İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Okan Karakaş Başvurusu (B. No: 2015/2094)

1. Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul

Başvuru No2015/2094Tarih10 Ekim 2018Okuma11 dk · 2.101 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Okan Karakaş Başvurusu

Karar tarihi
10 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/2094
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.101 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul

süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın

makul sürede bitirilememesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve

bu kapsamda bildirilen görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 27/12/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve

30/12/2009 tarihinde tasarlayarak kasten öldürme suçundan Balıkesir 2. Sulh

Ceza Mahkemesince tutuklanmıştır.

9. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma

sonunda 23/3/2010 tarihli iddianameyle başvurucu hakkında kasten öldürme,

kasten öldürmeye teşebbüs, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve

Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından

cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve yargılamaya Balıkesir 2. Ağır

Ceza Mahkemesinin E.2010/59 sayılı dosyası üzerinden başlanmıştır.

10. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2010 tarihli

iddianamesiyle bir kısım sanık ve başvurucu hakkında kasten öldürmeye teşebbüs,

mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (silahla ateş

ederek) ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan davanın

yargılamasına ise Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/267 sayılı dosyası

üzerinden başlanmış; Mahkemenin 8/1/2011 tarihli kararı ile dosya aynı

Mahkemenin E.2010/59 sayılı dosyası ile birleştirilerek yargılamaya bu dosya

üzerinden devam olunmuştur.

11. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince E.2010/59 sayılı dosya

üzerinden yapılan yargılama sonunda 22/2/2011 tarihli kararla dokuz sanık

hakkında çeşitli hükümler kurulmuştur. Başvurucunun ise kasten öldürme suçundan

ağırlaştırılmış müebbet hapis, (üç ayrı) kasten öldürmeye teşebbüs suçundan toplam

33 yıl hapis, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan 2 yıl hapis ve 1.200

TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutukluluğunun

devamına karar verilmiş; (iki ayrı) kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden ise

hakkında beraat ve düşme kararları verilmiştir.

12. Anılan karar temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Ceza Dairesince

28/11/2012 tarihinde hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararı

üzerine yargılamaya Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/261 sayılı

dosyası üzerinden -başvurucu yönünden- tutuklu olarak devam olunmuştur.

13. Öte yandan Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği

fezleke üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga 250. madde ile

görevli) 10/5/2011 tarihli iddianameyle birçok sanık hakkında çeşitli suçlardan

kamu davası açılmıştır. Aynı iddianameyle başvurucu hakkında da suç işlemek

amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan dava açılmış ve davanın

yargılamasına İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde E.2011/115 sayılı dosya

üzerinden başlanmıştır.

14. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 17/1/2013 tarihinde

dosyanın -bağlantılı olduğu gerekçesiyle- İstanbul Ceza Mahkemesinin E.2011/149

sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiş, anılan Mahkeme de bu dosyayı

tefrik ederek İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2011/115 sayılı dosyası ile

birleştirmiştir. Bu Mahkemenin kanun değişikliği sonucunda kapatılması üzerine

başvurucu hakkındaki dava tekrar Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiş

ve yargılamaya Mahkemenin E.2014/100 sayılı dosyası üzerinden tutuklu olarak

devam olunmuştur.

15. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 26/12/2014 tarihinde

başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucunun bu

karara yönelik itirazı, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince 7/1/2015 tarihinde

reddedilmiştir. Anılan karar, başvurucuya 20/1/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve

başvurucu 4/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

16. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 1/7/2015 tarihinde

başvurucunun kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, (üç ayrı)

kasten öldürmeye teşebbüs suçundan toplam 33 yıl hapis, suç işlemek amacıyla

kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan 1 yıl 3 ay hapis, 6136 sayılı Kanun'a

muhalefet etme suçundan 2 yıl hapis ve 1200 TL adli para cezaları ile

cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme hükümle birlikte başvurucunun

tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir.

17. Kararın temyizi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay 1. Ceza

Dairesince 8/5/2017 tarihinde, bir kısım eksiklikler giderildikten sonra ek tebliğname düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın

mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar

verilmiştir. Eksiklikler giderildikten sonra anılan karar, Yargıtay 1. Ceza

Dairesinin 30/5/2018 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

19.

5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde

karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat

isteminde bulunulabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 10/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu; yargılama boyunca tahliye taleplerinin kabul

edilmediğini, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul süreyi

aştığını ileri sürerek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini

iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca kendisiyle aynı suçtan yargılanan kişilerin

tahliye edilmesine karşın tutukluluğunun devam ettirilmesinin eşitlik ilkesine

aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

22. Başvurucunun tutukluluğun uzun sürdüğü ve makul süreyi

aştığına ilişkin şikâyetinin Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir. Öte yandan

başvurucunun Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal

edildiğine yönelik iddiasının soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp

mutlaka bireysel başvuru kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle

bağlantılı olarak ele alınması gerekmektedir. Buna göre kendisiyle benzer

durumdaki başka kişilere yapılan muamele ile kendisine yapılan muamele arasında

bir farklılığın bulunduğunu ve bu farklılığın meşru bir temeli olmaksızın ırk,

renk, cinsiyet, din, dil vb. ayrımcı bir nedene dayandığını makul delillerle

ortaya koyamayan başvurucunun eşitlik ilkesinin ihlali iddiası esas olarak kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkı çerçevesinde ele alınmalıdır (Aynı yöndeki

değerlendirme için bkz. Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §§

33, 34).

23. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

24.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

25. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru

yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece

mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve

bir çözüme kavuşturulması esastır. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi

hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru

yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).

26. Ancak tüketilmesi gereken başvuru yollarının ulaşılabilir

olmasının yanında telafi kabiliyetini haiz olması ve tüketildiklerinde

başvurucunun şikâyetlerini gidermede makul başarı şansı tanıması gerekir.

Dolayısıyla mevzuatta bu yollara yer verilmesi tek başına yeterli olmayıp

uygulamada da etkili olduğunun gösterilmesi ya da en azından etkili olmadığının

kanıtlanmamış olması gerekir (Ramazan Aras,

B. No: 2012/239, 2/7/2013, § 29).

27. Devam eden tutukluluğun hukuka aykırı olduğu iddiasıyla

yapılan bireysel başvurularda şikâyetlerin temel amacı, tutukluluğun hukuka

aykırı olduğunun ya da devamını haklı kılan sebep veya sebeplerin

bulunmadığının tespitidir. Bu tespit yapıldığı takdirde buna bağlı olarak

ilgilinin tutukluluk hâlinin devamına gerekçe olarak gösterilen hukuki

sebeplerin varlığı sona erecek ve böylece kişinin serbest kalmasının yolu açılabilecektir.

Dolayısıyla belirtilen nedenlerle ve serbest bırakılmayı temin edebilecek bir

karar alma amacıyla yapılacak bireysel başvuruların olağan kanun yolları

tüketilmek şartıyla ve tutukluluk hâli devam ettiği sürece yapılabilmesi

mümkündür. Ancak başvurucu hakkında ilk derece mahkemesinde mahkûmiyet kararı

verilmiş ise bireysel başvuru açısından talep hukuka aykırılığın tespiti ve

tazminatla sınırlı kalacaktır (Korcan Pulatsü, B. No: 2012/726, 2/7/2013, §§ 30, 31).

28. Kişi serbest bırakılmadan yargılandığı davada ilk derece

mahkemesinin kararıyla mahkûm olmuşsa mahkûmiyet tarihi itibarıyla kişinin

tutukluluk hâli sona erer. Çünkü bu durumda kişinin hukuki durumu suç isnadına bağlı olarak tutuklu olma

kapsamından çıkmaktadır. Bu açıdan mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması

ayrıca gerekmez (Korcan Pulatsü, § 33).

29. Tutukluluk hâli sona erdikten sonra tutuklamanın hukuki

olmadığını veya tutuklama süresinin makul olmadığını iddia eden başvurucunun

devam eden tutukluluk hâlinden farklı olarak iddia edilen ihlalin tespitini ve

tazminat ödenmesini sağlayabilecek bir hukuk yolu mevcut ise bu yolu tüketmesi

gerekir (Hamit Kaya, B. No:

2012/338, 2/7/2013, § 46).

30. 5271 sayılı Kanun'un tazminat isteminin düzenlendiği 141.

maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre kanunlarda belirtilen koşullar dışında

yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilenler ile kanuna

uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna

çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişilerin maddi ve

manevi her türlü zararlarını devletten isteyebileceklerine ilişkin hükümlerin

bu hususta bir başvuru mekanizması öngördüğü anlaşılmaktadır. Bununla birlikte

aynı Kanun'un tazminat isteminin koşullarının düzenlendiği 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrasında karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine

tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya

hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde

bulunulabileceği belirtilmektedir.

31. Bu yol bir yandan başvurucunun maruz kaldığı tutukluluk

süresinin makul olup olmadığının tespiti, diğer yandan da uğradığı zararın

tazmini imkânını sağlamaktadır. Bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi

ile öngörülen hukuk yolu başvurucunun şikâyetleri açısından erişilebilir ve

elverişli bir çözüm olanağı ile makul ölçüde bir başarı imkânı sunmaktadır (Hamit Kaya, § 48).

32. Somut olayda başvurucu, isnat edilen suçlar nedeniyle

30/12/2009 tarihinde tutuklanmıştır. İlk derece mahkemesi, yargılama sonunda

1/7/2015 tarihli kararı ile başvurucunun müebbet hapis, 36 yıl 3 ay hapis ve

1200 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar vermiş; anılan

mahkûmiyet hükümleri temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 1. Ceza Dairesinin

30/5/2018 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

33. Başvurucu, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği

tarihten itibaren 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesine dayanarak süresi içinde

tazminat talebinde bulunma imkânına sahiptir. Mahkûmiyet kararının

kesinleşmesiyle birlikte tutukluluk sürecine ilişkin olarak sadece tazminat

talebinde bulunabileceği dikkate alındığında bu talep yönünden etkin ve

erişilebilir bir çözüm imkânı sunan hukuk yolu tüketilmeksizin bireysel

başvuruların incelenmesi, bireysel başvuru yolunun ikincilliği ilkesi gereği

mümkün değildir (Hamit Kaya, §

49). Öte yandan bireysel başvurunun karara bağlandığı tarih itibarıyla

başvurucunun anılan tazminat yolunu tüketmesi için 5271 sayılı Kanun'un 142.

maddesinde öngörülen dava açma süresi de geçmemiştir.

34. Açıklanan gerekçelerle tutukluluğun yasal veya makul süreyi

aştığı iddiasının yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru konusu

yapıldığı anlaşıldığından başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

35. Başvurucu, yargılamanın uzun sürdüğünü belirterek makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

36. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair

Kanun'a göre kurulan Komisyon, aynı Kanun'un 2. maddesi uyarınca ceza hukuku

kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku

kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı veya mahkeme

kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği iddialarıyla

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuruları incelemekle görevlidir.

37. 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle

6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddeye göre benzer iddialarla Anayasa

Mahkemesine yapılan ve münhasıran bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih

itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan bireysel başvuruların da Adalet

Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu (Komisyon) tarafından incelenerek

karara bağlanması öngörülmüştür.

38. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, §§ 16, 17).

39. Anayasa Mahkemesi yakın zamanda verdiği Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018) kararında Komisyona

başvuru yolunun düzenleniş şekli itibarıyla ulaşılabilir, makul bir başarı

şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesine sahip olup olmadığını

belirtmiş ve bireysel başvuru yoluna başvurmadan önce tüketilmesi gereken

etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Ferat Yüksel).

40. Somut olayda bu içtihattan ayrılmayı gerektiren bir durum

söz konusu değildir. Buna göre (Komisyona) başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna varılmıştır.

41. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında tutukluluğun

makul ve azami süreyi aştığına ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

C. Başvurucunun ilgili idari veya yargısal mercilere başvuru

yapması hususunda MUHTARİYETİNE 10/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör

:

Murat

BAŞPINAR

Başvurucu

:

Okan KARAKAŞ

Vekili

:

Av. Murat

SOMUNCUOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/2094, 10 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kişi Hürriyeti ve
  9. B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal
  10. C. Başvurucunun ilgili idari veya yargısal mercilere başvuru
  11. Yıldırım
  12. Kömürcü
  13. Akıncı
  14. Topal
  15. Başpınar
  16. Somuncuoğlu
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/2094
Tarih
10 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Mehmet Saraç Başvurusu (B. No: 2015/20122)
  • Gültan Kışanak Başvurusu (B. No: 2017/22108)
  • Emine Sonsuz ve Sedat Sonsuz Başvurusu (B. No: 2015/3786)
  • Feray Uluğ Başvurusu (B. No: 2015/11005)
  • Halim Alper ve Ömer Alper Başvurusu (B. No: 2015/7448)
  • Yasemin Dinç Başvurusu (B. No: 2015/14796)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.