İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yaşar Eriş Başvurusu (B. No: 2014/756)

1. Başvuru; gözaltında müdafiiyle

Başvuru No2014/756Tarih29 Haziran 2016Okuma10 dk · 1.931 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Yaşar Eriş Başvurusu

Karar tarihi
29 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/756
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.931 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; gözaltında müdafiiyle

görüştürülmeme nedeniyle müdafi yardımından faydalanma hakkının, müdafi

yokluğunda baskı ve zora dayalı verilen ifadelerin hükme esas alınması

nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının, yargılamanın uzun sürmesi

nedeniyle makul sürede yargılaNma

hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/1/2014 tarihinde İstanbul 7. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 20/2/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 10/4/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 16/6/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 27/6/2014

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı

beyanlarını 9/7/2014 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, yasa dışı TKP/ML-TİKKO terör örgütüne yönelik

soruşturma kapsamında 4/4/2001 tarihinde gözaltına alınmıştır.

9. Başvurucuya 5/4/2001 ile 8/4/2001 tarihleri arasında yer

gösterme ve teşhis işlemleri yaptırılmıştır.

10. Başvurucu 8/4/2001 tarihinde terör örgütüne ne şekilde

katıldığına, kullandığı kod adlarına, örgütsel yapı içindeki konumuna ve

katıldığı öldürme, yaralama, bomba koyma, vergi adı altında para alma ve

pankart açma eylemlerine dair kollukta müdafii

olmaksızın ifade vermiştir.

11. Başvurucu 9/4/2001 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği

ifadesinde ise kolluktaki ifadesini ve yer gösterme işlemlerini kabul etmemiş,

psikolojik baskı altında veya tehditle bu beyanların alındığını ileri

sürmüştür. Başvurucu bilinçlenmek amacıyla örgüt yayınlarını takip ettiğini,

fakat terör örgütü içinde faaliyet göstermediğini ve önceki ifadelerinde geçen

eylemlere katılmadığını söylemiştir.

12. Başvurucu aynı tarihte müdafiinin

huzurunda yapılan sorgusunda da kolluk beyanlarında geçen eylemlerde yer

almadığını, işkence yapılması, askıya alınması ve boş bir araziye götürülerek

silahla tehdit edilmesi sonucunda o şekilde ifade verdiğini belirtmiştir.

13. İstanbul 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi9/4/2001 tarihinde

başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir.

14. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı

11/4/2001 tarihinde silahlı terör örgütü üyeliğinden ve terör örgütü adına

çeşitli eylemlerde bulunmaktan başvurucu ve diğer üç sanık hakkında dava

açmıştır.

15. Dava, İstanbul 6 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin

E.2001/138 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Başvurucu ve diğer kişiler hakkında

açılan diğer bazı davalar da sonraki tarihlerde bu yargılamayla

birleştirilmiştir. Birleştirmelerin ardından yargılama, on bir sanığa isnat

edilen çok sayıda eylemi kapsar hâle gelmiştir.

16. Başvurucu 22/3/2002 tarihli duruşmada, yedi gün gözaltında

kaldığını, bu sürede her türlü baskı ve cebire maruz bırakıldığını, askıya

alındığını ve hayalarının burulduğunu, gözleri bağlıyken getirilen kâğıtların

kendisine imzalattırıldığını, neleri imzaladığını bilmediğini ileri sürmüştür.

17. Devlet güvenlik mahkemelerinin kapatılmasının ardından

yargılamaya nihai olarak (kapatılan) İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK

250. madde ile görevli) devam edilmiştir.

18. Başvurucu 6/4/2011 tarihinde tahliye edilmiştir.

19. Yargılama süresince 10/8/2001 ile 21/11/2011 tarihleri

arasında toplam otuz beş duruşma yapılmış; bu duruşmalarda müşteki, tanık ve

mağdurlar dinlenmiş ve bu amaçla yazışmalar yapılmış, başvurucunun cezai

ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış ve

belgeler getirtilmiştir.

20. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi 21/11/2011 tarihli ve

E.2001/138, K.2011/184 sayılı kararı ile başvurucunun üzerine atılı dokuz adet

öldürme, yaralama, bomba koyma ve patlatma, vergilendirme adı altında para alma

eylemlerinin sübut bulduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, anayasal düzeni bozmaya

teşebbüs etme suçundan başvurucunun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla

cezalandırılmasına karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi kararını, başvurucunun

ve diğer sanıkların kollukta verdikleri ifadelerine, müşteki beyanlarına,

olaylara ilişkin tutanaklara ve hazırlanan raporlara dayandırmıştır.

21. Resen de temyize tabi olan karara karşı başvurucu müdafii 22/11/2011 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olduğu

gerekçesiyle ve temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebiyle süre tutum

dilekçesi vermiştir. Başvuru formunda gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulduğuna

dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. UYAP'a

kayıtlı dosya üzerinde yapılan inceleme ve Mahkemesinden gelen bilgi

doğrultusunda 10/10/2013 ve 21/10/2013 tarihlerinde başvurucunun ve müdafiinin Yargıtaya dilekçe

sunmuş oldukları anlaşılmıştır. Bu dilekçelerle eksik soruşturmaya dayalı hüküm

kurulduğu, tanık ifadeleri arasında çelişki bulunduğu, bazı tanıkların

dinlenmediği, hakkındaki suçlamaların ispatlanmadığı gerekçeleriyle kararın

bozulması talep edilmiştir.

22. Duruşmalı olarak yapılan ve başvurucu müdafiinin

katıldığı temyiz incelemesi sonrasında Yargıtay 9. Ceza Dairesi 10/12/2013

tarihli ve E.2013/4630, K.2013/15327 sayılı ilamı ile kararı başvurucu yönünden

onamıştır. Yargıtay ilamı 18/12/2013 tarihinde tefhim edilmiştir.

23. Başvurucu 10/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 29/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu, gözaltında alınan beyanlarının baskı ve zora

dayalı olduğunu, avukatıyla görüştürülmemesinin bu duruma yol açtığını, kolluk

ifadelerinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu ve bu ifadelerine dayalı

olarak mahkûm edildiğini, on iki yılı tutukluluğunda devam eden yargılama

süresinin uzun olduğunu belirterek makul sürede yargılanma hakkını da içerecek

biçimde adil yargılanma hakkının ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin

(Sözleşme) 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde korunan

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu bu nedenlerle 30.000 TL

manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

26. Anayasa Mahkemesi olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun gözaltında bir müdafiyle

görüştürülmediğine ilişkin iddiasının müdafi yardımından faydalanma hakkı,

baskı ve zora dayalı ve müdafi yokluğunda alınan ifadelerine dayalı mahkûm

edildiğine ilişkin iddiasının hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ve yargılama

süresine ilişkin iddiasının makul sürede yargılanma hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Müdafi Yardımından

Faydalanma ve Hakkaniyete Uygun Yargılanma Haklarının İhlal Edildiğine İlişkin

İddialar

27. Başvurucu; gözaltında müdafiiyle

görüştürülmemesi, müdafiinin yokluğunda baskı ve zora

dayalı verdiği ifadelerinin hükme esas alınması nedeniyle müdafi yardımından

faydalanma ve hakkaniyete uygun yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

28. Bakanlık yazısında, başvurucunun kolluk ifadesinin müdafii olmaksızın alındığı fakat bu ifadelerin hükmün

dayandığı tek delil olmadığı, dosya içindeki tutanakların, müşteki ve tanık

beyanlarının, fiziki takip tutanaklarının da esas alındığı belirtilmiştir.

29. Başvurucu, cevap yazısında ihlal iddialarını tekrarlamıştır.

30. Başvurucunun baskı ve zora dayalı ifade verdiği iddialarını

yeterli ve inandırıcı açıklamalarla (doktor muayenesi vs.) desteklemeksizin

genel biçimde ileri sürdüğü de anlaşılmakla birlikte aşağıda belirtilen

gerekçelerle bu hususta ayrı bir değerlendirme yapılmamıştır.

31. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek

için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."

32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar

başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu

ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve

yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir."

33. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik niteliği gereği öncelikle

olağan başvuru yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca başvurucunun

Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili

idari ve adli mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu

bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte

dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, §§

18, 19).

34. Olağan kanun yollarında ve genel mahkemeler önünde dile

getirilmeyen iddialar, bireysel başvuruya konu edilemeyeceği gibi genel

mahkemelere sunulmayan yeni bilgi ve belgeler de Anayasa Mahkemesine sunulamaz

(Bayram Gök, § 20).

35. Başvuruya konu olay bakımından kolluktaki beyanların baskı

ve zora dayalıolduğu, müdafi yardımından

faydalandırılmadığı dolayısıyla bu ifadelerin hukuka aykırı delil niteliği

taşıdığı fakat hükme esas alındığına ilişkin şikâyetlerin temyiz dilekçesinde

veya Yargıtaydaki duruşma esnasında dile

getirildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır (bkz.

§ 21).

36. Bu itibarla iddia edilen hak ihlallerinin temyiz aşamasında

düzeltilmesi imkânının yargılama makamlarına tanınmaksızın başvuruda

bulunulduğu anlaşılmıştır. Diğer bir ifadeyle bireysel başvuruya konu edilen

şikâyetler Derece Mahkemeleri önünde ileri sürülmeksizin ilk defa bireysel

başvuru aşamasında dile getirilmiştir (Metin

Polat, B. No: 2013/1145, 10/6/2015, § 25). Hükmedilen ceza miktarı

dolayısıyla kararın resen temyiz incelemesine tabi olmasının veya dilekçede

belirtilenlerin haricindeki hususların da Yargıtay tarafından dikkate alınması

gereğinin, başvurucunun temyiz mahkemesi önünde ihlal iddialarını en azından öz

olarak ileri sürme yükümlülüğünü ortadan kaldırdığı söylenemez.

37. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

38. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Esas Yönünden

39. Başvurucu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

40. Bakanlık yazısında, Güher

Ergun ve diğerleri (B. No: 2012/13, 2/7/2013) kararında bu tür

şikâyetlerin incelenmesinde dikkate alınacak ilkelerin ortaya konduğu ve somut

başvuruda görüş sunulmasına gerek görülmediği belirtilmiştir.

41. Başvurucu, dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ettiğini

söylemiştir.

42. Makul sürede yargılanma hakkı, adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil olup davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa'nın 141. maddesi

de -Anayasa'nın bütünselliği ilkesi gereği- makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulmalıdır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 38, 39).

43. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde gözönünde

bulundurulması gereken ölçütlerdir (Güher

Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

44. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği iddiasının

yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak etkilendiği

arama ve gözaltı gibi birtakım tedbirlerin uygulanması anıdır. Ceza

yargılamasında sürenin sona erdiği tarih ise suç isnadının nihai olarak karara

bağlandığı tarihtir (Ersin Ceyhan,

B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).

45. Bu itibarla başvurucu hakkındaki yargılama 4/4/2001 ilâ

18/12/2013 tarihleri arasında 12 yıl 7 ay 14 gün sürmüştür (bkz. §§ 8, 22).

46. Hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların

karmaşıklığı, konunun kapsamı ve gerektirdiği uzmanlık dikkate alındığında

başvuruya konu yargılama karmaşık bir nitelik taşımaktadır. Bununla birlikte 12

yıl 7 ayı aşan ve büyük ölçüde başvurucunun tutukluluğunda devam eden

yargılamada makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

4. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

47. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme

sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar

verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

48. Başvurucu manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

49. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

50. Yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvurucuya net 17.900 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

51. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Müdafi yardımından faydalanma ve yargılamanın hakkaniyete

uygun görülmesi haklarının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 17.900 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata

ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

29/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Alparslan

ALTAN

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Raportör

:

Okan

TAŞDELEN

Başvurucu

:

Yaşar ERİŞ

Vekilleri

:

Av. Mehmet

Ali KIRKDÖK

Av. Ümit

SİSLİGÜN

Av. Meral

HANBAYAT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/756, 29 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Başvurucunun İddiaları
  8. B. Değerlendirme
  9. A. 1. Müdafi yardımından faydalanma ve yargılamanın hakkaniyete
  10. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  11. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  12. Yıldırım
  13. Kömürcü
  14. Altan
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. Taşdelen
  18. Sisligün
  19. Hanbayat
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/756
Tarih
29 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Serkan Işık Başvurusu (B. No: 2014/8486)
  • İdris Timur Başvurusu (B. No: 2014/6235)
  • Sabri Kaya Başvurusu (B. No: 2014/8482)
  • Deniz Dönmez ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4663)
  • Osman Yücel Başvurusu (B. No: 2014/4874)
  • A.t. Başvurusu (B. No: 2014/2252)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.