İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Uğur Önsel Türk Başvurusu (B. No: 2013/6158)

1. Başvuru, bir alışveriş merkezinin restoran bölümünde düşme

Başvuru No2013/6158Tarih10 Mart 2016Okuma14 dk · 2.706 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Uğur Önsel Türk Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2016
Başvuru Numarası
2013/6158
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.706 kelime·14 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir alışveriş merkezinin restoran bölümünde düşme

neticesinde uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılan

davanın reddedilmesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/8/2013 tarihinde Karşıyaka 1. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 30/4/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 27/6/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 7/8/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş,

15/8/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 29/8/2014 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP

(Ulusal Yargı Ağı Projesi) sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu özel bir hastanede kardiyolog doktor olarak

çalışmaktadır ve sağ kulağında doğuştan işitme kaybı bulunmaktadır.

9. Başvurucu 31/7/2009 tarihinde bir alışveriş merkezinin

restoran bölümünde korkuluklarla sınırlandırılmış koridorda oluşturulan yemek

sırasında beklerken bayılmış; korkuluklarabaşını

çarparak yere düşmüş ve yaralanmıştır.

10. Başvurucu; meydana gelen bu travmaya bağlı olarak sol

kulağında işitme kaybı, tat alma ve koku alma duyu kaybı ile denge kaybının

meydana geldiğini, alışveriş merkezinin iç düzenlemesindeki kusuru nedeniyle

zararının daha ağır olduğunuileri sürerek 29/7/2010

tarihinde İzmir 1. Tüketici Mahkemesinde ilgili işletme aleyhinde maddi ve

manevi tazminat davası açmıştır.

11. Adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından verilen 28/3/2011

tarihli raporda başvurucunun sol kulağındaki kısmi işitme kaybı ile koku alma

duyusundaki tam kaybın ve denge duyusunun bozulmasının söz konusu düşmeye bağlı

olup olmadığının belirlenmesi için kulak burun boğaz(KBB)

ve nöröloji uzmanı bilirkişilerce inceleme yapılması

gerektiği bildirilmiştir.

12. Başvurucu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde

nöroloji, nörofizyoloji ve KBB servislerinde kontrol

ve muayeneden geçirilmiş; bundan sonra dosya yeniden adli tıp uzmanı

bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 12/7/2011 tarihli raporda KBB uzmanından da

görüş alınması, kısmi iyileşme tespit edildiğinden davacının sol kulağındaki

işitme kaybının 2011 yılı itibarıyla yeniden değerlendirilmesi gerektiği

belirtilmiştir.

13. Mahkemece 31/10/2011 tarihinde Ege Üniversitesi Tıp

Fakültesi Hastanesi KBB Anabilim Dalı Başkanlığına müzekkere yazılarak

yapılacak fiilî muayene sonucunda başvurucunun işitme kaybı derecesinin,

herhangi bir iyileşme olup olmadığının, mevcut rahatsızlığın düşmeye bağlı

olarak meydana gelip gelmediğinin, başvurucuda başka bir rahatsızlığın var olup

olmadığının, varsa düşme sonucu gerçekleşen rahatsızlığı tetikleyip

tetiklemediğinin ve bundan sonrası için işitme kaybı konusundaki durumun

tereddüde yer vermeyecek şekilde rapor düzenlenerek bildirilmesi istenmiştir.

14. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi KBB Anabilim Dalı

Başkanlığının 25/11/2011 tarihli raporunda başvurucunun işitme kaybının orta

derecede olduğu, daha önceki tetkikleri ile kıyaslandığında kısmi iyileşme

olduğu ancak cihazsız iletişim kurmasının mümkün

olmadığı, düşmesinin dengesizlik ile ilgili sorunlara yol açmış olabileceği,

sol kulaktaki işitme kaybının düşmeye bağlı olduğu, anosminin (koku alamama) ise

travmaya bağlı olabileceği fakat bunu kanıtlamanın tıbben mümkün olmadığı

bildirilmiştir.

15. Mahkemece Adli Tıp Kurumundan "...iş güçten kalma, iyileşme süresi ve dosya kapsamında bulunan

belgeler ile davacının işitme kaybı derecesi, herhangi bir iyileşme olup

olmadığı, mevcut rahatsızlığın başka sağlık sorunlarına yol açıp açmadığı ve

tüm bu sebeplerin düşmeye bağlı olarak meydana gelip gelmediği, davacıda başka

bir rahatsızlığın var olup olmadığı varsa düşme sonucu olan rahatsızlığı tetikleyip

tetiklemediği ve bundan sonrası için işitme kaybı konusundaki durumu"

hususlarında rapor düzenlenmesi istenmiştir.

16. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan

18/4/2012 tarihli raporda söz konusu olay sonucu işitme kaybı gelişmiş

olabileceği, sol kulakta yapısal anomalinin olay öncesinde de bulunduğu,

başvurucunun soy geçmişinde işitme kaybı yapabilen alport

sendromu bulunduğu, anosminin olay nedeniyle

geliştiğinin tıbben kanıtlanmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir. Raporun

ilgili kısmı şöyledir:

"...Uğur Önsel Türk’ün 31/07/2009

tarihinde geçirdiği kaza sonucu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 03.08.2009

yatış, 14.08.2009 çıkış tarihli epikriz raporu ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin

22.07.2005 tarihli ve 05-108-3 sayılı sağlık raporu göz önüne alınarak işitme

kaybı gelişmiş olabileceği,Ege Üniversitesi Tıp

Fakültesi Hastanesi'nin 05.08.2009 tarihli temporal BT'sinde solda iç kulakta semisirküler

kanal displazisi olması cihetiyle kişinin sol kulakta

yapısal anomalisi olay öncesinden de bulunduğu, kişinin soy geçmişinde Ege

Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 03.08.2009 yatış, 14.08.2009 çıkış tarihli epikriz raporunda belirtildiği üzere işitme kaybı

yapabilen Alport sendromu bulunduğu,

2. Kişinin işitme kaybının Ege Üniversitesi

Tıp Fakültesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı'nın 25.11.2011 tarih

ve 1184 sayılı raporunde belirtildiği üzere

iyileşmekte olduğu,

3. Kişinin mevcut anosmi

rahatsızlığının travmaya bağlı olabileceği fakat travma öncesi anosmisinin olmadığını gösteren objektif tetkiklerinin

olmaması ve travma sonrası olfaktometri dışında

radyolojik tetkiklerinde anosmiye neden olan

patolojik bulgu saptanmaması nedeniyle anosminin kaza

nedeniyle geliştiğinin tıbben kanıtlanmasının mümkün olmadığı oy birliği ile

mütalaa olunur."

17. Mahkemenin 6/12/2012 tarihli ve E.2010/808, K.2012/921

sayılı kararıyla dava reddedilmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

" ...Davacı vekili

müvekkilinin de hazır olması ile adli tıp kurumundan yeniden rapor alınmasını

talep etmiş, ancak dosyanın adli tıp kurumuna gönderildiğinde davacının da

hazır olmasına gerek duyulmamıştır. Esasen İstanbul adli tıp kurumunun

yerleşmiş uygulamalarında dosya rapor için gönderildiğinde hastanın hazır

olmasına gerek görüldüğü takdirde bu husus mahkemesine dosyanın iade edilerek

bildirildiği ve daha sonradan hastanın dosya ile birlikte gönderildiği

bilinmektedir. Oysa eldeki davada İstanbul adli tıp kurumu mevcut raporlar ve

tıbbi belgeler itibariyle davacının hazır bulunmasına gerek görse idi bu hususu

mahkememize bir ön raporla bildirirdi ancak buna gerek görmemiş dolayısıyla

mevcut belgelere göre sonuca ulaşabilmiştir. Bu nedenle de davacı vekilinin bu

talebi esasa etkili görülmemiştir.

…tüm dosya kapsamı ve mevcut raporlar birlikte

değerlendirildiğinde, özellikle İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 18/04/2012

tarihli raporda, tüm bulgular detaylı bir şekilde değerlendirilmiş ve varılan

sonuçta davacıda işitme kaybının gelişmiş olabileceği ve sol kulaktaki yapısal

anomalinin olay öncesinde de bulunduğu ve kişinin soy geçmişinde işitme kaybı

yapabilen alport sendromunun mevcut olduğu

saptanmıştır. Buna ilaveten işitme kaybının iyileşmekte olduğu ve davacının

travma öncesi anosmisinin olmadığını gösteren

objektif tetkikler olmaması sebepleri de gözönüne

alınarak anosminin kaza nedeniyle geliştiğinin tıbben

kanıtlanmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Bu teşhis ve varılan sonuç

itibariyle davacıda olay öncesi de var olan ve soy geçmişine dayanan işitme

kaybı ile ilgili mevcut rahatsızlık itibariyle meydana gelen kaza arasında

illiyet bağı kurulamamış ve dolayısıyla olayın mevcut rahatsızlığı oluşturduğu

sonucuna varılamamıştır. Bunun yanında dosyada bulunan ve Cumhuriyet Savcılığı

aşamasında alınan heyet raporunda belirtildiği üzere yemek hizmeti veren ve

kazanın meydana geldiği bölümde yer alan düzeneğin sıraya sokma amaçlı

bariyerlerden ibaret olduğu ve bunların kusur ve suç teşkil edecek nitelikte

olmadığı belirlenmiştir. Dolayısıyla kazanın olduğu bölümün kullanılma amacı

yapısının bu amaca uygun olarak tasarlanıp düzenlenmiş olması ve bunun yanında

davacının olay öncesi mevcut olan rahatsızlığı da birlikte değerlendirildiğinde

mevcut rahatsızlığın olay nedeniyle oluştuğunun kanıtlanamadığı sonuç ve

kanaatine varılmıştır. Bu durumda davacı iddialarını ispat edememiştir…”

18. Anılan kararda Cumhuriyet Başsavcılığı aşamasında alınan

heyet raporundan bahsedilmekle birlikte başvurucu tarafından bu yönde herhangi

bir bilgi sunulmadığı gibi UYAP sisitemi üzerinden

yapılan incelemede de anılan rapora ulaşılamamıştır.

19. Başvurucunun temyizi üzerine bu karar Yargıtay 13. Hukuk

Dairesinin 10/6/2013 tarihli ve E.2013/7271, K.2013/15696 sayılı ilamıyla

onanmıştır.

20. Karar 9/7/2013 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ

edilmiştir. Başvurucu 6/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

21. 14/4/1982 tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun "Adli Tıp Genel Kurulunun ve İhtisas

Kurullarının Çalışması" kenar başlıklı 23. maddesinin dokuzuncu

fıkrası şöyledir:

“Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu ve İhtisas Kurulları ilgili kişileri

gerektiğinde muayene ve bunları usulüne göre dinleyebilir. Her türlü tetkikatı

yapar ve yaptırabilir.”

22. Başvuru konusu olay tarihinde yürürlükte olan 22/4/1926

tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 41. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut

tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o

zararın tazminine mecburdur."

23. Başvuru konusu olay tarihinde yürürlükte olan 23/2/1995

tarihli ve 4077 sayılı mülga Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4/A

maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Sağlayıcı, bayi, acente ve 10 uncu

maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren, ayıplı hizmetten ve ayıplı

hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ... dolayı müteselsilen

sorumludur..."

24. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 282. maddesi şöyledir:

"Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte

serbestçe değerlendirir."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 10/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu; 31/7/2009 tarihinde bir alışveriş merkezinin

restoran bölümünde korkuluklarla sınırlandırılmış koridorda oluşturulan yemek

sırasına girdiğini, bu sırada korkuluklara elini çarptığını, yaşadığı acı

nedeniyle bayıldığını, yere yığılırken belinin standartlara uygun olmayan ve

insan ağırlık merkezi hesaplarına uygun yapılmamış korkuluklara dayanması

sonucu korkulukta yatay durumda kaldığını, sonrasında bu korkuluğa paralel

diğer korkuluğa başını çarparak yere düştüğünü, üç gün yoğun bakımda kaldığını,

tüm tedavilere rağmen sol kulakta işitme kaybı, tat alma ve koku alma duyu

kaybı ile denge kaybı yaşandığını, bu kazadan önce sol kulağında işitme kaybı

bulunmadığını, sol kulağında meydana gelen işitme kaybının düşme neticesinde

gerçekleştiğinin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi KBB Anabilim Dalı

Başkanlığının 25/11/2011 tarihli raporunda ve Adli Tıp Kurumu tarafından

hazırlanan raporda belirtilmiş olmasına rağmen açtığı tazminat davasının

reddine karar verildiğini 6/3/2012 tarihinde dosyanın kendisinin de hazır

bulundurulması suretiyle İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar

verildiğini fakat sadece dosyanın gönderildiğini, Ege Üniversitesi Tıp

Fakültesi raporunda cihazsız iletişim kurmasının

mümkün olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen 18/4/2012 tarihli Adli Tıp Kurumu

raporunda bu hususa değinilmediğini, raporlar arasındaki çelişkiye rağmen

Mahkeme tarafından delillerin eksik ve yanlış değerlendirildiğini, itirazlarına

karşın çelişkinin göz ardı edildiğini, olayın meydana geldiği yemek bölümünde

yer alan bariyerlerin insan güvenliği ve engellilerin erişebilirliği

yönünden gerek ulusal gerekse uluslararası standartlara uygun olmadığını, bu

durumun hiç araştırılmadan karar verildiğini, Yargıtay tarafından dosyanınyeterince incelenmeden ve tetkik edilmeden karara

bağlandığını, alışveriş merkezinde yemek sırasının halat şeklindeki

düzeneklerle oluşturulması mümkün iken korkuluk kullanıldığını, bu

korkulukların standartlara uygun olmadığını, İzmir’de başarılı bir kardiyolog

olarak çalışırken genç yaşta işitme cihazsız duyamaz

duruma geldiğini belirterek kişininmaddi ve manevi

varlığının korunması ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

B. Değerlendirme

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

28. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu

belirtilmekte olup bu düzenlemede yer verilen maddi ve manevi varlığı koruma ve

geliştirme hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme)8. maddesi

çerçevesinde özel yaşama saygı hakkı kapsamında güvence altına alınan fiziksel

ve zihinsel bütünlük hakkı ile bireyin kendisini gerçekleştirme ve kendisine

ilişkin kararlar alabilme hakkına karşılık gelmektedir (Sevim Akat Eşki,

B. No: 2013/2187, 19/12/2013, § 30).

29. Başvurucu, alışveriş merkezinde bayılarak düşmesi ve orada

bulunan korkuluklara başını çarpması üzerine sol kulağında işitme kaybı ilekoku alma duyusunda kayıp meydana geldiğini belirterek

açtığı tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle anayasal haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

30. Kardiyolog doktor olarak çalışan ve sağ kulağında doğuştan

işitme kaybı olan başvurucunun dava konusu ettiği olay neticesinde sol

kulağında işitme kaybı oluşmasının ve koku alma duyusunda meydana gelen

kaybının, vücut bütünlüğünün yanı sıra mesleki yaşamı üzerinde de önemli

sonuçlar doğuracağı açıktır. Bu çerçevede başvuru, Anayasa’nın 17. ve

Sözleşme’nin 8. maddelerinin ortak koruma alanı kapsamında yer almaktadır.

31. Başvurucunun söz konusu iddiaları, Anayasa'nın 17.

maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan kişinin maddi ve manevi varlığını

koruma hakkı ile ilgilidir. Bu nedenle

başvurucunun Anayasa'nın 17. ve 36. maddelerinin

ihlal edildiği iddiaları, Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında

tanımlanan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı kapsamında

değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

32. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan,

kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

33. Başvurucu, kişininmaddi ve manevi varlığının

korunması hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

34. Bakanlık, görüş yazısında başvurucunun iddialarının esas

itibarıyla delillerin değerlendirilmesine ve yargılamanın sonucuna ilişkin

olduğunu belirtip başvurunun adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi

gerektiğini ifade etmiştir.

35. Başvurucu, Bakanlık görüşüne verdiği cevapta önceki

iddialarını tekrar etmiştir.

36. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları

şöyledir:

“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını

koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller

dışında, kimsenin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve

tıbbi deneylere tabi tutulamaz.”

37. Anayasa hükümleri ile kişinin maddi ve manevi varlığının bütünlüğü, gerek kamusal yetkilerle donatılmış kişilerin

gerekse özel kişilerin müdahalelerine karşı güvence altına alınmıştır. Bu

çerçevede devletin, egemenlik alanında yaşayan ve kontrolü altında bulunan

kişilerin maddi ve manevi varlıklarına yönelen müdahaleleri önleme, önlenememiş

olan müdahalelere yönelik olarak da gerekli soruşturma, kovuşturma, failleri

tespit edip cezalandırma ve gerektiğinde bundan doğan zararları etkili bir

şekilde bizzat karşılama veya sorumlularına karşılatma yükümlülüğü

bulunmaktadır. Kişilerin vücut bütünlüğüne yapılan bir müdahaleden doğan

zararlara yönelik etkili bir tazminin sağlanamadığı ve bu çerçevede devletin,

Anayasa’nın 17. maddesinden doğan koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği

durumlarda kişinin vücut bütünlüğünün korunduğundan söz edilemez (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

40).

38. Devletin kişilerin maddi ve manevi varlıklarına yapılan

müdahaleler bakımından söz konusu pozitif yükümlülüğü; somut başvuruda olduğu

gibi özel kişiler arasındaki ihtilaflar açısından, yeterli hukuki mevzuata

sahip olmak, bu kapsamda gerekli usul güvenceleri sunan yargısal yöntemleri

sağlamak, bu suretle yargısal ve idari makamların özel kişiler arasındaki bir

uyuşmazlıkta etkili ve adil bir karar vermesini temin etmek sorumluluğunu da

içermektedir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. X ve Y/Hollanda, B. No: 8978/80, 26/3/1985, §§ 23, 24, 27 ;

Hajduova/Slovakya, B. No: 2660/03, 30/11/2010, §

46)

39. Öncelikle belirtmek gerekir ki olayların oluşumuna ilişkin

delillerin değerlendirilmesi idari ve yargısal makamların ödevidir. Ancak

Anayasa Mahkemesince devletin, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı

kapsamında yerine getirmek zorunda olduğu usul yükümlülüklerinin somut olayda

yerine getirilip getirilmediğinin nesnel bir şekilde değerlendirilmesi, ilgili

anayasal kurallar bağlamında derece mahkemelerinin kendilerine tanınmış olan

takdir yetkileri çerçevesinde hareket edip etmediklerinin denetlenmesi

gerekmektedir. Bu bağlamda müdahaleyi haklı göstermek için öne sürülen

gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmadığı incelenmelidir (Murat Atılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015,

§ 44.)

40. Derece mahkemelerince takdirlerinin gerekçeleri, tarafların

kanun yoluna müracaat imkânını etkili şekilde kullanabilmesini sağlayacak

surette ayrıntılı olarak ortaya konulmalı, ulaşılan sonuçlar yeterli

açıklıktaki bilimsel görüş ve raporlar gibi yeterli ve objektif verilere

dayandırılmalıdır (Murat Atılgan,§ 45).

41. Başvuru konusu olayda başvurucu, sol kulağında meydana gelen

işitme kaybının, alışveriş merkezinde bayılması ve düşmesi sonucu

gerçekleştiğinin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi KBB Anabilim Dalı

Başkanlığının 25/11/2011 tarihli raporunda ve Adli Tıp Kurumu tarafından

hazırlanan raporlarda ortaya konulmuş olmasına rağmenaçtığı

tazminat davasının reddedildiğini ileri sürmüştür.

42. Uyuşmazlığı inceleyen İzmir 1. Tüketici Mahkemesinin,

davanın reddine ilişkin kararını temel olarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu

tarafından hazırlanan rapora dayandırdığı görülmektedir.

43. Söz konusu raporda olay sonucu işitme kaybı gelişmiş

olabileceği, sol kulakta yapısal anomalinin olay öncesinden de bulunduğu,

başvurucunun soy geçmişinde işitme kaybı yapabilen Alport

sendromu bulunduğu, anosminin olay nedeniyle

geliştiğinin tıbben kanıtlanmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir. Başvuru

kapsamında, içlerinde kulak, burun, boğaz hastalıkları, nöroloji, iç

hastalıkları uzmanlarının da bulunduğu kurul tarafından oy birliği ile karara

bağlanan ve hükme esas teşkil eden raporun objektifliğini etkileyen herhangi bir

hususa rastlanılmamıştır.

44. Derece mahkemesince başvurucunun iddialarının alınan

bilirkişi raporları kapsamında ayrıntılı olarak değerlendirildiği ve bu

iddiaların yerinde görülmeme nedenlerinin kapsamlı bir gerekçe ile ifade

edildiği görülmektedir. Bunun yanı sıra başvurucunun söz konusu rahatsızlığa

ilişkin iddialarını, ilgili usule ilişkin güvenceleri haiz olarak yargısal

makamlara sunma ve inceletme imkânı bulduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan Derece

Mahkemesince başvurucuda olay öncesi de var olan ve soy geçmişine dayanan

işitme kaybı ile ilgili mevcut rahatsızlık itibarıyla meydana gelen kaza

arasında illiyet bağı kurulamadığı ve dolayısıyla olayın mevcut rahatsızlığı

oluşturduğu sonucuna varılamadığı, bunun yanında, Cumhuriyet Savcılığı

aşamasında alınan heyet raporunda belirtildiği üzere yemek hizmeti veren ve

kazanın meydana geldiği bölümde yer alan düzeneğin sıraya sokma amaçlı

bariyerlerden ibaret olduğu ve bunların kusur ve suç teşkil edecek nitelikte

olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla kazanın olduğu bölümün kullanılma

amacı yapısının bu amaca uygun olarak tasarlanıp düzenlenmiş olması ve bunun

yanında başvurucunun olay öncesi mevcut olan rahatsızlığı da birlikte

değerlendirildiğinde rahatsızlığın olay nedeniyle oluştuğunun kanıtlanamadığı sonucuna

ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda derece mahkemesi kararının konuyla

ilgili ve yeterli gerekçe içerdiği sonucuna ulaşılmıştır.

45. Yukarıda yer verilen tespitler ışığında kamusal makamların

olaya gereken özenle yaklaşmadıkları vebu bağlamda, başvurucunun

vücut bütünlüğüne saygı hakkının korunması bağlamında, pozitif yükümlülüklerini

yerine getirmediği sonucuna varılması mümkün değildir.

46. Açıklanan nedenlerle başvurucunun, Anayasa’nın 17.

maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi

varlığının korunması hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına

alınan kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkının İHLAL

EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Erdal TERCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Şermin

BİRTANE

Başvurucu

:

Uğur Önsel

TÜRK

Vekili : Av. Hatice Ferhan GÜRER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/6158, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına
  12. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Birtane
  14. Türk
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/6158
Tarih
10 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Megasan İnşaat Sanayi Ticaret Taahhüt A.ş. Başvurusu (B. No: 2013/3401)
  • Mehmet Ali Aslan Başvurusu (B. No: 2013/2429)
  • Ali Öz Başvurusu (B. No: 2013/2624)
  • Esma Fatıma Kızılsu ve Rukiyye Erva Kızılsu Başvurusu (B. No: 2013/7246)
  • Tahir Gökatalay Başvurusu (B. No: 2013/3472)
  • Akif Ünsal Başvurusu (B. No: 2013/9355)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.