KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/179 Esas - 2024/377
- Esas no
- 2023/179
- Karar no
- 2024/377
- Hakim
- ..
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Mersis no
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Dava
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 14/11/2023
- Kararın yazıldığı tarih
- 25/11/2024
Karar Metni
3.036 kelime·15 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacıya ait “...” ibareli seri markaların genel olarak gıda sektörü olarak bilinen 29., 30., 31., 32., 35. ve 43. sınıflardaki mallar ve hizmetlerde tescilli olduğunu, davacı markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvuruda vurgunun son hecede olduğunu, “...” ibaresinin bir sıfat olduğunu, ayırt edici olmadığını, davacı markalarına ilişkin geçmiş dönemde yaşanan ihtilaflarda “...” ibaresinin önüne gelen sıfatların ayırt edicilik kazandırmadığının yargı kararlarıyla tespit edildiğini, dava konusu başvurunun davacının seri markalarından biri olarak algılanacağını,
davacı markalarının esas ya da münhasır unsuru olan “...” ibaresi bütünüyle içeren bir ibarenin, davacı markalarının tanınmış olduğu sektörlerde tescil edilmeye çalışılmasının tesadüf olmadığını, gıda ürünlerinin tüketici kitlesinin ortalama dikkat ve bilgi seviyesine sahip olduğunu, somut uyuşmazlıkta SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğunu, davacının “...” ibareli markasının ... sayılı ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davacının faaliyetlerini 50 yıldan uzun süredir “...” markası ile sürdürdüğünü, markanın tanınmışlığının kesinleşmiş yargı kararlarıyla da tespit edildiğini,
dava konusu başvurunun davacı markalarının itibarından haksız yarar sağlayacağını, markanın ayırt edici karakterine zarar vereceğini, SMK m.6/5 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğunu, “...” ibaresinin davacının ticaret unvanının ek kısmını, internet alan adlarının ayırt edici kısmını oluşturduğunu, SMK m.6/6 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğunu, davalının, davacıya ait tanınmış markaları bilmesine rağmen,
davacının tanınmış olduğu sektörde tescil başvurusuna konu etmesinin kötü niyetli olduğunu iddia ederek ...’nun 15.09.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ASİL davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 15.09.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı adına 05.07.2021 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 29., 35. ve 43. sınıftaki mallar ve hizmetler bulunan, ... sayılı, "..." ... ve ibareli marka tescil başvurusunun yayımına, davacı tarafından SMK m.6/1, m.6/3, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında yapılan itiraz ... (...) tarafından reddedilmiş, ret kararına karşı ... nezdinde yapılan itiraz ise ...’nin ... sayılı kararıyla; ''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı muteriz firmalar tarafından yeniden yapılan itirazlar incelenmiştir.
6769 s. Kanun'un 6 ncı maddesi (1) inci fıkrası, "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü amirdir.
Hükümden de anlaşılacağı üzere, 6769 s. Kanun'un 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır.
Bilindiği gibi markalar arasındaki karıştırılma ihtimali incelemesi; markalar arasındaki benzerlik düzeyi, mal/hizmetler arasındaki benzerlik düzeyi, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücü ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi gibi bir dizi unsurun değerlendirilmesine dayanır. Bu değerlendirme son tahlilde bütün unsurların birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır (....).
Markalar arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik değerlendirmesi markaların ayırt edici ve baskın unsurlarını da göz önünde bulundurarak markaların bıraktığı bütünsel intibaya dayanarak yapılmalıdır (...). Karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde, markaların ortak unsurlarının ayırt edicilik düzeyi öncelikle dikkate alınır.
Karıştırılma ihtimali, kamunun ilgili kesiminin ihtilafa konu markalar ve mallar veya hizmetler hakkındaki algısı, karşılaştırmaya konu işaretlerin ve malların ve/veya hizmetlerin benzerliğinin karşılıklı bağımlılığı dahil olmak üzere inceleme konusu ihtilafa ilişkin tüm faktörler dikkate alınarak, bütüncül olarak değerlendirilmelidir.
Karıştırılma ihtimaline ilişkin bütüncül değerlendirme yapılırken, ihtilafın konusu işaretlerin görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği, işaretlerin bütün olarak oluşturdukları izlenim esasında incelenmelidir.
İşaretler arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, markayı parçalarına ayırmadan, ancak asli ve ayırt edici unsurları gözeterek, her iki markanın, ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel izlenime göre, "tüm faktörler" bir arada gözetilerek "global değerlendirme" yapılması gereğine ilişkindir.
Öte yandan markalar arasında işaret benzerliğinin bulunmaması ya da mal/hizmet benzerliğinin bulunmaması durumunda, diğer unsurları incelemeye gerek duyulmaksızın markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığına karar verilir. ... tarafından yapılan itiraz: ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... , sayılı "...." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Yapılan değerlendirme sonucunda, başvuru ile itiraza mesnet markalarda ortak unsur olarak yer alan ve ihtilafa neden olan ibarenin "..." ibaresi olduğu, ilgili ibarenin ayırt edici gücünün görece zayıf olduğu, bunun yanı sıra başvuru örneğinde yer alan "..." ibaresinin bir bütün oluşturacak şekilde algı yarattığı düşünülmüştür.
Bu çerçevede, başvurunun ihtiva ettiği tüm kelime ve ... unsurları ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar ile karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı anlaşıldığından başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, ticaret unvanı ve kötü niyet gerekçeli itirazlar sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve haklı bulunmamıştır.
Öte yandan her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede işbu başvurudan farklı marka örneğini haiz ve farklı aşamalarda incelenmiş olan başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak teşkil etmesi mümkün olmamıştır.
Sayılan gerekçelerle, ... tarafından yapılan itirazın tüm gerekçeleri açısından reddine karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu başvurunun SMK m.6/1, 5, 6 hükümleri kapsamında reddi koşullarının oluşmadığı, bu tespitin iptali talep edilen ... sayılı ... kararıyla uyumlu olduğu,
-Dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
-Kötü niyetin tespitinin salt hukuki bir nitelendirme olması sebebiyle bu konuda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Gıda uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
... sayılı marka kapsamındaki “29. Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin eşmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin.
Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.” mallarının, 43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Catering ve Yemek Dağıtım Organizasyonu Hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” hizmetlerinin davacının redde gerekçe markalarının kapsamındaki mallar ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı,
Dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıftaki “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar” malları ile davacının markaları kapsamında 29'uncu sınıfta yer alan “kurutulmuş meyveler ve sebzeler” mallarının benzer nitelikte olduğu,
Dava konusu markanın 35. sınıfta başvuru konusu edilen “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” malları ile davacının markaları kapsamında 05'inci sınıfta yer alan “Tıbbi amaçlı diyet maddeleri, diyet gıdaları, bebek mamaları. Tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler; bitki karışımları ve konsantreleri; şifalı bitki çayları, zayıflatıcı çaylar, ginseng çayı.” emtialarının aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu,
Dava konusu ... sayılı marka ile davacının redde gerekçe “...” esas unsurlu markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
Davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
.... ...
(29, 35, 43. sınıf) ...
.....
...
.....
(05, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 40, 41, 43. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; ... sayılı marka kapsamındaki “29. Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin eşmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler.
Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.” mallarının, 43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Catering ve Yemek Dağıtım Organizasyonu Hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” hizmetlerinin davacının redde gerekçe markalarının kapsamındaki mallar ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıftaki “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar” malları ile davacının markaları kapsamında 29'uncu sınıfta yer alan “kurutulmuş meyveler ve sebzeler” mallarının benzer nitelikte olduğu, dava konusu markanın 35. sınıfta başvuru konusu edilen “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri;
zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” malları ile davacının markaları kapsamında 05'inci sınıfta yer alan “Tıbbi amaçlı diyet maddeleri, diyet gıdaları, bebek mamaları. Tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler; bitki karışımları ve konsantreleri; şifalı bitki çayları, zayıflatıcı çaylar, ginseng çayı.” emtialarının aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; başvuruya konu işaret; aşçı şapkasına benzer bir şapka görseli, gülen bir ağız ve tüten bir duman ile yine “i” harfinin noktasının duman şeklinde düzenlendiği ... unsurları ile bu ... unsurları ile eş düzeyde öneme sahip özgün yazı karakteriyle oluşturulmuş “...” kısmı boyut ve konumlandırma olarak daha ön planda olan “...” ibaresinden oluştuğu, bu kompozisyon bir bütün olarak algılanmakla birlikte “...” kısının görsel olarak ön plana çıktığı, çekişme konusu “...” kısmını ön plana çıkaracak herhangi bir farklılaştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacıya ait mesnet markalarda ise “...” ibaresi münhasır ya da esas unsur olarak yer aldığı, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, başvuru ile itiraza mesnet markalarda ortak unsur olarak yer alan ve ihtilafa neden olan ibarenin "..." ibaresi olduğu,
ilgili ibarenin ayırt edici gücünün görece zayıf olduğu, bunun yanı sıra başvuru örneğinde yer alan "..." ibaresinin bir bütün oluşturacak şekilde algı yarattığı, başvurunun ihtiva ettiği tüm kelime ve ... unsurları ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar ile karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı,
işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,
taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı,
İltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı;
Öte yandan davacının ticaret unvanında ve internet alan adlarında yer alan “...” ibaresinin, başvuruya konu işaretin tesciline engel oluşturacak düzeyde benzer olmaması nedeniyle SMK m.6/6 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı,
Davacı yan tarafından, davalının dava konusu işareti kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava dosyasında herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, sırf markalardaki "..." ibaresinin kullanılmasından kaynaklı benzerliğin kötü niyetin tespiti için yeterli olmadığı, bu durumda dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispat olunamadığı, SMK 6/9 şartlarının somut olayda oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/179, K. 2024/377, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama