İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yusuf Bat Başvurusu (B. No: 2016/7751)

1. Başvuru, bedelli askerlik kapsamına alınmama işleminin iptali

Başvuru No2016/7751Tarih24 Ekim 2019Okuma9 dk · 1.882 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Yusuf Bat Başvurusu

Karar tarihi
24 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2016/7751
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.882 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bedelli askerlik kapsamına alınmama işleminin iptali

istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/4/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu nüfusta 4/11/1988 doğumludur.

9. 13/12/2014 tarihli Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren 10/12/2014 tarihli ve 6582 sayılı Kanun'un 1.

maddesi ile 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na eklenen geçici

52. maddesinde, 1/1/1988 tarihinden (bu tarih dâhil) önce doğan yükümlülerin

istekleri hâlinde Kanun'da belirlenen bedeli yatırmaları durumunda temel

askerlik eğitimine tabi tutulmaksızın askerlik hizmetini yerine getirmiş

sayılacakları belirtilmiştir.

10. Bu arada başvurucu, bedelli askerlikle ilgili yasal

düzenleme çıktıktan sonra 17/12/2014 tarihinde Çınar Asliye Hukuk Mahkemesine

yaş tashihi davası açmış; Mahkeme başvurucunun 4/11/1988 olan doğum tarihini

4/11/1987 olarak düzeltmiştir.

11. Başvurucu, bedelli askerlik hizmetinden yararlanmak için Sur

Askerlik Şubesi Başkanlığına başvurmuş; Askerlik Şubesi 10/2/2015 tarihli yazı

ile 1111 sayılı Kanun'un 81. maddesi gereği askerlik çağına girdikten sonra

yapılan yaş tashihlerinin (mahkemelerce resmî hastane doğum raporlarına

istinaden yapılan yaş tashihleri hariç) dikkate alınmayacağını belirterek

başvurucunun bedelli askerlik talebini reddetmiştir.

12. Ret kararı üzerine başvurucu, yaş tashihi kararının dikkate

alınmamasına yönelik işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek Askeri Yüksek

İdare Mahkemesinde (AYİM) iptal davası açmıştır.

13. AYİM 10/2/2016 tarihli kararında; davacının düzeltilmemiş

nüfus kaydına göre 1988 doğumlu olduğunu ve 1/1/2006 tarihi itibarıyla askerlik

çağına girdiğini, 1111 sayılı Kanun'un 81. maddesi gereğince askerlik çağına

girdikten sonra yapılan yaş tashihlerinin askerlik işlemlerinde dikkate

alınmayacağını, resmî hastane kayıtları esas alınarak yapılan değişikliklerin

ise istisna olarak kabul edildiğini, davacıya ait yaş tashihi kararının tanık

beyanlarına dayanılarak verildiğini, bu hâliyle kararın askerlik işleminde

dikkate alınmasının mümkün olmadığını belirterek davayı reddetmiştir.

14. Nihai karar 16/3/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

14/4/2016tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 1111 sayılı Kanun'un ek 52. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte her

ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak

1988 tarihinden (bu tarih dâhil) önce doğan 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek

Askeri Memurlar Kanunu ile 1111 sayılı Askerlik Kanununa tabi yükümlüler;

istekleri hâlinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde

askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları ve 18.000

Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre

ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten

ödemeleri şartıyla temel askerlik eğitimine tabi tutulmaksızın askerlik

hizmetini yerine getirmiş sayılırlar"

16.1111 sayılı Kanun'un 81. maddesinin birinci fıkrasının ilgili

kısmı şöyledir:

"Askerlik çağına girdikten sonra yapılan

yaş değişiklikleri (mahkemece resmi hastane doğum kayıtları esas alınarak

yapılanlar hariç) askerlik işlemlerinde dikkate alınmaz."

B. Uluslararası Hukuk

1. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi

17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin

(1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes davasının,

medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar

verecek olan,... bir mahkeme tarafından ...

görülmesini isteme hakkına sahiptir..."

2. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi Kararı

18. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre Sözleşme'nin 6.

maddesinin medeni hukuk alanına giren konularda uygulanabilirliği ilk olarak

bir uyuşmazlığın varlığına bağlıdır. İkinci olarak uyuşmazlık en azından

savunulabilir bir şekilde iç hukukta tanınmış olduğu söylenebilecek hak ve

yükümlülükler ile ilgili olmalıdır. Son olarak ise bu hak ve yükümlülükler -her

ne kadar bizzat 6. madde bu hak ve yükümlülüklere Sözleşmeci devletlerin hukuk

sistemi içinde belirli bir anlam atfetmese de- Sözleşme anlamında medeni nitelikte olmalıdır (James ve diğerleri/Birleşik Krallık [GK],

B. No: 8793/79, 21/2/1986, § 81).

19. AİHM, medeni hak

kavramının özel bir kişi olmaktan ziyade vatandaş olmanın bir gereği olarak

bireyde var olan ve özü itibarıyla kamu hukukuna ilişkin bulunan hak ve

yükümlülükleri içermediğini ifade etmektedir. Bu bağlamda AİHM, Sözleşme'nin 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının askerlik hizmeti ve bu hizmete alternatif

kamu hizmetlerine ilişkin yargısal süreçlere uygulanmayacağını kabul etmektedir

(Nicolussi/Avusturya [GK] (k.k.), B. No: 11734/85, 8/5/1987).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 24/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu; bedelli askerlik hakkı tanıyan kanun çıktıktan

sonra yaşının düzeltilmesi için dava açtığını, Mahkeme kararına göre bedelli

askerlik hakkından yararlanması gerektiği hâlde 1111 sayılı Kanun'un 81.

maddesi gerekçe gösterilerek başvurusunun reddedildiğini, Kanun'da hastane

kayıtlarına dayanılmadan verilen yaş tashihi kararlarının askerlik işlemlerinde

dikkate alınmayacağının düzenlendiğini, Anayasa'ya göre bütün resmî mercilerin

mahkeme kararlarına uymak zorunda olduklarını, bu açıdan Kanun'un bu hükmünün

Anayasa'ya aykırı olduğunu, AYİM'in asliye hukuk

mahkemesi kararını yok sayarak davayı reddettiğini, nüfus müdürlüğü tarafından

kayıtların yanlış tutulmasının sonuçlarına kendisinin katlanmayacağını

belirterek Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi tazminata karar verilmesini talep

etmiştir.

B. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Şikâyetin özü, bedelli askerlik hizmeti

kapsamına alınmama işleminin iptali istemiyle açılan davanın lehine verilen

mahkeme kararı dikkate alınmamak suretiyle reddedilmesinin adil olmadığı

iddiasıdır. Dolayısıyla anılan iddialar adil yargılanma hakkı kapsamında

değerlendirilmiştir.

23. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci

cümlesi şöyledir:

"Herkes, Anayasa'da güvence altına

alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla

Anayasa Mahkemesine başvurabilir."

24. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ve 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu

gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme ve Türkiye'nin taraf olduğu ek

protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve

Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

18).

25. Anayasa'nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

26. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu

belirtilmiş ancak hakkın kapsamı düzenlenmemiştir. 3/10/2001 tarihli ve 4709

sayılı Kanun'un Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasına adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin 14. maddesinin gerekçesine göre "değişiklikle

Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence

altına alınmış olan adil yargılama hakkı metne dahil"

edilmiştir. Dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesinde herkesin adil yargılanma

hakkına sahip olduğu ibaresinin eklenmesinin amacının Sözleşme'de

düzenlenen adil yargılanma hakkını anayasal güvence altına almak olduğu

anlaşılmaktadır (Yaşar Çoban

[GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, § 54). Bu itibarla Anayasa'da güvence altına

alınan adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriği belirlenirken Sözleşme'nin "Adil yargılanma hakkı" kenar

başlıklı 6. maddesinin gözönünde bulundurulması

gerekir (Onurhan Solmaz, § 22).

27. Sözleşme, bir kişinin sahip olduğunu ileri sürebileceği tüm

hak ve yükümlülükler bakımından adil yargılanma hakkını güvenceye almamaktadır.

Sözleşme'nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinde adil yargılanmaya

ilişkin hak ve ilkelerin medeni hak ve

yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların ve bir suç isnadının esasının karara

bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla

sınırlandırılmıştır. Hak arama hürriyetinin ihlal edildiği gerekçesiyle

bireysel başvuruda bulunabilmek için ya başvurucunun medeni hak ve

yükümlülükleriyle ilgili bir uyuşmazlığın tarafı olması ya da başvurucuya

yönelik bir suç isnadının esası hakkında karar verilmiş olması gerektiği

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bahsedilen hâller dışında kalan adil yargılanma

hakkının ihlali iddiasına dayanan başvurular Anayasa ve Sözleşme'nin ortak

koruma alanı kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya konu olamaz (Onurhan Solmaz, § 23).

28. Suç isnadına bağlı bir yargılamanın mevcut olmadığı

anlaşılan başvuru konusu uyuşmazlığın medeni

hak ve yükümlülük kapsamında olup olmadığı, dolayısıyla başvurunun

Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı içinde yer alıp almadığı hususunda

bir irdeleme yapılması gerekmektedir.

29. Yukarıda da belirtildiği üzere bir kimsenin medeni hak ve yükümlülüklerinin karara

bağlanmasıyla ilgili bir yargılama usulünde Sözleşme'nin 6. maddesi

uygulanabilir. AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının medeni meselelerde uygulanabilmesi için

ilk olarak ortada bir uyuşmazlığın bulunması koşulunu aramakta; uyuşmazlığın iç

hukukta tanınmış olduğu söylenebilecek haklar

ve yükümlülükler ile ilgili olması, bu haklar ve yükümlülüklerin de Sözleşme'deki anlamıyla medeni

olması gerektiğini vurgulamaktadır (bkz. § 18).

30. Bu noktada devletin bir bireye, salt egemenlik yetkisini

kullanarak tanıdığı hak ya da

yüklediği yükümlülüklerin medeni hak ve

yükümlülük kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmek gerekir.

AİHM de medeni hak kavramının

özel bir kişi olmaktan ziyade vatandaş olmanın bir gereği olarak bireyde var

olan ve özü itibarıyla kamu hukukuna ilişkin bulunan hak ve yükümlülükleri

içermediğini ifade etmektedir (bkz. § 18). Askerlik ve askere alma işlemleri de

devletin egemenlik yetkisinin tezahürü olan ve müdahaleye kapalı bulunan

çekirdek alanını oluşturmaktadır. Bu bağlamda Anayasa'da vatandaşlık bağından

kaynaklanan kamusal bir hak ve ödev olarak düzenlenen askerlik hizmetinin medeni hak ve yükümlülük kapsamında

olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bir kişinin zorunlu askerlik

hizmeti yükümlüsü olup olmadığı, kimlerin bu hizmeti yerine getirmekten muaf

tutulacağı ya da muafiyet koşullarının ne olacağı, bu hizmetin hangi statüde ve

ne kadar süre ile yerine getirileceği, her bir statü yönünden hizmetin

tamamlanmış sayılması için gerekli koşulların ne olduğu/yükümlünün bu koşulları

sağlayıp sağlamadığı, askere sevk işlemlerinin hangi yöntem izlenerek ve ne

şekilde yürütüleceği, bu süreçteki uygulamaların ne olacağı gibi meseleler özü

itibarıyla askerlik hizmeti yapma yükümlülüğüne ilişkin olduğundan medeni hak ve yükümlülük kapsamında

değildir. Buna göre askerlik yükümlülüğünü konu alan ya da askere alma

kararlarına ilişkin olan iş ve işlemler nedeniyle açılan davalardaki yargılama

süreçleriyle ilgili adil yargılanma şikâyetlerinin Anayasa ve Sözleşme'nin

ortak koruma alanı dışında olduğunun kabul edilmesi gerekir (Yusuf Gürkan [GK], B. No: 2014/11067,

18/10/2017, § 35).

31. Askerlik hizmetinin kişinin maddi ve manevi varlığı ya da iç

hukukta korunan başka hakları üzerinde birtakım etki ve sonuçlar

yaratabileceği, dolayısıyla askere alma kararından kaynaklanan bir uyuşmazlığın

bu tür uzantılarının ve sonuçlarının da olabileceği tabiidir. Zira askerlik

hizmeti, doğası gereği yükümlüyü bazı medeni haklarından mahrum bırakmaktadır.

Bununla birlikte uyuşmazlığın medeni hak ve

yükümlülük kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi bağlamında

yapılacak bir incelemede dikkate alınması gereken ölçüt, davada tartışılacak meselenin ne olduğudur. Bunun tespiti için

de davaya konu uyuşmazlığın özünün

ortaya konulması gerekmektedir. Şayet -tazminat talebine ilişkin bile olsa- bir

davada devletin askere alma kararı

diğer bir anlatımla askere alma yetkisinin kullanılmasına ilişkin iş ve işlemleri

değerlendirme konusu olacak ise bu uyuşmazlığın medeni hak ve yükümlülük

kapsamında görülmesi mümkün olmaz (Yusuf

Gürkan, § 36)

32. Somut olayda bireysel başvuruya dayanak davanın açılmasına

sebep olan olgu, mevzuatta öngörülen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle

başvurucunun bedelli askerlik hizmetinden yararlandırılmamasıdır. Başvurucu

açısından bedelli askerlik hizmeti koşullarının sağlanmaması, normal askerlik

hizmetini ifa etme yükümlülüğünü doğurmaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlığın

devletin askere alma yetkisinin kullanımı çerçevesinde değerlendirilmesi

gerekmektedir. Buna göre devletin egemenlik hakkının kullanımı kapsamında olan

askere alma yetkisiyle ilgili başvuru konusu uyuşmazlığın medeni hak ve

yükümlülük kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır.

33. Bu açıdan medeni hak ve yükümlülük kapsamında yer almayan

başvuru konusu uyuşmazlığın Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında

kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin konu

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

24/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör : Yakup MACİT Başvurucu : Yusuf BAT Vekili : Av. Mahsum BATI

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/7751, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Başvurunun konu bakımından
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Gökcan
  15. Özgüldür
  16. Hakyemez
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/7751
Tarih
24 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Hasan Cihan Başvurusu (B. No: 2016/14869)
  • Turgut Öztop Başvurusu (B. No: 2016/6023)
  • Lokman Adal Başvurusu (B. No: 2016/3574)
  • Samet Yılmaz Başvurusu (B. No: 2016/58679)
  • Nokta Dergi ve Gazetecilik Tic. Ltd. Şti Başvurusu (B. No: 2015/16564)
  • S.k. Başvurusu (B. No: 2015/17914)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.