İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nevzat Etiz Başvurusu (B. No: 2013/7134)

1. Başvuru, somut gerekçelere

Başvuru No2013/7134Tarih6 Ekim 2015Okuma12 dk · 2.427 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nevzat Etiz Başvurusu

Karar tarihi
6 Ekim 2015
Başvuru Numarası
2013/7134
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.427 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, somut gerekçelere

dayandırılmadan uzun süre tutuklu olarak yargılanma nedeniyle kişi özgürlüğü ve

güvenliği hakkının ihlal edilmesi iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 11/9/2013 tarihinde

Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına

engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 18/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

12/6/2014 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına ve başvuru belgesinin bir örneğinin görüş için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular 12/6/2014 tarihinde Bakanlığa bildirilmiştir. Bakanlık, 9/7/2014

tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunmayacağını bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, silahlı terör

örgütü üyesi olma suçunu işlediği iddiasıyla Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin

6/9/2011 tarihli ve 2011/226 sayılı kararıyla tutuklanmıştır.

8. Mahkemenin tutuklama

gerekçesi şu şekildedir:

“…Üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

suçundan şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu,

CMK.100/1 maddesi uyarınca, kuvvetli suç şüphesinin varlığının bulunması,

sanığın kaçması ve saklanması ve delillerin yok edilmesi ihtimalinin ayrıca

şüphelinin üzerine atılı suçun CMK.100/3-7 maddesinde yer alan suçlardan da

olması dikkate alınarak şüphelinin CMK 100/1-2-a-b/1, 100/3-7, 100/11 ve 101.

maddeleri gereğince tutuklanmasına karar verilmiştir. ”

9. Başvurucu hakkında Adana

Cumhuriyet Başsavcılığı (250. madde ile görevli) tarafından “PKK terör örgütü adına suç işlemek, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak ve

genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak” suçlarını işlediği iddiasıyla

kamu davası açılmıştır.

10. Diğer şüphelilerle birlikte

başvurucu hakkında kamu davasının açılma nedenleri iddianamede şu şekilde yer

almıştır:

“… terör örgütünün amaç, eylem ve talimatları

doğrultusunda Mersin ilinde örgütsel faaliyet yürütmek, örgüte katılımları

organize etmek, gençleri provoke ederek yönlendirmek amacıyla APOCU GENÇLİK

İNSİYATİFİ isimli eylem gurubu oluşturdukları ve oluşum içerisinde sorumlu

düzeyde görev aldıkları, PKK/KONGRA- GEL terör örgütü liderinin avukatları aracılığıyla

27 Temmuz 2011 tarihinde yaptığı eylem çağrıları doğrultusunda 4/9/2011 günü

saat 01:00 sıralarında Güneş Mahallesindeki ….. sayılı adrese yönelik kiralık araçlar kullanılarak bombalı

saldırı eylemini gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığı… ”

11. Adana 7. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2011/183 sayılı dosyasında 10/11/2011 tarihinde tensiben yapılan incelemesinde başvurucunun “mevcut delil durumu, atılı suçun vasıf ve mahiyeti,

kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, tutuklu kalınan

süre” dikkate alınarak tutukluluk hâlinin devamına karar

verilmiştir.

12. Derece Mahkemesince “yapılacak işlemler, mevcut duruşma günleri ve işin

kapsamı dikkate alınarak tutuklu sanığın tutukluluk durumunun” 9/12/2011

ve 6/1/2012 tarihlerinde dosya üzerinden incelenmesine karar verilmiştir.

13. Mahkemenin 25/1/2012 tarihli

celsesinde “üzerine atılı suçların niteliği,

mevcut kanıt durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların

bulunması ve tutuklu kalınan süre” gerekçeleriyle başvurucunun

tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.

14. Başvurucunun tahliye

talepleri sırasıyla 9/4/2012, 16/7/2012 ve 14/11/2012 tarihli celselerde

reddedilmiş ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.

15. Mahkemenin 7/9/2012 tarihli

tutukluluk incelemesinde “müşteki ifadeleri,

5/9/2011 tarihli şüpheli Ö.E.’ye ait Tina Roje adlı facebook sayfasının inceleme ve çözüm tutunağı,

fotoğraf inceleme tutanağı ve tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve tüm

dosya kapsamında bulunan deliller, sanığın üzerine atılı suçları işlediği

hususunda kuvvetli suç şüphesi oluşturduğu, adli kontrol hükümlerinin yetersiz

kalacağı, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında uygulanan

tedbirin orantılı olduğu” gerekçeleriyle başvurucunun tutukluluk

hâlinin devamına karar verilmiştir.

16. Başvurucu, 17/7/2013 tarihli

celsede “üzerine atılı suçların niteliği,

mevcut kanıt durumu, hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren

olguların bulunması, tanık beyanında sanık aleyhinde verilen bilgiler, bu

kapsamda bir kısım delilin henüz toplanmamış olması ve tutuklu kalınan süre”

gerekçeleriyle verilen tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara karşı Adana

6. Ağır Ceza Mahkemesinde itiraz etmiştir.

17. Adana 6. Ağır Ceza

Mahkemesi, 31/7/2013 tarihli ve 2013/453 Değişik İş sayılı kararında “üzerine atılı suçun CMK 100 ve devamı maddesi

kapsamında olması, dosya kapsamı, kanıt durumu, atılı suçu işlediğine dair

kuvvetli suç şüphesinin bulunması, ifade tutanakları, delillerin henüz tam

olarak toplanmamış olması ve tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında Adli

Kontrol Hükümlerinin yetersiz kaldığı, tutuklama tedbirinin suç ve cezaya göre

ölçülü olduğu” gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir.

18. Bu karar başvurucuya

12/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

19. Başvurucu 11/9/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

20. UYAP üzerinden edinilen

bilgiye göre Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 6/3/2014 tarihinde yürürlüğe

giren 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı

Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle kapatılması

neticesinde dosya Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiştir.

21. Mersin 1. Ağır Ceza

Mahkemesi, 29/5/2014 tarihinde savunmanın alınmış olmasını ve tutuklulukta

geçen süreyi dikkate alarak başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.

B. İlgili

Hukuk

22. 26/9/2004 tarihli ve 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi şöyledir:

“(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan

suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş

yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.”

23. 5237 sayılı Kanun’un 170.

maddesi şöyledir:

(1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı

bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik

yaratabilecek tarzda;

a) Yangın çıkaran,

b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ

düşmesine, sel veya taşkına neden olan,

c) Silahla ateş eden veya patlayıcı madde

kullanan,

Kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası

ile cezalandırılır.

(2) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ

düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar

hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

24. 5237 sayılı Kanun’un 174.

maddesi şöyledir:

(1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı,

yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol

açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç

eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden, satan,

satın alan veya işleyen kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Yetkili makamların izni olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddelerin

imalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı

ihraç eden kişi de aynı ceza ile cezalandırılır.

(2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün

faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında

artırılır.

25. 12/4/1991 tarihli ve 3713

sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi şöyledir:

“3 ve 4 üncü maddelerde yazılı

suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları

veya adlî para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur. Bu suretle tayin

olunacak cezalarda, gerek o fiil için, gerek her nevi

ceza için muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapis

cezası yerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.”

26. 4/12/2004 tarihli ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi şöyledir:

“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve

bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında

tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik

tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı

şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması

girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe

sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk

Ceza Kanununda yer alan;

…

11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar

(madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

...”

27. 5271 sayılı Kanun’un 101.

maddesi şöyledir:

“(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet

savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde

sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka

gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten

hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.

(2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir

tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;

a) Kuvvetli suç şüphesini,

b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,

c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,

gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek

açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir,

ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda

belirtilir.

(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin

seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin

yardımından yararlanır.

(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl

serbest bırakılır.

(5) Bu madde ile 100 üncü madde

gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.”

28. 5271 sayılı Kanun’un 102.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk

süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek

uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

29. Mahkemenin 6/10/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvurucunun 11/9/2013 tarihli ve 2013/7134

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

30. Başvurucu, hukuka aykırı

olarak ve somut gerekçelere dayanmadan soyut ifadelerle tutukluluk hâlinin

devamına karar verildiğini belirterek Anayasa’nın 19. maddesinin ihlal

edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

31. Başvurucunun şikâyeti, tutukluğunun devamına ilişkin

kararların gerekçelerinin yeterli olmaması ile ilgilidir. Bu nedenle

başvurunun, tutukluluk süresinin makul olmadığı kapsamında Anayasa’nın 19.

maddesinin yedinci fıkrası çerçevesinde incelenmesi gerektiği sonucuna

varılmıştır.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

32. Başvurucunun tutukluluk

süresinin makul süreyi aştığı şikâyetinin açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve

başka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığından kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

33. Anayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:

“Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve

soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır.

Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını

veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.”

34. Anayasa’nın 19. maddesinin

yedinci fıkrasında bir ceza soruşturması kapsamında tutuklanan kişilerin,

yargılamanın makul sürede bitirilmesini ve soruşturma veya kovuşturma sırasında

serbest bırakılmayı isteme hakları güvence altına alınmıştır.

35. Tutukluluk süresinin makul

olup olmadığı konusunun genel bir ilke çerçevesinde değerlendirilmesi mümkün

değildir. Bir sanığın tutuklu olarak bulundurulduğu sürenin makul olup olmadığı

her davanın kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Tutukluluğun devamı

ancak masumiyet karinesine rağmen Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına

alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkından daha ağır basan gerçek bir kamu

yararının mevcut olması durumunda haklı bulunabilir (Murat Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 61).

36. Bir davada tutukluluğun

belli bir süreyi aşmamasını sağlamak, öncelikle derece mahkemelerinin

görevidir. Bu amaçla yukarıda belirtilen kamu yararı gereğini etkileyen tüm

olayların derece mahkemeleri tarafından incelenmesi ve serbest bırakılma

taleplerine ilişkin kararlarda bu olgu ve olayların ortaya konması gerekir (Murat Narman, § 62).

37. Devam eden tutukluluğun

hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan bireysel başvurularda şikâyetlerin

temel amacı, tutukluluğun hukuka aykırı olduğunun ya da devamını haklı kılan

sebep veya sebeplerin bulunmadığının tespitidir. Bu tespit yapıldığı takdirde

buna bağlı olarak ilgilinin tutukluluk hâlinin devamına gerekçe olarak

gösterilen hukuki sebeplerin varlığı sona erecek ve böylece kişinin serbest

kalmasının yolu açılabilecektir. Bu amaçla yapılan bir başvuruda itirazın,

kanun yolunda çelişmeli yargılama ve/veya silahların eşitliği gibi ilkelere

uygun olarak bir inceleme yapılıp yapılmadığı da dikkate alınacaktır.

Dolayısıyla belirtilen nedenlerle ve serbest bırakılmayı temin edebilecek bir

karar alma amacıyla yapılacak bireysel başvuruların, olağan kanun yolları

tüketilmek şartıyla tutukluluk hâli devam ettiği sürece yapılabilmesi mümkündür

(Korcan Pulatsü, B. No:

2012/726, 2/7/2013, § 30).

38. Tutuklama tedbirine; kişilerin

suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunmasının yanı sıra bu kişilerin

kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla

başvurulabilir. Başlangıçtaki bu tutuklama nedenleri belli bir süreye kadar

tutukluluğun devamı için yeterli görülebilirse de bu süre geçtikten sonra

uzatmaya ilişkin kararlarda tutuklama nedenlerinin devam ettiğinin

gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi gerekir. Bu gerekçeler “ilgili” ve “yeterli” görüldüğü takdirde yargılama sürecinin özenli

yürütülüp yürütülmediği de incelenmelidir. Davanın karmaşıklığı, organize

suçlara dair olup olmadığı veya sanık sayısı gibi faktörler sürecin işleyişinde

gösterilen özenin değerlendirilmesinde dikkate alınır. Tüm bu unsurların

birlikte değerlendirilmesiyle sürenin makul olup olmadığı konusunda bir sonuca

ulaşılabilir (Savaş Çetinkaya, B.

No: 2012/1303, 21/11/2013, § 53).

39. Dolayısıyla Anayasa’nın 19.

maddesinin yedinci fıkrasının ihlal edilip edilmediğinin değerlendirmesinde

esas olarak serbest bırakılma taleplerine ilişkin kararların gerekçelerine

bakılmalı ve tutuklu bulunan kişiler tarafından yapılan tutukluluğa itiraz

başvurularında sunulan belgeler çerçevesinde kararların yeterince

gerekçelendirilmiş olup olmadığı göz önüne alınmalıdır Öte yandan hukuka uygun

olarak tutuklanan bir kişinin, suç işlediği yönünde kuvvetli belirti ve

tutuklama nedeninin varlığı devam ettiği sürece ilke olarak belli bir süreye

kadar tutukluluk hâlinin makul kabul edilmesi gerekir (Murat Narman, §§ 63, 64).

40. Makul sürenin

hesaplanmasında sürenin başlangıcı; başvurucunun ilk kez yakalanıp gözaltına

alındığı durumlarda bu tarih, doğrudan tutuklandığı durumlarda ise tutuklanma

tarihidir. Sürenin sonu ise kural olarak kişinin serbest bırakıldığı ya da ilk

derece mahkemesince hüküm verildiği tarihtir (Savaş

Çetinkaya, § 56).

41. Adana 7. Ağır Ceza

Mahkemesinin tutukluluğun devamına ilişkin kararlarında gerekçe olarak “suçun niteliği, kanıt durumu, dosya içeriği, atılı

suçun yasada öngörülen ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre” hususlarının

yer aldığı görülmektedir.

42. Başvuru dosyasının

incelenmesinden, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu olarak yürütülen

yargılamada bireysel başvuru yapıldığı tarihe kadar toplam yirmi iki celse

duruşma yapıldığı, bu duruşmalarda sanıklardan biri hakkında yaş durumunun

tespiti için yazışmaların yapıldığı ve bunun sonucunun beklendiği, delillerin

toplanması, müşteki ve tanıkların dinlenmesi için duruşmaların ertelendiği

tespit edilmiştir.

43. Kişinin suç işlediği yönünde

kuvvetli belirtilerin ve tutuklama nedenlerinin varlığı devam ettiği sürece

ilke olarak tutukluluk belli bir süreye kadar makul kabul edilebilir (Savaş Çetinkaya, § 53). Somut olayda

başvurucunun, özgürlüğünden mahrum bırakıldığı 6/9/2011 tarihi ile tutukluluğun

devamına ilişkin karara itirazın reddedildiği 31/7/2013 tarihi arasında tutuklu

kaldığı süre 1 yıl 10 ay 25 gün, itirazın reddi ile serbest bırakıldığı

29/5/2014 tarihi arasında geçen süre ise 9 ay 28 gündür. Bu durumda makul süre

açısından dikkate alınması gereken tutukluluk süresi 2 yıl 8 ay 25 gündür

44. Başvurucunun silahlı terör

örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve genel

güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından tutuklanması ve mahkemece atılı

suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığı, sanığa verilmesi muhtemel

ceza miktarı dikkate alındığında tutuklamanın ölçülü olması, kaçma şüphesinin

bulunması, tutuklulukta geçirilen süre ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz

kalacağı dikkate alınarak tutukluluğun devamına karar verilmiştir.

45. Mahkemece verilen

tutukluluğun devamına ilişkin kararların gerekçeleri incelendiğinde bu

gerekçelerin tutukluluğun devamının hukuka uygunluğunu ve meşruluğunu haklı

gösterecek özen ve içerikte olduğu görülmektedir. Somut olayda başvurucuya isnat

edilen suçun niteliği, isnat edilen suçla ilgili kuvvetli şüphenin varlığını

objektif olarak ortaya koyan deliller ve tutukluluğun devamına ilişkin

gerekçeler ile tutukluluk süresi dikkate alındığında tutukluluk hâlinin

devamına ilişkin gerekçelerin ilgili ve yeterli olmadığı söylenemez.

Dolayısıyla başvurucunun özgürlüğünden yoksun bırakıldığı 2 yıl 8 aylık 25

günlük süre somut davanın koşullarında makuldür.

46. Başvurucunun tutukluluk

hâlinin devam ettiği ilk derece yargılaması sürecinde tutukluluk nedeniyle

yargılamanın yürütülmesinde gösterilmesi gereken özel hassasiyetin yargılama

makamınca gösterilmediği sonucuna varılması için bir neden de bulunmamaktadır.

47. Açıklanan nedenlerden dolayı

hukuka aykırı olarak ve somut gerekçelere dayanmadan soyut ifadelerle

tutukluluk hâlinin devamına karar verildiği şikâyet bakımından Anayasa’nın 19.

maddesinin yedinci fıkrasının ihlal

edilmediğine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun tutukluluk

süresinin makul olmadığı şikâyetinin KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 19. maddesinin

7. fıkrasının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin

başvurucu üzerinde bırakılmasına

6/10/2015

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh

KALELİ

Hicabi

DURSUN

Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Hüseyin TURAN Başvurucu : Nevzat ETİZ Vekili : Av. İlhan GÜNGÖR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/7134, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. A. Olaylar
  9. B. İlgili
  10. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun
  12. B. Değerlendirme
  13. A. Başvurucunun tutukluluk
  14. B. Anayasa’nın 19. maddesinin
  15. C. Yargılama giderlerinin
  16. Kaleli
  17. Dursun
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/7134
Tarih
6 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Muradiye Demirçelik Başvurusu (B. No: 2013/3331)
  • Hamit Karataş Başvurusu (B. No: 2013/5686)
  • Nejat Sakaoğlu Başvurusu (B. No: 2013/9403)
  • Kenan Halis Kızıldağ Başvurusu (B. No: 2013/1390)
  • Çağrı Tur Sey. Taş. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2013/8880)
  • Fikri Yazan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6796)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.