İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Süleyman Yaprak Başvurusu (B. No: 2014/12996)

1. Başvuru, karar düzeltme talebinin süre yönünden reddedilmesi

Başvuru No2014/12996Tarih1 Şubat 2017Okuma15 dk · 2.911 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkincibölüm Süleyman Yaprak Başvurusu

Bölüm
İkinci Bölüm
Karar tarihi
1 Şubat 2017
Başvuru Numarası
2014/12996
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.911 kelime·15 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, karar düzeltme talebinin süre yönünden reddedilmesi

nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/8/2014 tarihinde Mut Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 24/12/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 25/3/2016

tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş

sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Mut Asliye Hukuk Mahkemesinin (Mahkeme) E.2010/353

sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açmıştır.

7. Mahkemenin E.2010/352 sayılı bir başka dosyasında aynı konuda

üçüncü şahıslar tarafından tapu iptali ve tescil davası açılmıştır.

8. Mahkeme 20/1/2012 tarihli ve E.2010/353, K.2012/34 sayılı

kararı ile dosyayı E.2010/352 sayılı dosya ile birleştirmiştir.

9. Mahkeme 2/3/2012 tarihli ve E.2010/352, K.2012/101 sayılı

kararı ile başvurucunun birleşen dosyadaki davasını reddetmiştir.

10. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin

16/12/2013 tarihli ve E.2012/11299, K.2013/19067 sayılı ilamı ile onanmıştır.

11. Başvurucunun karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 20/5/2014

tarihli ve E.2014/9460, K.2014/9959 sayılı ilamı ile süre yönünden

reddedilmiştir. İlamın ilgili kısmı şöyledir:

"...

Somut olayda 12/2/2014 tarihinde Yargıtay

onama kararı usulüne uygun olarak davacılar vekiline tebliğ edilmiştir.

Davacılar vekili, 28/2/2014 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme isteğinde

bulunmuştur. Karar düzeltme süresi, 27/2/2014 tarihi çalışma saati bitimi olup

tebliğ tarihinden karar düzeltme dilekçesinin verildiği tarihe kadar Kanunda

belirtilen 15 günlük karar düzeltme süresi geçmiş bulunmaktadır. Süresinden

sonra yapılan karar düzeltme istemi geçersizdir.

..."

12. Karar düzeltme ilamı başvurucuya tebliğ edilmemiş, başvurucu

8/7/2014 tarihinde ret kararını öğrendiğini beyan etmiş, 5/8/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunulmuştur.

B. İlgili Hukuk

13. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun geçici 3. maddesi şöyledir:

"(1) Bölge adliye mahkemelerinin,

26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge

Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de

ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize

ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama

tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında,

kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı

Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin

uygulanmasına devam olunur.

(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine

görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086

sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır."

14. 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Muhakemeleri

Usulü Kanunu'nun 431. maddesi şöyledir:

"Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge

adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtayın

bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin

bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece

mahkemesine verilebilir.

Temyiz dilekçesi kararı veren mahkemeden başka

bir mahkemeye verilmişse temyiz defterine kaydolunur

ve durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir.

Temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi

verilir."

15. 1086 sayılı mülga Kanun'un 440. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya

tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar

düzeltilmesi istenebilir:

..."

16. 6100 sayılı Kanun'un 445. maddesi şöyledir:

"Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP),

adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan

bilişim sistemidir. Dava ve diğer yargılama işlemlerinin elektronik ortamda

gerçekleştirildiği hâllerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır.

Elektronik ortamda, güvenli elektronik imza

kullanılarak dava açılabilir, harç ve avans ödenebilir, dava dosyaları

incelenebilir. Bu Kanun kapsamında fizikî olarak hazırlanması öngörülen tutanak

ve belgeler güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabilir ve

gönderilebilir. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan tutanak ve belgeler

ayrıca fizikî olarak gönderilmez, belge örneği aranmaz.

Elektronik ortamdan fizikî örnek çıkartılması

gereken hâllerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim

veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanır ve mühürlenir.

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter.

Mahkemelerde görülmekte olan dava, çekişmesiz

yargı, geçici hukuki koruma ve diğer tüm işlemlerde UYAP’ın

kullanılmasına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir."

17. 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun

5. maddesi şöyledir:

"Güvenli elektronik imza, elle atılan

imza ile aynı hukukî sonucu doğurur.

Kanunların resmî şekle veya özel bir merasime

tabi tuttuğu hukukî işlemler ile teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imza

ile gerçekleştirilemez."

18. 6/8/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileCumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri

Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in (Yönetmelik) 5. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"...

Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer güvenli

elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla birimlere elektronik

ortamda bilgi ve belge gönderebilirler.

Gelen evraktan sorumlu personel, UYAP

üzerinden birimlere gönderilen ve iş listesine düşen belgeleri derhâl ilgili

kişiye ya da doğrudan dosyasına aktarır. Onay gerektiren evrak ilgilinin iş

listesine yönlendirilir.

...

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması

açısından saat 00:00'a kadar yapılması zorunludur.

..."

19. Yönetmelik'in 208. maddesinin (9) numaralı fıkrası şöyledir:

"Taraf vekillerince UYAP üzerinden

güvenli elektronik imza ile kanun yolu başvuru dilekçesi gönderilebilir. Bu

işler için ayrıca elle atılmış imzalı belge istenmez. Avukatların UYAP Avukat

Bilgi Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için

güvenli elektronik imza sahibi olmaları gerekir. Kanun yolu harçları avukat

tarafından elektronik ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılır. Ayrıca bu

işlemlerin Barokart veya kredi kartı gibi ödeme

araçlarıyla yapılması sağlanabilir. Kanun yolu başvurusu, dilekçenin sisteme

kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin

elektronik ortamda erişebileceği bir alındı belgesi oluşturulur."

20. 3/4/2012 tarihli ve 28253 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren mülga Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 5.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer güvenli

elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla mahkemeler veya hukuk

dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilirler.

Gelen evraktan sorumlu personel, UYAP

üzerinden mahkeme veya hukuk dairelerine gönderilen ve iş listesine düşen

belgeleri derhal ilgili kişiye ya da doğrudan dosyasına aktarır. Hâkimin

onayını gerektiren evrak hâkimin iş listesine yönlendirilir.

...

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması

açısından saat 00:00’a kadar yapılması zorunludur.

Fizikî ortamda yapılan işlemlerde süre mesai

saati sonunda biter."

21. Mülga Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 48.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Taraf vekillerince UYAP üzerinden güvenli

elektronik imza ile kanun yolu başvuru dilekçesi gönderilebilir. Bu işler için

ayrıca elle atılmış imzalı belge istenmez. Avukatların UYAP Avukat Bilgi

Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için elektronik

imza sahibi olmaları gerekir. Kanun yolu harçları avukat tarafından elektronik

ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılır. Ayrıca bu işlemlerin Barokart veya kredi kartı gibi ödeme araçlarıyla yapılması

sağlanabilir. Kanun yolu başvurusu, dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte

yapılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin elektronik ortamda

erişebileceği bir alındı belgesi oluşturulur.

Elektronik ortamda kanun yolu başvurusu saat

00:00’a kadar yapılabilir."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 1/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, Yargıtay onama kararının 12/2/2014 tarihinde

kendisine tebliğ edildiğini, karar düzeltme dilekçesinin avukatı aracılığı ile

UYAP sisteminden Mahkemeye 27/2/2014 tarihinde gönderildiğini; ancak,

Mahkemenin dilekçeyi 28/2/2014 tarihinde işleme koyduğunu, süresinde karar

düzeltme talebinde bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtayın

da talebini reddettiğini, ret kararıyla karar düzeltme hakkının elinden

alındığını belirterek Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

24. Başvurucunun şikâyetinin özünün, karar düzeltme talebinin

süre yönünden reddedilmesi nedeniyle esasının Yargıtayca

incelenmemesine yönelik olmasından dolayı iddia, adil yargılanma hakkının

güvenceleri arasında yer alan mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

25. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı ve

Hakkın Kapsamı

26. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip

olduğu belirtilmiştir.

27. Anayasa'nın 40. maddesinin birinci fıkrasında ise Anayasa

ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkesin, yetkili makama

geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu

belirtilmiştir.

28. Anayasa Mahkemesi; önüne gelen bir itiraz başvurusunda

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün temel

unsurlarından birinin mahkemeye erişim hakkı olduğunu, kişinin uğradığı bir

haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesi ya da maruz kaldığı haksız

bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesi ve

zararını giderebilmesinin en etkili yolunun yargı mercileri önünde dava hakkını

kullanabilmesi olduğunu, mahkemeye erişim hakkının bireylerin iddia ve

savunmalarını bir yargı mercii önünde ileri sürebilmelerine imkân sağlayan ve

adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak kabul edilen bir hak olduğunu

belirtmiştir (AYM, E.2015/96, K.2016/9, 10/2/2016).

29. Anayasa Mahkemesi; bireysel başvuru kapsamında yaptığı

değerlendirmelerinde, mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına geldiğini, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya

mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını

önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebileceğini (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52), ilk derece mahkemesinde dava açma hakkının yanında

kişilere itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma imkânı da

tanınmış ise anılan yollara başvurma hakkının da bu kapsamda değerlendirilmesi

gerektiğini belirtmiştir (Ali Atlı,

B. No: 2013/500, 20/3/2014, § 49).

30. Başvurucunun 27/2/2014 tarihli karar düzeltme talebi,

süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Söz konusu Yargıtay kararı

ile başvurucunun mahkemeye erişimine yönelik bir müdahalede bulunulduğu açıktır.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

31. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

32. Anayasa Mahkemesi bir itiraz başvurusunda, Anayasa'nın 36.

maddesinde hak arama özgürlüğünün güvence altına alındığını, maddede hak arama

özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte,

bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğunun

söylenemeyeceğini, özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da hakkın doğasından

kaynaklanan bazı sınırları bulunduğunun kabul edildiğini, ayrıca hakkı

düzenleyen maddede herhangi bir sınırlama nedenine yer verilmemiş olsa da

Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan kurallara dayanılarak bu hakların

sınırlandırılmasının mümkün olabileceğini, dava açma hakkının kapsamına ve

kullanım koşullarına ilişkin bir kısım düzenlemenin hak arama özgürlüğünün

doğasından kaynaklanan sınırları ortaya koyan ve hakkın norm alanını belirleyen

kuralların olduğunu; ancak, bu sınırlamaların Anayasa'nın 13. maddesinde yer

alan güvencelere aykırı olamayacağını belirtmiştir (AYM, E.2015/96, K.2016/9,

10/2/2016).

33. Başvurucunun mahkemeye erişimine yapılan müdahale,

Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen sınırlama ölçütlerine uyulmadığı takdirde

Anayasa’nın 36. maddesinin ihlali sonucunu doğurur. Bu açıdan başvurucuların

mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın, Anayasa’nın 13. maddesinde yer

alan ölçütler çerçevesinde denetlenerek Anayasa’nın 36. maddesinin kapsamına

uygunluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

(1)Kanunilik

34. Başvuru konusu olayda Yargıtay Dairesinin, karar düzeltme

talebini 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesinde öngörülen sürede yapılmadığı

gerekçesiyle reddettiği anlaşılmaktadır.

35. Yargıtay Dairesinin bu hükmü esas alarak verdiği ret

kararına göre, yapılan müdahalenin kanun tarafından öngörülme ölçütünü

karşıladığı sonucuna varılmıştır.

(2) Meşru Amaç

36. Başvurucunun karar düzeltme itirazının incelenmemesi

sonucunu doğuran ret kararının; mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmemesini

ve davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara

karşı hukuk düzenine karşı olan güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla

verildiği, bu açıdan meşru bir amaca yönelik olduğu anlaşılmıştır.

(3)Ölçülülük

37. Karar düzeltme talebinin reddedilmesi nedeniyle

başvurucuların mahkemeye erişimine getirilen sınırlamanın ölçülü olup olmadığı

ve başvurucuya ağır bir yük getirip getirmediği hususlarınındeğerlendirilmesi

gerekir.

i. Genel İlkeler

38. Anayasa Mahkemesi; bireysel başvuru kapsamında yaptığı

değerlendirmelerinde mahkemeye erişim hakkının kural olarak mutlak bir hak

olmayıp hakkın sınırlandırılabileceğini, bu hususta devletlerin takdir hakları

gereği bazı düzenlemeler yapabileceğini, bununla birlikte getirilecek sınırlandırmaların

hakkın özünü zedeleyecek nitelikte olmaması, meşru bir amaç izlemesi, açık ve

ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerektiğini

belirtmiştir (Mesut Güzel, B. No:

2014/5876, 22/9/2016, § 31). Bu kapsamda dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde

kısa olmadıkça dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin

öngörülmesinin hukuki belirlilik ilkesinin bir gereği olduğu ve tek başına bu

durumun mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmayacağı belirtilmiştir (Remzi Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013,

§ 27).

39. Anayasa Mahkemesi, bir Cumhuriyet başsavcılığı tarafından

verilen idari yaptırım kararına karşı başka bir yerin Cumhuriyet başsavcılığı

vasıtasıyla süresinde yapılan itirazda, sulh ceza mahkemesince, dilekçenin fiilen

mahkemeye ulaştığı tarih esas alınarak itirazın reddedilmesi nedeniyle yapılan

bir başvuruyu da mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelemiş; başvurucunun,

bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığını aracı kılarak başvuruda bulunmasının

usul kurallarına aykırı olmadığını, bu açıdan başvurucunun bu konuda özensiz

veya ihmalkâr davrandığının söylenemeyeceğini, mahkemenin usul kurallarının

uygulanmasındaki açık hatasının, bireyin mahkemeye erişim hakkından

yararlanamaması ve kendisine uygulanan yaptırımın hukukiliğini inceletememesi

sonucunu doğurduğunu belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine

karar vermiştir (Remzi Durmaz, §§

35-38).

ii. İlkelerin Olaya Uygulanması

40. Başvurucu, yasal süre içinde karar düzeltme talebinde

bulunmasına rağmen Yargıtay tarafından talebinin reddedildiğini belirterek

karar düzeltme hakkının engellendiğini iddia etmiştir.

41. Somut olayda değerlendirilmesi gereken mesele, başvurucunun

karar düzeltme talebinin kanun yolu incelemesine konu yapılmamasının mahkemeye

erişim hakkına orantısız bir müdahale oluşturup oluşturmadığıdır.

42. Başvurucu, 27/2/2014 tarihli dilekçesinde ayrıntılı bir

şekilde itirazlarını dile getirerek karar düzeltme talebinde bulunmuş; Yargıtay

8. Hukuk Dairesi, on beş günlük sürenin geçtiği gerekçesiyle talebi

reddetmiştir.

43. Başvuru konusu olay tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı

mülga Kanun'un 440. maddesinde, Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya

tebliğden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceği

belirtilmiştir.

44. 6100 sayılı Kanun'un 445. maddesinde elektronik ortamda,

güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabileceği, harç ve avansın

ödenebileceği, dava dosyalarının incelenebileceği, Kanun kapsamında fiziki

olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgelerin güvenli elektronik imzayla

elektronik ortamda hazırlanarak gönderilebileceği belirtilmiştir.

45. Başvuru konusu olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga Hukuk

Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 5. ve 48. maddelerinde; taraf ve vekilleri

ile diğer ilgililerin güvenli elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP

vasıtasıyla mahkemeler veya hukuk dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge

gönderebilecekleri, taraf vekillerince UYAP üzerinden güvenli elektronik imza

ile kanun yolu başvuru dilekçesinin gönderilebileceği, bu işler için ayrıca

elle atılmış imzalı belge istenmeyeceği, avukatların UYAP Avukat Bilgi Sistemi

üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için elektronik imza

sahibi olmalarının gerekli olduğu, kanun yolu harçlarının avukat tarafından

elektronik ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılacağı, kanun yolu

başvurusunun dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte yapılmış sayılacağı

belirtilmiştir.

46. Başvuru formuna ekli belgeler ve UYAP sisteminden yapılan

incelemede Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16/12/2013 tarihli onama ilamının

12/2/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği, başvurucu vekilinin UYAP'tan 27/2/2014 tarihinde saat 12.20'de 2286198849 iş

emir numarası ile karar düzeltme talebinde bulunduğu, yine aynı tarihte saat 12.30'da

Mut Mahkemeler veznesine karar düzeltme harcını yatırdığı, Mut Asliye Hukuk

Mahkemesi görevlilerince karar düzeltme dilekçesi aynı gün saat 13.01'de

görülmesine rağmen dilekçe ile ilgili işleme28/2/2014 tarihinde saat 09.47'de

başlandığı anlaşılmıştır.

47. Başvurucunun karar düzeltme talebi, Yargıtay 8. Hukuk

Dairesinin 20/5/2014 tarihli ilamında belirtilen "...Somut olayda 12/02/2014 tarihinde Yargıtay onama kararı

usulüne uygun olarak davacılar vekiline tebliğ edilmiştir. Davacılar vekili,

28/02/2014 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Karar

düzeltme süresi, 27/02/2014 tarihi çalışma saati bitimi olup tebliğ tarihinden

karar düzeltme dilekçesinin verildiği tarihe kadar Kanunda belirtilen 15 günlük

karar düzeltme süresi geçmiş bulunmaktadır. Süresinden sonra yapılan karar

düzeltme istemi geçersizdir." gerekçesi ile reddedilmiştir.

48. Yukarıda belirtilen tespitler ışığında 12/2/2014 tarihinde

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16/12/2013 tarihli ilamını tebellüğ eden

başvurucunun, UYAP sistemi üzerinden ilama karşı 27/2/2014 tarihinde karar

düzeltme talebinde bulunmasına rağmen dilekçenin Mahkeme görevlileri tarafından

yasal süre dolduktan bir gün sonra, yani 28/2/2014 tarihinde işleme konulması

nedeniyle bu tarihi esas alarak karar düzeltme dilekçesini süre yönünden

reddetmesinin, öngörülebilirlik sınırları içinde olduğunun

değerlendirilemeyeceği, yapılan uygulamanın yanlış bir olguya dayanılarak açık

bir hata ile gerçekleştirildiği ve başvurucunun kanun yolunu kullanması

imkânını ortadan kaldırdığı, başvurucu üzerinde ağır bir yüke sebep olduğu,

başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçlarla

orantısız olduğu, dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

49. Yukarıda açıklanan nedenlerle başvurucunun, Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

50. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir...

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

51. Başvurucu, ihlalin tespiti ile tazminata karar verilmesini

talep etmiştir.

52. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

53. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili Yargıtay Dairesine

gönderilmek üzere Mut Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

54. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılama kararı verildiğinden başvurucunun tazminat talebinin reddine karar

verilmiştir.

55. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere

Yargıtay ilgili Dairesine gönderilmesi için Mut Asliye Hukuk Mahkemesine

GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

1/2/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

Yakup MACİT

Başvurucu

:

Süleyman

YAPRAK

Vekili : Av. Mehmet Türker KÜÇÜK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/12996, 1 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. B. Anayasa’nın36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye
  13. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  14. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Yıldırım
  16. Akıncı
  17. Topal
  18. M. Emin KUZ
  19. Yaprak
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/12996
Tarih
1 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Abdurrahman Aslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13161)
  • Mehmet Çakır Başvurusu (B. No: 2014/5121)
  • Ahmet İnci Başvurusu (B. No: 2014/20371)
  • Selçuk Yıldız Başvurusu (B. No: 2014/10382)
  • Ufuk Rifat Çobanoğlu Başvurusu (B. No: 2014/6971)
  • Doğan Anğay Başvurusu (B. No: 2014/3178)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.