İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Semih Tufan Günaltay Başvurusu (B. No: 2013/1130)

1. Başvurucu, tutukluluğunun

Başvuru No2013/1130Tarih17 Eylül 2013Okuma6 dk · 1.227 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Semih Tufan Günaltay Başvurusu

Karar tarihi
17 Eylül 2013
Başvuru Numarası
2013/1130
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.227 kelime·6 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, tutukluluğunun

kanunda öngörülen azami sınırı aşması nedeniyle hukuka aykırı hâle geldiğini ve

böylece özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 23/1/2013

tarihinde Silivri Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına

engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca, 6/6/2013 tarihinde başvurunun karara

bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden,

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 33. maddesinin (3)

numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki

ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, 2/4/2007

tarihinde göz altına alınmış ve 6/4/2007 tarihinde tutuklanmıştır. Hakkında

yürütülen soruşturma neticesinde 2007/355 numaralı iddianame ile dava açılmış

ve bu dava İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E.2007/367 sayılı dosyası

üzerinden görülmüştür.

6. Mahkeme, 24/2/2012

tarih ve E.2007/367, K.2012/19 sayılı kararla başvurucunun cezalandırılmasına

ve tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.

7. Başvurucu, 2/4/2012 tarihinde 4/12/2004 tarih

ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında öngörülen azami sürenin dolmuş olması nedeniyle tahliye talebinde

bulunmuş, ancak bu konuda verilen karar başvurucuya tebliğ edilmemiştir.

8. Başvurucu, 12/7/2012 tarihinde İstanbul

12. Ağır Ceza Mahkemesine hitaben bir dilekçe ile 5 yıllık tutukluluk süresinin

dolmuş olduğu gerekçesiyle adli kontrol talepli yeni bir tahliye talebinde daha

bulunmuştur.

9. Mahkeme, 30/7/2012

tarihinde vermiş olduğu kararla, "dosyanın

Yargıtay aşamasında olması" nedeniyle başvuruyu reddetmiştir.

Bu karar başvurucuya tebliğ edilmemiştir.

10. Başvurucu, 2012/796 Değişik

İş sayılı bu karara, bir örneğini Mahkeme kaleminden almak suretiyle 31/8/2012 tarihinde

itiraz etmiştir.

11. İstanbul 12. Ağır Ceza

Mahkemesi itiraz dilekçesini merciine göndermeden talebin reddine karar

vermiştir. Bu karar 5/11/2012 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

12. Bundan önce başvurucu, 23/10/2012 tarihinde, 2012/979 Değişik

İş numaralı bu karara karşı dilekçeyle ve kararın imzasız bir suretiyle

birlikte itiraz etmiştir. Dilekçede talebin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine

gönderilmesi istenmiştir.

13. İstanbul 12. Ağır Ceza

Mahkemesi bu dilekçeyi merciine göndermiş, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ise

2012/909 Değişik İş sayılı kararla, "temyizde geçen sürenin tutukluluktaki makul süreden

sayılmadığı" gerekçesi ile talebi reddetmiştir.

14. İstanbul 13. Ağır Ceza

Mahkemesinin iş bu kararı 24/12/2012 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

15. 5271 sayılı Kanun’un “Tutuklulukta geçecek süre” kenar başlıklı

102. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir;

“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk

süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek

uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez..”

16. Aynı Kanun’un “Şüpheli veya sanığın salıverilme sistemleri”

kenar başlıklı 104. maddesi şöyledir:

“(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında

şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.

(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya

salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz

edilebilir.

(3) Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya

geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, bölge adliye mahkemesi veya

Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde

yapılacak incelemeden sonra verilir; bu karar re'sen

de verilebilir.”

17. Aynı Kanun’un “Kanun yollarına başvurma hakkı” kenar

başlıklı 260. maddesi şöyledir:

“ (1) Hâkim ve

mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre

katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış,

reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş

bulunanlar için kanun yolları açıktır.

(2) Asliye ceza mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları,

mahkemenin yargı çevresindeki sulh ceza mahkemelerinin; ağır ceza

mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı

çevresindeki asliye ve sulh ceza mahkemelerinin; bölge adliye mahkemesinde

bulunan Cumhuriyet savcıları, bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı

kanun yollarına başvurabilirler.

(3) Cumhuriyet savcısı, sanık lehine olarak da kanun

yollarına başvurabilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Mahkemenin 17/9/2013 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

23/1/2013 tarih ve 2013/1130 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

19. Başvurucu, Kanun’da

öngörülen azami tutukluluk süresinin dolduğunu, buna rağmen tahliye

edilmediğini belirterek Anayasa’nın 19. maddesinde tanımlanan özgürlük ve

güvenlik hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve ihlalin önlenmesi talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

20. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1.

maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden

sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel

başvuruları inceler.”

21. Bu hüküm gereğince Anayasa

Mahkemesi, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai

işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler. Dolayısıyla

Mahkeme’nin zaman bakımından yetkisi ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai

işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvurularla sınırlıdır. Kamu

düzenine ilişkin bu düzenleme karşısında, anılan tarihten önce kesinleşmiş

nihaî işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki kapsamının genişletilmesi

mümkün değildir (B. No: 2012/832, § 14, 12/2/2013).

22. Devam eden tutukluluğun

hukuka aykırı olduğu veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurularda

şikâyetlerin temel amacı, tutukluluğun hukuka aykırı olduğunun, ya da devamını

haklı kılan sebep veya sebeplerin bulunmadığının tespiti ve buna bağlı olarak

serbest kalmaktır. Dolayısıyla belirtilen nedenlerle ve serbest bırakılmayı

temin edebilecek bir karar alma amacıyla yapılacak bireysel başvuruların,

olağan kanun yolları tüketilmek şartıyla, tutukluluk hali devam ettiği sürece

yapılabilmesi mümkündür. Ancak, başvurucu tutuklu bulunduğu yargılamada hükümlü

veya hükmen tutuklu sıfatını almış ise bu takdirde serbest kalma ihtimali

ortadan kalkar. Bu takdirde ancak tutukluluğun hukuka aykırı olduğunun ya da

devamını haklı kılan sebep veya sebeplerin bulunmadığının tespiti ve talep

halinde buna bağlı olarak tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerekir. Ne

var ki bu tür talepler için de varsa olağan kanun yolları denendikten sonra ve

gerekiyorsa bireysel başvuru yapılmalıdır. (B. No: 2012/726, §§ 30 ve 31, 2/7/2013).

23. Öte yandan, başvurunun kabul

edilebilir bulunabilmesi için ihlal iddiasına dayanak teşkil eden nihai işlem

veya kararların 23/9/2012 tarihinden evvel

kesinleşmemiş olmaları da gerekmektedir. Mahkemenin yargı yetkisine ilişkin bu

tespitin bireysel başvuru incelemesinin her aşamasında yapılabilmesi mümkündür.

24.

5271 sayılı Kanun’un 102. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, ağır ceza

mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresinin en çok iki yıl olduğu

ve bu sürenin zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabileceği, ancak

uzatma süresinin toplam üç yılı geçemeyeceği belirtilmiştir. Buna göre uzatma

süreleri dâhil toplam tutukluluk süresinin azami beş yıl olabileceği

anlaşılmaktadır (B. No: 2012/239, § 47, 2/7/2013).

25. Somut olayda başvurucu 2/4/2007 tarihinde göz altına alınmış ve 6/4/2007 tarihinde

tutuklanmıştır. Başvuru ekindeki belgelerden, ilk derece mahkemesinin 24/2/2012 tarihinde davanın esasını karara bağlayarak

başvurucunun mahkûmiyetine hükmettiği anlaşılmaktadır. Başvurucu, beş yıllık

azami sürenin dolduğu iddiasıyla muhtelif zamanlarda tahliye talebinde bulunmuş

ise de, davanın karara bağlanmasından sonraki döneme tekabül eden bu

taleplerden bir sonuç alamamıştır. Buna göre başvurucu hakkındaki tutukluluğun

devamına dair kararların çoğunlukla Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisinin başlamadığı dönemde kesinleştikleri anlaşılmaktadır.

26.

Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi başladıktan sonra da

tutukluluk durumuna itiraz etmiş ve bu itirazı reddedilmiştir (§§ 12 ve 13).

Ancak, Mahkeme’nin zaman bakımından yetkisinin başladığı tarihten sonra

verilmiş olsa bile, kişi hakkındaki tutmanın niteliği üzerinde bu kararların

herhangi bir etkisi yoktur. Zira başvurucunun tutukluluk hali davanın esasına

ilişkin kararın açıklanmasıyla birlikte sona ermiştir. Kararla birlikte başvurucuya

isnat olunan suç sabit görülerek cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

Dolayısıyla, hükmen tutukluluğa itiraz ve incelemesinin 23/9/2012

tarihinden sonra gerçekleştirilmiş olmasının Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisi üzerinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır (B. No:

2012/239, § 35, 2/7/2013).

27. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun tutukluluğa ilişkin şikâyetlerine konu olan kararların tamamının

Anayasa Mahkemesinin yetkisinin başladığı tarihten önce kesinleştiği

anlaşıldığından, başvurunun “zaman

bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Başvurunun,

“zaman bakımından yetkisizlik”

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına, 17/9/2013 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Mustafa BAYSAL Başvurucu : Semih Tufan GÜNALTAY Vekili : Av. A. Çiğdem TEZELLER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/1130, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/1130
Tarih
17 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Serpil Kerimoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2012/752)
  • Salih Akkuş Başvurusu (B. No: 2012/1017)
  • Ali Becerikli Başvurusu (B. No: 2013/1484)
  • Nevruz Bozkurt Başvurusu (B. No: 2013/664)
  • Güher Ergun ve Tosun Tayfun Ergun Başvurusu (B. No: 2012/12)
  • Ahmet Sağlam Başvurusu (B. No: 2013/3351)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.