Karar Özeti
Bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla dolandırıcılıktan mahkum edilen sanıklardan biri cezaevinde hükümlüyken kendisine yapılan kanun yolu bildiriminde, CMK 263 uyarınca cezaevi idaresi aracılığıyla da temyiz edebileceği belirtilmedi; mahkeme 08.09.2016 tarihli ek kararla temyiz istemini süre yönünden reddetmişti. Daire ek kararı kaldırarak esas incelemesine geçti.
Cezaevinde bulunan sanığa yapılan yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263. maddesindeki cezaevi idaresi aracılığıyla başvuru imkanının gösterilmemesi, temyiz süresini işletmez. Esasta ise Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararı karşısında TCK 53 uygulamasının yeniden değerlendirilmesi, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği ihtarının 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine aykırı düşmesi ve taksitlendirmede uygulama maddesinin 52/4 yerine 52/2 gösterilmesi hukuka aykırıdır.
Daire, temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırdıktan sonra hükümlerdeki hapse çevirme ihtarını, TCK 53 paragrafını ve yanlış madde gösterimini yeniden yargılama gerektirmeden düzelterek hükümleri düzeltilerek onadı.
Uygulamada Etki — Av. Aycan Ceylan değerlendirmesi
Cezaevindeki müvekkilin temyizi süre aşımından reddedilmişse, tebliğ evrakındaki kanun yolu bildiriminin CMK 263 imkanını içerip içermediği kontrol edilmelidir; eksik bildirim süre engelini tamamen kaldırır. Ayrıca eski tarihli hükümlerin infazında adli para cezasının doğrudan hapse çevrileceği ihtarı ve TCK 53 hak yoksunlukları, Anayasa Mahkemesi iptali ve 5275 sayılı Kanun 106/3 değişikliği yönünden denetlenmelidir.
Bu değerlendirme, kararın Yargıtay tam metnine dayalı genel hukuki bilgilendirmedir; sonuç taahhüdü içermez ve somut dosyanız için mutlaka avukatınıza danışınız.