KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/140
- Karar no
- 2024/544
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Mersis No
- ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- 1- ...
- Mersis No
- ...
Karar Metni
2.028 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI
2- ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 19/03/2024
KARAR TARİHİ : 17/12/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; dava konusu markaların sadece son harflerinin farklı olduğu, tüketicilerin okuma alışkanlığı soldan sağa doğru olduğu için genellikle markaların ilk kısımlarının akıllarında kaldığı, daha sonra herhangi bir markayla karşılaştıklarında zihinlerinde önceden gördükleri markanın ilk heceleri yer aldığından karıştırma ya da ilişkilendirme ihtimali doğduğu, markaların okunuşları “...” ve “...” olduğundan aralarında işitsel açıdan da benzerlik bulunduğu, ayrıca her iki markanın görsel açıdan ayırt edilemeyecek derece benzer olduğu,
taraflara ait marka ilaç markası dahi olsa seri marka imajı yaratığı, ilaç markaları her ne kadar bilinçli tüketiciye hitap ediyor olsa da iki ürün arasında ekonomik bağlantı bulunduğu algısı oluşacağı, taraflara ait markaların benzerlik teşkil ettiğine dair emsal bilirkişi raporları, emsal kararlar ile kurum kararları olduğu, ayrıca Yargıtay’ın 05. sınıfta yer alan bazı emtialar sağlık çalışanları tarafından reçete ile verilse de, sağlık çalışanlarının da hata yapabileceği elverişsiz çalışma koşulları yüzünden benzer işaretleri karıştırabileceği yönünde kararları bulunduğu,
dava konusu markaların aynı/benzer sınıflarda tescilli olduğu belirtilerek; ... sayılı ... kararının tamamen iptali ve dava konusu ... sayılı ... ibareli markanın tescil edilmesi halinde 05. sınıfta yer alan tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davanın süresinde açılmadığı, dava konusu marka ile davacı tarafa ait marka arasında SMK m. 6/1 kapsamında vatandaş zihninde karışıklık yaratacak derecede benzerlik bulunmadığı, somut olayda dava konusu markanın bilinçli tüketiciye hitap etmesi sebebi ile karıştırılmasının daha zor olduğu, markalar arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, davalı başvuru markası ile davacı markasının görüntü ve işitme yönünden birbiriyle kıyaslanamayacak kadar farklı olduğu, yazı tipi ve kelimelerin içeriğindeki harflerin de birbirinden farklı olduğu,
"..." markasının sonundaki "..." ibaresinin davalı firmanın "..." markasını simgelediği, ihtiyati tedbirin uygulanması için gerekli şartların oluşmadığı belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ’nun ... sayılı kararının tamamen iptali ile ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın tescili durumunda 05. sınıfta yer alan tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı firmanın 20.04.2022 tarihinde "..." ibaresinin 05. ve 35. sınıf mal/hizmetlerde tescili için başvuruda bulunduğu, başvurunun ... no. ile işleme alındığı ve 12.05.2022 tarih ve 396 sayılı ...’nde yayımlanmasına karar verildiği, marka yayınına davacı tarafından 6769 sayılı SMK 6/1 kapsamında, ... sayılı “...” markası ile itiraz edildiği, başvuru sahibi-davalı tarafından kullanım ispatı talepli-itiraza karşı görüş sunulduğu, davacının kullanım delillerini sunduğu, ...
14.03.2023 tarihli kararının. “Başvuru sahibi tarafından ... tescil numaralı itiraz gerekçesi marka/markalar hakkında kullanımın ispatlanması talep edilmiştir.
Sunulan delillerin incelenmesi sonucunda ... tescil numaralı itiraz gerekçesi marka/markaların “...” mallarda/hizmetlerde kullanımının ispatlandığı, ancak Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir” şeklinde olduğu, davacının itirazın yeniden incelenmesi dilekçesi sunduğu, başvuru sahibi-davalı tarafından itiraza karşı görüş sunulduğu; ... ...’nın 31.01.2024 tarih ve ... numaralı kararıyla.
“Yapılan incelemede işbu başvuru ile itiraz gerekçesi markanın bazı harflerinin ortak olduğu görülmekle birlikte, markaların işitsel olarak belirgin biçimde farklılaşması, markalar arasında kavramsal bir benzerlik bulunmaması, çekişme konusu malların hitap ettiği uzmanlaşmış tüketici kesiminin dikkat düzeyinin ortalamanın üzerinde olması,
malların son kullanıcısı olan halkın genelinin ise ilaç, vb. nitelikteki sağlığa yönelik ürünlerde ortalamanın üzerinde ihtiyat gösterecek olması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, markalar arasındaki farklılıkların karıştırılma ihtimalini bertaraf edecek etkide olduğu kanaatine varılmış ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Markalar benzer görülmediğinden kullanım ispatı talebi incelemesine gerek görülmemiştir” şeklinde olduğu ve itirazın reddine karar verildiği; eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:
1.Somut uyuşmazlıkta davalının tescil başvurusu yaptığı 05. sınıf mallar ile bu malların perakendeciliğine ilişkin 35.05. sınıf hizmetler arasında ayniyet/benzerlik bulunduğu,
2.Dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğu,
3.Davacının markasal kullanımını ispatlayamadığı,
4.Buna göre dava konusu markalar arasında 6769 sayılı SMK m. 6/1 koşullarının oluşmadığı,
5.Bu tespitler ışığında dava konusu 31.01.2024 tarih ve ... sayılı ... kararının iptali ve hükümsüzlük taleplerinin nihai takdirinin mahkemeye ait olduğu,
bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir ( ...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Kullanımın İspatı:
Başvuru sahibi davalı tarafından ... tescil numaralı itiraz gerekçesi marka hakkında kullanımın ispatlanması talep edilmiştir.
Mevzuatın 19/2. Maddesi.
“6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir.
Yine, 25/7 maddesinde ise; “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” hükmü düzenlenmiştir.
Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır.
Buna göre; hem hükümsüzlük hem de ... iptali istemi bakımından yapılacak kullanım ispatı değerlendirmesinde, davacının dayanak gösterdiği ''...'' markasının tescil tarihi 16.01.2014 olup açılan dava ve marka başvurusu tarihi itibariyle en az beş yıldır tescilli olduğu anlaşılmıştır.
SMK 19/2 ve 25/7 maddeleri gereğince markanın kullanıldığını ispat yükü davacıya aittir. Bu konuda delil serbestisi geçerli olup marka sahibi markasını kullandığını kanaat verici ve denetlenebilir olması kaydıyla gazete ve dergilerdeki duyuru, tanıtım ve reklamları, üzerinde tarih bulunan ve piyasaya dağıtıldığı ortaya konulabilen ve baskı tarihi denetlenebilen katalog, broşür gibi tanıtım araçları, dijital ortama konulduğu tarih teknik olarak ispat edilebiliyorsa internet ortamındaki arşiv kayıtları, süpermarket insertlerindeki görseller, fatura ve benzeri her türlü delille ispat edebilir.
Dava konusu başvurunun, başvuru tarihi 20.04.2022’dir. İddialara mesnet markalar bu tarihten beş yıl önceki 20.04.2017 tarihinden daha eski tarihte tescil edilmiş olduğu için kullanımın ispatı zorunluluğuna tabidir. Kullanımın ispatı için esas alınacak zaman dilimi 20.04.2017 ila 20.04.2022’dir.
Dosya içerisinde yer alan ve itiraz aşamasında sunulan kullanımın ispatına ilişkin deliller incelendiğinde; davacı markasını kullanıldığına dair katalogların Rusça olup tercümelerin sunulmadığı, kataloglardaki ürün görselinin ... ibareli A ve D vitamini eksikliğinde ağız yoluyla alınan damla olup 2011 yılına ait olduğu, davacının sunduğu katalogların 2011 yılına ait olduğu, kesilen faturaların nitelik ve nicelik olarak kullanım ispatı bakımından yeterli olmadığı, toplam (6) adet faturadaki ürün miktarlarının ilaç sektöründeki satış oranları dikkate alındığında sembolik kaldığı ve kullanım ispatı için yeterli olmadığı;
davacının markasal kullanımını ispatlayamadığı; sonuç olarak dava konusu markalar arasında 6769 sayılı SMK m. 6/1 koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/140, K. 2024/544, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama