KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/4779 E., 2022/817 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 10 Mart 2022
- Esas No
- 2019/4779
- Karar No
- 2022/817
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … İnş. Taah. Elek. ve Nak. San. Tic. AŞ'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu şirkete ait vergi borçlarının yasal süresi içerisinde ödenmemesi üzerine, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirkete ait iki adet aracın varlığının tespit edildiği, söz konusu araçların trafik kaydına haciz şerhi uygulandığı, araçlar hakkındaki hacizle ilgili takip tamamlanmadan, borcun, asıl borçlu şirketten kısmen veya tamamen tahsil edilemediğinden bahsedilemeyeceğinden, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun; dava konusu ödeme emirleri içeriği vergi ve cezaların bir kısmının tarhiyata dayalı, bir kısmının beyana dayalı olduğu, tarhiyata ilişkin … tarih ve … ila … sayılı, … tarih …, …, …, …, …, …, …, … sayılı ihbarnamelerin muhtara tebliğ edildiği bunun da usulsüz olduğu ve dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinde yer alan 2010 ve 2011 yıllarına ait vergi ve cezalarda tarh zamanaşımı bulunduğu, beyana dayalı olan ve şirket adına düzenlenen … tarih ve …, …ile … numaralı ödeme emirlerinin ise posta yoluyla 20/04/2012 tarihinde tebliğ edildiği,
tebliğ alındısında bizzat kendi imzasına tebliğ ibaresinin olduğu, tebliğ alındısında şirket temsilcisi bilgilerinin yer aldığı kısımın silindiği, imza ve ikamet adresi bilgilerinden bu tebliğatın davacı …'e yapıldığı ve tebliğ tarihi itibariyle bu kişinin şirket müdürü olmadığı, … tarih ve … numaralı ödeme emrinin ise 24/01/2013 tarihinde tebliğ alındısındaki imza ve ev adresi bilgisi ile yönetim kurulu başkanı olarak … isminin yer alması nedeniyle bu tebligatın da davacıya yapıldığı ve bu tarih itibariyle davacının temsil vasfının bulunmadığı,
bu haliyle de tebliğ işlemi usulsüz olduğundan … tarih ve …,… numaralı ödeme emri içeriği kamu alacakları tahsili zamanaşımına uğradığından ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu … İnşaat Taahhüt Elektrik ve Nakliye Sanayi Ticaret Anonim Şirketinden tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca ilgili şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/4779, K. 2022/817, 10 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama