İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/4 K.2024/389

Mersis No- ...

Esas2024/4Karar2024/389Tarih17 Eylül 2024Okuma14 dk · 2.821 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
17 Eylül 2024
Esas no
2024/4
Karar no
2024/389
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.821 kelime·14 dk okuma·12 bölüm

Mersis No- ...

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVALI

1- ... - ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI

2- ... - T.C. Kimlik No:... ...

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 04/01/2024

KARAR TARİHİ : 17/09/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :25/11/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; davacının “...” ibaresini esas ya da münhasır unsur olarak içeren onlarca markanın sahibi olduğunu, bu markalarla 600’den fazla işletme işlettiğini, 2001 yılında kurulduğunu ve ayakkabı marketi sisteminin öncülerinden olduğunu, 33 ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini, “...” markasının tanınmış olduğunu, yıllık milyonlarca dolar tutarında reklam harcaması yaptığını, davalının, davacının markalarının tanınmışlığından yararlanma kastı olduğunu, davalının, davacının markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını,

dava dışı üçüncü kişi adına yapılan “...” ibareli marka başvurusu ile davacıya ait markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunun ...

Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve ... sayılı kararı ile tespit edildiğini, anılan kararın ... incelemesinden geçerek kesinleştiğini, söz konusu kararın emsal oluşturduğunu, davacıya ait markaların kapsamında sair mallar ve hizmetlerin yanında çekişme konusu olan 25. ve 35. sınıftaki malların ve hizmetlerin de bulunduğunu, başvuruya konu işaretin, davacı adına tescilli markalarda yer alan “...” ibaresiyle ayniyet derecesinde benzer olduğunu, ... kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, ... ’nun 07.12.2023 tarihli ... sayılı ... kararının iptaline ve ...

Sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesiyle ve sair beyanlarıyla; tarafların farklı faaliyet alanlarında iştigal ettiklerini ve bu alanlarda markalarını kullandıklarını, başvuruya konu işaret ile karşılaştırmaya esas “...” ibaresinin harf sayılarının farklı olduğunu, başlangıç ve bitiş kısımlarının farklı olduğunu, davacı marklarında yer alan şekil unsurlarının başvuruya konu işarette yer almadığını, davacıya ait markaların kapsamında yer alan mallar ve hizmetlerle, başvuruya konu işaretin kapsamında yer alan malların ve hizmetlerin aynı veya benzer olmadığını, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ’nun 07.12.2023 tarihli ... sayılı ... kararının iptaline ve ... Sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı adına 03.08.2022 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 25. ve 35. sınıftaki bir kısım mallar ve hizmetler bulunan, ... sayılı, "..." şekil ve ibareli marka tescil başvurusunun yayımına, davacı tarafından SMK m.6/1, m.6/4, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında yapılan itiraz .... (...) tarafından reddedilmiş, ret kararına karşı ... nezdinde yapılan itiraz ise ...’nin ... sayılı kararı ile;

''.... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (...) Öncelikle, itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı markaların işbu başvurudan daha sonra Kurum kayıtlarına girmiş oldukları belirlendiğinden, söz konusu markalara dayanılarak yapılan itiraz yerinde görülmemiştir.

Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.

Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, itiraz dilekçesinde belirtilen eskiye dayalı kullanım iddiası incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, bu iddianın, yeterli bilgi, belge, delil ile desteklemediği anlaşılmış ve bu nedenle eskiye dayalı kullanım gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. Md. 6/4 kapsamında yapılan inceleme sonucunda "...

Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir" hükmünde belirtilen koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığından itiraz gerekçesi yerinde bulunmamıştır.

Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir.

Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Bunun yanında, itiraz dilekçesinde öne sürüldüğü gibi itiraza gerekçe markanın, 6769 s. SMK'nın 6/6 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığından, bu iddianın kabulü mümkün olmamıştır.

Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.

Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

-Başvurunun SMK m.6/1, m.6/3, m.6/4, m.6/5, m.6/6 hükümleri bakımından reddi koşullarının oluşmadığı, bu tespitimizin iptali talep edilen ...’nin ... sayılı kararı ile uyumlu olduğu,

-Dava konusu markanın SMK m.6/1, m.6/3, m.6/4, m.6/5, m.6/6 hükümleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,

-Kötü niyetin tespitinin salt hukuki bir nitelendirme olması sebebiyle bu konuda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

-Davalı taraf markasıyla, davacı taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir benzerlik olmadığı, emtialar bakımından aynı hizmet sınıfını içerdikleri; hizmet sınıflarının aynı/ benzer olmasının tek başına marka tesciline engel teşkil etmediğinden dolayı SMK 6/1 koşullarının oluşmadığı,

-Taraf markalar arasında SMK 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığından; davacı taraf markasının tanınmış marka olarak tescilli olması, markalarını yoğun ve sürekli olarak kullanıyor olmasının davalı taraf markasının tesciline SMK 6/3, 6/4 ve 6/5 maddelerine göre engel oluşturmadığı,

-Tarafların ticaret unvanlarının, marka işaretlerinin farklı olması sebebiyle SMK 6/6 maddesi koşullarının oluşmadığı,

-Dava dosyası kapsamında SMK 6/9 maddesinde belirtilen kötü niyet iddialarını ispatlayacak delil bulunmadığından takdirin mahkemeye ait olduğu,

-...’ nin 07.12.2023 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya ... markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya ... markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, ..., kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

... ... (25, 35. sınıf) .... .... ... +.... ... ... ... ... .... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... .... ... ... ... ... .... ... .... ... ... (02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 38, 41, 42, 44, 45. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; başvuru kapsamında yer alan malların ve hizmetlerin TAMAMININ davacının mesnet markaları kapsamında yer aldığı görülmektedir.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; davalı markasının, beyaz fon üzerine, siyah renkle ve ilk harfi büyük harfle diğer harfleri küçük harflerle yazılmış “...” ibaresinden oluştuğu, tek kelimeden oluşan bir kelime markası olduğu ve herhangi bir şekil unsuru kullanılmadığı için “...” kelimesinin bütünü bu markanın esas unsuru olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; davacı taraf markalarına bakıldığında davacı markalarının sadece “...” ibaresinin kullanıldığı markalar, “...” ibaresinin şekil unsuru ile birlikte kullanıldığı markalar, “...” ibaresinin tek başına ya da yan kelimelerle birlikte düz yazı düzeninde kullanıldığı markalar, “...” ibaresinin yan kelimeler ile birlikte kullanıldığı markalar, “...” ibaresinin bir şekil unsuru ile birlikte kullanıldığı markalar, “...” ibaresinin son harfi ile ya da son iki harfi ile başlayan kelimeler ile birleşik kelime gibi yazılmış markalar, içinde “...” ibaresinin yer aldığı slogan cümlelerle oluşturulmuş markalar olarak gruplandırılabileceği, markalardaki esas unsurun ..., ... ibareleri olduğu anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

Bilirkişi raporlarında da izah edildiği üzere; davalı taraf markası ile davacı taraf markalarının ilk kelimesi olarak “...” ibaresinin kullanıldığı markalar ile ilk iki harflerinin aynı olmasından başka bir benzerlik bulunmadığı, yazım şekillerinin farklı olduğu (davalı taraf markasında ilk harf büyük kalanları küçük olarak yazılmış, davacı taraf markalarında ya tüm harfler büyük ya da tüm harfler küçük olarak yazılmıştır), ortak bir şekil unsurlarının olmadığı dikkate alındığında taraf markaların görsel açıdan benzer olmadıkları; davalı taraf markası olan “...” İngilizce bir kelime olup telaffuzu da “...” şeklinde olduğu,

davacı taraf markalarında geçen “...” ibaresi ise “...” olarak telaffuz edildiği, Türkiye’ de bulunan tüketici grubunun çoğunluğunun ana dili Türkçe olmasından dolayı kelimelerin telaffuzları Türkçe’ de ki heceleme sistemi ile yapıldığı, bu nedenle taraf markalar arasındaki işitsel anlamdaki tek ortak unsurun ilk sesleri olan “fı” sesi olduğu, markaları oluşturan diğer seslerin aynı/benzer olmadıklarını ve davacı taraf markalarında bulunan yan kelimelerin varlığının da işitsel benzerlik koşullarını bozduğu;

özetle taraf markaların işitsel anlamda benzer olmadıkları, davalı taraf markasını oluşturan “...” ibaresi İngilizce bir kelime olup “sifon, sifonu çekmek, yüzü kızarmak” anlamlarına geldiği, davacı taraf markalarının esas unsuru olan “...” ibaresi herhangi bir anlamı olmayan bir harf grubu olduğu, davacı taraf markalarında kullanılan yan kelimeler olan “....” ibarelerinden İngilizce olanlar sırasıyla “konfor için yapılmış, spor, çocuklar, dükkan, satış noktası, bakım, ayakkabılar” anlamlarına geldiği, diğer ibarelerin Türkçe olduğu,

bu durumda taraf markaların kavramsal yönden aralarında bir Türkçe veya İngilizce herhangi bir benzerlik olmadığı, dolayısı ile markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik taşımadığı ve markaların bütünsel olarak bıraktıkları genel izlenimin farklı olduğu anlaşılmaktadır.

...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "...", ''...'' esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,

işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,

taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı,

Öte yandan taraf markaları arasında SMK 6/1 koşullarının oluşmaması da dikkate alınarak SMK 6/3 maddesi koşullarının oluşmadığı,

Davacı tarafın tanınmış marka olarak tescilli markasının ... işareti ile tescilli olmasına karşın mağaza ortamında, tabelalarda, resmi internet sitesinde, sanal alışveriş sitelerinde aktif olarak kullanılan marka ... işareti olduğu; bu nedenle davalı taraf marka işareti ile renk ve yazı stili olarak da benzemediği, SMK 6/4 maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere belirtilen koşullarının hepsinin birden gerçekleşmesi gerektiği, taraf markalar arasında SMK 6/1 maddesi koşullarının oluşmaması, aralarında aynı/benzer bir durumun olmamasından dolayı SMK 6/4 maddesi kapsamında davalı tarafın marka tesciline engel bir durumun meydana gelmediği,

Ayrıca iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı,

Somut olayda davalı tarafın marka ismi ve ticaret unvanı tercihlerinin davacı taraf markaları ile aynı olmaması, aralarında fikri mülkiyet hakkı ihlali oluşturacak bir benzerlik bulunmamasından dolayı SMK 6/6 maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı;

Davacı yan tarafından, davalının dava konusu işareti kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava dosyasında herhangi bir delil sunulmamış olduğundan marka işaretlerinin de zaten benzer bulunmamış olmasından dolayı bu durumda dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispat olunamadığı, SMK 6/9 şartlarının somut olayda oluşmadığı,

Dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/4, K. 2024/389, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Davalı
  5. Davalı
  6. Dava
  7. Dava Tarihi : 04/01/2024
  8. Karar Tarihi : 17/09/2024
  9. Kararın
  10. Yazıldığı Tarih :25/11/2024
  11. Dava
  12. Cevap
  13. Yargılama
  14. Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/4
Karar No
2024/389
Tarih
17 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/4 K.2024/621
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/4 K.2024/492
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/5 K.2024/677
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/5 K.2024/646
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/5 K.2024/943
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/5 K.2024/65

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.