İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Türk Çimentosu ve Kireci Anonim Şirketi Başvurusu (B. No: 2014/9396)

1. Başvuru, davacının dayandığı sözleşmenin geçersiz olması ve

Başvuru No2014/9396Tarih4 Ekim 2017Okuma7 dk · 1.483 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Türk Çimentosu Ve Kireci Anonim Şirketi Başvurusu

Karar tarihi
4 Ekim 2017
Başvuru Numarası
2014/9396
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.483 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, davacının dayandığı sözleşmenin geçersiz olması ve

sözleşme geçerli kabul edilse dahi edimin yerine getirilmediğine dair deliller

toplanmadan davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ve

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu ile davacı şirket arasında 25/10/1996 tarihli

mimarlık hizmetleri tip sözleşmesi düzenlenmiştir.

9. Anılan sözleşmede, mülkiyeti başvurucuya ait 774 ada 53

parsel sayılı taşınmaza ilişkin proje, teknik koordinasyon ve müşavirlik,

uygulama, denetim ve gözetim ile teknik uygulama sorumluluğu hizmetlerinin

bedeli karşılığında davalı şirket tarafından yerine getirileceği hükme

bağlanmıştır.

10. Başvurucu ile davacı şirket arasında 9/8/2002 tarihinde ilk

sözleşmeye ek sözleşme düzenlenmiştir. Ek sözleşmenin 4. maddesinde başvurucu,

ana sözleşmeye konu arsanın kaybedilen imar haklarının ihya edilmesi ve iptal

olan inşaat ruhsatında yazılı hakların yeniden elde edilmesi konusunda uzun bir

süre boyunca yaptığı bilimsel ve hukuksal çalışmalar ve bunun neticesinde de

lehine ciddi biçimde ilave imar hakkı doğmuş olması nedeniyle davacı şirkete

7.500.000Amerikan doları ödemeyi taahhüt etmiştir.

11. Davacı şirket 8/1/2010 tarihli dilekçesiyle 1994 yılında

başlayan iş ilişkisi içinde yapılan iş ve hizmet karşılığı olarak 9/8/2002

tarihli sözleşmede kararlaştırılan bedelin 1.000.000 Amerikan doları

tutarındaki kısmı için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açmış,

18/2/2011 tarihli ıslah dilekçesiyle bakiye 6.500.000 Amerikan doları

tutarındaki meblağın da tahsilini istemiştir.

12. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi (Mahkeme) 19/11/2012

tarihli kararıyla davacının sözleşmeyle yüklendiği taahhütlerini yerine

getirdiği ve sözleşmede belirlenen bedeli talep hakkının doğduğu gerekçesiyle

davanın kabulüne karar vermiştir.

13. Karar temyiz edilmiş ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin

30/5/2013 tarihli onama kararına karşı yapılan karar düzeltme isteğinin aynı

Daire tarafından 4/3/2014 tarihli ve E.2013/7366, K.2014/1565 sayılı kararı ilereddi sonucunda kesinleşmiştir.

14. Nihai karar başvurucuya 23/5/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 4/10/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

16. Başvurucu, taraflar arasında düzenlenen geçersiz sözleşmeye

dayalı olarak, üstelik davacı şirket tarafından taahhüt edilen edim yerine

getirilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin mülkiyet hakkını ihlal

ettiğini ileri sürmüştür.

17. Öncelikle başvurucunun başvuruya konu olayda Anayasa ve Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ortak koruma alanında yer alan mülkiyet

hakkı kapsamında korunmaya değer bir menfaatinin bulunup bulunmadığının

tartışılması gerekmektedir (Selçuk Emiroğlu,

B. No: 2013/5660, 20/3/2014, § 25).

18. Anayasa'nın

"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz."

19. Belirli durumlarda bir "ekonomik değer" veya

icrası mümkün bir "alacak" iddiasını elde etmeye yönelik "meşru

bir beklenti", Anayasa'nın ve Sözleşme'nin ortak koruma alanında yer alan

mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir. Meşru beklenti, makul bir şekilde

ortaya konmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuatta belirli

bir kanun hükmüne veya başarılı olma şansının yüksek olduğunu gösteren yerleşik

ve istikrarlı bir yargı içtihadına dayanan yeterli somutluğa sahip nitelikteki

bir beklentidir. Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece ulusal hukukta

mülkiyet hakkı kapsamında savunulabilir bir iddianın varlığı meşru beklentinin

kabulü için yeterli değildir (Kemal Yeler ve

Ali Arslan Çelebi, B. No: 2012/636, 15/4/2014, § 37).

20. Dolayısıyla Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma kapsamında

olan meşru beklentiye dayalı mülkiyet hakkının tespiti mevcut hukuk sisteminde

iddia edilen mülkiyet iddiasının tanınmasına bağlı olup bu tanıma ise mevzuat

hükümleri ve yargı kararları ile yapılabilecektir (Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2013/845,

20/11/2014, § 37).

21. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet eden bir kimse,

önce böyle bir hakkının var olduğunu kanıtlamak zorundadır (Cemile Ünlü, B. No: 2013/382, 16/4/2013, §

26).

22. Somut olayda başvurucu ile davacı şirket arasında eser

sözleşmesi düzenlenmiş olup davacı şirket başvurucu adına kayıtlı taşınmaza

bedeli karşılığında proje, teknik koordinasyon ve müşavirlik, uygulama, denetim

ve gözetim ile teknik uygulama sorumluluğu hizmetlerini sunma edimini

üstlenmiştir. Anılan sözleşmeye ek 9/8/2002 tarihli sözleşmede davacı şirketin

gerçekleştirmiş olduğu hizmetlerin bedeli olarak 7.500.000 Amerikan Doları

tutarında meblağı hak ettiği karar altına alınmıştır. Davacı şirketin asıl ve

ek sözleşmeye dayanarak sözleşme ile belirlenen bedelin tahsili talebiyle

başvurucu aleyhine açtığı dava kabulle sonuçlanmıştır.

23. Başvurucunun şikâyetinin temelindeki hüküm altına alınan

bedel, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Sözleşmeden doğan

parasal edimlerin Anayasa'nın 35. maddesi anlamında "mülk" kapsamına

girebilmesi için icra edilebilir bir şekilde belirginleşmesi gerekmektedir.

Sözleşmeye dayalı edimlerin somutlaşması, yargı kararına bağlanmasıyla söz

konusu olur. Henüz bir mahkeme tarafından hüküm altına alınmamış sözleşmeye

dayalı bir edimin icra edilebilir bir hâle geldiğinden söz edilemez.

Dolayısıyla sözleşmeden kaynaklanan bir edimin varlığının hüküm altına alınması

amacıyla açılan bir davada taraflarca ileri sürülen alacak iddialarının

Anayasa'nın 35. maddesi anlamında "mülk" olarak kabulü olanaksızdır

(mülkiyet hakkı kapsamında korunmaya değer bir menfaatin var olup olmadığının

yargılamanın sonucuna bağlı olduğu durumlarda mülkiyet hakkının ihlali

iddiasının incelenemeyeceği hakkında bkz. Mustafa

Doğan, B. No: 2014/1836, 28/9/2016, § 44).

24. Bu itibarla somut olayda mahkemede dava konusu olan bir

alacak iddiası söz konusu olup mahkeme tarafından hükme bağlanmak suretiyle

icra edilebilir vasfı kazanan bir alacak bulunmadığından Anayasa'nın 35.

maddesi kapsamına giren "mülk"ün

varlığından bahsedilemez.

25. Açıklanan nedenlerle sözleşmede kararlaştırılan bedele

ilişkin şikâyet yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının

incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

26. Başvurucu, sözleşme kapsamındaki edimlerin davacı şirket

tarafından yerine getirilmediğinin ispatı yönünden başlangıçta parselin mevcut

emsali 3,5 olmasına rağmen 10/7/2003 tarihli ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı

ile 1,5 olarak düşürüldüğü ve bu hususu ispatlayan ve davanın esasına etkili olanDanıştay Altıncı Dairenin 31/10/2007 tarihli ve

E.2003/6648, K.2007/5917 sayılı kararının istenmesine rağmen gönderilmemesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

27. Anayasa Mahkemesinin birçok kararında adil yargılanma

hakkının unsurlarından birinin silahların eşitliği ilkesi olduğu, silahların

eşitliği ilkesinin, davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı

koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir

duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde

dile getirme fırsatına sahip olması anlamına geldiği (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134,

16/5/2013, § 32)ve yapılan yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dâhil

olmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesinin adil yargılanma hakkının

unsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamında

olduğu kabul edilmektedir (Güher Ergun ve

diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

28. Bununla birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri

değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına

karar verme yetkisi esasen derece mahkemelerine aittir. Mevcut yargılamada

sunulan delilin geçerli olup olmadığını ve delil sunma ve inceleme

yöntemlerinin yasaya uygun olup olmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin

görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin görevi başvuru konusu

yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığının değerlendirilmesidir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt

Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No:

2013/1213, 4/12/2013, § 27).

29. Somut olayda yargılamada ilk derece mahkemesinin

başvurucunun isteği üzerine Danıştay Altıncı Dairenin E.1999/5488 K.2001/6452,

E.1998/1282 K.1999/950, E.2001/6017 K.2005/3684, E.2002/626 K.2005/3685 ve

E.2003/6648 sayılı dosyalarınıincelemek üzere

istediği ancak ilgili Daire tarafından anılan dosyaların gönderilmesinin mümkün

olmadığı ve gerekli görülmesi hâlinde istenilen belgelerin onaylı bir örneğinin

gönderilebileceğinin belirtildiği saptanmıştır.

30. Başvuruya konu yargılamada başvurucu şirket ile davacı

arasında 25/10/1996 tarihli mimarlık hizmetleri tip sözleşmesi ve 9/8/2002

tarihinde de bu sözleşmeye ek yeni bir sözleşme düzenlenmiştir. Anılan ek

sözleşmede ana sözleşmede üstlenilen edimlerin yerine getirilip getirilmediği

üzerinde durulmadan arsanın kaybedilen imar haklarının ihya edilmesi ve iptal

olan inşaat ruhsatında yazılı hakların yeniden elde edilmesi yönündeki bilimsel

ve hukuki çalışmalar ile bunların sonucunda doğan ilave imar hakkı nedeniyle

davacıya 7.500.000 Amerikan doları ödeneceği belirtilmiştir. Başvurucu

tarafından, davacı şirket ile kurulan ilişki süresince parselin 3,5 olan

emsalinin azalarak zarara uğradığı yönünde delil teşkil ettiği ileri sürülen

Danıştay Altıncı Dairesine ait dosyaların veya onaylı örneğinin getirtilmediği

ileri sürülmüşse de bu dosyaların davanın çözümüne yarar nitelikte olup

olmadığı hususu ile ilgili değerlendirme yetkisinin Mahkemeye ait olduğu ve

Mahkemenin başvurucunun bu talebini taraflar arasındaki sözleşmeler vedosyada toplanan diğer delilleri hüküm kurmaya yeterli

görmek suretiyle zımnen reddettiği anlaşılmıştır.

31. Buna göre başvurucunun Danıştayda

görülen bir kısım dosyanın getirtilmesi isteğinin Mahkemece zımnen

reddedilmesinin başvurucuyu yargılamada diğer tarafa göre dezavantajlı duruma

düşürmediği, bu durumun silahların eşitliği ilkesi bağlamında adil yargılanma

hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğurmayacağı anlaşılmıştır.

32. Açıklanan nedenlerle silahların eşitliği ilkesine yönelik

bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının da açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

4/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucu

:

Türk

Çimentosu ve Kireci Anonim Şirketi

Vekili

:

Av. Serpil

AKBAYIR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/9396, 4 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Mülkiyet Hakkının
  8. B. Adil Yargılanma
  9. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  10. Yıldırım
  11. Özgüldür
  12. Akıncı
  13. Topal
  14. M. Emin KUZ
  15. Akbayır
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/9396
Tarih
4 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Osman Nuri Türker Başvurusu (B. No: 2014/13547)
  • Asım Bayar ve Veysel Bayar Başvurusu (B. No: 2014/4141)
  • Eren Kayaalp ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2433)
  • Ceyda Yağmur Başvurusu (B. No: 2014/3583)
  • Hamit Kiye Başvurusu (B. No: 2014/2603)
  • Oğuz Zengin Başvurusu (B. No: 2014/156)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.