Karar Özeti
Nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına ilişkin dosyada Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozması üzerine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, taraflardan bozmaya karşı diyeceklerini sorup Cumhuriyet Başsavcılığından esas hakkında mütalaa aldıktan sonra 'direnme' adı altında karar vermiştir. Daire, mahkemenin işin esasına girerek eylemli uyma gerçekleştirdikten sonra artık direnme kararı veremeyeceğini belirlemiş; ayrıca sanıkların suçlamayı ısrarla reddettiğini, mağdurun olaydan hemen sonra şikayetçi olmadığını ve mağdur ile bir kısım tanığın beyanlarının aşamalarda değiştiğini saptamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında (2022/7-508 E.-2024/153 K. ve metinde sayılan diğerleri) belirtildiği üzere, bozmadan sonra mahkeme esasa girip esaslı işlem yapar, taraf beyanı veya yeni mütalaa alırsa bu 'eylemli uyma' sayılır ve önceki hüküm ortadan kalktığından direnilecek karar kalmaz; direnme ancak esasa girilmeden verilebilir. Esas yönünden ise kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmayan hâllerde 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği beraat kararı verilmelidir; ayrıca alacağın katılana değil şirket tüzel kişiliğine ait olduğu gerekçesiyle TCK'nın 150. maddesinin uygulanmaması yanlış bulunmuştur.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2025 tarihli direnme kararı, CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'deki onama görüşüne aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur; bozmanın esas gerekçesi, yetersiz delil durumuna rağmen beraat yerine mahkûmiyet kurulması, usul gerekçesi ise eylemli uymadan sonra direnme kararı verilemeyeceğidir.
Uygulamada Etki — Av. Aycan Ceylan değerlendirmesi
Bozma sonrası duruşmada mahkeme taraf beyanlarını alıp mütalaa toplamışsa savunma, artık usulen geçerli bir direnme verilemeyeceğini tutanağa geçirtmeli ve buna rağmen verilen 'direnme' kararının temyizinde eylemli uyma içtihadını öncelikli bozma sebebi yapmalıdır. Yağma dosyalarında mağdurun olay sonrası hemen şikayetçi olmaması ve aşamalarda değişen beyanları, şüpheden sanık yararlanır ilkesini işletmek için en güçlü dayanaklar arasındadır; hukuki alacak ilişkisi savunmasında da TCK 150 değerlendirmesinin şirket-ortak ayrımı gerekçesiyle geçiştirilmesine itiraz edilebilir.
Bu değerlendirme, kararın Yargıtay tam metnine dayalı genel hukuki bilgilendirmedir; sonuç taahhüdü içermez ve somut dosyanız için mutlaka avukatınıza danışınız.