İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nedim Balta Başvurusu (B. No: 2017/26129)

1. Başvuru, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayalı

Başvuru No2017/26129Tarih21 Temmuz 2020Okuma10 dk · 1.957 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Nedim Balta Başvurusu

Karar tarihi
21 Temmuz 2020
Başvuru Numarası
2017/26129
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.957 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayalı

mahkûmiyet kararı verilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/6/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

9.Ş. Kıraathanesinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığına dair

ihbar üzerine İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün talebi ile Bakırköy 6. Sulh Ceza

Hâkimliğince (Hâkimlik) adli arama yapılmasına karar verilmiştir.

10. 7/3/2018 tarihli arama, Olay ve Yakalama Tutanağı'na göre

polisler başvurucunun işletmecisi olduğu Ş. Kıraathanesine giderek kimlik

kartlarını göstererek arama yapılacağını bildirmiş, başvurucunun polislere

direnmesi üzerine başvurucu ve polisler arasında arbede yaşanmıştır. Polis

tarafından takviye kuvvet talep edilmiş, takviye ekiplerin gelmesi ile

başvurucunun da aralarında bulunduğu şüpheliler yakalanarak polis araçlarına

alınmış ve bu sırada kahvehanede yapılan aramada çay ocağının yanında bulunan

çekmecede poşet içinde 28 paket hâlinde 318 gram esrar ele geçirilmiştir.

11. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucu

hakkında soruşturma başlatılmış, yapılan soruşturma sonucunda ise başvurucunun uyuşturucu

madde ticareti yapmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası

açılmıştır. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) başvurucunun yargılaması

yapılarak uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına

mahkûmiyetine karar verilmiştir. Mahkemenin 20/2/2012 tarihli kararının

gerekçesi şöyledir:

“...İncelenen dosya kapsamı, iddia, savunma,

tanık beyanları, kolluk güçlerince düzenlenen 07.03.2008 tarihli arama ve el

koyma tutanağı, Bakırköy 6. Sulh Ceza Mahkemesine ait arama kararı, ekspertiz

raporu, Adli Tıp raporu ile dosya içerisinde bulunan diğer tüm bilgi ve

belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinden önce kolluk

güçlerine gelen bir ihbar mektubunda sanıklardan Nedim Balta'nın [başvurucu]

işlettiği ve diğer sanık [M.S.]nın da ocakçı olarak çalıştığı [Ş.]

Kıraathanesinin de içerisinde bulunduğu Z. İlçesi Y. M. bazı iş yeri ve

sokaklarda uyuşturucu madde satıldığının yer ve mekan belirtilmek suretiyle

ihbar edilmesi üzerine kolluk güçlerince gelen ihbar üzerine suça konu kahvede

arama yapmak üzere mahkemeden usulüne uygun bir şekilde alınan arama kararına

istinaden 07.03.2008 tarihinde saat 16:00 sıralarında suç ve suç delillerinin

tespiti ve faillerinin yakalanabilmesi amacıyla arama yapmak üzere sanıkların

işlettiği ve çalıştığı [Ş.] Kıraathanesinde arama için gittikleri ve iş yeri

işleteni sanık Nedim'e mahkeme kararını göstererek arama yapacaklarını

belirtmeleri üzerine sanık Nedim'in kahvede müşteri olarak bulunan yaklaşık

35-40 kişilik bir grupla birlikte kolluk güçlerine karşı koyup arama yapılmasına

müsaade etmedikleri, gelen takviye kuvvetle birlikte kolluk güçlerinin sanığın

da aralarında bulunduğu grup içerisinden bazı kişileri yakalayıp ortam

sakinleştikten sonra mahallinde arama yaptıkları ve yaptıkları arama

neticesinde sanık Nedim Balta'nın işlettiği, diğer sanık [M.S.]nın ocakçı

olarak çalıştığı [Ş.] Kıraathanesinin çay ocağının yanında bulunan çekmece

içerisinde siyah poşet içerisinde 28 paket beyaz kağıt içerisinde satışa hazır

vaziyette daralı ağırlığı 228 gram gelen yeşil renkli ot halinde esrar olduğu

tahmin edilen madde ile mavi poşet içerisinde daralı ağırlığı 90 gram gelen

yeşil renkli ot halinde esrar olduğu tahmin edilen ve toplamda 318 gram gelen

esrar maddesinin ele geçirilmiş olması ve bu maddelerin ele geçirildiği yerin

müşterilerin kullanımı dışında olup, sanıkların tasarruf alanlarında kalan bir

yer olması, ayrıca kahvede usulünce arama yapmak isteyen kolluk güçlerine

mukavemet ederek bu maddelerin ele geçirilmesinin önlenmek istenmesi, ele geçen

bu maddelerin kapalı bir çekmecede ve 28 ayrı paket halinde siyah ve mavi

torbalar içerisinde zulalanmış halde bulunması, ele geçen uyuşturucu maddelerin

sayısı, niteliği, ele geçiriliş şekli ile satışa hazır bir halde bulunması

hususları hep birlikte göz önüne alındığında; kahve işleteni sanık Nedim ile

çay ocağını işleten diğer sanık [M.]'ın birlikte suça konu ele geçen uyuşturucu

maddeleri kahvede ticari amaçla bulundurarak sattıkları kanaatine varılmış, bu

nedenle eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK.nun 188/3 maddesi gereğince ayrı ayrı

cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir...”

12. Başvurucu Mahkemenin kararına karşı, arama kararının hukuka

aykırı olduğunu, hukuka aykırı delile dayalı olarak mahkûmiyet kararı

verildiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay 9. Ceza

Dairesi (Daire) 5/4/2017 tarihinde mahkûmiyet kararının onanmasına karar

vermiştir.

13. Başvurucu 16/5/2017 tarihinde onama kararını öğrendiğini

bildirmiştir.

14. Başvurucu 1/6/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 21/7/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Hakkaniyete Uygun

Yargılama Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

16. Başvurucu; Cumhuriyet savcısı hazır bulunmaksızın yapılan

aramada komşulardan ve ihtiyar heyetinden iki kişinin hazır bulundurulmadığını,

arama sonrası ele geçirildiği iddia edilen uyuşturucu maddenin hukuka aykırı

delil niteliğinde olduğunu, tek ve belirleyici bu delile dayalı olarak hakkında

mahkûmiyet kararı verildiğini, mahkûmiyet için kesin ve inandırıcı delil

bulunmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

17. Bakanlık görüşünde; ele geçirilen uyuşturucu maddenin

bulunduğu yerin çay ocağında bir çekmece olduğu, uyuşturucunun yirmi sekiz ayrı

torba içinde paket hâlinde zulalanmış olarak bulunduğu, paketlerin sayısını ve

niteliğini gözönüne alarak arama kararı sonucu ele geçen delillerin kabul

edilebilirliğinin ve ispat gücünün gerekçeli kararda tartışıldığı, Bakırköy 6.

Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen arama kararının belirtilen adreslerdeki

işyerlerinde ve bu adreslerdeki kişilerin üst ve eşya aramasına ilişkin olduğu,

bu Mahkeme kararına dayalı olarak yapılan aramanın hukuka uygun olduğu, delillerin

kabul edilebilirliği ve değerlendirme yetkisinin öncelikle derece mahkemesine

ait olduğu, başvurucunun şikâyetinin özü itibarıyla mahkûmiyet kararına ve

delil değerlendirmesine ilişkin olduğu, somut başvuruda delillerin kabul

edilmesi ve değerlendirmesinde Mahkemenin keyfî davrandığına ilişkin hiçbir

unsur olmadığı belirtilmiştir.

18. Bakanlık görüşüne karşı başvurucu, bireysel başvuru

dilekçesindeki iddialarını tekrarlamıştır.

2. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiaları adil yargılanma hakkı

kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.

20. Hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması, delillerin

kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi ile uyuşmazlığa derece mahkemeleri

tarafından getirilen çözümün esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru

incelemesinde değerlendirmeye tabi tutulamaz. Dolayısıyla somut başvuruyla

ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin rolü, derece mahkemelerince yapılan

değerlendirmelerin ve varılan sonuçların hukuka uygunluğunu denetlemek

değildir. Belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve

gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi

esasen derece mahkemelerine aittir (Orhan

Kılıç, B. No:2014/4704, 01/02/2018, § 44).

21. Bununla birlikte kanuni bir temeli olmadan elde edildiği

veya elde ediliş yöntemi bakımından hukuka aykırı olduğu ilk bakışta

anlaşılabilen ya da hukuka aykırı olduğu derece mahkemelerince tespit edilen

delillerin yargılamada tek veya belirleyici delil olarak kullanılmasının

hakkaniyete uygun yargılanma hakkı bakımından sorun oluşturabileceği dikkate

alınmalıdır. Ceza muhakemesinde delillerin elde ediliş şekli ve mahkûmiyete

dayanak alınma düzeyleri, yargılamanın bütününü hakkaniyete aykırı hâle

getirebilir (Orhan Kılıç,§ 45).

22. Bu yönüyle Anayasa Mahkemesinin görevi, belirli delil

unsurlarının hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediğini tespit etmek

değildir. Anayasa Mahkemesinin görevi, hukuka aykırı olduğu ilk bakışta

anlaşılabilen veya derece mahkemelerince hukuka aykırı olduğu tespit edilen

delillerin yargılamada tek veya belirleyici delil olarak kullanılıp

kullanılmadığını ve bu hukuka aykırılığın

bir bütün olarak yargılamanın adil olup olmamasına etkisini incelemektir

(benzer yöndeki bir karar için bkz. Yaşar

Yılmaz, B. No: 2013/6183, 19/11/2014, § 46).

23. Bu konuda değerlendirme yapılırken delillerin elde edildiği

koşulların gerçekliği ve güvenilirliği üzerinde şüphe doğurup doğurmadığının da

dikkate alınması gereklidir (Güllüzar Erman,

B. No: 2012/542, 4/11/2014, § 61).

24. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun

116. maddesinde, suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe

mevcutsa şüphelinin veya sanığın işyerinin aranabileceği; aynı Kanun’un 119.

maddesinin (4) numaralı fıkrasında ise Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın

konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar

heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulması gerektiği hükme

bağlanmıştır.

25. 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan

Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 31. maddesinde ise "geceleyin herkesin girip çıkabileceği lokanta, bar,

pavyon, gazino, meyhane gibi yerler ile kıraathane ve oyun oynatılan benzeri

yerlerin aranmasında tanık bulundurulmasının gerekmeyeceği" düzenlenmiştir.

26. Somut olayda kolluk görevlilerinin işyerinde arama yapmaları

için gerekli hâkim kararı bulunmaktadır. Yönetmelik'in anılan hükmü dikkate

alındığında kolluk kuvvetlerince hâkim kararına dayalı olarak yapılan arama

işleminde arama tanığı bulundurulmaması işleminin ilk bakışta ve açıkça hukuka

aykırılığından söz edilemeyecektir. Delillerin değerlendirilme yetkisi

yargılamayı yapan mahkemelere aittir. Mahkeme alınan hâkim kararına dayalı

olarak yapılan arama işleminin hukuka aykırılığına ilişkin herhangi bir

saptamada bulunmamıştır. Başvurucu her ne kadar hukuka aykırı delil iddiasında

bulunmuş ise de söz konusu delilin hukuka aykırı şekilde elde edildiği de ilk

bakışta anlaşılamamaktadır.

27. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu

kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

28. Mahkemenin gerekçesi de gözetildiğinde iddia edilen

hususların bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedelemediği ve bariz

takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren bir değerlendirmenin bulunmadığı

kanaatine varılmış, hakkaniyete uygun yargılanma hakkına yönelik bir ihlalin

olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiları

30. Başvurucu, yargılamanın makul sürede yapılmadığını iddia

ederek makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

31. Bireysel başvuru sonrasında 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20.

maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine

Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a

geçici madde eklenmiştir.

32. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

33. Anayasa Mahkemesi Ferat

Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§ 26-36) kararında yargılamaların

makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra

edildiği ya da hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce

gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna

başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı

sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden

inceleyerek bu yolun etkililiğini tartışmıştır.

34. Ferat Yüksel

kararında özetle anılan başvuru yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması

ve başvuruda kolaylık sağlaması nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş

şekli itibarıyla ihlal iddialarına makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden

mahrum olmadığı ve tazminat ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün

olmadığında başka türlü telafi olanakları sunması nedenleriyle potansiyel

olarak yeterli giderim sağlama imkânına sahip olduğu hususunda

değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat

Yüksel, §§ 27-36). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi,

ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma

ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna

başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun

ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

35. Somut başvuru yönünden de söz konusu karardan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

21/7/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Cafiye Ece YALIM Başvurucu : Nedim BALTA Vekili : Av. Ali PEHLİVAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/26129, 21 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Hakkaniyete Uygun
  8. B. Makul Sürede
  9. A. 1. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/26129
Tarih
21 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Şule Bayburt Başvurusu (B. No: 2017/38724)
  • Federal Mogul Powertrain Otomotiv A.ş. Başvurusu (B. No: 2017/38679)
  • Batuhan Şengül Başvurusu (B. No: 2017/29295)
  • Mevlüt Akpınar Başvurusu (B. No: 2017/26345)
  • Haydar Yılmaz Başvurusu (B. No: 2017/4597)
  • Hakan Büyükabacı Başvurusu (B. No: 2017/19121)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.