İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ömer Kara Başvurusu (B. No: 2014/5004)

1. Başvuru, avukat olan başvurucu tarafından vekâleten açılan

Başvuru No2014/5004Tarih8 Haziran 2016Okuma10 dk · 2.000 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ömer Kara Başvurusu

Karar tarihi
8 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/5004
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.000 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, avukat olan başvurucu tarafından vekâleten açılan

kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında lehe hükmedilen nispi

vekâlet ücretinin karar düzeltme aşamasında maktu olarak değiştirilmesi

nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/4/2014 tarihinde İstanbul 20. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 30/1/2015 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuruya ilişkin bir görüş

bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu avukat olup K.Ç. ve arkadaşları adına vekâleten

Millî Savunma Bakanlığı aleyhine 2/12/2009 tarihinde Çerkezköy 2. Asliye Hukuk

Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası

açmıştır.

8. Mahkemece 23/5/2012 tarihli ve E.2009/915, K.2012/250 sayılı

karar ile davanın kabulüne, 250.101 TL'nin davalıdan tahsiline, 19.456,06 TL

nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar

verilmiştir.

9. Temyiz edilen karar, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 22/5/2013

tarihli ve E.2013/5537, K.2013/10232 sayılı ilamıyla onanmıştır.

10. Karar düzeltme talebi üzerine aynı Dairenin 16/1/2014

tarihli ve E.2013/22119, K.2014/593 sayılı ilamıyla “4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanununun geçici 6. maddesinde değişiklik yapan ve 11/06/2013 tarihinde

yürürlüğe giren 24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile

'kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında mahkeme ve icra

harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen

şekilde maktu olarak belirlenir. ... açılan ve kesinleşmeyen davalarda da

uygulanır.' hükmünün getirilmiş olduğu gözetildiğinde, harç ve vekalet ücretininmaktu olarak hüküm altına alınması gerektiği”

belirtilerek temyiz edilen kararın hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin

fıkrasındaki 19.456,06 rakamın çıkarılarak yerine 1.200 rakamı yazılmak

suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

11. Karar, davacılar vekili sıfatıyla başvurucuya 12/3/2014

tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu 9/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

13. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 323. maddesi şöyledir:

“(1) Yargılama giderleri şunlardır:

…

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak

vekâlet ücreti.

…”

14. 6100 sayılı Kanun’un 326. maddesi şöyledir:

“(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama

giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı

çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre

paylaştırır.

(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise

mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.”

15. 6100 sayılı Kanun’un 330. maddesi şöyledir:

“(1) Vekil ile takip edilen davalarda

mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine

hükmedilir.”

16. 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164.

maddesi şöyledir:

“Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının

karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.

…

Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak

karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin

borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”

17. 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na

18/6/2010 tarihli ve 5999 sayılı Kanun'la eklenen geçici 6. maddenin 24/5/2013

tarihli ve 6487 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle eklenen yedinci fıkrası ile 10.

fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:

“Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme

ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri bedel tespiti davalarında

öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.

...

Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya

kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bu

maddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 8/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat

davasında vekil olarak temsil ettiği davacılar lehine hükmedilen ve nispi

olarak belirlenen 19.456,06 TL tutarındaki vekâlet ücretinin 6487 sayılı Kanun

ile 2942 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle

karar düzeltme aşamasında 1.200 TL olarak (maktu) düzeltildiğini, yargılamanın

makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle değişen kanun hükümlerinin kendisi

aleyhine sonuç doğurduğunu belirterek somut bir anayasal hakka veya hükme

dayanmadan kazanılmış haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek

Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü

tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

21. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar” kenar başlıklı 46. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı

ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı

doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir”

22. 6216 sayılı Kanun'un 46.

maddesinde kimlerin bireysel başvuru yapabileceği sayılmış olup anılan maddenin

(1) numaralı fıkrasına göre bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön

koşullar, başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü

eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı başvurucunun "güncel bir hakkının ihlal

edilmesi", bu ihlalden dolayı kişinin "kişisel olarak" ve

"doğrudan" etkilenmiş olması ve bunların sonucunda başvurucunun

kendisinin "mağdur" olduğunu ileri sürmesidir (Onur Doğanay, B. No: 2013/1977,9/1/2014, §

42).

23. Bu üç temel koşula ilave olarak 6216 sayılı Kanun'un 45.

maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre Anayasa Mahkemesine ancak Anayasa'da

güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi (Sözleşme) ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller

kapsamındaki herhangi birinin ihlal edildiği iddiasıyla başvurulabilir. Buradan

çıkan sonuca göre Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerden, Sözleşme ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller

kapsamında bir hakkı doğrudan etkilenmeyen kişi "mağdur" statüsü

kazanamaz (Onur Doğanay, § 43).

24. Başvuruya konu kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat

istemine ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın mahiyeti gereği,

hukuk yargılamasına ilişkin usul kurallarının dolayısıyla 6100 sayılı Kanun’un

hükümlerinin esas alınacağı kuşkusuzdur.

25. 6100 sayılı Kanun'un 326. maddesinde kanunda yazılı hâller

dışında yargılamagiderlerinin, aleyhine hüküm verilen

taraftan alınmasına karar verileceği kurala bağlanmıştır. Anılan hüküm uyarınca

yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmesiyle haksız ya

da hukuka aykırı iş ya da işlemler nedeniyle maddi bir külfete katlanan şahsın

zararının giderilmesi amaçlanmaktadır. Diğer bir ifadeyle yapılan yargılama

giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmek suretiyle bir davanın

tarafı olan kişinin yapılan yargılama sonunda haklı çıkması hâlinde söz konusu

yargılama nedeniyle yaptığı giderlerin kendisine iade edilmesi ve böylece

hakkına tamamen kavuşması amaçlanmaktadır. Vekâlet ücreti de davada haksız

çıkan tarafın diğer tarafı vekil tutmak zorunda bırakmış olması nedeniyle

yargılama gideri olarak sayılmıştır.

26. 6100 sayılı Kanun’un 330. maddesinde de takdir olunacak

vekâlet ücretine taraf lehine karar verileceği açıkça ifade edilmiştir.

27. Öte yandan 1136 sayılı Kanun’un 164. maddesinin beşinci

fıkrasında yer alan “Avukatla iş sahibi

arasında aksine yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa

yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir.” hükmü, 2/5/2001 tarihli

ve 4667 sayılı Kanun’un 77. maddesiyle yapılan değişiklikle “dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı

tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir.” şeklinde

değiştirilmiştir.

28. Vekâlet ücreti; savunma hakkının en önemli parçası olan

hukuki danışmanlık görevinin, konunun uzmanı hukukçular tarafından yapılmasının

doğal bir sonucudur. Avukatların mesleklerini serbestçe ve herhangi bir kaygı

olmadan yapabilmeleri için yaptıkları hizmetin karşılığı olan makul bir ücret

almaları gerekir. Ancak vekâlet ücretinin davayı takip eden avukata ait olduğu

yasal güvence altına alınmış olsa da bu durum avukatlık ücretinin vekil ile

müvekkil arasındaki bir iç sorun olma niteliğini ve avukatlık ücretinin kişisel

hak olma özelliğini değiştirmemektedir (AYM, E.2004/8, K.2004/28, 3/3/2014).

29. 6100 sayılı Kanun'un 330. maddesinin gerekçesinde, genel

hükümlere göre avukat ile iş sahibi arasında düzenlenen vekâlet sözleşmesi

çerçevesinde avukatın aldığı ücretten farklı olarak vekâlet ücretinin, davada

haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda diğer yargılama

giderlerinin dışında lehine hükmedilen bir tutar olduğu, bu ücretin Avukatlık

Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanacağı ve

yargılama giderleri kapsamında olduğu belirtilmiştir. Maddenin gerekçesinde

ayrıca 1136 sayılı Kanun’un 164. maddesinin beşinci fıkrasında geçen “Vekâlet ücreti avukata aittir.” hükmünün

kararın taraflar için oluşturulduğu ve onların lehlerine ve aleyhlerine sonuç

yaratacağı prensibinin uygulanmasına engel olmadığı, 1136 sayılı Kanun’daki

hükmün avukat ile müvekkil arasındaki hukuki ilişkide geçerli olacağı,

düzenlemede geçen vekâlet ücretinin avukatla müvekkili arasında yapılan

sözleşmede geçen ücret olmadığı, mahkemece taraf lehine hükmedilen yargılama

giderleri kapsamında bir ücret olduğu belirtilmiştir (Atilla İnan, B. No: 2012/615, 21/11/2013,

§ 26).

30. 6100 ve 1136 sayılı Kanunların bahsedilen hükümleri önceki

ve sonraki kanun ilişkisi çerçevesinde incelendiğinde ise 6100 sayılı Kanun’un

1136 sayılı Kanun’dan daha yeni tarihli olduğu ve üstelik 6100 sayılı Kanun’un

330. maddesinin gerekçesinde, 1136 sayılı Kanun’un 164. maddesinin nasıl

anlaşılması gerektiği izah edilerek bir anlamda 164. maddenin beşinci fıkrası

hükmünün anlamının değiştirildiği anlaşılmaktadır. Konu özel ve genel kanun

ilişkisi çerçevesinde incelendiğinde ise 1136 sayılı Kanun’un adından da

anlaşılacağı üzere avukatlık mesleği konusunda özel kanun olduğu, bunun yanında

6100 sayılı Kanun’un “Yargılama Giderleri ve

Adli Yardım” başlıklı yedinci kısmında mahkemelerce hükmedilen

vekâlet ücretiyle ilgili hükümlerin yer aldığı dolayısıyla yargılama gideri

olan ve mahkemelerce hükmedilen vekâlet ücreti konusunda özel kanunun da 6100

sayılı Kanun olduğu görülmektedir (Atilla

İnan, § 27).

31. Her ne kadar 1136 sayılı Kanun'un 164. maddesinin beşinci

fıkrasında dava sonunda karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait

olacağı belirtilmiş ise de bu madde avukat ile iş sahibi arasındaki ilişki

açısından uygulama alanı bulur. Yargıtay da mahkemelerce hükmedilen vekâlet

ücretinin yargılama giderlerinden olup tarafların hak ve yükümlülükleri

kapsamında olduğunu ve 1136 sayılı Kanun’un 164. maddesinde yer alan söz konusu

hükmün ise vekille asil arasında çıkması muhtemel uyuşmazlıkları düzenlemek

amacıyla öngörüldüğünü belirtmiştir (Feyzi

Yavuz, B. No: 2014/667, 9/3/2016, § 28).

32. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7/4/2004 tarihli ve

E.2004/12-213, K.2004/215 sayılı kararı şöyledir:

“HUMK'nın 423/6.

maddesinde avukatlık ücreti, yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Aynı

Yasa'nın 424. maddesinde de yargılama gideri olarak hükmolunan avukatlık

ücretinin ancak (yargılamanın tarafları) arasında geçerli olacağı

belirtilmiştir. Ayrıca, 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesinde; (dava

sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti

avukata aittir.) hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm vekil ile müvekkil arasında

çıkacak ve iç ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıkları düzenlemek amacıyla

öngörülmüştür. Somut olayda alacaklı, müvekkili lehine hükmedilen vekâlet

ücretini kendi adına, karşı taraf olan T. H... B...'ndan genel haciz yoluyla talep etmektedir. Yukarıda

açıklandığı üzere ilamdaki vekâlet ücreti vekille asil arasındaki iç ilişkiyi

ilgilendirdiğinden vekil ancak alacaklı asil adına vekâlet ücreti alacağını

borçludan isteyebilir.”

33. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/4/2015 tarihli ve

E.2013/12-2065, K.2015/1291 sayılı kararı da benzer yöndedir.

33. Bu durumda 6100 sayılı Kanun ve yerleşik yargısal içtihatlara

göre mahkemelerin yargılama giderleri kapsamında hükmettikleri vekâlet

ücretinin taraflar lehine bir hak ya da aleyhine bir yükümlülük doğurduğu

anlaşılmaktadır (Atilla İnan, §

29).

34. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de bir başvurucunun,

kendisinin taraf olmadığı yargılamada gerçekleşen bir ihlale ilişkin olarak o

yargılamada taraflardan birinin temsilcisi olarak hareket etmiş olsa bile

şikâyette bulunamayacağını vurgulamıştır (Nespala/Çek Cumhuriyeti (k.k.), B. No:

68198/10, 24/10/2013).

35. Anayasa ve 6216 sayılı Kanun’un yukarıda bahsedilen

hükümleri dikkate alındığında bireysel başvuruda bulunacakların başvuruya konu

kamu gücü işlemi, eylemi ya da ihmalinden kişisel olarak doğrudan etkilenmiş

olmaları gerekir.

36. Hukuk yargılamasında avukatla temsil edilip de davası lehine

sonuçlananlar için hükmedilen vekâlet ücreti, 6100 sayılı Kanun ve yerleşik

yargısal içtihatlara göre davada tarafı temsil eden avukatın değil davası

lehine sonuçlanan tarafın güncel ve kişisel bir hakkı olacaktır (Atilla İnan, § 33).

37. Başvuru konusu olayda başvurucu, ihlal iddiasına konu hukuk

yargılamasında davanın tarafı olmayıp davanın taraflarından davacı yanın

avukatı olduğundan ve davanın konusu vekâlet ücreti olmadığından vekâlet

ücretinin yargılama devam ederken yapılan yasal değişiklik nedeniyle nispi

yerine maktu vekâlet ücreti olarak belirlenmesi, başvurucunun güncel ve kişisel

bir hakkını doğrudan etkilememiştir. Bir başka ifadeyle başvurucu, somut davada

nispi yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi işleminin mağduru değildir. Bu

işlemden dolaylı olarak etkilenmek başvurucuya mağdur statüsü kazandırmaz. Bu

durumda söz konusu işlemin başvurucunun haklarına bir müdahale oluşturduğu

söylenemez. İşlemin mağduru olmayan başvurucunun bu işlem aleyhine bireysel başvuru

yapma hakkı bulunmamaktadır (Atilla İnan,

§ 34).

38. Açıklanan gerekçeyle başvurucunun mağdur sıfatı taşımadığı

anlaşıldığından başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun kişi bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

8/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Recep

KÖMÜRCÜ

Alparslan

ALTAN

Muammer

TOPAL

Raportör : Kamil KAYA Başvurucu : Ömer KARA

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/5004, 8 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Başvurunun kişi bakımından
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Yıldırım
  14. Özgüldür
  15. Kömürcü
  16. Altan
  17. Topal
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/5004
Tarih
8 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Cem Kağnıcıoğlu Başvurusu (B. No: 2014/1951)
  • Vefa Serdar Başvurusu (B. No: 2014/4217)
  • Asil Öztürk İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Başvurusu (B. No: 2014/1831)
  • Sadettin Tekin Başvurusu (B. No: 2014/3348)
  • Orhan Afacan Başvurusu (B. No: 2014/2266)
  • Mehmet Temizel Başvurusu (B. No: 2014/3044)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.