KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/511
- Karar No
- 2025/241
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/554 Esas - 2025/256
- Esas no
- 2024/554 Esas
- Karar no
- 2025/256
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ....
Karar Metni
1.337 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
.... VEKİLİ : Av. .... DAVALILAR : 2- .... 3- .... 4- .... 5- ....
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/08/2024
KARAR TARİHİ : 21/04/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2014 -2023 yılları arasında tarım işçilikleri hizmet personel alımının davalılar tarafından üstlenildiğini, davalı şirketlerin işçisi olarak çalışan dava dışı işçi ...'in emeklilik sebebiyle işten ayrılacağını belirterek müvekkili Kurumdan kıdem tazminatı talep ettiğini, yapılan inceleme neticesinde dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı,
değerlendirilerek söz konusu 83.793,01-TL'nin 07.06.2023 tarihinde işçiye ödendiğini, bu ödemenin bir kısmının yüklenici şirketlerin hakedişinden tahsil edildiğini, söz konusu ödemenin taraflar arasında imzalanan idari ve teknik şartnameler uyarınca davalıların sorumluluğunda olduğunu, iş bu sebeple İdare tarafından ödenen kıdem tazminatının 38.441,69-TL'lik kısmının alt işverenlerden rücu edilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
GEREKÇE
Dava, Tazminat (Rücuen Tazminat) davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; dava dışı işçi ... davacı tarafça yapılan işçilik ödemelerinin, davacının davalılar ile akdettiği hizmet alım sözleşmeleri kapsamında her bir davalıya karşı rücu isteminin yerinde olup olmadığı, miktarının ne kadar olabileceği noktalarında toplanmaktadır.
...'nün yazı cevabı dosya kapsamına alınmıştır.
05/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu ödemenin, dava dışı işçinin yüklenici şirketlerin bünyesinde 31.05.2014 - 30.04.2023 tarihleri arası çalışma dönemini kapsadığı, bu ödemenin davacı Kurum ile davalı firmalar arasında imzalanmış sözleşmelerde işçilik alacaklarından alt işverenlerin sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunması nedeniyle emsal yargı kararları ve TBK hükümlerine göre davalı firmalardan rücu edilebileceği, ancak Sayın Mahkemece bu işçilik alacaklarının kıdem tazminatını kapsamadığı yönünde karar verilmesi ve tarafların dava konusu tazminatlardan birlikte sorumlu olduğu kanısına varılabilme ihtimali de değerlendirilerek, davacı Kurum'un davalı firmalardan talep edebileceği tutarların;
- ... San. Ve Tic. Ltd. Şti için tam sorumluluğun kabulü halinde 11.065,04-TL, %50 sorumluluğun kabulü halinde 5.532,52-TL'nin rücu edilebileceği,
- ... Nak. San ve Tic. Ltd. Şti için tam sorumluluğun kabulü halinde 9.372.74-TL, %50 sorumluluğun kabulü halinde 4.686,37-TL'nin rücu edilebileceği,
-... San. Ve Tic. Ltd. Şti için tam sorumluluğun kabulü halinde 9.268,60-TL, %50 sorumluluğun kabulü halinde 4.634,30-TL'nin rücu edilebileceği,
-... San ve Tic. Ltd. Şti ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti için tam sorumluluğun kabulü halinde 9.528,95-TL, %50 sorumluluğun kabulü halinde 4.764,48-TL'nin rücu edilebileceği rapor edilmiştir.
Davacı vekili 15/04/2025 tarihli ıslah dilekçesinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nden talep edilen alacağın dava değerini 1.093,71-TL arttırarak 10.525,91-TL 'ye çıkarmış toplam dava değeri 39.535,40-TL olmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda 05/03/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda ,davacı vekilinin 15/04/2025 tarihli ıslah dilekçesi uyarınca ;-açılan davanın kısmen kabul-kısmen reddine,a)Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan davanın kabulüne, 10.525,91-TL 'nin 07/06/2023 ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b)Davalı ... Nak. SAn ve Tic. Ltd.
Şti aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 9.372,74-TL 'nin 07/06/2023 ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, c)Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 9.268,60-TL 'nin 07/06/2023 ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,D)Davalılar ... San ve Tic.
Ltd. Şti ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan davanın kabulüne, 9.487,04-TL 'nin 07/06/2023 ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/511, K. 2025/241, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama