KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1331 E., 2022/1709 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2022
- Esas No
- 2022/1331
- Karar No
- 2022/1709
- Temyiz eden (davacı)
- … Akaryakıt Ürünleri A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Piyasası Düzenleme Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ulusal petrol stok yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca 2019 yılı Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları için toplam 711.500,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Kurul'un 14/03/2019 tarih ve 8487-3 sayılı kararında, düzeltme imkânı olan fiiller sayıldığı, ulusal petrol stok yükümlülüğünün yerine getirilmemesine ilişkin fiil, düzeltme imkânı olan filler arasında sayılmadığından, 7164 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilen 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan ihtar müessesesinin dava konusu uyuşmazlığa uygulama olanağı bulunmadığı, Kuruma sunulan yazılı savunmada anılan yükümlülüğün yerine getirilmediğinin kabul edildiğinin anlaşıldığı;
Bu durumda, piyasada sürekliliğin sağlanması, kriz veya olağanüstü hallerde risklerin önlenmesi ve uluslararası anlaşmalar gereği olağanüstü hâl petrol stokları ile ilgili yükümlülüklerin ifası amacıyla bir önceki yıl günlük ortalama kullanımının içindeki net ithalatın en az doksan günlük miktarı kadar petrol stoğu tutulacağı, bu stokun da rafineri, akaryakıt ve LPG dağıtıcı lisansı sahiplerinin ikmal ettiği günlük ortalama ürün miktarının minimum yirmi katını kendi depolarında veya lisanslı depolama tesislerinde topluca veya statülerine göre ayrı ayrı bulundurma yükümlülüğü ile sağlanacağı,
söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde eksik tutulan her bir ton için idari para cezası uygulanacağı kuralı karşısında, davacı şirket hakkında yapılan denetim sonucunda hesaplanan miktardan daha az miktarda ürünün stok olarak depolandığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı şirketin ulusal petrol stok yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından, davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, akaryakıt dağıtım firmalarının Türk Ticaret Kanunu'na göre ticari işletme olduğu, piyasada akaryakıt sürekliliğinin sağlanması, kriz veya olağanüstü hâllerde risklerin önlenmesi ve uluslararası anlaşmalar gereği olağanüstü hâllerde petrol stoklarını oluşturmanın kamusal yükümlülük olduğu, kamunun yerine getirmesi gereken yükümlülüğün ticari şirketlere yüklendiği, ulusal petrol stokuna ayrılması gereken akaryakıt miktarının saklanması ve depolanması yükümlülüğünün dağıtım firmalarına ait olduğu, bu yükümlülüğün ülkemizde rafineri depolama tesislerinde kiralama yaparak yerine getirildiği,
bu yükümlülüğün aylık yaklaşık 15.000,00-TL civarında ek maliyet getirdiği, sektöre yeni giren ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışan firmalar bakımından ağır bir müzayaka hâli oluşturduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/1331, K. 2022/1709, 19 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama