KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/2919 E., 2023/6779 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Esas No
- 2019/2919
- Karar No
- 2023/6779
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının …plakalı aracının 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3. maddesi uyarınca trafikten men edilmesine ilişkin … tarihli, … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
Anayasa Mahkemesinin 11.09.2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararı dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesi'nin, korsan tabir edilen yasa dışı taşımacılığın yapıldığının tespit edildiği durumlarda, araç sürücüsü aynı zamanda araç sahibi değilse, sürücünün belgesiz olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapmasına izin veren ve yasa dışı taşımacılık yapılmasında kusuru bulunan araç sahibine de aynı miktarda ceza verilebileceğini kabul ettiği,
ancak itiraz konusu kuralda araç sahibi açısından suç ile illiyet bağı aranmaksızın sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanmasını cezaların şahsiliği ilkesine aykırı bulduğu için iptal kararı verdiği, şu halde, yasa dışı taşımacılık yaptığı ileri sürülen araç sürücüsünün taşımacılık faaliyetinden bilgisi olan ve buna izin veren araç sahibi yönünden, başka kanuni dayanağın bulunması ve sorumluluk esaslarının belirtilmesi halinde idari yaptırım kararı verilebileceği.
5326 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca, sahip olduğu aracın izinsiz yolcu taşımacılığında kullanılması hususunda bilgi sahibi olduğunun dosya kapsamından anlaşılması halinde araç sahibine de izinsiz ticari amaçlı taşımacılık fiili için kanunda öngörülen yaptırımın uygulanabileceği; ancak uyuşmazlık konusu taşımacılık faaliyetinin, 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesi kapsamındaki gerekli unsurları taşıyıp taşımadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği; olayda, araç sürücüsünün gerçekleştirdiği taşımacılık faaliyetinin, araç sahibi olan davacının bilgisi ve izni dahilinde yapıldığının görüldüğü;
ilgili belediyeden izin almadan ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle 19.10.2016 tarihli tespit tutanağına bağlı olarak işlem tesis edilmiş ve her ne kadar araç içerisinde yer alan öğrencilere ilişkin fotoğraf çekimi mevcutsa da, bu öğrencilerin isim ve kimlik bilgilerine yer verilmediği gibi, araç içerisinde bulunan öğrencilerin ifadelerinin de alınmadığı, kaldı ki öğrencilerin ücret yahut ücret yerine geçen bir menfaat karşılığında taşındıklarına dair beyanlarının olmadığı, taşımacılığın ücret karşılığı yapıldığını ispatlar mahiyette dosyada başka bir bilgi ve belgenin bulunmadığı;
keza işlemde, ilgili belediyeden izin alınmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığı belirtilmişse de, olay sırasında düzenlenecek tespit tutanağında yer alacak araç, güzergah, yolcu beyanı, ücret gibi bilgilerle belirginleştirilerek taşımacılığın mahiyetinin açık ve kesin bir şekilde ortaya konulması gerektiği, bu itibarla; davacıya ait araçla ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın ticari amaçla taşımacılık yapıldığı hususu her türlü şüpheden uzak, açık ve kesin delillerle ortaya konulamadığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacıya ait D4 yetki belgesi ile belediye sınırları dahilinde belediyece belirlenen durak ve kalkış noktası olmaksızın yapılan taşımacılığın da 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3. maddesine aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemin ilgili mevzuata dayanılarak tesis edildiği ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/2919, K. 2023/6779, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama