İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nezahat Ural Başvurusu (B. No: 2014/4284)

1. Başvuru, sahibi olduğu meskene ilişkin yapı kullanım izin

Başvuru No2014/4284Tarih15 Haziran 2016Okuma10 dk · 2.023 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nezahat Ural Başvurusu

Karar tarihi
15 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/4284
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.023 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, sahibi olduğu meskene ilişkin yapı kullanım izin

belgesinin Belediye tarafından iptal edilerek yıkım kararı alınmasına karşı

açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi, aynı sitedeki diğer

davacıların ise davalarının kabul edilmesi sonucu kazanılmış hakların

korunmaması nedenleriyle mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile eşitlik

ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişikindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/4/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı 28/12/2015 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 19/1/2016 tarihli görüş yazısı 1/2/2016

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu Bakanlık görüşüne karşı

beyanlarını süresi içinde, 15/2/2016 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Aydın ili Kuşadası ilçesi Hacı Feyzullah Mahallesi

112 Ada 5 Parsel'de kayıtlı 73 numaralı meskenin

sahibidir. Anılan mesken Cihan Sitesi Yönetimi adına 23/6/1965 tarihli ve 634

sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında kayıtlıdır.

8. Cihan Sitesi'nde toplam 110 mesken bulunmaktadır. Bu

meskenlerin inşaatına Kuşadası Belediyesince verilen 7/7/1988 tarihli ve 22/10

sayılı ortak (tek) inşaat ruhsatnamesi kapsamında başlanmış olup anılan

ruhsatın geçerlilik süresi içinde inşa süreci tamamlanarak yine aynı Belediye

tarafından tüm meskenler için ortak (tek) olarak verilen 2/12/1998 tarihli ve

404 sayılı yapı kullanım izin belgesi ile kat mülkiyetine geçiş sağlanmış ve

mesken sahipleri 25/2/1999 tarihinde tapularını almışlardır.

9. Kuşadası Belediyesi 18/7/2006 tarihli ve 4333 sayılı

yazısında, 14/7/2006 tarihinde yapılan incelemede başvurucunun taşınmazının da

içinde yer aldığı projeye ilişkin 2/12/1998 tarihli ve 404 sayılı yapı kullanım

izin belgesinin iptal edildiğini ve 7/7/1988 tarihli inşaat ruhsatnamesinin beş

yıllık geçerlilik süresinin dolmuş olması nedenleriyle anılan meskenin

ruhsatsız hâle geldiğini, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32.

ve 42. maddeleri kapsamında proje kapsamındaki meskenlere ilişkin yapı tatil

zaptı düzenlendiğini ve bu zapt uyarınca meskenin yirmi gün içinde ruhsatlandırılması

veya yıkılması gerektiği hususları ihbaren 28/8/2006

tarihinde, başvurucu adresinde bulunmaması nedeniyle mahalle muhtarlığına

tebliğ edilmiştir.

10. Yeni ruhsat için başvuru yapılmaması üzerine Belediye

Encümeninin 10/7/2007 tarihli ve 1573 sayılı kararıyla meskenin Kanun'a aykırı

kısımlarının yıkılmasına ve başvurucuya 786,00 TL para cezası uygulanmasına

karar verilmiştir. Bahsedilen karar 9/8/2007 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

11. Başvurucu, anılan kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle

30/12/2009 tarihinde anılan kararın geri alınması talebiyle Kuşadası

Belediyesine başvuruda bulunmuştur. İdarece herhangi bir cevap verilmemek

suretiyle talep zımnen reddedilmiştir.

12. Başvurucunun, anılan zımni ret işleminin iptali istemiyle

17/5/2010 tarihinde açtığı dava, Aydın 1. İdare Mahkemesinin (Mahkeme)

11/8/2010 tarihli ilamıyla süre aşımı yönünden reddedilmiştir. Karar

gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:

"... Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden;dava konusu işlemin dayanağı olan

14/07/2006 tarihli Yapı Tatil Zabtına ilişkin

bilgilendirme yazısının 28/08/2006 tarihinde, dava konusu 10.07.2007 tarih ve

1573 sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararınınsa 09/08/2007 tarihinde

davacıya tebliğ edildiği, davacının bu işleme karşı 60 günlük dava açma süresi

içinde idari yargı mercileri nezdinde dava açma hakkı bulunduğu gibi, bu işleme

karşı davalı idareye başvuruda bulunup bu başvuruya cevap verilmemesi halinde

60 günlük zımmi ret süresinin dolduğu günden, eğer

olumsuz bir cevap verilirse bu cevabın kendisine tebliğini izleyen günden

itibaren kalan dava açma süresi içerisinde dava açması gerekirken, dava konusu

işlemin kendisine tebliğinin üzerinden yaklaşık 2,5 sene geçtikten sonra

(30/12/2009 tarihli başvuru) yaptığı başvuru üzerine tesis edilen zımmi ret işlemi üzerine dava konusu işlemin iptali

istemiyle iş bu davayı açtığı anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu işlemin tebliğ

tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra

davalı idareye yapılan başvuru üzerine tesis edilen zımmi

ret işleminin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının

incelenmesi olanağı bulunmamaktadır."

13. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 14/9/2012 tarihli ilamıyla onanmış; karar

düzeltme talebi de yine aynı Dairenin 9/1/2014 tarihli ilamıyla reddedilerek

karar kesinleşmiştir.

14. Anılan karar başvurucuya 27/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiş

olup başvurucunun 27/3/2014tarihinde yaptığı bireysel başvuruda süre aşımı

olmadığı tespit edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

14. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun "Dava açma süresi"

kenar başlıklı 7. maddesi şöyledir:

"1. Dava açma süresi, özel kanunlarında

ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare

mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.

2. Bu süreler;

a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin

yapıldığı,

b)

Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve

cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde

tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde

tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin;

tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda

ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği;

Tarihi izleyen günden başlar.

3.

Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla

bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son

ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra

işlemeye başlar.

4.

İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden

itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici

işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler.

Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin

iptaline engel olmaz."

15. Aynı Kanun'un "İdari

makamların sükutu" kenar başlıklı 10. maddesi şöyledir:

"1.

İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin

yapılması için idari makamlara başvurabilirler.

2.

(Değişik bent: 10/06/1994 - 4001/5 md.)

Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer

altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler.

Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı,

isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu

takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden

itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi

hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap

verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava

açabilirler."

16. Aynı Kanun'un "Üst makamlara başvurma" kenar

başlıklı 11. maddesi şöyledir:

"1. İlgililer tarafından idari dava

açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya

yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan

makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye

başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse

istek reddedilmiş sayılır.

3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş

sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine

kadar geçmiş süre de hesaba katılır."

IV.İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 15/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, başvuruya konu konutunun Cihan Site Yönetimi

tarafından toplam 110 konutluk bir proje içinde inşa edilen bir konut olduğunu,

Kuşadası Belediyesince verilen 7/7/1988 tarihli ve 22/10 sayılı ortak (tek)

inşaat ruhsatnamesi kapsamında bu meskenlerin inşasına başlandığını ve anılan

ruhsatın geçerlilik süresi içinde inşaatların tamamlandığını, yine aynı

Belediye tarafından tüm meskenler için ortak (tek) olarak verilen 2/12/1998

tarihli ve 404 sayılı yapı kullanım izin belgesi ile kat mülkiyetine geçiş

işleminin sağlandığı ve bu mesken sahiplerinin 25/2/1999 tarihinde tapularını

aldıklarını, tüm bu yasal sürecin bitiminden yaklaşık yedi yıl sonra anılan

Belediye tarafından konutlarının ruhsatsız olduğu gerekçesiyle meskenlere

ilişkin yıkım kararı alındığı ve imar para cezaları verildiğini, bu hususlara

ilişkin ihbarnameyi hatırlayamadığı bir tarihte tebliğ aldığını; 30/12/2009

tarihinde, anılan kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle geri alınması

talebinde bulunmasına karşılık bu talebin cevapsız bırakılmak suretiyle zımnen

reddedildiğini, bu ret işlemine karşı açtığı davanın ise yapılan hatalı

değerlendirme nedeniyle süre aşımı yönünden reddedildiğini, kendisiyle aynı proje

kapsamında mesken sahibi olan bazı konut sahiplerinin açtıkları davaları

kazandıklarını belirterek kazanılmış haklara saygı ve hukuki öngörülebilirlik

ilkeleri başta olmak üzere Anayasa'nın 10., 35., 36. ve 38. maddelerinde

güvence altına alınan haklarının ihlal edilğini ileri

sürmüş; anılan yıkım ve imar cezası kararlarının kaldırılması talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

19. Başvurucuya ait meskenin yıkımı ve para cezası uygulanmasına

ilişkin 10/7/2007 tarihli idari işlem 9/8/2007 tarihinde tebliğedilmiş,

başvurucu ise 30/12/2009 tarihinde Belediyeye başvurarak anılan idari işlemin

geri alınmasını talep etmiş, talebinin zımnen reddi üzerine 17/5/2010 tarihinde

Mahkemede zımni ret işleminin iptali davası açmıştır. Mahkeme 11/8/2010 tarihli

ilamıyla davayı süre aşımı yönünden reddetmiştir. Bu durumda başvurucunun

mülkiyet hakkına yönelik şikâyetinin esastan incelenebilmesi için öncelikle

mülkiyet hakkına yönelik müdahaleye karşı başvuru yollarının usulüne uygun

biçimde tüketilip tüketilmediğinin incelenmesi gerekmektedir.

20. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"... Başvuruda bulunabilmek için olağan

kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."

21.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar

başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

22. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru

yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece

mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve

bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

23. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia

edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde

başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun

ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek

için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve

süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu

konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve aynı

zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş

olması gerekir (Ayşe Zıraman

ve Cennet Yeşilyurt, § 17).

24. İdari işlemlerden kaynaklanan hak ihlallerinin giderilmesi

için öncelikle idari yargıda dava açılması gerektiği, başvuru yolları usulüne

uygun biçimde tüketildikten sonra hak ihlali devam ediyorsa ancak bu takdirde

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabileceği açıktır (Ahmet Dağcı, B. No: 2012/26, 26/3/2013, §§

16-19).

25. 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesindeidare mahkemelerinde dava

açma süresi altmış gün olarak belirlenmiş olup aynı Kanun'un 11. maddesinde ise

ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması için

işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde talepte bulunulabileceği,

bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı,

altmış gün içinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve dava açma

süresinin yeniden işlemeyebaşlayacağı hükümleri yer

almaktadır.

26. Başvuru konusu idari işlem, başvurucuya 9/8/2007 tarihinde tebliğedilmiştir. Başvuru dilekçesinde başvurucu, bu

işlemden 2007 veya 2008 yılı içinde haberdar olduğunu kabul etmektedir.

Başvurucu dava açma sürelerinin haklarını kısıtladığı veya yetersiz olduğu

yönünde bir şikâyeti de dile getirmemektedir. Başvurucu aynı konuda emsal

gösterdiği davada talebin kabulü nedeniyle kendisi lehine kazanılmış hak

doğduğunu ileri sürmekte ancak bu iddiasını destekleyen bir kanun hükmü veya

yerleşik hâle gelmiş bir yargı kararı sunmamaktadır.

27. Başvurucu 9/8/2007 tarihinde tebliğedilmiş

idari işlemin iptali istemiyle tebliğden iki yılın üzerinde bir süre geçtikten

sonra 30/12/2009 tarihinde Belediyeye başvurmuş, zımni ret üzerine işlemin

tebliğinden yaklaşık 2,5 yıl sonra 17/5/2010 tarihinde dava açmıştır. Mahkeme

2577 sayılı Kanun'un 7. ve 11. maddelerinde öngörülen usule uyulmadığı yani

süresinde dava açılmadığı gerekçesiyle davayı esasına geçmeksizin süre yönünden

reddetmiştir. Bu karar Danıştay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Başvurucunun

emsal gösterdiği dava ise aynı Mahkemenin 22/1/2009 tarihli kararıyla kabul

edilmiştir. Başvurucu somut olayın koşulları ortada iken aradan geçen uzun

sürelere rağmen neden bir dava açmadığını izah etmemektedir. Ayrıca başvurucu

yeni bir ruhsat talebiyle Belediyeye başvurarak bu talebinin reddi hâlinde 2577

sayılı Kanun'un 10. maddesine göre açacağı bir dava ile hak arama talebinde

bulunma imkânına da her zaman sahip olup bu imkânı kullandığına dair bir belge

de sunmamıştır.

26. Bu durumda ihlale neden olduğu ileri sürülen idari işleme

karşı öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamı bireysel başvuru

yapılmadan önce usulüne uygun şekilde tüketilmeden temel hak ve özgürlüklerin

ihlal edildiği ileri sürülmüş olup bu sebeple başvurunun 6216 sayılı Kanun'un

45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik kriterlerini

taşımadığı anlaşılmaktadır.

27. Açıklanan nedenlerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

15/6/2016 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Selami ER Başvurucu : Nezahat URAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/4284, 15 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. Iv.inceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Başvurunun başvuru
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Necipoğlu
  14. Gökcan
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/4284
Tarih
15 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Hamit Çöklü Başvurusu (B. No: 2014/10299)
  • Muammer Tatar Başvurusu (B. No: 2014/819)
  • Muhammed Ali Bayram Başvurusu (B. No: 2014/4077)
  • Uğur Çelik Başvurusu (B. No: 2015/20244)
  • Temel Yeğin Başvurusu (B. No: 2014/10398)
  • Adem Yüksel Başvurusu (B. No: 2013/9045)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.