Karar Özeti
Sanık hakkında tefecilik ve yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmiş; dosya daha önce 5. Ceza Dairesinin 19.09.2023 tarihli ilamıyla bozulmuş, ilk mahkûmiyet 24.06.2016 tarihlidir. Daire önce, tefecilik suçunun zarar göreni olan Hazinenin karara bağlanmamış katılma talebini CMK 237/2 ve 260/1 uyarınca kabul ederek Hazineyi katılan sıfatıyla davaya dahil etmiştir. Ardından her iki suç yönünden ayrı inceleme yapmıştır.
Tefecilik suçu, suç tarihinde yürürlükte olan 7242 sayılı Kanun değişikliği öncesi TCK 241/1'deki cezanın üst sınırı itibarıyla TCK 66/1-e'deki 8 yıllık asli dava zamanaşımına tabidir; zamanaşımını kesen son işlem olan mahkûmiyet hükmü ile inceleme konusu hüküm arasında bu süre dolmuşsa yargılamaya devam edilemez ve kamu davasının düşmesine karar verilmesi zorunludur. Ayrıca bozma sonrası kurulan hükümde kazanılmış hakkın dayanağı olarak 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi değil 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gösterilmelidir.
Tefecilik hükmü zamanaşımı nedeniyle bozulmuş ve CMK 223/8 gereği kamu davasının düşmesine karar verilmiş; yağmaya teşebbüs hükmü ise kazanılmış hak maddesindeki yanılgı 'CMK 283' ibaresinin '1412 sayılı Kanun'un 326/son' olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek onanmıştır.
Uygulamada Etki — Av. Aycan Ceylan değerlendirmesi
Bozma ve uzun yargılama geçiren eski tarihli tefecilik dosyalarında müdafiin ilk kontrol noktası zamanaşımı hesabı olmalıdır: lehe kanun değerlendirmesiyle 7242 öncesi ceza üst sınırı esas alındığında 8 yıllık asli süre dolmuş olabilir ve bu, mahkûmiyeti düşmeye çevirir. Hazine gibi kurumların katılma talebi karara bağlanmamışsa Yargıtay bunu temyiz aşamasında re'sen çözebildiğinden, katılma statüsündeki eksiklikler tek başına usuli kazanç sağlamaz.
Bu değerlendirme, kararın Yargıtay tam metnine dayalı genel hukuki bilgilendirmedir; sonuç taahhüdü içermez ve somut dosyanız için mutlaka avukatınıza danışınız.