KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/7154 E., 2024/873 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/7154
- Karar No
- 2024/873
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, "... Otel" adlı, otel, restorant, kafe-bar vasıflı umuma açık istirahat ve eğlence yeri olan iş yerine, işyeri çalıştırma ve açma ruhsatı verilmesi talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. Marmaraereğlisi Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 23/08/2019 tarihli yazısı ile işyeri açılmasında sakınca bulunmadığı bildirilmiş ise de.
İtfaiye Dairesi Başkanlığınca, yangın müdahale hizmetleri ve yangınla ilgili güvenlik önlemleri bakımından uygun durumda olmadığının, Marmaraereğlisi Toplum Sağlığı Merkezi Başkanlığınca da bir takım eksikliklerin bulunduğunun ayrıca İlçe Jandarma Komutanlığı yazıları ile asayiş ve güvenlik bakımından sakınca bulunduğunun bildirildiği görüldüğünden, davacı tarafından işyeri çalıştırma ve açma ruhsatı verilmesi talebinin reddine ilişkin Marmaraereğlisi Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, iş yerindeki tüm sıhhi eksikliklerin giderildiği, son haliyle iş yerinin ruhsat almaya uygun hale getirildiği dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Anayasa'nın 36.maddesinin 1. fıkrasında, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."; 141.maddesinin 3.fıkrasında, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." düzenlemesine yer verilmiştir; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24.maddesinin (d) fıkrasında, duruşmalı davalarda duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunan taraflar ve vekil veya temsilcilerin ad ve soyadlarının kararlarda belirtileceği kurala bağlanmıştır.
İstinaf dilekçesinde davacılar tarafından duruşma talebinde bulunulduğu halde, Bölge İdare Mahkemesince duruşma istemi hakkında herhangi bir karar alınmaksızın temyize konu kararın verildiği görülmüş olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Duruşma' başlıklı 17.maddesinin 2.fıkrasında, temyiz ve istinaflarda duruşma yapılmasının tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlı olduğu hükmüne istinaden temyiz ve istinaf aşamasında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması mecburiyeti bulunmamakla birlikte, istemde bulunulması durumunda bu hususun kararda karşılanması gerektiği,
karşılanmaması halinde ise duruşma yapılıp yapılmadığı hususunun muğlak kaldığı ve bu nedenle duruşma talep eden tarafın adil yargılanma hakkının ihlal edildiği görüşü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/7154, K. 2024/873, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama