İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sabriye Yürekli ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7115)

1. Başvuru, ulusal yayın yapan bir gazetede kızları hakkında

Başvuru No2014/7115Tarih22 Eylül 2016Okuma12 dk · 2.323 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Sabriye Yürekli Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
22 Eylül 2016
Başvuru Numarası
2014/7115
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.323 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ulusal yayın yapan bir gazetede kızları hakkında

çıkan haber nedeniyle başvurucuların şeref ve itibarının korunması hakkının

ihlal edildiğine ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/5/2014 tarihinde Kavak Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4.Bölüm Başkanı tarafından 1/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvurunun bir örneği

bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü

31/12/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

6/1/2015 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular tarafından

Bakanlığın görüşüne karşı herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvuruculardan Fuat Yürekli, başvuruya konu olay yaşandığı

sırada bir ilçenin jandarma garnizon komutanı olarak görev yapmaktadır.

9. Vatan gazetesinin 1/2/2011 tarihli nüshasının 12. sayfasında “Komutanın Kızını Nasıl Ararsın!"; daha

küçük puntolarla yer verilen "'Kopyacı

öğrenci' komutan kızı çıkınca öğretmenin başı derde girdi" ve

küçük puntolarla verilen "Samsun'da

kopya çektiğinden şüphelendiği öğrencisinin üzerini arayan edebiyat öğretmeni

Ö.G., baltayı sert kayaya vurdu. Öğrencinin Garnizon Komutanı olan babası, 'Bu

okulu başınıza yıkarım' diye tehditler savurdu" başlıklarıyla

bir haber yayınlanmıştır. Söz konusu haberde, 1. ve 2.başvurucunun kızları olan

3. başvurucunun, öğrenim gördüğü lisede sınavda kopya çekip çekmediğini tespit

etmek amacıyla öğretmen tarafından üstünün aranması üzerine 1. başvurucunun

okula gelerek idareci ve ilgili öğretmenle görüştüğü ve öğretmeni tehdit ettiği

iddia edilmiştir. Bahsi geçen haber içeriği şöyledir:

"Samsun'da Asarcık Çok Programlı Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği

yapan 25 yaşındaki Ö.G. 11 Ocak'ta sınavda kopya çekip çekmediklerini öğrenmek

için bir kaç öğrencisini ayağa kaldırarak üstlerini

aradı. Öğretmenin üzerini aradığı öğrencilerden Dilara Y. bu durumu İlçe

Jandarma Garnizon Komutanı olan babası Fuat Y.'ye

anlatınca kıyamet koptu. Fuat Y., Asarcık Kaymakamına giderek durumu bildirdi.

İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü A.S'nin

de bulunduğu ortamda Fuat Y., 'Hocam herhalde biz bölük komutanı olduğumuzdan

başımıza böyle olaylar geliyor. Ama ben bundan sonra makamımı kullanacağım'

dedi. Komutan Fuat Y. daha sonra gelip okul müdürüyle olayla ilgili görüştü ve

ardından da öğretmen Ö.G. ile bir araya geldi.

'Okulu başınıza yıkarım'

Öğretmen Ö.G., görüşmeyi şöyle anlattı: 'Fuat Y. bana, 'Biz bir şey

yapmıyorsak acziyetimizden değil. Bu okulu hepinizin

başına yıkarım. İstersem sana burada öğretmenlik yaptırmam. Yapamayacaksın da'

diyerek tehditte bulundu. Daha sonra kızı Dilara yanımıza gelince babası

kızının sırtını sıvazlayarak 'Sen ilçe jandarma komutanının kızısın. Gerekirse

bunu söyleyip kendini aratmayacaksın. Kimse seni arayamaz. Sen de kim olduğunu

bil' dedi. Konuşmalar üzerine uzlaşma ortamı sağlanamayacağını anlayınca

müsaade isteyerek oradan ayrıldım."

Soruşturma açıldı

Baba Y. daha sonra gidip 'öğretmenin izinsiz

üst araması' yaptığı gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu. Genç

edebiyat öğretmeni hakkında 'gözetim altındaki kişiye kötü muamele' suçundan

soruşturma başlatıldı. Kavak Cumhuriyet Savcılığında 26 Ocak'ta ifadesi alınan

edebiyat öğretmeni Ö.G., 'Kopya çekip çekmediğini öğrenmek amacıyla Dilara'yı

ayağa kaldırarak üstünü aradım. Pantolon ceplerine, süveterinin iç kısmına ve

gömlek üzerinde bulunan cebine elle yoklamak suretiyle baktım. Kopya kağıdı bulamayınca yerine oturttum. O sınav başka

öğrencileri de aradım. Dilara derslerinde başarılı bir öğrencidir. Kopya çekip

çekmediğinden emin olmak için bunu yaptım. Onu rencide edecek hiç bir harekette bulunmadım' dedi.

Öğretmen de şikayetçi oldu

Hakkında öğrencisinin üstünü aradı diye

gözetim altındaki kişiye kötü muamele suçundan soruşturma başlatılan edebiyat

öğretmeni Ö.G. kendisini tehdit ettiği iddiasıyla garnizon komutanı Fuat Y.

hakkında şikayetçi oldu."

10. İkinci başvurucu 9/2/2011 tarihinde noter aracılığıyla

haberi yayımlayan gazeteye tekzip metni göndermiştir.

11. Başvurucular söz konusu haber nedeniyle kişilik haklarına

saldırıda bulunulduğu iddiasıyla 3/2/2011 tarihinde Kavak Asliye Hukuk

Mahkemesinde kendileri adına asaleten ve kızları Dursade

Dilara Yürekli adına velayeten manevi tazminat davası

açmışlardır.

12. Başvurucuların kızı Dursade Dilara

Yürekli, ilk derece mahkemesi önündeki dava devam ederken reşit olup, dava

ehliyetine sahip hâle gelmiş ve yargılamanın geri kalanında ve kararda davacı

sıfatıyla yer almıştır.

13. Kavak Asliye Hukuk Mahkemesi 3/1/2013 tarihli ve E.2011/28,

K.2013/3 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Kararın

gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:

"...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller

ve celp edilen belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu olay ile

ilgili yapılan haberin gerçek ve hukuka uygun olup, dava konusu haber yaşanmış

ve gerçekbir olaya ilişkin olmakla gerek yayın

gerekse olay tarihi itibarıyla haber günceldir. Dava konusu haber toplumsal

ilgi ve kamu yararı barındırmakla birlikte konu ile ifade arasındaki düşünsel

nedensellik bağı koparılmamış olup haberin davacı ve kızının kimliğini

açıklamadan, kişilik haklarını ihlal etmeden, olayın hassasiyeti de göz önünde

bulundurularak haber sınırları içerisinde kamuoyuna duyurulmuş olduğu ve suç

unsuru taşımadığı anlaşılmıştır. Şikayet konusu

haberde davacının iddialarının aksine, söz konusu haberde davacının kızı olan

D.D.Y.'nin ismi haberde kesinlikle 'kopyacı kız'

olarak nitelendirilmediği gibi davacı D.D.Y.'nin

kopya çektiğini gösterir herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Dava ile ilgili

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/18322 Esas, 2011/8182 karar sayılı

soruşturma dosyasında muhatabın kimliğinin D.(kararın orjinalinde isim açık olarak yer almıştır.) Y. olarak yer

aldığı, fotoğrafının bulunmadığı ve kimlik bilgilerinin açıklanmaması nedeni

ile herhangi bir suç unsuru doğurmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair

karar verilmiş olduğu anlaşılmış olup davalıların manevi tazminat ödemesini

gerektiren bir haber olmadığından dolayı davanın reddine karar

verilerek..."

14. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi,

24/3/2014 tarihli ve E.2013/8206, K.2014/4890 sayılı kararı ile hükmün usul ve

yasaya uygun olduğundan bahisle onanmasına karar vermiştir. Karar, başvuruculara

22/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucular 21/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49.

maddesi şöyledir:

“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına

zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zarar

verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir

fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı

gidermekle yükümlüdür.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 22/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

18. Başvurucular, kızlarının öğretmeni tarafından haksız üst

aramasına maruz kalmasından olumsuz etkilenmesi üzerine velisi olarak konunun

araştırılması için yazılı ve sözlü başvuruda bulunduklarını, konunun, ulusal

yayın yapan bir gazetede kızları hakkında "kopyacı

öğrenci" nitelemesi kullanılarak haber yapıldığını, ilgili

gazete hakkında haberin veriliş biçimi ile gerçek dışı haber yapılması ve yaşı

küçük hakkında incitici yayın yapılması nedenleriyle açmış oldukları manevi

tazminat davasının derece mahkemesince geçersiz ve kanuna uygun olmayan bir

gerekçe ile reddedildiğini, 5000 nüfuslu küçük bir ilçede on sekiz yaşından

küçük kızlarının ilçe jandarma komutanın kızı olduğu belirtilerek ve adının

tamamı, soyadının ise baş harfi yayımlanmak suretiyle yapılan haberin

tanınmamak için gerekli korumayı sağlamadığını, kızlarının yayınlardan duyduğu

üzüntü ve çevresel olumsuzluklar sebebiyle ailesinin yanından ayrılarak

eğitimine başka bir ilde devam etmek zorunda kaldığını,ortaöğretim

çağındaki bir öğrencinin okulla olan irtibatında yaşanan olaylarda kamuoyunu

ilgilendiren bir husus bulunmadığını, haberi yayımlayan gazeteye gönderdikleri

tekzip metninin yayımlanmayarak kişisel itibar ve aile yaşamına saygı hakkının

ihlal edildiğini belirterek Anayasa'nın 20. ve 41. maddelerinde güvence altına

alınan özel hayatın gizliliği ve ailenin korunması haklarının ihlâl edildiğini

ileri sürmüşler, ihlalin tespiti ile tazminat talebinde bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

19. Anayasa

Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile

bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvurucuların, ulusal gazetede yayımlanan haberin gerçeği yansıtmadığını,

ailece üzüntü yaşamalarına neden olduğunu belirterek Anayasa’nın 20. ve 41.

maddelerinin ihlal edildiği iddialarının temel olarak, açtıkları tazminat

davasının reddedilmesi nedeniyle şeref ve itibarının korunmasında toplandığı ve

şikâyetin, Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen kişilik haklarının korunması

kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

20. Başvurucular, yukarıda belirtilen iddialar kapsamında (bkz.

§ 18) hem kızları hem de kendileri yönünden Anayasa’nın 17. maddesinde

düzenlenen kişinin şeref ve itibarının korunması hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüşlerdir.

21. Bakanlık görüş yazısında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin

(AİHM) içtihatları hatırlatılarak başvurucunun özel hayatına müdahale

edildiğine dair şikâyetlerinin başvurucunun özel hayatı ile gazetecilerin basın

ve haber verme özgürlüğü arasında adil bir dengenin sağlanıp sağlanmadığı

açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

22. Başvuru konusu olayda başvurucuların, kızları adına velayeten yaptıkları başvuru yanında kendi adlarına da

asaleten bireysel başvuruda bulundukları görüldüğünden öncelikle bu kişilerin

kendi adlarına bireysel başvuru yönünden mağdur statülerinin olup olmadığının

tespit edilmesi gerekmektedir.

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar" kenar

başlıklı 46. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem

ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler

tarafından yapılabilir"

24. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar" başlıklı 46. maddesinde kimlerin

bireysel başvuru yapabileceği sayılmış olup anılan maddenin (1) numaralı

fıkrasına göre bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi

için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar,

başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya

işleminden ya da ihmalinden dolayı başvurucunun "güncel bir hakkının ihlal edilmesi", bu ihlalden

dolayı kişinin "kişisel olarak"

ve "doğrudan" etkilenmiş

olması ve bunların sonucunda başvurucunun kendisinin "mağdur" olduğunu ileri sürmesidir (Onur Doğanay, B. No: 2013/1977,9/1/2014, §

42)

25. Başvuru konusu olayda başvurucuların lise öğrencisi olan

kızlarının kopya taşıyıp taşımadığını tespit etmek amacıyla sınav öncesi

öğretmen tarafından üstünün aranması üzerine yaşadığı üzüntü sonrasında ikinci

başvurucunun idarecilerle ve ilgili öğretmenle görüşmesi, akabinde ikinci

başvurucu ile öğretmenin birbirleri hakkında suç duyurusunda bulunması

neticesinde olayın şikâyet konusu habere konu olduğu, başvurucuların, anılan

haber nedeniyle açtıkları manevi tazminat davasında tazminata hükmedilmesi

sonucunu doğuracak hususları kızları Dilara'nın ruhsal durumu ve yaşadığı

olaylar üzerinden dile getirdikleri anlaşılmaktadır. Öte yandan, başvuru konusu

haberde ikinci başvurucu hakkında da birtakım iddialara yer verilmiş olduğu

görülmekle birlikte, gerek derece mahkemelerinde geçen dava sürecinde gerekse

de bireysel başvuru formunda başvurucular tarafından başvuruya konu haberin

kendilerini hedef aldığı yönünde bir beyanda bulunulmamış, aksine bahse konu

yayının kızlarını hedef aldığı, kızlarının kopyacı olarak tanınmasına ve

kimliğinin deşifre olmasına neden olunduğu, kızlarının bu nedenle yaşadığı

maddi ve manevi olumsuzlukların kendilerini de üzdüğü vurgulanmıştır.

Dolayısıyla, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden başvuru konusu olayda

başvurucuların kamu gücünün eylem veya işleminden ya da ihmalinden “doğrudan” etkilendiği sonucunu doğuracak

herhangi bir kanıya ulaşılamamıştır.

26. Şeref ve itibarın korunması hakkı bağlamında kızlarının

hedef alındığını iddia ettikleri başvuru konusu haber nedeniyle başvurucuların

güncel ve kişisel haklarının doğrudan etkilendiği hususunda kanaat oluşmaması

ve hakkın niteliği gereğince dolaylı etkinin yoğunluğunun neden olacağı

sonuçların tartışılabilmesine olanak sağlayabilecek şekilde başvurucuların

içinde bulunduğu koşulların detaylandırılıp delillendirilmemesi

nedenleriyle işlem ve eylemlerin ya da ihmallerin doğrudan mağdurları olmayan

başvurucuların bu hak bakımından bireysel başvuru yapma hakkı bulunmamaktadır.

27. Öte yandan başvurucular tarafından, bireysel başvuru

tarihinde reşit olan kızlarıDilara adına velayeten bireysel başvuruda bulunulduğu görüldüğünden,

kendi adına başvuruda bulunmayan Dilara Yürekli adına başvurucuların bireysel

başvuru yapma yetkisine sahip olup olmadıklarının tespit edilmesi

gerekmektedir.

28. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması şarttır."

29. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek

Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından,

ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."

30. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü ve 6216 sayılı Kanun’un

45. maddesinin (1) numaralı fıkraları uyarınca, Anayasa’da güvence altına

alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna

ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü

tarafından ihlal edildiğini iddia eden herkese Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuru yapma hakkı tanınmıştır. Dolayısıyla medeni haklara sahip gerçek ve

tüzel kişiler bireysel başvuru yönünden dava ehliyetine sahiptir (Büğdüz Köyü Muhtarlığı, B. No: 2012/22,

25/12/2012, § 24).

31. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun

342. ve 343. maddelerinin birinci fıkraları sırasıyla şöyledir:

"Ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde

üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler."

"Velâyet altındaki çocuğun fiil ehliyeti,

vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir."

32. Aynı Kanun'un 470. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Küçük üzerindeki vesayet, onun ergin

olmasıyla kendiliğinden sona erer."

33. Türk Medeni Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümlerine göre

anne ve baba velayet hakkı çerçevesinde çocuklarının kanuni temsilcileridir. Bu

sıfatla çocuğu mahkeme veya diğer mercilerde doğrudan doğruya temsil

edebilecekleri gibi, çocuğa bir vekil tayin edip haklarını vekil aracılığıyla

da takip yolunu seçebilirler. Öte yandan hakkındaki dava, velisi tarafından

takip edilen küçüğün dava sırasında reşit olması hâlinde velayetin ve dolayısıyla

velisinin kanuni temsilci sıfatının son bulacağı, bundan sonra davaya reşit

olan çocuğun devam etmesi gerekeceği açıktır.

34. Başvuru konusu

olayda, başvurucular kendi adlarına asaleten, kızları Dilara adına velayeten lehlerine manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle

ilgililer aleyhine dava açmışlardır. Kavak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen

dava devam etmekte iken velayeten temsil edilen

Dilara'nın reşit olmasından dolayı 27/9/2012 tarihli duruşmada kendisine

vekalet sunması için süre verilmiştir. 8/11/2012 tarihli duruşmada sunulan

vekâletname üzerine Dilara bundan sonra dava ehliyetine sahip olarak davaya

devam etmiştir. Nitekim ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında ve Yargıtay

ilgili dairesinin temyiz üzerine verdiği kararında Dilara asil davacı olarak

gösterilmiştir. Bununla birlikte başvurucular temyiz onama kararının tebliğinin

ardından kendi adlarına asaleten, Dilara Yürekli adına da velayeten

anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunmuşlardır.

35. Kamu gücü tarafından hakkı ihlal edilen kişinin dava

ehliyeti bulunan reşit bir kişi olması durumunda bu kişi adına bir başkası

tarafından bireysel başvuru yapma imkânı bulunmamaktadır.

36. Bu durumda, başvuru tarihinden önce reşit olan ve dava ehliyetini

kazanmış olan Dursade Dilara Yürekli adına velaylet ilişkisi sona ermiş olan başvurucular tarafından

yapılan bireysel başvuruda, Dursade Dilara Yürekli'nin güncel bir hakkının ihlal edildiği iddiasının

değerlendirilmesi söz konusu olamayacaktır.

37. Açıklanan nedenlerle kişinin şeref ve itibarının korunması

hakkı yönünden başvurucuların mağdur sıfatı taşımadıkları ve de kızlarının

bireysel başvurunun yapıldığı tarihten önce reşit olması nedeniyle

başvurucuların kanuni temsil haklarının sona ermiş olduğu anlaşıldığından kendi

adlarına asaleten ve kızları Dursade Dilara Yürekli

adına velayeten yaptıkları başvurunun, diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın kişi bakımından yetkisizlik

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

22/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Elif KARAKAŞ

Başvurucular

:

1. Sabriye

YÜREKLİ

2. Fuat

YÜREKLİ

3. Dursade Dilara YÜREKLİ Temsilcileri : 1. Sabriye YÜREKLİ (velayeten) 2. Fuat YÜREKLİ (velayeten)

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/7115, 22 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Yıldırım
  13. Özgüldür
  14. Topal
  15. M. Emin KUZ
  16. Yürekli
  17. Yürekli
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/7115
Tarih
22 Eylül 2016

İlgili Kararlar

  • Abdurrahman Süslü Başvurusu (B. No: 2014/1739)
  • Nuray Işık Başvurusu (B. No: 2014/7561)
  • Özlem Kır Başvurusu (B. No: 2014/5097)
  • İzzettin Tekin ve Aydın Tekin Başvurusu (B. No: 2014/3305)
  • Mehyet Yüce ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7908)
  • Latif Hacıbekiroğlu Başvurusu (B. No: 2014/6011)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.