İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ramazan Şen Başvurusu (B. No: 2014/231)

1. Başvuru, terör örgütü üyeleri tarafından döşenen mayının

Başvuru No2014/231Tarih15 Haziran 2016Okuma9 dk · 1.828 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ramazan Şen Başvurusu

Karar tarihi
15 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/231
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.828 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, terör örgütü üyeleri tarafından döşenen mayının

patlaması neticesinde eşi ve çocuğu öldüğü hâlde bu durum dikkate alınmaksızın

17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların

Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesi

nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma ve mülkiyet haklarının, ret işlemine

karşı açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/1/2014 tarihinde Siirt Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 29/9/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 5/12/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Siirt ili Eruh ilçesi Erenkaya

köyünde ikamet etmekte iken terör nedeniyle yaşadığı köyün boşaltıldığını,

ayrıca eşi ve çocuğunun terör örgütü mensupları tarafından döşenen mayının

patlaması neticesinde17/9/1994 tarihinde öldüğünü, bu özel durumundan

kaynaklanan güvenlik kaygısı nedeniyle köyünü terk etmek zorunda kaldığını

iddia etmiştir.

7. Başvurucu 3/6/2005 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına

giren zararlarının karşılanması talebiyle Siirt Valiliği Zarar Tespit

Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.

8. Komisyon 15/1/2009 tarihli ve 2009/2-4333 sayılı kararında "...müracaatçıya; yığma kargir

ev için 5.710,50 TL, yığma kargir ahır için 3.280,50

TL, bağ için 7.128,00 TL, meyve ağaç için 72,00 TL malvarlığına ulaşamama

nedeniyle oluşan; toplam 16.191,00 TL ödenmesine..." karar

vermiştir.

9. Komisyonun mal varlığı zararına ilişkin belirlediği tazminat

miktarının az olduğu gerekçesiyle başvurucu tarafından Diyarbakır 2. İdare

Mahkemesinde dava açılmıştır.

10. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin 13/1/2010 tarihli ve

E.2009/548, K.2010/83 sayılı kararı ile davanın reddine hükmedilmiştir. Kararın

gerekçesi şöyledir:

“...Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Siirt İli, Eruh İlçesi, Erenkaya Köyü'nde meydana gelen terör olayları nedeniyle

zarar gördüğünü belirten davacının uğramış olduğu zararın 5233 sayılı Yasa

uyarınca tazmini talebiyle davalı idareye başvurduğu, bu başvurunun Siirt

Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması

Komisyonu’nun 15.01.2009 tarih ve 2009/2-4333 sayılı işlemi ile 16.191,00-TL

ödenmesine karar verilmesi üzerine ödenen miktarı kabul etmeyen davacı tarafından

anılan işlemin iptali ve toplam 24.450,90-TL zararın yasal faiziyle birlikte

tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı

anlaşılmıştır.

Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere

göre, Erenkaya Köyü'nde Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına

göre 1985 yılında 461, 1990 yılında 485, 1997 yılında 187, 2000 yılında ise

600, kişinin yaşadığı, köyün boşalan veya boşaltılan köylerden olmadığı, köyde

geçici köy koruculuğu sisteminin getirildiği, köy korucuları dışında da yaşayan

kişilerin bulunduğu görülmüştür.

Bu nedenle, aralarında davacının da bulunduğu Erenkaya Köyü halkının bir kısmının, güvenlik kaygısıyla da

olsa köyden göç etmelerinden dolayı uğradıklarını ileri sürdükleri zararın,

5233 sayılı Yasa hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukuki olanak

bulunmamaktadır.

Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka

aykırılık görülmemiştir...”

11. Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 15/11/2012 tarihli ve E.2011/3267, K.2012/10988 sayılı ilamı ile

kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz

nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği

belirtilerek onanmasına karar verilmiştir.

12. Başvurucunun karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 18/9/2013

tarihli ve E.2013/10507, K.2013/5872 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Karar

düzeltme kararı, başvurucuya 12/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 6/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

14. 5233 sayılı Kanun’un 1., 2., 4., 6., 7., 8., geçici 1.,

geçici 3., geçici 4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı Eki Karar’ın 1. maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008

tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin

31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu

Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014,

§§ 15-28).

15. 5233 sayılı Kanun’un 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanun’un

1. maddesiyle değişik 9. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:

“Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm

hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı

sonucunda bulunan miktarın;

a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek

üzere yaralanma derecesine göre,

b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık

kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar,

c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık

kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı

tutarına kadar,

d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık

kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı

tutarına kadar,

e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı

tutarında,

Nakdî ödeme yapılır.

…

Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen

nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa

ilişkin hükümleri uygulanır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 15/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, 1990 ile 1994 yıllarında terör örgütüne yönelik

operasyonların arttığını, oluşan terör olayları nedeniyle köyün boşaltıldığını,

uğradığı zararların karşılanması amacıyla yaptığı başvuru sonucunda zararların

eksik hesaplandığını, tespitlerin yerinde olmadığından bahisle işlemin iptali

için açılan davadansonuç alamadığını, eşini ve

çocuğunu kaybetmesine ilişkin hususun yargılama organlarınca dikkate

alınmayarak köyde yaşayan nüfus miktarı, imam kadrosunun varlığı, seçim ve

sayım işlemlerinin yapıldığı gibi hususların dikkate alınarak tazminat

talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Hakkaniyete Uygun

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

18.Başvurucu, 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvurunun ve

açtığı davanın eşi ve çocuğunun PKK tarafından yola döşenen mayının patlaması

neticesinde ölmesi noktasındaki özel durumu dikkate alınmaksızın kendisine

yönelik bir terör tehdidi ya da saldırısının bulunmaması gerekçesiyle

reddedildiğini belirterek Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan hakkaniyete

uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

19. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"... Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması şarttır."

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için

kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru

yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

21. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı

Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunmak için ihlale neden olduğu iddia edilen işlem veya

eylem için idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması

gerekir.

22. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının

uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı takdirde ortaya

çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine

başvurulmalıdır.

23. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle

genel yargı mercilerinde, olağan yasa yolları ile çözüme kavuşturulması

esastır. Bireysel başvuru yoluna, iddia edilen hak ihlallerinin bu olağan

denetim mekanizması içinde giderilememesi durumunda başvurulabilir (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, §

18).

24. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle hukuk sisteminde

düzenlenen başvuru yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve

süresinde yetkili idari ve adli mercilere usulüne uygun olarak iletmesi,bu konuda sahip olduğu

bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve aynı zamanda bu süreçte

dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Bayram Gök, § 19).

25. Bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu olarak

olağan kanun yollarında ve genel mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar

Anayasa Mahkemesi önünde şikâyet konusu edilemeyeceği gibi genel mahkemelere

sunulmayan yeni bilgi ve belgeler de Anayasa Mahkemesine sunulamaz (Bayram Gök, § 20).

26. Başvuru konusu olayda başvurucunun dava dilekçesi, temyiz

talebi ve karar düzeltme talebi incelendiğinde başvurucunun dava dilekçesinde

eşi ve çocuğunun ölümüne dair herhangi bir husustan bahsetmediği, davasını mal

varlığı zararının eksik hesaplandığını iddia ettiği Komisyon kararına karşı

açtığı tespit edilmiştir. Sadece temyiz ve karar düzeltme aşamasında

başvurucunun eşi ve çocuğunun öldüğünü ileri sürmesi yeterli görülmeyerek

anılan iddia hakkında herhangi bir dava açmamış olması neticesinde iddiaların

Anayasa Mahkemesince incelenmesi, bireysel başvurunun ikincillik ilkesi gereği

mümkün değildir.

27. Açıklanan nedenlerle anılan ihlal iddialarının başvuru

yolları usulüne uygun şekilde tüketilmeden bireysel başvuru konusu yapıldığı

anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil

Olmadığına İlişkin İddia

28. Başvurucu, Komisyonca verilen kararın akabinde açtığı

davadan sonuç alamadığını, göç etmeye mecbur kalması nedeni ile mal varlığına

ulaşamadığını, tarım, hayvancılık ve diğer köy geçim kaynaklarından mahrum

kaldığını, anılan zararlara köy boşaltma eylemleri ile sebebiyet verilmiş

olmasına rağmen zararlarının tazmin edilmediğini belirterek mülkiyet hakkının

ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuş; yargılama sürecinde yapılan incelemeler ve

lehine olmayan yargı kararı temeline dayandırıldığı tespit edilen bu iddiaların

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

29. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 6216 sayılı

Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bireysel başvurulara ilişkin incelemelerde

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeye tabi tutulamayacağı,

6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise açıkça

dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar

verilebileceği belirtilmiştir (Necati Gündüz

ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 24).

30. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu

şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariz takdir

hatası veya açık keyfîlik içermedikçe Anayasa

Mahkemesince esas yönünden incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, § 26).

31. Başvurucu, maddi vakıa ve delillerin hatalı takdiri

neticesinde zararının eksik hesaplandığını ve davasının reddedildiğini, bu

kapsamda Derece Mahkemesince delillerin takdirinin hatalı ve hükmün sonuç

itibarıyla hukuka aykırı olduğunu belirtmekte olup başvurucunun iddialarının

özünün Derece Mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk

kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın

sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

32. Başvuru konusu İdare Mahkemesi kararında, dava dosyasında

yer alan bilgi ve belgelere göre Erenkaya köyünde

genel nüfus sayımı sonuçlarına göre 1985 yılında 461, 1990 yılında 485, 1997 yılında

187, 2000 yılında ise 600 kişinin yaşadığı; köyün boşalan veya boşaltılan

köylerden olmadığı, köyde geçici köy koruculuğu sisteminin bulunduğu, köy

korucuları dışında da yaşayan kişilerin olduğunun görüldüğü, bu nedenle

aralarında başvurucunun da bulunduğu Erenkaya köyü

halkının bir kısmının güvenlik kaygısıyla da olsa köyden göç etmesinden dolayı

uğradıklarını ileri sürdükleri zararın 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre

idarece karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığı belirtilerek davanın reddine

karar verilmiştir. Başvurucunun iddiaları, temyiz merciince de incelenip

reddedilmek suretiyle yerel Mahkeme kararı onanmış, karar düzeltme talebi ise

reddedilmiştir. Başvurucunun anılan iddialarına yönelik olarak bu çerçevede

Derece Mahkemesinin kararında açık bir keyfîlik

bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

33. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

15/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucu

:

Ramazan ŞEN

Vekili

:

Av. Mahmut

ERTEK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/231, 15 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. 1. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Necipoğlu
  14. Gökcan
  15. Ertek
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/231
Tarih
15 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yaşar Eriş Başvurusu (B. No: 2014/756)
  • Serkan Işık Başvurusu (B. No: 2014/8486)
  • İdris Timur Başvurusu (B. No: 2014/6235)
  • Sabri Kaya Başvurusu (B. No: 2014/8482)
  • Deniz Dönmez ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4663)
  • Osman Yücel Başvurusu (B. No: 2014/4874)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.