KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/5883 E., 2022/513 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/5883
- Karar No
- 2022/513
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) … İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- 2- (davalı)
- …Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmek suretiyle ihracat istisnası kapsamında haksız olarak katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle söz konusu verginin geri alınması amacıyla 2013 yılının Mart, Mayıs ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile Mart, Mayıs, Haziran, Temmuz dönemleri için üç kat, Ağustos ila Aralık dönemleri için ise tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundaki tespitlerden dava konusu döneme ilişkin vergi yükünden kurtulmak ve haksız yere iadeden yararlanmak amacıyla hareket ettiği, alışlarının neredeyse tamamını ilişkili firmalardan yaptığı, aynı tarih ve sayıda içerikleri farklı düzenlenen sahte belgeleri kullanarak haksız iade alındığı sonucuna varılan verginin geri alınması amacıyla yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 2013 yılının Nisan ila Haziran dönemleri için kesilip aynı yıl içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir
TEMYİZ EDELERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, incelemenin eksik, soyut, çelişkili ve varsayıma dayandığı, gerçek faturaların vergi incelemesine sunulan ve vergi iadesine esas alınan faturalar olduğu, gümrük çıkışı yapılan eşyaların kırmızı hat olarak tabir edilen fiziki kontrolden geçerek ihraç edildiği, gümrük beyannamesi eki fotokopi faturaların kendilerine ait olmadığı, ihraç edilen malların tedarik edildiği firmalar hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davalı idare tarafından, davacının 2013 ve 2014 yıllarında ihracat beyannameleri ekinde yer alan faturaların, ihracat gerçekleştikten sonra aynı sayı, tarih ve antetli fakat farklı içerikli sahte faturalarla değiştirilerek gerçekte ihraç edilmeyen eşyalar için de haksız katma değer vergisi iadesi alındığının yürütülen incelemeyle tespit edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/5883, K. 2022/513, 8 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama