İçeriğe geç
AC
Yargıtay 1. Ceza Dairesi Esas 2025/477 Karar 2026/1979 13.03.2026

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10

Karar Özeti

Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesince 2 yıl hapse mahkum edilen hükümlünün cezası, koşullu salıverilme tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiriyle infaz edilmekteyken, imza, kamu hizmeti, seminer ve bireysel görüşme yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle uyarılmasına karar verilmiş; uyarı yazısı ancak bildirdiği son adres yerine başka bir adrese Tebligat Kanunu 21/1'e göre tebliğ edilmiştir. Bafra İnfaz Hakimliği ısrar şartının gerçekleştiğini kabul ederek denetimli serbestlik kararını kaldırıp hükümlüyü kapalı ceza infaz kurumuna göndermiş, Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir.

Ratio Decidendi

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereği tebligat öncelikle muhatabın bilinen en son adresine çıkarılmalı; ancak bu tebligatın iade edilmesi veya adresin elverişsizliği halinde, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında vurgulanan iki aşamalı yöntemle, 21. maddenin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılabilir. Hükümlünün Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne bildirdiği son adres atlanarak yapılan tebligat usulsüz olduğundan, 5275 sayılı Kanun'un 105/A-6 maddesindeki 'yükümlülüklere uymamakta ısrar' şartı oluşmaz.

Avukat Yorumu

Kanun yararına bozma isteminin kabulü ile İnfaz Hakimliğinin denetimli serbestliğin kaldırılmasına ve kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmeye ilişkin kararı CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozulmuştur; usulsüz tebliğ edilen uyarıya dayanılarak ısrar koşulu gerçekleşmiş sayılamaz.

Uygulamada Etki — Av. Aycan Ceylan değerlendirmesi

Denetimli serbestliği ihlal gerekçesiyle cezaevine iade edilen hükümlülerde ilk incelenecek belge uyarı yazısının tebligat mazbatasıdır; uyarı, müdürlüğe bildirilen güncel adrese çıkarılmamışsa ısrar şartı çöker ve itiraz süresi geçmiş kesin kararlara karşı dahi Adalet Bakanlığı kanalıyla kanun yararına bozma istenebilir. Bu dosyada 2017 tarihli kararın 2026'da bozulması, bu yolun yıllar sonra bile sonuç verebildiğini göstermektedir.

Bu değerlendirme, kararın Yargıtay tam metnine dayalı genel hukuki bilgilendirmedir; sonuç taahhüdü içermez ve somut dosyanız için mutlaka avukatınıza danışınız.