İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Selman Kapan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7302)

1. Başvuru, yeniden yargılanma taleplerinin reddedilmesi

Başvuru No2013/7302Tarih20 Nisan 2016Okuma10 dk · 2.026 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Selman Kapan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
20 Nisan 2016
Başvuru Numarası
2013/7302
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.026 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yeniden yargılanma taleplerinin reddedilmesi

nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/3/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 23/10/2015 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 10/11/2015 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

17/11/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık

görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

1. Bireysel Başvuruya

Konu Yargılama

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Projesi (UYAP) bilişim sistemi vasıtasıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Zeliha Uzunkaya'nın eşi Ekmel

Uzunkaya ile başvurucular Selman Kapan ve Abdullah Halas, Ankara 2 No.lu Devlet

Güvenlik Mahkemesinin (DGM) 29/5/2000 tarihlikararıyla

ile müebbet ağır hapis cezasına mahkûm edilmişlerdir. Bu karar Yargıtay

onamasından geçerek kesinleşmiştir.

9. Başvurucular Selman Kapan ve Abdullah Halas ile Ekmel Uzunkaya, Ankara 2 No.lu Devlet Güvenlik

Mahkemesindeki yargılamaya konu olaylara ilişkin olarak işkence ve adil

yargılanma hakkının ihlali iddiası ile 9/6/2001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine (AİHM) başvurmuşlardır.

10. AİHM 26/6/2007 tarihlive 71803/01

başvuru numaralı kararıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 3. ve

6. maddelerinin ihlal edildiğini tespit etmiştir.

11. Ekmel Uzunkaya 23/3/2013 tarihinde

hayatını kaybetmiştir.

12. Başvurucular 10/7/2013 tarihinde, 11/4/2013 tarihli ve 6459

sayılı Kanun'un 21. maddesi ile 4/12/2004 tarihli 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'na eklenen geçici 2. madde gereğince yargılamanın yenilenmesini talep

etmişlerdir.

13. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 13/8/2013 tarihli ve 2013/546

Değişik İş sayılı kararı ile 15/6/2012 tarihi itibarıyla Avrupa Konseyi

Bakanlar Komitesi önünde denetlenen bir AİHM kararı olması şartının

gerçekleşmediği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar

vermiştir.

14. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/8/2013 tarihli ve

2013/189 Değişik İş sayılı kararı ile ret kararını uygun bulmuştur.

15. Bu karar başvuruculara 6/9/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucular 30/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

2. Bireysel Başvuru

Sonrası Yaşanan Gelişmeler

17. Bakanlık yazısından ve UYAP'ta

yapılan araştırma sonucunda başvuruyu takiben aşağıdaki gelişmelerin yaşandığı

anlaşılmaktadır:

18. Başvurucular, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazının

reddi yönündeki kararına karşı kanun yararına bozma talebinde bulunmuşlardır.

19. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/11/2014 tarihli

yazısıyla yeniden yargılamaya dayanak gösterilen AİHM kararının Avrupa Konseyi

Bakanlar Komitesi önünde denetlenmekte olduğunun Bakanlık tarafından

bildirildiği belirtilmiş ve dosya bozma istemiyle Yargıtaya

gönderilmiştir.

20. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 23/10/2014 tarihli ve E.2014/4007,

K.2014/10410 sayılı ilamı ile Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının

bozulmasına karar verilmiştir.

21. Bozma kararının ardından yargılamanın yeniden görülmesine

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2000/5 sayılı dosyasında 24/3/2015

tarihinde başlanmıştır.

22. Yargılama devam etmektedir. Bir sonraki duruşma 24/3/2016

tarihine bırakılmıştır.

B. İlgili Hukuk

23. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılamanın

yenilenmesine engel olmayan hâller" kenar başlıklı 313.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Hükmün infaz

edilmiş olması veya hükümlünün ölümü, yargılamanın yenilenmesi istemine engel

olmaz.

(2) Ölenin eşi, üstsoyu, altsoyu, kardeşleri

yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunabilirler."

24. 5271 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi şöyledir:

"İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki

protokollerin ihlali suretiyle bir ceza hükmünün verildiğini tespit eden Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararlarından, 15.6.2012 tarihi

itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önünde denetlenmekte bulunanlar

bakımından bu Kanunun 311 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu

durumda olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde

yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilirler."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 20/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

26. Başvurucular 6459 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinin

ardından süresinde yeniden yargılanma talebinde bulunduklarını, ileri

sürdükleri yeni vakıaların Mahkemece dikkate alınmadığını, taleplerinin

yeterince incelenmediğini ve gerekçeli bir kararla karşılanmadığını, 6459

sayılı Kanun'da yeniden yargılama için tarihsel sınırlamalar öngörüldüğünü

belirterek gerekçeli karar ve tarafsız bir mahkemede yargılanma haklarını da

içerecek biçimde adil yargılanma haklarının, etkili başvuru haklarının ve

ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvurucular ayrıca

5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ve geçici 2.

maddesinin Anayasa'ya aykırılığının tespiti ve iptaline karar verilmesi

talebinde bulunmuştur.

27. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü

hâlinde müteveffa Uzunkaya'nın ve mahkûm edilen başvurucuların beraat

edeceğini, haksız tutuklama ile hükümlülükte geçen süreler için maddi ve manevi

tazminat almaya hak kazanacaklarını, sabıkaları sebebiyle kaybettikleri işlerine

geri dönebileceklerini ve toplum nezdindeki onurlarına kavuşma imkânı da elde

edeceklerini belirtmişlerdir.

B. Değerlendirme

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının mahkemeye erişim

hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Başvurucu Zeliha

Uzunkaya'nın Mağdur Statüsü Yönünden

29. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada

güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği

iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. ..."

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar

başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada

güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir."

31. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar" kenar başlıklı 46. maddesinin

(1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvuru ancak

ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve

kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir."

32. 6216 sayılı Kanun'un 46. maddesinde kimlerin bireysel

başvuru yapabileceği sayılmış olup anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına göre

bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel

ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar, başvuruya konu

edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da

ihmalinden dolayı başvurucunun "güncel

bir hakkının ihlal edilmesi", bu ihlalden dolayı "kişisel olarak" ve "doğrudan" etkilenmiş olması ve

bunların sonucunda başvurucunun kendisinin mağdur olduğunu ileri sürmesi

gerekir (Onur Doğanay, B. No:

2013/1977, 9/1/2014, § 42).

33. Bireysel başvuruda "mağdur"

kavramı, davada menfaat veya dava ehliyeti gibi kurallardan bağımsız bir

şekilde yorumlanır. Ayrıca mağdur kavramının yorumu günümüzde toplumun

koşulları ışığında değişime tabi olup bu kavram, aşırı biçimcilikten uzak bir

şekilde uygulanmalıdır (Onur Doğanay,

§ 44).

34. Bir başvurunun kabul edilebilir bulunması için başvurucunun

sadece mağdur olduğunu ileri sürmesi yeterli görülmeyip ihlalden doğrudan

etkilendiğini yani mağdur olduğunu göstermesi veya mağdur olduğu konusunda

Anayasa Mahkemesini ikna etmesi gerekir. Bu itibarla, mağdur olduğu zannı veya

şüphesi de mağdurluk statüsünün varlığı için yeterli görülemez (Onur Doğanay, § 45).

35. Somut olayda müteveffa Uzunkaya 23/3/2013 tarihinde hayatını

kaybetmiş, yargılamanın yenilenmesi talebi eşi olan başvurucu Uzunkaya

tarafından yapılmıştır.

36. Doğrudan mağdur olan kişinin başvuru tarihinden önce öldüğü

durumlarda yakın akrabaları ya da eşi tarafından başvuru yapılıp yapılamayacağı

AİHM tarafından da incelenmiştir. AİHM kural olarak doğrudan mağdurun ölümüyle

veya kayıp edilmesiyle yakından bağlantılı olmaksızın ileri sürülen ihlal

iddiaları bakımından yakın akrabaların veya eşin mağdur statüsünün

bulunmadığını kabul etmektedir (Sanles Sanles/İspanya (k.k.),

B. No: 48335/99, 26/10/2000; Fairfield/Birleşik

Krallık (k.k.), B. No: 24790/04, 8/3/2005;

Biç ve diğerleri/Türkiye, B. No:

55955/00, 2/2/2006, § 22, 23).

37. Bununla birlikte kişilerin kendi menfaatini tam anlamıyla

ortaya koyabildikleri hâllerde, yakın akrabalar veya eş tarafından doğrudan

mağdurun ölümünden sonra yapılan başvurularda mağdur statüsünün bulunduğu kabul

edilebilmektedir. Bunun için ölmüş mağdurun suçtan aklanmasının sağlamasında

veya kendilerinin ya da ailelerinin şöhretini koruma konusunda ahlaki bir

menfaatlerinin bulunması şartı aranmaktadır (Nölkenbockhoff/Almanya, B. No: 10300/83, 25/8/1987, §

33; Brudnicka ve diğerleri/Polonya, B. No: 54723/00,

3/3/2005, §§ 27-31; Grădinar/Moldova, B. No: 7170/02, 8/4/2008, §§ 95,

97, 98; Armonienė/Litvanya, B. No: 36919/02, 25/11/2008, §

29; Polanco Torres ve Movilla Polanco/İspanya,

B. No: 34147/06, 21/9/2010, §§ 31-33).

38. Alternatif olarak ise maddi haklarının doğrudan

etkilenmesine dayalı maddi bir menfaatin varlığı da anılan kişilerin mağdur

olarak kabul edilebilmeleri için yeterli görülebilmektedir (Nölkenbockhoff/Almanya, § 33; Grădinar/Moldova, § 97; Micallef/Malta [BD], B. No: 17056/06, 15/10/2009, § 48).

39. Öte yandan ilgili kişilerin başvuruya konu olan yargılamada

taraf olarak yer almış olmaları da dikkate alınması gereken diğer bir husustur

(Micallef/Malta [BD], § 48).

40. Somut başvuru açısındanbaşvurucu

Zeliha Uzunkaya'nın hem ahlaki hem de maddi bir menfaatle ilişkilendirerek adil

yargılanma hakkının ihlali iddialarını dile getirdiği görülmektedir. Başvurucu,

eşi olan müteveffa Ekmel Uzunkaya'nın aklanmasını ve

toplum nezdinde zedelendiğine inandığı onurunu kazanmasını sağlama şeklindeki

ahlaki bir menfaatinin ve tazminat davası açma yönünde maddi bir menfaatinin

bulunduğunu ileri sürmektedir.

41. Ek olarak 5271 sayılı Kanun'un 313. maddesinde hükümlünün

ölümü hâlinde eşin yargılamanın yenilenmesini talep edebileceği düzenlenmiştir.

Nitekim başvurucu Uzunkaya'nın talebinin de bu çerçevede kabul edildiği ve

başvurucunun bu yolla taraf sıfatını kazandığı anlaşılmaktadır.

42. Yukarıda belirtilen hususlar gözönüne

alındığında başvurucu Zeliha Uzunkaya'nın mağdur statüsü taşıdığına karar

verilmesi gerekir.

2. Başvuru Hakkının

Kötüye Kullanılması Yönünden

43. Başvurucular, yeniden yargılama taleplerinin reddedilmesiyle

bağlantılı biçimde adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

44. Bakanlık yazısında, kanun yararına bozma sonrasında yeniden

yargılamaya başlandığı ve başvurucuların olağan yargılama aşaması yeniden

başlayan dava esnasında adil yargılanmaya yönelik taleplerini ileri

sürebilecekleri belirtilmiştir.

45. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

46. 6216 sayılı Kanun'un "Başvuru

hakkının kötüye kullanılması" kenar başlıklı 51. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen

başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında, ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para

cezasına hükmedilebilir."

47. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) "Başvuru hakkının kötüye

kullanılması" kenar başlıklı 83. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki

davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit

edilmesi hâlinde başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında, ilgilinin ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para

cezasıyla cezalandırılmasına karar verilir."

48. İçtüzük'ün "Bireysel başvuru formu ve ekleri"

kenar başlıklı 59. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Başvurucuların,

adreslerinde veya başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana

geldiğinde bunu Mahkemeye bildirmeleri zorunludur."

49. Genel hukuk teorisinde bir kamu düzeni kuralı olarak ele

alınan ve genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve

başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye

edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru

alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru

usulünün amacına açıkça aykırı olan ve Anayasa Mahkemesinin başvuruyu gereği

gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların, başvuru hakkının kötüye

kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).

50. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesini yanıltmak amacıyla gerçek

olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması,

başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi

verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu

değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında

Anayasa Mahkemesinin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir

kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı

kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit

veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında

ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla

bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru

hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö., § 29).

51. Somut başvuruda Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin yeniden

yargılama talebinin reddine karşı başvurucuların yaptıkları itirazı reddeden

kararı kanun yararına bozma incelemesi yoluyla bozulmuştur. Böylelikle

başvurucu Uzunkaya'nın eşi ile başvurucular Kapan ve Halas'ın

sanık olarak yargılandıkları davanın yeniden görülmesine Ankara 11. Ağır Ceza

Mahkemesinde başlanmıştır.

52. Başvurucular bununla birlikte İçtüzük'ün

59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüğe açıkça aykırı

olarak yeniden yargılama taleplerinin reddedilmesinin sonrasında yaşanan

gelişmelere ve bozma kararı uyarınca davanın tekrar görülmekte olduğuna dair

herhangi bir bildirimde bulunmamıştır. Başvurucular, Bakanlık görüşünün

tebliğinin ardından da anılan eksikliğe dair bir açıklayıcı bilgi

sunmamışlardır.

53. Bu itibarla bizzat başvurunun yapılmasına gerekçe gösterilen

dolayısıyla da başvurunun değerlendirmesini esaslı biçimde etkileyecek

nitelikteki bir hususta başvurucuların Anayasa Mahkemesini bilgilendirmediği

anlaşıldığından başvurunun başvuru hakkının

kötüye kullanımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

54. Başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle 6216 sayılı

Kanun'un 51. maddesi uyarınca her bir başvurucu hakkında takdiren

500 TL disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru

hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

B. 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca başvurucuların her

birinin 500 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Ankara Barosuna GÖNDERİLMESİNE

20/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Okan

TAŞDELEN

Başvurucular

:

1. Selman

KAPAN

2. Abdullah

HALAS

3. Zeliha

UZUNKAYA

Vekilleri

:

Av. Hasan

TÜYSÜZOĞLU

Av. İbrahim Taner TÜYSÜZOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/7302, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 48335/99, 26/10/2000; Fairfield/Birleşik
  12. A. Başvurunun başvuru
  13. D. Kararın bir örneğinin Ankara Barosuna GÖNDERİLMESİNE
  14. Gökcan
  15. Taşdelen
  16. Kapan
  17. Halas
  18. Uzunkaya
  19. Tüysüzoğlu
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/7302
Tarih
20 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Hamdiye Demirel ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6649)
  • Laleş Çeliker Başvurusu (B. No: 2013/8413)
  • Kamuran Reşit Bekir Başvurusu (B. No: 2013/7644)
  • Ömer Aybar Başvurusu (B. No: 2013/6974)
  • Mehmet Sabri Yar Başvurusu (B. No: 2013/5845)
  • Hüseyin Kesici Başvurusu (B. No: 2013/3440)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.