KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6643 E., 2024/6319 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/6643
- Karar No
- 2024/6319
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.208 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Dava konusu istem: Yeminli mali müşavir olan davacı adına, ... Ticaret ve Tekstil Sanayi Limited Şirketi hakkında düzenlediği katma değer vergisi iadesi tasdik raporları ile haksız katma değer vergisi iadesine neden olduğundan bahisle 2014 ve 2015 yıllarının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...,...... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mali müşavir olan davacının sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle takibe konu kamu alacağının asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olması gerektiği, Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden ise söz konusu borca ilişkin ihbarnamelerin ve tebliğ alındılarının dosyaya sunulmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla usulüne uygun biçimde kesinleşerek davacıdan tahsil edilebilir aşamaya geldiğinden söz edilemeyecek kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin tek ortağı ve yöneticisi ...'ın 27/08/2017 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının ise 24/11/2017 tarihli mahkeme kararı ile mirası reddettiği ve takibe konu kamu alacağının duyurulması amacıyla şirket adına düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinin şirketin elektronik tebligat adresine 31/10/2019 tarihinde tebliğe çıkartılarak 05/11/2019 tarihinde otomatik olarak tebliğ edildiği kabul edilmek suretiyle dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği olayda,
yeminli mali müşavirler için öngörülen sorumluluk çerçevesinde müşterek ve müteselsil sorumlu olarak haklarında takibata geçilebilmesi, ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezaların asıl mükellef nezdinde kesinleşmesinin zorunlu olduğu ancak ihbarnamelerin şirkete tebliğinden uzun bir süre önce şirketin tek ortağı ve aynı zamanda tek kanuni temsilcisi olan kişinin vefat ettiği, mirasçılarının ise reddi miras talebinde bulunduğu,
şirkete atanmış herhangi bir kayyum veya yetkilendirilmiş tasfiye idaresinin olmadığı dolayısıyla ihbarnamelerin tebliğ edildiği tarih itibariyle şirket adına hukuki tasarrufta bulunabilecek kimse olmadığından tüzel kişiliği temsil konusunda herhangi bir şekilde irade beyanında bulunabilme imkanı da söz konusu olamayacağından,
elektronik ortamda yapılan tebliğin hüküm ifade etmeyeceği ve bu tebliğe hukuki sonuç bağlanamayacağından asıl borçlu nezdinde usulüne uygun biçimde kesinleştirilmediği sonucuna varılan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi olan davacı adına, ... Ticaret ve Tekstil Sanayi Limited Şirketi hakkında düzenlediği katma değer vergisi iadesi tasdik raporları ile haksız katma değer vergisi iadesine neden olduğundan bahisle 2014 ve 2015 yıllarının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olduğu, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun serbest muhasebeci, serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlere vermiş olduğu yetkiye ilişkin mali sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde.
Maliye Bakanlığının; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının,
imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı,
29/06/1997 tarih ve 23034 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4 Sıra Nolu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğinin müşterek ve müteselsil sorumluluğun tespitine ilişkin bölümünde ise sorumluluğu tespit edilen muhasebeciyle ilgili takibatın serbest muhasebecinin bağlı bulunduğu vergi dairesince yerine getirileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava konusu ödeme emirlerinin, yukarıda kuralına yer verilen hükümler uyarınca, davacının bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenmesi gerekirken, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, Vergi Dava Dairesince ödeme emirlerinin yazılı gerekçeyle iptali yolunda verilen kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.
(X)-KARŞI OY
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Takibata Selahiyetli Tahsil Dairesi" başlıklı 5. maddesinde, ''Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır. Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya malların bulunduğu mahalde yapılacak takipleri, o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.'' denilmiş.
213 sayılı Kanunu'nun, "Vergi Uygulamasında Yetki" bölümünde, ''Vergi Dairesi'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, vergi dairesi, ''mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire'' şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında, mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı olduklarının vergi yasalarıyla belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Maddenin ikinci fıkrasının ikinci tümcesinde, Maliye Bakanlığı'na, vergi dairelerinin yetki alanları ile mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirleme konusunda yetki verilmiştir. Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 43. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, katma değer vergisinin, mükellefin işyerinin bulunduğu yer vergi dairesince tarh olunacağı belirtilmiştir.
Sözü edilen kurallar uyarınca, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harç ve benzeri mali yükümlülükler ile bunların zam ve cezalarında vergi mükellefinin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından tarh, tahakkuk, tebliğ ve tahsil işlemleri yapılmaktadır.
213 sayılı Kanun'un Ceza Kesme Yetkisi başlıklı 365. maddesinde, "Vergi cezaları olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilir." denilmek suretiyle, mükelleflerin vergi ziyaını oluşturan kimi fiillerine iştirak edenlere Kanun'un 344. maddesi uyarınca kesilmesi gereken vergi ziyaı cezaları, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilmekte ve tahsil edilmektedir. Ayrıca, mirasçıların veya asıl borçlu tüzelkişiden tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacaklar, vergisel yükümlülüğünü yerine getirmeyen kanuni temsilcisi ve/veya ortakların takibi de yine asıl borçlu yükümlünün bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından yapılmaktadır.
Buna göre, ilgili yasa kurallarının, yetki konusunda adına işlem yapılacak mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesini değil, vergiyi doğuran olayların ilgili olduğu vergi dairesini esas aldığı ve işlemlerin bu vergi dairesince yürütülmesinin kabul edildiği sonucuna varılmaktadır. Diğer bir deyişle, yetki kuralı, takip edilmesi gereken kişiye değil, takibin konusu olan verginin mükellefine göre belirlenmiş; verginin mükellefi olmayan kişinin bağlı olduğu vergi idaresinin yetkisi ise, niyabeten yapabileceği işlerle sınırlı tutulmuştur.
Bu durumda, dava konusu ödeme emirlerinin yetkili vergi dairesi tarafından düzenlendiği sonucuna ulaşıldığından, temyize konu kararın hukuka uygunluğunun denetiminde işin esası hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/6643, K. 2024/6319, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama