İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Süveyda Yarkın Başvurusu (B. No: 2017/39967)

1. Başvuru, tutukluyu ziyarete gelen aile bireyinin ziyaret

Başvuru No2017/39967Tarih11 Aralık 2019Okuma15 dk · 3.002 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Süveyda Yarkın Başvurusu

Karar tarihi
11 Aralık 2019
Başvuru Numarası
2017/39967
R.G. Tarih ve Sayı
23/1/2020-31017
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.002 kelime·15 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluyu ziyarete gelen aile bireyinin ziyaret

düzenini bozduğu gerekçesiyle dokuz ay süreyle ziyaretten men edilmesi

nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/12/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu Silivri 3 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz

Kurumu) tutuklu olarak bulunan babasını 30/6/2017 tarihinde bayram

münasebetiyle ziyaret etmek istemiştir. 4/7/2017 tarihinde İnfaz Kurumu

Müdürlüğü tarafından başvurucu hakkında kurumun düzen ve güvenliğini bozduğu

gerekçesiyle dokuz ay süre ile ziyaretten men kararı alınmıştır. Kararda bayram

açık görüşü nedeniyle çok sayıda ziyaretçinin geldiği, arama odasının önünün

çok kalabalık olduğu, arama odasına ikişer kişi alınarak arama yapıldığı,

başvurucunun arama odası önünde istifra etmiş olduğu, içeriye alınarak lavaboya

götürüldüğü, durumu normale döndükten sonra sıraya girmesinin istendiği,

başvurucunun sıraya girmesi için uyarıldığında tepki gösterdiği ve itiraz

ettiği, tekrar uyarıldığında "Allah

belanızı versin sizin" diyerek hakarette bulunduğu, daha da

tepkili şekilde hareketlerine devam ettiği, bu şekilde ziyarete alınamayacağı

söylenerek ziyaretçi fişi istendiğinde ise bayan infaz koruma memurunun

üniformasını çekerek fişi göğsüne soktuğu, bu nedenle kurumun düzen ve

güvenliğini bozduğu ifade edilmiştir.

10. Başvurucu 7/7/2017 tarihinde İnfaz Kurumu Müdürlüğüne

verdiği dilekçe ile ziyaret günü hastalanarak istifra ettiğini, bunun üzerine

infaz koruma memurlarının kendisini azarladığını ve kendisine bağırdığını,

yerleri temizlemesini söylediğini, elinden ziyaretçi fişini almaya çalıştığını,

insani olarak sağlık yardımı yapılması gerekirken hırpalandığını belirterek

görevlilerden şikâyetçi olmuştur.

11. Başvurucu ayrıca ziyaretten men kararının kaldırılması için

Silivri 2.İnfaz Hâkimliğine müracaat etmiştir. Başvurucu dilekçesinde; ziyaret

günü hastalandığını ve istifra ettiğini, İnfaz Kurumu görevlilerinin insani

olarak yardım etmek yerine kendisini azarladıklarını, yerleri temizlemesini

istediklerini, "Orayı temizlemezseniz

görüş yaptırmayız" dediklerini, annesinin peçetelerle ve daha

sonra verilen paspasla yerleri temizlediğini, görevlilerin azarlamaları,

baskıları ve hasta olması nedeniyle sinirlerinin bozulduğunu ve görevli memurla

tartıştığını belirtmiştir. Başvurucu; hakkında düzenlenen tutanağın tek taraflı

ve gerçeğe aykırı olduğunu, verilen yasaklama kararının hukuka ve hakkaniyete

uygun olmadığını beyan etmiştir.

12. İnfaz Hâkimliğinin 10/8/2017 tarihli kararıyla başvurucunun

talebi reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, verilen kararın usul ve yasaya

uygun olduğu belirtilmiştir.

13. Başvurucunun bu karara karşı Silivri Ağır Ceza Mahkemesine

yaptığı itiraz da 21/9/2017 tarihli kararla reddedilmiştir. Nihai karar

16/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.

14. Başvurucu 15/12/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un "Ziyaret

ve görüşlerde uyulacak esaslar" kenar başlıklı 86. maddesinin

ilgili kısımları şöyledir:

“(1)

Kapalı ve açık ceza infaz kurumlarına ziyaret veya görüşe gelen resmî heyet ve

özel kişiler, kurum güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlarda bulunamaz,

kurum güvenliği için alınan ve uygulanan yasal ve idarî tedbirlerin

değiştirilmesini isteyemezler.

...

(8)

Ziyaret ve görüşlerde kurallara uymayan heyet ve kişilerin ziyaret ve

görüşmeleri sürdürmelerine derhâl son verilir. Suç oluşturan davranışlar,

ilgili idarî ve adlî makamlara bildirilir. Görüşme hakkına sahip özel kişilerin

kurum güvenliğinin korunması amacıyla alınan tedbirlere aykırı davranışları ve

istekleri nedeniyle görüşme hakları, kurumun en üst amirince bir aydan bir yıla

kadar kısıtlanabilir. Mevzuatın avukatlar bakımından getirdiği hükümler

saklıdır.”

16. 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Tüzük'ün 129. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:

“Ziyaret

ve görüşlerde kurallara uymayan heyet ve kişilerin ziyaret ve görüşmeleri

sürdürmelerine derhâl son verilir. Suç oluşturan davranışlar, ilgili idarî ve

adlî makamlara bildirilir. Görüşme hakkına sahip kişilerin kurum güvenliğinin

korunması amacıyla alınan tedbirlere aykırı davranışları ve istekleri nedeniyle

görüşme hakları, kurumun en üst amirince bir aydan bir yıla kadar

kısıtlanabilir. Mevzuatın avukatlar bakımından getirdiği hükümler saklıdır.”

17. 7/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in

(Ziyaret Yönetmeliği) 5. maddesinin birinci fıkrasının (o) bendinin ilgili

kısmı şöyledir:

“Ziyaret

ve görüşlerde, kurallara uymayan heyet ve kişilerin ziyaret ve görüşmeleri

sürdürmelerine derhal son verilir. Suç oluşturan davranışlar, kurum idaresince

tutanakla tespit edilerek, ilgili adlî ve idarî makamlara bildirilir. Görüşme

hakkına sahip özel kişilerin kurum güvenliğinin korunması amacıyla alınan

tedbirlere aykırı istek ve davranışları nedeniyle görüşme hakları, ceza infaz

kurumunun en üst amirince bir aydan bir yıla kadar kısıtlanabilir...”

B. Uluslararası Hukuk

18. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar

başlıklı 8. maddesi şöyledir:

"(1) Herkes özel ve aile hayatına,

konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Bu

hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla

öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin

ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya

ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir

tedbir olması durumunda söz konusu olabilir."

19. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre özel hayata

saygı hakkı, özel bir sosyal hayat sürdürmeyi yani kişinin sosyal kimliğini

geliştirme hakkı anlamında bir özel hayatı

güvence altına almaktadır. Bu yönü ile birlikte değerlendirildiğinde bahsi

geçen hak, ilişki kurmak ve geliştirmek üzere çevrede bulunanlarla temas kurma

hakkını da içermektedir (Özpınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, §

45; Oleksandr Volkov/Ukrayna,

B. No: 21722/11, 9/1/2013, §§ 165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, § 29).

20. AİHM'e göre hükümlü ve tutuklular

özgürlük hakkı hariç genel olarak Sözleşme'de güvence

altına alınan temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya devam ederler (Gülmez/Türkiye, B. No:16330/02, 20/5/2008,

§ 46; Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) [BD], B. No:

74025/01, 6/10/2005, § 69).

21. AİHM'e göre suçun mahiyeti haklı

gösteriyorsa bir tutuklunun özel bir hapishane rejimine veya sınırlayıcı

ziyaret düzenlemelerine tabi tutulması onun Sözleşme'nin 8. maddesi

kapsamındaki hakkına müdahale teşkil eder, ancak kendiliğinden bu hakkın ihlali

anlamına gelmez (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008, §

123).

22. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzenin

korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda

mahkûmların haklarına sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir. Ancak bu

durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik sınırlamalar makul ve

ölçülü olmalıdır (Silver ve

diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72 ..., 25/3/1983, §§

99-105).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 11/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

24. Başvurucu; babasıyla görüşmesinin engellendiğini, konuyla

ilgili olarak verdiği şikâyet dilekçesinin dikkate alınmadığını, İnfaz Kurumu

personelinin tek yanlı olarak tuttuğu ve gerçeğe aykırı olan tutanağın esas

alınmasıyla yaptırım uygulandığını, kamera kayıtlarının incelenmesi ve olay

yerinde bulunan kişilerin tanıklığına başvurulması gerekirken yeterli araştırma

yapılmadan karar verildiğini, savunma hakkının kullandırılmadığını ve derece

mahkemeleri kararlarının hiçbir gerekçe içermediğini ifade etmiştir. Başvurucu

ayrıca; babasıyla görüşmesinin engellenmesinin kanuni dayanağı olmadığını,

meşru amaç da taşımadığını, İnfaz Kurumunun güvenliğini tehlikeye atacak bir davranıştabulunmadığını, verilen dokuz aylık görüşme yasağı

cezasının orantısız olduğunu, bu cezanın manevi sonuçları bakımından çok ağır

olduğunu belirtmiştir. Başvurucu, bu nedenlerle özel hayata ve aile hayatına saygı

hakkının, adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

25. Bakanlık görüşünde; söz konusu ziyaretten men kararının

kanun ve tüzük hükümlerine uygun olduğu, Anayasa’da yer alan hak ve

özgürlükleri ihlal eder nitelikte olmadığı veya adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan

tarzda açık bir keyfîlik içermediği belirtilmiştir.

26. Başvurucu Bakanlık görüşüne verdiği cevap dilekçesinde, Bakanlık

görüşündeki değerlendirmelere katılmadığını beyan etmiş ve önceki şikâyetlerini

tekrar etmiştir.

B. Değerlendirme

27. Anayasa'nın "Özel

hayatın gizliliği" kenar başlıklı 20. maddesinin birinci

fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, özel hayatına ve aile hayatına

saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının

gizliliğine dokunulamaz..."

28. Aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesinin birinci

fıkrasında güvence altına alınmıştır. Söz konusu düzenleme, Sözleşme’nin 8.

maddesi çerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’daki

karşılığını oluşturmaktadır. Başvurucunun babasıyla görüşmesinin

kısıtlanmasından kaynaklanan tüm şikâyetlerinin ve yargısal sürece ilişkin usul

konusundaki iddialarının ilgili maddi hakkın esasıyla ilgili inceleme

kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle başvuru Anayasa’nın 20.

maddesinde yer alan aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmelidir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

29. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan aile

hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

30. Başvurucunun tutuklu olan babasıyla dokuz ay süreyle

görüşmesinin kısıtlanması aile hayatına saygı hakkına müdahale oluşturmaktadır.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

31. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel

hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili

maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.

Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve

lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

32. Yukarıda tespit edilen müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini ihlal

edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve

somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,

demokratik toplum düzeninin gereklerineve ölçülülük

ilkesine uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666, 10/12/2015, § 104; Tevfik Türkmen [GK], B. No: 2013/9704, 3/3/2016, § 68; Bülent Kaya [GK], B. No: 2013/2941,

11/5/2016, § 80).

i. Kanunilik

33. Başvurucunun babasıyla görüşmesinin kısıtlanması işlemine

dayanak olan mevzuat hükümleri (bkz. §§ 15-17) dikkate alındığında müdahalenin

kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun olduğu görülmektedir (İbrahim Aksoy, B. No: 2015/16346,28/6/2018,§ 40).

ii. Meşru Amaç

34. Söz konusu müdahalenin -kamu düzeni ve suç işlenmesinin

önlenmesi genel amacı çerçevesinde- İnfaz Kurumunda güvenliğin ve disiplinin

sağlanması şeklinde bir meşru amaç taşıdığı anlaşılmaktadır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(1) Genel

İlkeler

35. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre demokratik toplum

düzeninin gerekleri kavramı, öncelikle ilgili hak yönünden getirilen

sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir niteliğinde olmasını,

başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek en son önlem olarak kendisini

göstermesini gerektirmektedir. Demokratik

toplum düzeninin gereklerinden olma, bir sınırlamanın demokratik bir

toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik

olmasını ifade etmektedir (AYM,E.2016/179,K.2017/176,

28/12/2017; Haluk Öktem [GK], B.

No:2014/13433, 13/10/2016, § 49; Erhun Öksüz [GK],

B. No: 2014/12777, 13/10/2016, § 53; G.G. [GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §

56; Ata Türkeri, B. No:

2013/6057, 16/12/2015 § 44; Salim Onur Şakar,

B. No: 2015/2711, 21/9/2017,§ 35).

36. Anayasa’nın 13. maddesinde demokratik toplum düzeninin

gerekleri ve ölçülülük kriterleri iki ayrı ölçüt olarak düzenlenmiş olmakla

birlikte bu iki ölçüt arasında ayrılmaz bir ilişki vardır. Ölçülülük ilkesinin

amacı temel hak ve özgürlüklerin gereğinden fazla sınırlandırılmasının

önlenmesidir. Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca ölçülülük ilkesi, sınırlama

için kullanılan aracın sınırlama amacını gerçekleştirmeye uygun olmasını ifade

eden elverişlilik, sınırlayıcı önlemin sınırlama amacına ulaşmak bakımından

zorunlu olmasına işaret eden zorunluluk ve araçla amacın orantısız bir ölçü

içinde bulunmaması ile sınırlamanın ölçüsüz bir yükümlülük getirmemesi anlamına

gelen orantılılık unsurlarını içermektedir (Bülent

Polat [GK], B. No:

2013/7666, 10/12/2015, § 106; Tevfik Türkmen

[GK], B. No: 2013/9704, 3/3/2016,

§ 70; Bülent Kaya [GK], B. No:

2013/2941, 11/5/2016, § 82). Bu ilke, şüphesiz tüm temel hak ve özgürlüklere

yapılacak müdahaleler bakımından geçerlidir.

37. Belirtilen ölçütlere riayetle bir sınırlandırma yapılıp

yapılmadığının tespiti için, müdahale teşkil eden önlemin temelini oluşturan

meşru amaç karşısında bireye düşen fedakârlığın ağırlığının gözönünde

bulundurulması ve kamunun veya kimi zaman başka bir bireyin menfaati ile

müdahalenin süjesi olan bireyin menfaati arasında adil bir dengenin kurulup

kurulmadığının belirlenmesi gerekmektedir (Bülent

Kaya [GK], B. No: 2013/2941, 11/5/2016, § 83; Tevfik Türkmen [GK], B. No: 2013/9704, 3/3/2016, § 71; Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666, 10/12/2015, § 107).

(2) İlkelerin

Olaya Uygulanması

38. Anayasa Mahkemesi, birçok kararında disiplini bozacak

faaliyetleri önlemeye yönelik hukuki düzenlemeler olmadan bir ceza infaz

kurumunda düzenin sağlanamayacağına dikkat çekmiş ve ceza infaz kurumu idaresi

ve güvenliği söz konusu olduğunda müdahale ile hak arasında makul bir denge

kurma konusunda kamu gücünü kullanan makamların geniş bir takdir yetkisine

sahip olduğunu vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesinin rolü başvuruya konu

müdahalenin olguların kabul edilebilir bir değerlendirmesine dayanarak

yapıldığının ve keyfî olmadığının denetlenmesini kapsar (Özkan Kart, B. No: 2013/1821, 5/11/2014 §§

50, 51, 53; Hasan Koç, B. No:

2014/6506, 5/4/2017, § 13; Mehmet Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, § 51).

39. Somut olayda başvurucunun tutuklu olan babasını dokuz ay

süreyle ziyaretten men edilmesine karar verilmiştir. Söz konusu ziyaretten men kararında

başvurucunun infaz koruma memurları ile aralarında geçen tartışmaya ve ziyaret

düzeninin bozulmasına yönelik söz ve davranışlarına detaylı olarak yer

verilmiştir (bkz. § 9). Başvurucu da bireysel başvuru formunda infaz koruma

memurları ile tartıştığını beyan etmiştir. Başvurucunun ziyaret kurallarına

uygun olmayan davranış ve tutumlarını sürdürmesi üzerine İnfaz Kurumu

Müdürlüğünce disiplin yaptırımı uygulandığı anlaşılmaktadır. Buna göre İnfaz

Kurumuna giriş ve çıkışta kurallara ve düzene aykırı davranışları nedeniyle

uygulanan ziyaretten kısıtlama kararının makul olduğu, yeterli bir temele sahip

olduğu anlaşılmaktadır.Bu

durumda uygulanan söz konusu kısıtlamanın demokratik toplum gereklerine uygun

olduğu kabul edilmelidir.

40. Bununla birlikte müdahalenin ölçülü olup olmadığı da ortaya

konulmalıdır. İlgili mevzuatta ziyaret ve görüşlerde kurallara uymayan

kişilerin bir aydan bir yıla kadar ziyaretten men edilmesi konusunda ceza infaz

kurumunun en üst amirine takdir yetkisi tanınmıştır (bkz. §§ 15-17). Ceza infaz

kurumuna tanınan bu takdir yetkisinin kullanımında ceza infaz kurumunun

güvenliği ve disiplininin sağlanmasındaki kamusal yarar ile başvurucunun aile

hayatına saygı hakkından yararlanmasındaki bireysel yarar arasında adil bir

dengenin gözetilmesi gerekir. Mevzuatta belirlenen sınırların arasında kalınsa

bile ziyaretten men süresinin ceza infaz kurumunun güvenliği ve disiplinin

sağlanmasına yetecek müddetin üzerinde tayin edilmesi, yapılan müdahaleyi

ölçüsüz kılabilir. Kamu menfaati ile bireysel yarar arasındaki adil dengenin

sağlanıp sağlanmadığının denetiminde, ceza infaz kurumu ve derece

mahkemelerinin ortaya koyduğu gerekçelere bakılmalıdır.

41. Olayda başvurucunun sıraya girmemesi ve infaz koruma

memuruyla tartışması şeklindeki eylemine karşılık dokuz ay süreyle babasını

ziyaretten yasaklanması söz konusudur. İnfaz Kurumu Müdürlüğü kararında tutuklu

ve yakınları için büyük önem taşıyan görüşme hakkının üst sınıra yakın bir

şekilde dokuz ay süreyle sınırlandırılmasının niçin gerekli olduğu konusunda

ilgili ve yeterli bir gerekçe ortaya konulmamıştır. Bunun yanı sıra derece

mahkemelerinin kararlarının da sıraya girmemek ve infaz koruma memuruyla

tartışmak şeklindeki eylemine karşılık olarak başvurucunun dokuz ay gibi

oldukça uzun olan bir süreyle ziyaret hakkını kullanmaktan men edilmesini

açıklayacak ikna edici gerekçeler içermekten uzak olduğu görülmüştür. Bu

itibarla başvurucu hakkında uygulanan ziyaret hakkının kısıtlanması kararıyla

ulaşılabilecek genel yarar ile temel hak ve özgürlüğü sınırlandırılan bireyin

kaybı arasında adil bir dengenin sağlanmadığı ve başvurucunun aile hayatına

yapılan müdahalenin orantısız olduğu sonucuna varılmıştır.

42. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 20. maddesinde güvence

altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

43. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

44. Başvurucu ihlalin tespit edilerek yeniden yargılama

yapılmasına ve 20.000 TLmanevi tazminat ödenmesine

karar verilmesini talep etmiştir.

45. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan

kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875,

7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal

kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin

devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle

sonuçlanacağına da işaret etmiştir(Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B.No:

2016/12506, 7/11/2019).

46. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi,

ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

47. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa

Mahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi

uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder.

Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı

olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve

bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle

Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı

verildiğinde, usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı

olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda

herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar

kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek

devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine

getirmektir. (Mehmet Doğan, §§

58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59,

66-67).

48. İncelenen başvuruda, başvurucunun ziyaret hakkının dokuz ay

süreyle kısıtlanmasının orantısız olması nedeniyle aile hayatına saygı hakkının

ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda ihlal, idari bir işlemden kaynaklanmaktadır.

Ayrıca işleme karşı açılan davada derece mahkemelerince ihlalin tespiti ve

giderimi sağlanamadığından ihlalin aynı zamanda mahkeme kararından da

kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin karar

tarihi itibarıyla dokuz aylık ziyaret kısıtlamasının uygulanarak sona ermiş

olduğu gözetildiğinde ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak eski hâle getirme ilkesi çerçevesinde aile

hayatına saygı hakkının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek manevi zararları karşılığında başvurucuya net 10.000 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

49. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.732,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile

hayatına saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 257,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.732,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Silivri 2. İnfaz Hâkimliğine

(E.2017/4142, K.2017/4210) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 11/12/2019

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Engin

YILDIRIM

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M.Emin KUZ

Raportör

:

Şermin

BİRTANE

Başvurucu

:

Süveyda

YARKIN

Vekili

:

Av. Arzu

ŞAHİN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/39967, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  13. B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile
  14. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 11/12/2019
  16. Kömürcü
  17. Yıldırım
  18. Akıncı
  19. Topal
  20. Birtane
  21. Yarkın
  22. Şahin
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/39967
Tarih
11 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Ahsen Temizlik Eğl. Bilg. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2017/28161)
  • Mehmet Bedri Eşmen ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/9514)
  • Ulvi Kün Başvurusu (B. No: 2016/72052)
  • Ali Duran Başvurusu (B. No: 2016/10381)
  • B.k. Başvurusu (B. No: 2017/6432)
  • Müzeyyen Erbek Başvurusu (B. No: 2016/1949)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.