İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Oğuz Zengin Başvurusu (B. No: 2014/156)

1. Başvuru, ek özel hizmet tazminatı ödenmesi istemiyle yapılan

Başvuru No2014/156Tarih4 Ekim 2017Okuma14 dk · 2.863 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Oğuz Zengin Başvurusu (2)

Karar tarihi
4 Ekim 2017
Başvuru Numarası
2014/156
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.863 kelime·14 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ek özel hizmet tazminatı ödenmesi istemiyle yapılan

başvurunun sendikacılık faaliyetlerinden dolayı reddedilmesi nedeniyle

örgütlenme özgürlüğünün; bu işleme karşı açılan davanın reddedilmesi, yargılama

sırasında davalı idarenin savunmalarının tebliğ edilmemesi ve yargılamanın uzun

sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/12/2013 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve

bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu 1957 doğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir.

9. Başvurucu olay tarihinde Bahçelievler Belediye Başkanlığı

(Belediye) emrinde teknisyen olarak görev yapmakta olup aynı zamanda Belediye

ve Mahalli İdare Çalışanları Birliği Sendikasının (Sendika) şube yöneticisidir.

10. Belediye tarafından 2005 yılında uygulamaya konulan

"Dijital Ortamda Parmak İzi Tanımalı Kart Okuma Yöntemi ile Personel

Kontrol Sistemi"ne (kart sistemi) Sendika itiraz

etmiş ve kart sisteminin yanlışlığı hakkında görüş beyan etmiştir.

11. Başvurucu, şube yöneticisi olduğu Sendikanın kart sistemine

itirazlarda bulunması nedeniyle kendisine psikolojik taciz (mobbing)

uygulandığını, bu kapsamda çok sık bir şekilde kurum içinde statüsü ve onuruyla

bağdaşmayan görev yeri değişikliği ve görevlendirmelere maruz kaldığını iddia

etmiştir.

12. Başvurucu 3/5/2006 tarihinde teknisyen kadrosu bulunmayan

Hukuk İşleri Müdürlüğü emrinde teknisyen olarak görevlendirilmiştir. Hukuk

İşleri Müdürlüğünün 12/5/2006 tarihli yazısıyla başvurucudan, dava konusu olan

bir taşınmaza ilişkin olarak;

-Taşınmaz üzerinde Belediye tarafından gerçekleştirilen herhangi

bir yol, tretuar, kaldırım ve benzeri işgalin mevcut

olup olmadığının, mevcut ise ne kadar olduğunun ve söz konusu yolun ne zamandan

beri kullanılır olduğunun gerek mahalle muhtarlıklarının ve gerekse bölge

sakinlerinin yazılı ifadeleri ile tespiti ve bunların tutanak altına alınması,

-Taşınmazın bulunduğu bölgedeki piyasa rayiç bedellerinin

taşınmazın bulunduğu bölgeden ve tapu kayıtlarından araştırılması ve

gayrimenkulün rayiç bedelinin tayini,

-Bu bağlamda gün içerisinde yapılmış olan çalışmanın, ilgili

mahkemesine delil olarak sunulmak üzere teferruatlı rapor ile günlük olarak

saat 16.30'a kadar Müdürlüğe teslimi ve Müdürlük makamı tarafından

incelendikten sonra uygunluğu cihetinde tasdikinin sağlanması,

-Her bir taşınmaz için yapılacak çalışmanın müstakil bir dosya

hâlinde Hukuk İşleri Müdürlüğüne tevdii,

-İşbu çalışmanın tebliğ tarihinden itibaren beş iş günü içinde

tamamlanması göreviyle vazifelendirilmiştir.

13. Başvurucu bu ve bunun gibi görevlendirmeler sebebiyle 2006

Temmuz ayı sonuna kadar arazide çalıştığını belirtmektedir.

14. Başvurucu 6/6/2006 tarihinde 160 seri No.lu Devlet Memurları

Kanunu Genel Tebliği (Genel Tebliğ) uyarınca 15/5/2006 tarihinden itibaren büro

dışında gerçekleştirdiği bu çalışmalar nedeniyle ek özel hizmet tazminatından

yararlandırılması isteminde bulunmuştur. Başvuru, cevap verilmeksizin zımnen

reddedilmiştir.

15. Başvurucu zımni ret işleminin iptali istemiyle 3/10/2006

tarihinde İstanbul 8. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme

12/12/2007 tarihinde heyet hâlinde verdiği kararla davayı reddetmiştir. Kararın

gerekçesinde, Genel Tebliğ uyarınca teknik hizmetler kadrosunda görev yapanlara

ek özel hizmet tazminatının ödenebilmesi için bu personelin büro, atölye, ısı

santrali, laboratuvar, tesis (sosyal tesisler dâhil) işletme, fabrika ve hizmet

binaları gibi kapalı mahaller dışında arazi, park, bahçe, şantiye, inşaat,

maden, açık alanlarda kurulu tarım ve hayvancılık uygulama birimleri, yol,

tünel, demiryolu, büyük içme suyu, köprü, kıyı yapıları ve baraj gibi açık

çalışma mahallerinde görevlendirilmiş ve bu mahallerde fiilen çalışmış olması

gerektiği ifade edildikten sonra başvurucunun ofis hizmetlerinde çalışması

nedeniyle ek özel hizmet tazminatına hak kazanmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

16. Kararı temyizen inceleyen Danıştay

İkinci Dairesi (Daire) 28/6/2012 tarihli kararıyla uyuşmazlığın tek hâkim

tarafından çözümlenmesi gerekirken heyet hâlinde karara bağlanmış olması

nedeniyle kararı bozmuştur. Kararın gerekçesinde, idari işlemin toplam 98,05 TL

alacağı içerdiği ve bunun da tek hâkim tarafından çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar

kapsamında olduğu vurgulanmıştır.

17. Bozma kararına uyan Mahkeme, tek hâkim tarafından verilen

19/10/2012 tarihli kararla davayı aynı gerekçeyle reddetmiştir. Mahkeme kararı

İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 4/6/2013 tarihli kararıyla onanmış, karar

düzeltme istemi de aynı Bölge İdare Mahkemesinin 5/11/2013 tarihli kararıyla

reddedilmiştir. Nihai karar 28/11/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 26/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

19. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

152. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“II- Tazminatlar:

Görevin önem, sorumluluk ve niteliği, görev

yerinin özelliği, hizmet süresi, kadro unvan ve derecesi ve eğitim seviyesi

gibi hususlar gözönüne alınarak bu Kanunda belirtilen

en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının,

A - ÖZEL HİZMET TAZMİNATI

...

c) Teknik Hizmetler Sınıfına dahil kadrolarda

görev yapanlardan;

1. Dört yıl ve daha fazla süreli yüksek

öğrenim veren okul mezunları için % 168'ine, (18)

Yüksek Mühendis, Yüksek Mimar, Mühendis, Mimar

ve Şehir Plancısı kariyerlerini haiz olup (Bunlardan Müdür ve daha üst merkez ve

taşra birim yöneticileri dahil) 1-4 üncü derecelerden aylık alan ve

kurumlarınca belirlenen büyük yatırım projelerinde fiilen çalışanlara bu

projelerde çalıştıkları sürece ayrıca % 30'una,

Ancak, bu hükme göre ilave ödeme yapılacak

toplam personel sayısı, ilgili kurumun belirtilen kariyerleri haiz toplam

personel sayısının % 10'unu geçemez. (Hesaplamalarda küsurlar tama iblağ

edilir.)

2. Dört yıldan aşağı yükseköğrenim veren okul

mezunları için % 100 üne,

3. Lise dengi mesleki öğrenim veren okul

mezunları için % 72 sine,

Ancak, Teknik Hizmetler Sınıfına ait

kadrolarda görevli olup da, bu görevleri ile ilgili olmayan bir üst öğrenimi

bitirenler için önceki öğrenim durumlarına ait tazminat oranları esas alınır.

Teknik Hizmetler Sınıfına dahil kadrolarda bulunan

personelden kalkınmada öncelikli yörelere sürekli görevle atananlara, bu

yörelerde fiilen çalıştıkları sürece ayrıca 35 puana kadar ilave yapılabilir.

(Ek paragraf: 21/3/2006 – 5473/3 md.) Teknik Hizmetler Sınıfına dahil kadrolarda bulunan

personelden açık çalışma mahallerinde fiilen çalışanlara, bulundukları kadrolar

esas alınmak suretiyle, çalışılan her gün için belirlenecek oranlarda ve üçer

aylık dönemler itibarıyla toplamı 60 puanı aşmayacak şekilde, dönem sonlarında

ödenmek üzere ek özel hizmet tazminatı verilebilir.”

20. Genel Tebliğ'in ilgili bölümü şöyledir:

“C - II Sayılı Cetvele İlişkin Açıklamalar

...

6- II sayılı Cetvelin (E) Teknik Hizmetler

Bölümünün 6 ncı sırasında, Teknik Hizmetler Sınıfına

ait kadrolarda bulunan personelden; büro, atölye, ısı santralı, laboratuar, tesis (sosyal tesisler dahil), işletme, fabrika

ve hizmet binaları dışında olmak şartıyla arazi, şantiye, inşaat, baraj, park,

bahçe, maden, açık alanlarda kurulu tarım ve hayvancılık uygulama birimleri ve

yol gibi açık çalışma mahallerinde fiilen çalışanlara (belirtilen mahallerde

yapılan kontrollük hizmetleri dahil), çalışılan her gün için %3, %2 ve %1,2

oranlarında ek özel hizmet tazminatı ödeneceği; bu şekilde ödenecek ek özel

hizmet tazminatı toplamının üçer aylık dönemler itibarıyla %60, %40 ve %24

oranlarını aşamayacağı, bu ilave tazminatın kimlere ödeneceğinin ise iş

programları ve çalışma mahallerinin özellikleri dikkate alınarak, üçer aylık

dönemler halinde, ilgili birim amirlerince belirleneceği ve ödemelerin görevin

fiilen yerine getirilmesinden sonra üçer aylık dönem sonlarında yapılacağı

hükme bağlanmıştır.

Buna göre, kadroları Teknik Hizmetler

Bölümünün l ila 4 üncü sırasında sayılanlara, söz konusu ek özel hizmet

tazminatının ödenebilmesi için;

a) Bu personelin büro, atölye, ısı santralı, laboratuar, tesis (sosyal tesisler dahil), işletme, fabrika

ve hizmet binaları gibi “kapalı mahaller” dışında arazi, park, bahçe, şantiye,

inşaat, maden, açık alanlarda kurulu tarım ve hayvancılık uygulama birimleri,

yol, tünel, demiryolu, büyük içme suyu, köprü, kıyı yapıları, baraj v.b. açık çalışma mahallerinde görevlendirilmiş ve bu

mahallerde fiilen çalışmış olmaları,

b) Söz konusu görevlendirmelere ilişkin olarak

ilgili birim amirlerince belirlenen görev ve isimleri ihtiva eden listelerin

ibrazı,

yeterli olacaktır."

B. Uluslararası Hukuk

21. İlgili uluslararası hukuk için bakınız (K.V. [GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, §§

25-35).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 4/10/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Örgütlenme

Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia

23. Başvurucu şube yöneticisi olduğu Sendikanın Belediye

tarafından 2005 yılında yürürlüğe konulan kart sistemine itirazda bulunması

sebebiyle uygulanmaya başlanan mobbing kapsamında

yapılan görevlendirme gereği ofis dışında çalıştığı hâlde ek özel hizmet

tazminatı ödenmemesinin örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

25. Anayasa'nın 51. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları

şöyledir:

"Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin

çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve

geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma,

bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir.

Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.

Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik,

kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile

başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla

sınırlanabilir."

26. Anayasa’nın 51. maddesinde güvenceye bağlanan sendika hakkı,

demokratik toplumun temeli olan örgütlenme özgürlüğünün bir parçasıdır.

Örgütlenme özgürlüğü, bireylerin kendi menfaatlerini korumak için kollektif oluşumlar meydana getirerek bir araya gelebilme

özgürlüğüdür. Bu özgürlük, bireylere topluluk hâlinde siyasal, kültürel, sosyal

ve ekonomik amaçlarını gerçekleştirme imkânı sağlar. Sendika hakkı da çalışanların,

bireysel ve ortak çıkarlarını korumak amacıyla bir araya gelerek örgütlenebilme

serbestliğini gerektirmekte ve bu niteliğiyle örgütlenme özgürlüğünün bir

parçası olarak görülmektedir (AYM, E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015).

27. Sendika hakkı, çalışanların ve çalıştıranların sadece

istedikleri sendikaları kurmaları ve bunlara üye olmaları yolunda bir hakla

sınırlı kalmamakta, aynı zamanda oluşturdukları tüzel kişiliklerin varlığının

ve bu tüzel kişiliklerin kendine özgü faaliyetlerinin de garanti altına

alınmasını içermektedir. Üyelerinin ekonomik, sosyal ve kültürel ortak

menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurulan sendikalar ve bunların

üst kuruluşlarının serbestçe sendikal faaliyetlerde bulunabilmesi, bu kapsamda

iş uyuşmazlığı çıkarması, toplu görüşme ve toplu sözleşme yapması, grev ve

lokavt kararı vermesi ve uygulaması da sendika hakkının gereklerindendir (AYM,

E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015).

28. Sendika hakkı, sendika üyesinin gerek sendikaya üye olması

gerekse mensubu bulunduğu sendikanın faaliyetlerine katılması nedeniyle

yaptırıma uğramamasını da güvence altına almaktadır. Bu durumda bir çalışanın

herhangi bir sendikaya üye olması veya mensubu bulunduğu sendikanın

faaliyetlerine katılması sebebiyle yaptırıma maruz kalması, örgütlenme

özgürlüğüne müdahale oluşturabilir.

29. Derece mahkemelerinde görülen davanın konusu, başvurucuya ek

özel hizmet tazminatı ödenmesi isteminin reddine ilişkin işlemdir. Hukuk İşleri

Müdürlüğünün 12/5/2006 tarihli yazısı, görülen davanın konusunu

oluşturmamaktadır. Başvurucu tarafından sendikacı kişiliğiyle ilgili olarak

ileri sürülen iddiaların daha çok Hukuk İşleri Müdürlüğünün 12/5/2006 tarihli

görevlendirme yazısıyla alakalı olduğu anlaşılmaktadır. Başvuru dilekçesinde

ileri sürülen iddialar, başvurucunun yürüttüğü sendikacılık faaliyeti ile

başvurucuya ek özel hizmet tazminatı ödenmemesi yolunda tesis edilen işlem

arasında bağ kurulabilmesi bakımından yeterli bir temel sağlamamaktadır. Zira

başvurucu tarafından açılan dava, başvurucunun ofis dışında çalışmış olması

koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucunun ofis

dışında çalışma koşulunu sağlamadığı hususu sendikacı kişiliğinden bağımsız

olarak yapılan hukuki bir değerlendirmedir. Derece mahkemelerinin, başvurucunun

sendikacı kişiliğini dikkate alarak bu sonuca ulaştığı yolunda bir iddiası

bulunmadığı gibi bu kanaate varılmasını temin edecek herhangi bir veri de

dosyada yer almamaktadır. Bu durumda başvurucuya ek özel hizmet tazminatı

ödenmemesinin sendikal faaliyette bulunması sebebine dayandığı iddiasının ve

dolayısıyla örgütlenme özgürlüğüne müdahalenin varlığının kanıtlanamadığı

sonucuna ulaşılmaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu, Hukuk İşleri Müdürlüğünün 12/5/2006 tarihli

yazısıyla kendisine verilen görevlerin ofis dışında çalışmayı gerektirdiğini ve

bu çerçevede 2006 yılı Temmuz ayı sonuna kadar sahada çalıştığını ileri

sürmüştür. Genel Tebliğ uyarınca da ek özel hizmet tazminatı ödenmesinin

koşullarının oluştuğunu savunan başvurucu, Mahkemenin yeterli inceleme yapmadan

ofis hizmetlerinde çalışıldığı gerekçesiyle davayı reddetmesinin hukuka aykırı

olduğunu belirterek adil yargılanmadığına dair şikâyette bulunmuştur. Başvurucu

ayrıca davalı idarenin savunma yazılarının tebliğ edilmediğini belirtmiştir.

Başvurucu son olarak yargılamanın makul süreyi aştığından da yakınmıştır.

.

2. Değerlendirme

32. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi" kenar

başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, Anayasanın uygulanması

ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi

açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı

başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar

verebilir."

a. Anayasal ve Kişisel

Önemden Yoksun Olma Kriterine İlişkin Genel İlkeler

33. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasında herkesin

bireysel başvuru hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Buna karşılık yukarıda

yer verilen Kanun maddesinde (bkz. § 32) anayasal ve kişisel önemi düşük olan

veya bulunmayan başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm

altına alınmıştır. Anılan düzenlemenin kaynağı, hâkimin küçük/önemsiz işlerle

uğraşmaması gerektiğini ifade eden kadim "De minimis

non curat praetor" ilkesidir. Bu ilkenin temelinde yatan

düşüncelerden biri mahkemelerin asıl işlevlerine odaklanmalarını sağlamak ve

buna engel teşkil edecek olan önem derecesi düşük davaların ve başvuruların iş

yükü oluşturmasını önlemektir (K.V.,

§ 47).

34. Anılan hükümle anayasal ve kişisel önemden yoksun

başvuruların esastan incelenmemesine imkân tanıyan kabul edilebilirlik ek

kriteri getirilmiştir. Dolayısıyla diğer tüm kabul edilebilirlik kriterlerini

taşısa hatta esas hakkında incelemeye geçildiğinde ihlal kararı verilebilecek

nitelikte olsa bile Kanun’da belirtilen nitelikteki bir başvuru kabul edilemez

bulunabilecektir (K.V., § 55).

Kanun’da anayasal ve kişisel önemden yoksun başvuruların kabul edilemez

bulunabilmesi için iki koşul öngörülmüştür: “Anayasal önem” olarak

adlandırılabilecek olan birinci koşul "başvurunun Anayasa’nın uygulanması

ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi

açısından önem taşımaması”, “kişisel önem” olarak adlandırılabilecek olan

ikinci koşul ise “başvurucunun önemli bir zarara uğramaması”dır

(K.V., § 57).

35. Anayasal önem koşulunun uygulanmasıyla ilgili olarak kanun

koyucu “Anayasa’nın uygulanması açısından önem taşıma”, “Anayasa’nın

yorumlanması açısından önem taşıma” ve “temel hakların kapsamının ve sınırlarının

belirlenmesi açısından önem taşıma” şeklinde üç unsur belirlemiş olmakla

birlikte temel hak ve özgürlüklerle ilgili Anayasa hükümlerinin yorumlanması

işin doğası gereği temel hak ve özgürlüklerin kapsamının ve sınırlarının

belirlenmesini de içermektedir. Bu nedenle anayasal önemin, temel hak ve

özgürlüklere ilişkin Anayasa hükümlerinin “yorumlanması” ve “uygulanması”

açısından önem taşıma şeklinde ifade edilebilecek iki unsurunun bulunduğunu

kabul etmek gerekir (K.V., § 61).

36. İşin doğası ve kanun metni dikkate alındığında bir

başvurunun anayasal öneminin bulunduğu sonucuna varılabilmesi için onun bu iki

unsurdan biri açısından önem taşımasının yeterli olduğu anlaşılmaktadır (K.V., § 62). Anayasa hükümlerinin

yorumlanması açısından önem taşıma unsurunun başta Anayasa Mahkemesinin

bireysel başvuru yoluyla daha önce yorumlamadığı meseleleri kapsadığında kuşku

bulunmamaktadır. Bununla birlikte Mahkeme, bir meseleyle ilgili olarak daha

önce Anayasa’nın ilgili hükümlerini yorumlamış olsa bile değişen durumları

dikkate alarak yeniden yorumlama ihtiyacı duyabilir. Bu durumda da o meseleye

ilişkin başvurunun anayasal öneminin bulunduğunu kabul etmek gerekir(K.V., § 63).

37. Anayasa’nın uygulanması açısından önem taşıma unsuru ise

özellikle Mahkemenin Anayasa hükümleriyle ilgili yorumu ile kamu makamları ve

derece mahkemelerinin uygulamaları arasındaki farklılıkta kendisini gösterir.

Ancak her uygulama farklılığı, başvurunun Anayasa’nın uygulanması açısından

“önemli” olduğu anlamına gelmez. Anayasa hükümlerinin uygulanması açısından

başvurunun önem taşıdığının söylenebilmesi için kamu makamları ve derece

mahkemelerinin belli bir meseleye ilişkin uygulamalarının Anayasa Mahkemesi

yorumlarından farklı olması ve bu farklılığın da önemli olması gerekir (K.V., § 64).

38. Kişisel önemin bulunmaması koşulu, başvurucunun önemli bir

zarara uğramamış olmasını ifade eder. Bu koşul, somut olayın başvurucunun

kişisel durumu üzerindeki olumsuz etkisinin derecesiyle ilgilidir. Somut olayda

ortaya çıkan kişisel zararın önemli olup olmadığını başvurucunun subjektif algısı belirlemez. Bu husus başvurucunun içinde

bulunduğu koşullar da dâhil olmak üzere her olayın kendine özgü koşulları

dikkate alınarak ve objektif verilerden hareket edilerek Anayasa Mahkemesi

tarafından değerlendirilir (K.V.,

§§ 66, 67).

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

39. Başvuru konusu olayda başvurucu tarafından ek özel hizmet

tazminatı ödenmesi istemiyle yapılan idari başvurunun zımnen reddine ilişkin

işleme karşı açılan davada verilen kararın sonucu itibarıyla hukuka aykırı

olması, bu davada davalı idarenin savunmalarının tebliğ edilmemesi ve

yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

şikâyetinde bulunulmuştur.

40. Anayasa Mahkemesi daha önce önüne gelen birçok başvuruda,

mahkeme kararlarının sonucu itibarıyla hukuka aykırı olduğuna ilişkin

şikâyetler ile çelişmeli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve yargılamada

makul sürenin aşıldığına ilişkin şikâyetleri incelemiş; bu şikâyetler bağlamında

adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğini belirlemiş; bu konuda uygulamaya

yön verebilecek zenginlikte içtihat oluşturmuştur (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013; Faik Gümüş, B. No: 2012/603, 20/2/2014; Abdullah Özen, B. No: 2013/4424, 6/3/2014;

Güher Ergun ve diğerleri, B. No:

2012/13, 2/7/2013; B.E., B. No:

2012/625, 9/1/2014; Selahattin Akyıl,

B. No: 2012/1198, 7/11/2013; Nesrin Kılıç,

B. No:2013/772, 7/11/2013; Mehmet Salih

Ayyıldız, B. No: 2012/397, 17/11/2014).

41. Somut başvuruda dile getirilen benzer şikâyetlerin Anayasa

Mahkemesince daha önce incelendiği ve ilgili Anayasa kurallarının yorumlandığı

anlaşılmaktadır. Buna göre Mahkemenin sıklıkla uygulanmış açık bir içtihadının

bulunduğu, mahkeme kararının sonucu itibarıyla hukuka aykırı olduğu şikâyeti

ile çelişmeli yargılanma hakkının ihlal edildiği ve yargılamanın makul süreyi

aştığı şikâyetlerini içeren başvurunun genel bir soruna işaret etmediği gibi

Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının

belirlenmesi açısından da önem taşıdığının ortaya konulamadığı sonucuna

varılmaktadır.

42. Başvurucu tarafından dava konusu edilen idari işlemin

içeriğindeki ek özel hizmet tazminatının miktarı 98,05 TL'dir. Objektif olarak

bakıldığında bu tutarın yasal faiz eklenmiş hâlinin dahi yüksek olmadığı

açıktır. Başvurucu tarafından da bu miktarın, mali durumunu ciddi anlamda

etkilediği ve kendileri için önemli olduğu hususunda herhangi bir açıklama

yapılmamıştır. Bu nedenle başvuru konusu miktarın başvurucu açısından önemli

bir zarara yol açtığı kanaati edinilememiştir. Tüm bunlar birlikte

değerlendirildiğinde 98,05 TL ek özel hizmet tazminatının başvurucular

açısından önemli bir zarar doğurmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

43. Öte yandan davanın konusunu teşkil eden 98,05 TL ek özel

hizmet tazminatının ödenmemesinin önemli zarara neden olmadığı sonucuna

ulaşılmış olması karşısında, bu tutara ilişkin yargılamanın makul süreyi

aştığına ve yargılamada çelişmeli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

şikâyetler yönünden de aynı sonuca ulaşmak gerekir.

44. Açıklanan gerekçelerle anayasal ve kişisel önemden yoksun

olduğu anlaşılan başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

4/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Ayhan KILIÇ

Başvurucu

:

Oğuz ZENGİN

Vekili

:

Av. Metin

İRİZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/156, 4 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. A - Özel Hizmet Tazminatı
  9. B. Uluslararası Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Örgütlenme
  12. B. Adil Yargılanma
  13. B. No:2013/772, 7/11/2013; Mehmet Salih
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  15. Yıldırım
  16. Özgüldür
  17. Akıncı
  18. Topal
  19. M. Emin KUZ
  20. İriz
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/156
Tarih
4 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Çağlar Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/6835)
  • İrfan Çinkaya Başvurusu (B. No: 2014/11854)
  • İsmail Hakkı Bulunmaz Başvurusu (B. No: 2014/2960)
  • Bilal Güler ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/12926)
  • Haci Boğatekin Başvurusu (B. No: 2014/18101)
  • Mehmet Kılınç Başvurusu (B. No: 2014/13473)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.