İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Reşat Berber ve Nevzat Gönen Başvurusu (B. No: 2013/9383)

1. Başvuru, kadastro davasının makul sürede bitirilememesi

Başvuru No2013/9383Tarih6 Nisan 2016Okuma10 dk · 2.090 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Reşat Berber Ve Nevzat Gönen Başvurusu

Karar tarihi
6 Nisan 2016
Başvuru Numarası
2013/9383
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.090 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kadastro davasının makul sürede bitirilememesi

nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/12/2013 tarihinde İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Komisyon tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Başvurucu Reşat Berber tarafından yapılan 2013/9383 sayılı

başvuru ile başvurucu Nevzat Gönen tarafından yapılan 2014/9384 sayılı

başvurunun hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmesine karar verilmiş ve

incelemeye 2013/9383 sayılı bireysel başvuru dosyası üzerinden devam

edilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 1/2/2016 tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucuların dava konusu taşınmazı satın aldığını iddia

ettiği Şevkiye Tikveşli tarafından 15/3/1965 havale

tarihli dilekçe ile bir kısım davalılar aleyhine Bornova Asliye Hukuk

Mahkemesinde müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil

davası açılmıştır.

8. Dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tespit çalışması

yapılması üzerine dosya görevsizlik kararı ile Bornova Tapulama Mahkemesine

gönderilmiştir.

9. Bornova Tapulama Mahkemesinin 1973/113 Esas sayılı dosyası

üzerinde yürütülen yargılama sırasında 19/12/1984 tarih ve E.1973/113,

K.1984/99 sayılı karar ile tapulama tutanaklarının usulüne uygun olarak tanzim

edilmediği belirtilerek taşınmazların olağan usule göre tespitlerinin yapılması

için İzmir Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

10. Tespit tutanaklarının Bornova Tapulama Mahkemesine yeniden

gönderilmesi üzerine davanın Mahkemenin 1986/13 esasına kaydı yapılmıştır.

11. Bornova Kadastro Mahkemesinin 1986/13 esası üzerinde

yürütülen yargılama sırasında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 13.10.2003

tarih ve 434 sayılı kararı ile Bornova Adliyesinin İzmir Adliyesi ile

birleştirilmek üzere kapatılması nedeniyle 24/10/2003 tarihinde devir kararı

verilerek dosya İzmir Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

12. İzmir Kadastro Mahkemesinin 2003/14 esas numarasına kaydı

yapılan dava hâlihazırda İlk Derece Mahkemesi önünde derdesttir.

13. Başvuru dosyası kapsamından başvurucuların 3/6/2008 tarihli

dilekçe ile asli müdahil olarak müdahale talebinde bulunuldukları ve bu suretle

davaya dahil oldukları anlaşılmaktadır.

14. Başvurucular 20/12/2013 tarihindebireysel

başvuruda bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

15. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun

30. maddesi ile 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25.

maddesinin birinci fıkrası, 28. maddesinin birinci fıkrası; 29. maddesinin

birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları; 30. maddesinin birinci ve ikinci

fıkraları, 32. maddesinin birinci fıkrası ve 36. maddesinin birinci fıkrasının

son cümlesi (Güher Ergun ve Tosun Tayfun

Ergun, B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 16-22).

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 6/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

17. Başvurucular 1/12/1976 tarihinde Şevkiye

Tikveşli isimli şahıstan satın almış oldukları taşınmazın da dava konusu olduğu

ve hâlihazırda İzmir Kadastro Mahkemesinin 2003/14 esas sayısı üzerinde derdest

olan hukuk davasının yaklaşık kırk yedi yıldır devam ettiğini, belirtilen bu

yargılama süresinin makul olmadığını, ayrıca uzun süredir devam eden yargılama

nedeniyle taşınmaz üzerindeki mülkiyet durumunun da kesinliğe

kavuşturulamadığını beyan ederek Anayasa’nın 35. ve 36. maddelerinde tanımlanan

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

18. Başvurucular uzun süredir devam eden yargılama nedeniyle

taşınmaz üzerindeki mülkiyet durumunun kesinliğe kavuşturulamadığını beyan

ederek mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

19. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ve 30/3/2011

tarihli ve 6216 Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında

sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca Anayasa’da güvence

altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

(Sözleşme) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini iddia eden herkese

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapma hakkı tanınmıştır. Anayasa’nın 148.

maddesinin dördüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2)

numaralı fıkrasında ise bireysel başvuruda bulunulmadan önce ihlal iddiasının

dayanağı olan işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş olan idari ve

yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerektiği

belirtilmiştir. Temel hak ihlallerini öncelikle derece mahkemelerinin

gidermekle yükümlü olması, kanun yollarının tüketilmesi koşulunu zorunlu kılar

(Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B.

No: 2012/1027,12/2/2013§ 19, 20)

20. Başvuru konusu olayda hukuki uyuşmazlığın İlk Derece

Mahkemesi önünde derdest olduğu ve Mahkemece henüz uyuşmazlığın esasına dair

bir karar verilmediği görülmektedir. Derdest olan yargılama faaliyeti dikkate

alındığında mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının incelenebilmesi için

kanunda öngörülmüş olan idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının

tüketilmiş olması gerekir.

21. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından mülkiyet hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkin olarak kanunen öngörülmüş olan başvuru yolları

tüketilmeksizin bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşıldığından, başvurunun

diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

22. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek

başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

23. Başvurucular yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığını

belirterek adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

24. Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalan bir

hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi mümkün olmayıp (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından

ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve

haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da

unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı

ışığında yorumlamak suretiyle Sözleşme’nin lâfzî içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın

36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan

makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil

yargılanma hakkının kapsamına dâhildir. Ayrıca davaların en az giderle ve

mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulması gerektiği açıktır (Güher

Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

25. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın

süresinin makul olup olmadığının tespitinde gözönünde

bulundurulması gereken kriterlerdir (Güher

Ergun ve diğerleri, §§ 41–45).

26. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede karara

bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda taşınmaz mülkiyeti hakkında

Kızıltepe Tapulama Mahkemesinde açılan ve Mardin Kadastro Mahkemesine

devredilen kadastro tespitine itiraz davasında, 3402 sayılı Kanun ve 6100

sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama

faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda

kuşku yoktur (Güher Ergun ve diğerleri,

§ 49).

27. Başvurucuların asli müdahil sıfatıyla yargılama prosedürüne

dâhil olmaları durumunda yapılacak makul süre değerlendirmesi bakımından

dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, davanın açıldığı tarih değil, usule

uygun olarak asli müdahale talebinde bulunulduğu tarihtir (İsmail Özkan, B. No: 2012/367, 17/9/2013,

§ 25)

28. Başvuru konusu davanın açılış tarihi 15/3/1965 olmakla

beraber başvurucuların vekili vasıtasıyla verdiği 3/6/2008 tarihli asli

müdahale dilekçesi sonrasında asli müdahil sıfatıyla yargılamada yer almaya

başladıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurucu açısından yapılacak makul

süre değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, davanın

açıldığı tarih değil; usule uygun olarak asli müdahale talebinde bulunulduğu

tarihtir.

29. Başvuru konusu olayda başvurucuların asli müdahil sıfatıyla

davada yer almaya başladığı tarih 3/6/2008 olup dava hâlen derdest olduğundan

başvurucular açısından yargılama yaklaşık sekiz yıldır devam etmektedir. Bu

kapsamda, başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığın karara bağlanması için geçen

sürenin makul olup olmadığı noktasında dikkate alınacak zaman dilimi yaklaşık

sekiz yıllık süreyi kapsamaktadır.

30. Sürenin bitiş tarihi ise çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (Güher

Ergun ve Diğerleri, § 52).

31. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesindebaşvuruya

konu yargılamanın seksen üç adet taşınmaza ilişkin müdahalenin meni ve ecrimisil talebiyle genel mahkemelerde açılan ve

görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine devredilen bir mülkiyet uyuşmazlığı

olduğu, kırk beş davalı aleyhine açılan davanın yargılaması sırasında birçok

taraf mirasçısının yargılamaya dâhil edilmesine karar verildiği, ayrıca iki

yüze yakın kişi tarafından davaya müdahale talebinde bulunulduğu,

başvurucuların da bu meyanda başvuruya konu İzmir Kadastro Mahkemesinin 2003/14

esas sayılı dosyasında yürütülen yargılamaya asli müdahil sıfatıyla

katıldıkları, başvurucunun müdahale talebinde bulunmasını takiben yapılan

celselerde, belirtilen müdahale taleplerine ilişkin eksikliklerin ikmali ve bu

taleplerin değerlendirilmesine ilişkin ara kararlar ihdas edildiği ve

yargılamanın halen devam ettiği anlaşılmıştır.

32. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden, başvuruya konu

yargılamanın Kadastro Mahkemesi önünde sürdüğü görüldüğünden 3402 sayılı

Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usule

ilişkin hükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir yargılama faaliyetinin söz

konusu olduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile 6100

sayılı Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi

gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (bkz. § 15).

33. Kadastro mahkemesi nezdindeki yargılamaların makul sürede

tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve

Anayasa Mahkemesi tarafından özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve

yargılamada sürati temin etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara

alınmadığı göz önünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönünde kararlar verilmiştir (Güher

Ergun ve diğerleri, §§ 54-64; Güher

Ergun ve Tosun Tayfun Ergun, §§ 53-62; Gülseren Erdal ve diğerleri, §§ 60-67; Haydar İzgi, B. No: 2012/673, 19/12/2013,

§§ 37-43).

34. Başvuruya konu davanın taraf sayısı ve mahiyeti nedeniyle

icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık

nitelikte olduğunu ortaya koymakla birlikte davaya bütün olarak bakıldığında

3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama sürecine

ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir

yön bulunmadığı ve yaklaşık sekiz yıldır devam eden yargılama sürecinde makul

olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

35. Açıklanan nedenlerle başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

36. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

37. Başvurucuların her biri 343.000 TL maddi, 343.000 TL manevi

tazminat talebinde bulunmuştur.

38. Başvuruda adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

39. Başvurucuların tarafı oldukları uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık

sekiz yıldır devam eden yargılama süresi dikkate alındığında yargılama

faaliyetinin uzunluğu sebebiyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan

manevi zararları karşılığında başvurucuların her birine ayrı ayrı net 5.000 TL

manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

40. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucuların bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olmaları nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi

gerekir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen başvurucular tarafından

ayrı ayrı yapılan ve 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvuruculara

ayrı ayrı ödenmesine ve 1.800 TL vekâlet ücretininbaşvuruculara

müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

42. Başvuruya konu yargılamanın yaklaşık sekiz yıldır devam

ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği gözetilerek

anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama dosyasında hukuka,

adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi

amacıyla yargılamanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. Maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuların her birine ayrı ayrı net 5.000 TL manevi

tazminat ÖDENMESİNE; tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

D. 198,35 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin BAŞVURUCULARA AYRI AYRI ÖDENMESİNE ve 1.800 TL vekâlet

ücretinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini

takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay

içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği

tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin İzmir

Kadastro Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığa GÖNDERİLMESİNE

6/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Nuri NECİPOĞLU Erdal TERCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör Yrd. : Yusuf Enes KAYA Basvurucular : 1. Reşat BERBER 2. Nevzat GÖNEN Vekili : Av. Sümeyra Ünlü ÇELİK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/9383, 6 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların
  10. B. Değerlendirme
  11. A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal
  12. D. 198,35 TL harçtan oluşan
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini
  14. F. Kararın bir örneğinin İzmir
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığa GÖNDERİLMESİNE
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/9383
Tarih
6 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Hidayet Enmek ve Eyüpsabri Tinaş Başvurusu (B. No: 2013/7907)
  • Kahraman Güvenç Başvurusu (B. No: 2013/3551)
  • Necla Gökçek Başvurusu (B. No: 2013/7125)
  • Ömer Yaman ve Seniha Yaman Başvurusu (B. No: 2013/6091)
  • Hilmi Moray Başvurusu (B. No: 2013/3053)
  • Bahaettin Gülgör ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/3209)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.