İçeriğe geç
AC
Birinci Bölüm Başvuru No: 2013/276 Tarih:

Veli Özdemir Başvurusu (B. No: 2013/276)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

VELİ ÖZDEMİR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/276)

Karar Tarihi: 9/1/2014

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, soyut suç isnatlarına dayanılarak mahkûm

edilmesi nedeniyle Anayasa’nın kişi hürriyeti ve güvenliğini düzenleyen 19.

maddesinin, adil yargılanma hakkını düzenleyen 36. maddesinin ve ceza

sorumluluğunun şahsiliğini düzenleyen 38. maddenin yedinci fıkrasının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 4/1/2013 tarihinde

Kadıköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir

eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Anayasa Mahkemesinin 5/7/2013

tarihli yazısı ile başvurucudan, başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını

ispat etmeye elverişli delillerini Mahkemeye sunması istenmiş, başvurucu

29/7/2013 havale tarihli dilekçesi ile bazı belgeler sunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

5. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 7/9/2005

tarihli iddianamesi ile başvurucu dâhil sekiz kişi hakkında uluslararası

uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan cezalandırılmaları talebiyle İstanbul

12. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

7. Başvurucu, 6/2/2008 tarihinde

tutuklanmıştır.

8. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2/3/2011

tarihli kararı ile başvurucunun 15 yıl hapis ve 100.000 TL adli para cezası ile

cezalandırılmasına karar verilmiştir.

9. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza

Dairesinin 6/12/2012 tarihli kararı ile ilk derece

mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

B. İlgili Hukuk

10. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemeleri Kanunu’nun 201. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya

katılan avukat; sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya

çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru

yöneltebilirler. Sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığı ile

soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildiğinde sorunun yöneltilmesinin

gerekip gerekmediğine, mahkeme başkanı karar verir. Gerektiğinde ilgililer

yeniden soru sorabilir.”

11. 5271 sayılı Kanun’un 216. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz,

sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir.

(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık

ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet

savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Mahkemenin 9/1/2014 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 4/1/2013 tarih ve 2013/276 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

13. Başvurucu, kendisinin yokluğunda

diğer sanıklarca sarf edilen soyut suç isnatlarının, kendisinin hazır olduğu

celsede ortaya konulmadığını ve kendisine bu delilleri tartışma hakkı

verilmediğini belirterek Anayasa’nın kişi hürriyeti ve güvenliğini düzenleyen

19. maddesinin, adil yargılanma hakkını düzenleyen 36. maddesinin ve ceza

sorumluluğunun şahsiliğini düzenleyen 38. maddenin yedinci fıkrasının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

14. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un, “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47.

maddesinin (3) ve (6) numaralı fıkraları şöyledir:

“(3) Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa

temsilcisinin kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle

ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa

hükümlerinin, ihlal gerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin

aşamaların, başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarih ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine, dayanılan deliller ile

ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğinin ve

harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.

…

(6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde,

Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa

vekiline onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilir

ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmaması

durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.”

15. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireysel

başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenar

başlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)Bireysel başvuru hakkında kabul edilebilirlik

kararı verilebilmesi için 45 ila 47 nci maddelerde

öngörülen şartların taşınması gerekir.

(2) Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya

temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan

ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

16. Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğü’nün bireysel başvuruların

içeriğini düzenleyen “Bireysel başvuru formu

ve ekleri” başlıklı 59. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“…

(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:

…

ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem,

eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti.

d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü

açıklamalar.

e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkının

doğrudan zedelendiği iddiasının dayanakları.

…

h) Başvurucunun talepleri.

…

(3) Başvuru formuna aşağıdaki belgeler ya da onaylı

örnekleri eklenir:

…

e) Dayanılan belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri.

…

(4) Başvurucu ihlal iddiasına dayanak gösterdiği üçüncü

fıkradaki belgelere herhangi bir nedenle erişememesi hâlinde bunun

gerekçelerini belirtir. Mahkeme gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleri

resen toplar.

…”

17. İçtüzüğün “Formun ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler”

başlıklı 60. maddesi şöyledir:

(1) Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu maddesine uygun olarak

düzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da onaylı örnekleri başvuru

formuna eklenir.

(2) Başvuru formu okunaklı ve başvurunun esasına yönelik

özlü bilgileri içerir şekilde hazırlanır. Başvuru formunun ekler hariç on sayfayı

geçmesi hâlinde başvurucunun ayrıca başvuru formuna olayların özetini eklemesi

gerekir.

(3) Başvurucu, başvuru formunun ekinde sunduğu belgeleri,

tarih sırasına göre numaralandırarak her bir belgeyi tanımlayıcı başlıklar

hâlinde dizi pusulasına bağlar.

18. İçtüzüğün “Form ve eklerinin ön incelemesi ve eksiklikler”

başlıklı 66. maddesi şöyledir:

(1)Bireysel Başvuru Bürosu gelen başvuruları şeklî

eksiklikler bulunup bulunmadığı yönünden inceler. Başvuru formunda veya

eklerinde herhangi bir eksiklik tespit edilmesi hâlinde, bunların

tamamlattırılması için başvurucuya, varsa avukatına veya kanuni temsilcisine onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilir.

(2) Eksikliklerin tamamlattırılmasına dair yazıda

başvurucuya geçerli bir mazereti olmaksızın verilen sürede eksiklikleri

tamamlamadığı takdirde başvurusunun reddine karar verileceği bildirilir.

(3) Başvurunun; süresinde yapılmadığı, 59 uncu ve 60 ıncı maddelerdeki şekil şartlarına uygun olmadığı ve tespit

edilen eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı hâllerde

Komisyonlar Başraportörü tarafından reddine karar

verilir ve başvurucuya tebliğ edilir. Bu karara tebliğ tarihinden itibaren yedi

gün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların verdiği

kararlar kesindir.

19. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı, 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile İçtüzüğün 59. maddesinin ilgili

fıkraları uyarınca Anayasa Mahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili

delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa

hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki

iddialarını kanıtlamak başvurucuya düşer.

20. Başvurucunun,

kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri

sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini,

dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesine

eklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle

ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır.

21. 6216 sayılı

Kanun’un 47. maddesinin (6) numaralı fıkrasına göre başvuru evrakında herhangi

bir eksiklik bulunması hâlinde, Anayasa Mahkemesi başvurucudan, eksikliğin

tamamlanmasını ister. İçtüzüğün 66. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre

Mahkemenin başvurucudan giderilmesini isteyebileceği eksiklikler, şekli

eksikliklerdir. İlk olarak Mahkeme, usulünce doldurulmamış olan başvuru

formunun usulüne uygun olarak doldurulmasını isteyebilir. İkinci olarak ise

başvurucunun ihlal iddiasına dayanak gösterdiği bilgi, belge ve deliller

başvuru dilekçesine eklenmemiş ise dayanılan bu belgelerin tamamlanması

istenebilir.

22. Öte yandan

İçtüzüğün 59. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca, başvurucunun

iddialarını dayandırdığı belgelerden bir bölümü başvurucunun elinde olmaması

nedeniyle sunulamamışsa bu durum ayrıca başvuru formunda açıklanmalıdır.

Başvurucunun, ilgililerin elinde olan belgeleri Anayasa Mahkemesinin yardımı

olmadan alamayacağını ikna edici şekilde açıklaması ve gerekli diğer bilgi ve

belgeleri de sunmasına bağlı olarak Anayasa Mahkemesi, gerekli gördüğü bilgi,

belge ve delilleri ilgililerden isteyebilir.

23. Yukarıda

belirtilen koşullar yerine getirilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi başvuruyu

açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulabilir.

İddiaların dayanaktan yoksun olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesinde yeterli

kanaat oluşması, başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların niteliğine

bağlıdır. Başvurucunun başlangıçta, başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı

verilmesini önlemek için başvuru formu ve eklerinde iddialarını destekleyici

belgeleri sunması ve gerekli açıklamaları yapması zorunludur.

24. Somut başvuruda başvurucu,

kendisinin yokluğunda diğer sanıklarca sarf edilen soyut suç isnatlarının,

kendisinin hazır olduğu celsede ortaya konulmadığını ve kendisine bu delilleri

tartışma hakkı verilmediğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesinin 5/7/2013 tarihli yazısı ile başvurucudan, başvuru

dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını ispat etmeye elverişli delillerini

Mahkemeye sunması istenmiş; başvurucu ilk derece mahkemesinin nihai kararı ile

Yargıtay ilamı ve bazı dilekçe suretlerini sunmuştur.

25. Başvurucu, kendisinin yokluğunda

diğer sanıklarca sarf edilen soyut suç isnatlarının neler olduğunu, hangi

sanıkların hangi isnatlarda bulunduklarını ve bu isnatların başvurucuya verilen

ceza ile ilişkisini, bireysel başvuruda ileri sürdüğü hususları ilk derece

mahkemesinde ve temyiz aşamasında ileri sürdüğünü ancak bu taleplerinin dikkate

alınmadığını gösterir duruşma zabıtları ve mahkeme kararları gibi iddiasının

dayanaklarını Anayasa Mahkemesine ibraz etmemiştir. Başvuru dilekçesinde, ihlale neden

olduğu iddia edilen olaylar tarih sırasına göre özetlenmemiş; bireysel başvuru kapsamındaki

haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve

delillere ait açıklamalar yapılmamıştır. Öte yandan başvuru dilekçesinde

iddianın dayanağı belgeler açıkça belirtilmediği gibi başvurucu, herhangi bir

bilgi ve belgenin ilgililerden istenmesi için Mahkemeden bir talepte de

bulunmamış; Anayasa Mahkemesinin eksiklik tamamlama yazısından sonra ise

Mahkemeye ilgili ve yeterli delil sunmamıştır.

26. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda

başvurucuların başvurularını takip etme yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülüğün

bir gereği olarak başvuru formu titizlikle doldurulmalı, ihlal iddiasının

dayanağı olan tüm olaylar gösterilmeli, başvuruyu aydınlatacak ve hükmün

esasını etkileyecek argümanları destekleyici tüm belgeler

başvuru dilekçesine eklenmelidir. Şayet bir belge elde edilememişse, bunun da

nedenleri açıklanmalıdır. Somut başvuruda başvurucu bu koşulları yerine

getirmeyerek iddialarını temellendirmediğinden başvurusunun esasının

incelenmesi imkânı bulunmamaktadır.

27. Açıklanan

nedenlerle, başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının başvurucu

tarafından kanıtlanamamış olması nedeniyle, başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin

“açıkça dayanaktan yoksun olması”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

Başvurunun, “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama

giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

9/1/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh KALELİ

Üyeler

:

Mehmet ERTEN

Zehra Ayla PERKTAŞ

Burhan ÜSTÜN

Nuri NECİPOĞLU

Raportör

:

Yunus HEPER

Başvurucu

:

Veli ÖZDEMİR

Vekili

:

Av. Mehmet Berzan EKİNCİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/276, 9 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası