip Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kurulmuştur. Kurum,

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu ile Başkanlık teşkilatından

oluşur."

19. 2813 sayılı Kanun'a 5809 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle

ilave edilen ek 4. maddesi şöyledir:

"4502 sayılı Kanunun geçici 1 inci

maddesi ile Telekomünikasyon Kurumu için ihdas edilen anılan Kanuna ekli (2)

sayılı listedeki kadrolar bütün ek ve değişiklikleriyle iptal edilmiştir. Bilgi

Teknolojileri ve İletişimKurumuhizmetlerinde

kullanılmak üzere ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerdeki kadrolar ihdas

edilmiştir."

20. 2813 sayılı Kanun'a 5809 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle

eklenen geçici 8. maddesi şöyledir:

"Bu Kanun ile yapılan yeni düzenleme

sebebiyle Kurumda; Kurul Başkanı, üyeleri ve yönetici kadrolarında bulunanlar

ile kadro veya görev unvanı değişmeyenler yeni kadrolarına hiçbir işleme gerek

kalmaksızın atanmış sayılırlar. Bu şekilde atanan personele,

atandıkları tarihteki eski kadrolarına ilişkin olarak almakta oldukları

ödemelerin toplam net tutarı; atandıkları yeni kadrolarına ilişkin olarak

yapılan her türlü ödemelerin (fazla mesai ücreti ve performansa dayalı ödül

hariç) toplam net tutarından fazla olması hâlinde, aradaki fark atandıkları

kadroda kaldıkları sürece herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın

her ay tazminat olarak ödenir. İsteğe bağlı olarak, atandıkları kadro

unvanında herhangi bir değişiklik olanlarla başka kurumlara geçenlere fark

tazminatı ödenmesine son verilir.

Kadro ve görev unvanı değişen veya kaldırılan

personel bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde

durumlarına uygun kadrolara atanırlar. Atama işlemi yapılıncaya kadar Kurumca

ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilirler. Bunlar yeni bir kadroya

atanıncaya kadar eski unvanlarına ait ödemeleri almaya devam ederler. Ataması

yapılan personelin aylık ücretleri ile her türlü malî ve sosyal haklarında

meydana gelen farklar hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.

Kurumda, telekomünikasyon uzman ve uzman

yardımcısı kadrolarına atanmış veya bu unvanları almış sayılanlar herhangi bir

işleme gerek kalmaksızın durumlarına göre bilişim uzmanı veya bilişim uzman

yardımcısı kadrolarına atanmış veya bu unvanı kazanmış sayılırlar. Önceki

kadrolarında geçirdikleri süreler, yeni kadrolarında geçirilmiş sayılır. Diğer

mevzuatta geçen telekomünikasyon uzman ve uzman yardımcısı ibareleri, bilişim

uzman ve uzman yardımcısı olarak anlaşılır.

Kurumun hizmet birimleri ve teşkilatı, bu

Kanuna uygun olarak düzenleninceye kadar, Kuruma verilen görevler, daha önce bu

görevleri yapmakta olan birimler tarafından yapılmaya devam edilir.

4502 sayılı Kanunun

geçici 6 ncı maddesi uyarınca Telekomünikasyon

Kurumunun faaliyete başladığının Resmi Gazetede ilan edildiği tarihten önce,

Telsiz Genel Müdürlüğünde genelmüdür yardımcısı, daire

başkanı, şube müdürü,

başmüfettişvemüfettişkadrolarındagörevyapmaktayken,15/8/2000tarihindeKurumkadrolarınaatananlardan;bu

maddenin yürürlük tarihinde Kurumda telekomünikasyon uzmanı unvanlı kadroların

dışındaki kadrolarda görev yapanlar bu maddenin yürürlüğünden itibaren öğrenim

alanına göre idarî veya teknik uzman kadrolarına atanırlar."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 31/3/2016 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu Bölge Müdür Yardımcısı

olarak görev yaptığı Telsiz Genel Müdürlüğünün yapılan yasal değişikliklerle

önce Telekomünikasyon Kurumuna sonra da Bilgi Teknolojileri ve İletişim

Kurumuna dönüştürüldüğünü, bu yasal değişikliklere göre Telsiz Genel

Müdürlüğünde genel müdür yardımcısı, daire başkanı, şube müdürü, başmüfettişvemüfettişkadrolarında görev yapanların öğrenim

alanına göre idari veya teknik uzman kadrolarına atandıklarını, kendisinin de

idari uzman kadrosuna atanma talebinde bulunduğunu, ancak bölge müdür yardımcısı

unvanının yasada sayılmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, bu işleme

karşı başlattığı yargısal süreçten de bir sonuç alamadığını belirtmiştir.

23. Başvurucu, görev yaptığı Kurumun

teşkilat yapısını yeniden düzenleyen yasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesinin

iptal kararının gereklerine aykırı olarak düzenlendiğini, kıdem ve derece

olarak daha düşük unvanlı şube müdürlerinin dahi idari ve teknik uzman

kadrolarına atandığı hâlde bölge müdür yardımcısı sıfatıyla kendisinin bir

idari uzman kadrosuna atanmaması üzerine açtığı davanın reddedilmesiyle

Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerinde güvence altına alınan hukuk devleti ile

eşitlik ilkeleri ile yargı kararlarının bağlayıcılığını düzenleyen 138.

maddesini ihlal ettiğini ileri sürmüş; ihlalin tespit edilerek yeniden

yargılamaya hükmedilmesi talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı değildir (Tahir

Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

Başvurucunun Anayasa'nın 2., 10. ve 138. maddelerinin

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerinin özünün, görev yaptığı kurumun yapısının

değiştirilmesi kapsamında yapılan yasal değişiklik ile birtakım unvanlı

personelin atandığı hâlde kendisinin bir idari uzman kadrosuna atanmamasına ilişkin

olduğu anlaşıldığından başvurucunun bu şikâyetleri eşitlik ilkesinin ihlali

iddiası başlığı altında değerlendirilmiş, başvurucunun aleyhine sonuçlanan

iptal davasında İlk Derece Mahkemesince Anayasa Mahkemesinin iptal kararına

uygun olmayan bir yasal düzenlemeye göre ve Anayasa'ya aykırılık iddiası da

gözetilmeden karar verildiği iddiası ise yargılamanın sonucu itibarıyla adil

olmadığına yönelik olup adil yargılanma hakkının ihlali iddiası kapsamında

değerlendirilmiştir.

1. Eşitlik İlkesinin

İhlaline İlişkin İddia

25. Başvurucu, görev yaptığı Kurumun

dönüştürülmesine ilişkin yapılan yasal değişikliklere göre daha düşük unvan,

kadro ve derecedeki personelin idari ve teknik uzman kadrolarına atanmasına

rağmen Bölge Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı hâlde kendisinin de bir

idari uzman kadrosuna atanması talebinin reddedildiğini, bu işleme karşı

başlattığı yargısal süreçten de bir sonuç alamadığını belirterek eşitlik

ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

26. Anayasa'nın "Kanun

önünde eşitlik" kenar başlıklı 10. maddesi şöyledir:

"Herkes,

dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri

sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

...

Çocuklar,

yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve

gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

.

Devlet

organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine

uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

27. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Herkes,

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar

başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Herkes,

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir."

29. Başvurucunun, Anayasa'nın 10.

maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin

(Sözleşme) 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine

yönelik iddialarının, anılan maddelerdeki ifadeler dikkate alındığında, soyut

olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka Anayasa ve Sözleşme kapsamında

yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle bağlantılı olarak ele alınması

gerekir. Bir

başka ifadeyle ayrımcılık yasağının ihlal edilip edilmediğinin tartışılabilmesi

için ihlal iddiasının, kişinin hangi temel hak ve özgürlüğü konusunda

ayrımcılığa maruz kaldığı sorularına cevap verebilmesi gerekmektedir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 33).

30. Başvuru konusu olayda, Telsiz Genel

Müdürlüğünde Bölge Müdür Yardımcısı olarak çalışan başvurucu, bu Kurumun

yapısının dönüştürülmesine ilişkin yasa değişikliği kapsamında kıdem ve derece

itibarıyla daha alt düzeyde bulunan bazı unvanlar bakımından idari ve teknik

uzman kadrolarına atanması yönünde düzenleme yapılmakla birlikte, Bölge Müdür

Yardımcısı olan kendisinin bu uzman kadrolarına atanmadığını belirterek

Anayasa'nın 10. maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesini ihlal ettiği

ileri sürülmekte ise de başvuru dilekçesinin içeriğinden, söz konusu

ayrımcılığın hangi temel hak ve özgürlüğün kullanımına yönelik olarak

gerçekleştiğinin belirtilmediği ve eşitlik ilkesinin ihlali iddiasının Anayasa

ve Sözleşme kapsamındaki hak ve hürriyetlerden herhangi biri ile bağlantısının

kurulmadığı anlaşılmaktadır.

31. Her ne kadar somut olayda

başvurucunun bir idari uzman kadrosuna atanmak suretiyle dilediği bir kamu

görevinde çalışması talebine ilişkin şikâyet ettiği hususun çalışma hakkı

yönünden ele alınabileceği düşünülebilirse de yukarıda yer verilen Anayasa ve

Kanun hükümlerine göre, Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun

esasının incelenebilmesi için, kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen

hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşmenin ve

Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekmektedir.

Bir

başka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalan bir

hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, § 18). Bireyin dilediği alanda

çalışma özgürlüğü ve çalışma hakkı Anayasa'nın 48. ve 49. maddelerinde güvence

altına alınmış olmakla birlikte Sözleşme'de

düzenlenen haklardan değildir(Serkan Acar,

B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 24). Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi (AİHM) de kamu hizmetine girme ya da dilediği kamu görevinde

çalışma hakkının Sözleşme’de ya da protokollerinde

korunan bir hak olmadığını açıkça ifade etmektedir (Leander/İsveç, B. No: 9248/81, 26/3/1987,

§ 59; Kosiek/Almanya,

B. No: 9704/82, 28/8/1986, §§ 34-35

Massa/İtalya, B. No: 14399/88, 24/8/1993,

§ 26; Neigel/Fransa,

B. No: 18725/91, 17/3/1997, § 44).

32. Öte yandan AİHM'in ayrımcılık

yasağı kapsamında mülkiyet hakkını değerlendirdiği bir kamu kuruluşundan emekli

olan başvurucunun yeniden çalışmaya başlaması nedeniyle yaşlılık aylığının

kesilmesi hakkındaki Fabian/Macaristan kararında, özel ve kamu

sektörlerinden emekli olanlar ile kamu sektöründen emekli olanların kendi

aralarında, makul ve haklı bir sebep de bulunmadan farklı uygulama yapılarak

kamu sektöründen emekli olan bazı kişilerin yaşlılık aylıklarından kesinti

yapılması ayrımcılık yasağının ihlali olarak görülmüştür (Fabian/Macaristan, B. No: 78117/13, 15/12/2015,

§§ 25-34). Ancak başvuru konusu olayda 2813 sayılı Kanun'a

5809 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinin birinci ve

ikinci fıkralarına göre bölge müdür yardımcısı iken bu kadronun kaldırılması

nedeniyle uzman kadrosuna atanan başvurucunun özlük hakları bakımından bir

kesintinin, dolayısıyla başvurucunun meşru beklentisine konu olabilecek

aylığında bir azalmanın söz konusu olmadığı görülmektedir. Nitekim başvurucu da

mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasında bulunmadığı gibi başvuru konusu

olayda esas itibarıyla bir kamu kurumunun yeniden yapılandırılması kapsamında

kadro ve unvanların değiştirilmesi ve yeni kadrolar ihdas edilmesi, bu

kapsamında kimi personelin başvurucunun talep ettiği idari veya teknik uzman

kadrolarına, kimi personelin ise özlük hakları korunarak aynı veya başka

kadrolara atanması söz konusudur.

33. Sonuç itibarıyla başvurucunun Anayasa'nın 10. maddesine

dayanan ihlal iddiasının konusu, Anayasa'da güvence altına alınmış ve Sözleşme

kapsamında olan temel hak ve özgürlüklerin ortak koruma alanı dışında

kalmaktadır. Bu olgulara göre ortada ortak koruma kapsamında bir hak

bulunmadığından eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarının incelenmesi

mümkün değildir.

34. Açıklanan gerekçeyle eşitlik ilkesinin ihlali iddiasına

ilişkin başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Adil Yargılanma

Hakkının İhlaline İlişkin İddia

35. Başvurucu, görev yaptığı Kurumda idari uzman kadrosuna

atanması talebinin reddi işleminin iptali istemiyle açılan davada Anayasa

Mahkemesinin iptal kararına aykırı olduğunu iddia ettiği yasal düzenlemeye göre

davanın reddedilerek adil olmayan bir karar verildiğini ileri sürmüştür.

36. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

37. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça

dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

38. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar

verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında

ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

39. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular,bariz takdir hatası

veya açık keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince

incelenemez (Muhammet Kaplan, B.

No: 2013/1586, 18/9/2013, § 21).

40. Anayasa Mahkemesinin 4502 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle

değiştirilen 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Telsiz

Kanunu’nun mülga 5. maddesinin sekizinci fıkrasının iptaline ilişkin 12/12/2007

tarihli ve E.2002/35, K.2007/95 sayılı kararında; Kurumda çalışan memurların ve

diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları

ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin yasayla

düzenlenmesi gerektiği hâlde buna ilişkin düzenlemelerin Bakanlar Kuruluna

bırakılmasının Anayasa’nın 128. maddesine aykırı olduğu belirtilerek buna

ilişkin ilgili yasal düzenlemenin iptaline karar verilmiştir (bkz. § 17).

Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı çerçevesinde 5809 sayılı Kanun ile 2813

sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler ile Kurumda çalışan personelin

nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık

ve ödenekleri ile diğer özlük işleri yasayla düzenlemiştir.

41. Başvuru konusu olayda başvurucunun idari uzman kadrosuna

atanması talebinin reddi işleminin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının

faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davada Samsun 1. İdare Mahkemesince

2813 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesindebölge müdür

yardımcısı kadrosunun sayılmamış olduğu belirtilerek davanın reddine karar

verilmiştir (bkz. § 11). Karar temyiz edilmiş, anılan hüküm Danıştay Beşinci

Dairesinin 11/11/2011 tarihli ilamıyla onanmış, karar

düzeltme istemi de aynı Dairenin 12/12/2012 tarihli ilamıyla reddedilmiştir

(bkz. §§ 12, 13).

42. İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde de

değinildiği üzere, 2813 sayılı Kanun'a 5809 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle

eklenen geçici 8. maddenin beşinci fıkrasında, belirtilen dönem itibarıyla

idari veya uzman kadrosuna atanabilecek unvanlar arasında bölge müdür

yardımcısı unvanı sayılmamıştır. Buna göre anılan hükmün dava konusu

uyuşmazlıkta uygulanması da kanunun açık hükmü karşısında beklenmesi gereken

bir sonuçtur. Başvurucunun Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi görülmemesi

ise Mahkemenin takdir yetkisi kapsamındadır. Derece mahkemelerinin kararlarında

bariz takdir hatası veya açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin bu

takdire müdahalesi söz konusu olamaz.

43. Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları

incelendiğinde, iddiaların özünün derece mahkemelerince delillerin

değerlendirilmesinde isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

44. Başvurucu, yargılama sürecinde karşı

tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığına, kendi

delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan

delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya

da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemeleri

tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi derece

mahkemelerinin kararında bariz takdir hatası veya açık keyfilik oluşturan

herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

45. Açıklanan gerekçeyle adil yargılanma hakkının ihlaline

ilişkin başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Eşitlik ilkesinin ihlaline ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

31/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Özgür DUMAN Başvurucu : Necdet SÜRENER Vekili : Av. Hayrettin KÜÇÜKSOY

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/2424, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olaylar Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 24). Avrupa İnsan
  12. B. No: 9704/82, 28/8/1986, §§ 34-35
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/2424
Tarih
31 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yusuf Çabuk Başvurusu (B. No: 2013/8858)
  • Hüseyin Tunç Karlık ve Zahide Şadan Karluk Başvurusu (B. No: 2013/6587)
  • Necmettin Onuk Başvurusu (B. No: 2013/5737)
  • Asım Arı Başvurusu (B. No: 2013/9381)
  • Hakime Şengül ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/5139)
  • Hayrettin Öztekin Başvurusu (B. No: 2013/4535)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.