KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/830 Esas - 2025/621
- Esas no
- 2024/830 Esas
- Karar no
- 2025/621
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04.12.2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18.09.2025
Karar Metni
871 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı arasında yapılan sözlü anlaşma uyarınca müvekkili tarafından davalı şirkete sosyal medya hizmeti verildiğini ve reklamlarının yapılmasının sağlandığını, davacı müvekkili tarafından işin bedeli talep edilmiş ise de davalı tarafından yapılmayan ödemeler nedeniyle yasal icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine sırf kötü niyetle ve zaman kazanmak amacıyla itiraz ettiğini belirterek, davalının yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamı ile davalının %20'den az olmaka üzere icra inkar tazminatı ile tazyikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ...sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 26.09.2024 tarihinde fatura alacağına dayalı olarak toplam 120.350,98-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen süreyi takiben davacı tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222/3. maddesi gereği davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.
16.06.2025 tarihinde mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle; "...davacı yanın incelemeye sunulan 2023 ve 2024 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili
hükümleri yönünden; davacı yan lehine delil vasfının bulunduğu,
davacı yanın incelenen ticari defter ve belgelerine göre; davalı yandan 83.525,58-TL alacaklı
olduğu görülmekle birlikte, takibe ve davaya dayanak gösterilen ve elektronik ortamda tanzim edildiği anlaşılan e-arşiv faturalarının ve muhteviyatının davalı yana teslimine ilişkin belgelerin davacı yan tarafından
dosyaya kazandırılması gerektiği, davacı yanın davalı yana anılan fatura ve muhteviyatının davalı yana teslimine ilişkin belgeleri
dosyaya kazandırması ve ... davacı yanın davalı yandan 83.525,58-TL tutarında
alacaklı olduğu yönünde kanaat oluşması halinde ise davacı yanın davalı yanı temerrüde düşürdüğüne dair dosya kapsamında herhangi bir tespit
yapılamadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde.
HMK'nın 222/3. madde hükmü kapsamında davacının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz olup davalı tarafından aksi kanıtlanamayan ve dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile de doğrulanan ticari defter ve kayıtları göz önüne alındığında davacının ... sayılı icra takibi dolayısıyla davalıdan 83.525,58-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla bu kısım yönünden davalının icra takibine itirazının haklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de, somut olayda kararlaştırılan bir kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (Emsal: ....'nin 10/07/2014 tarih ve ...sayılı ilamı), işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddi gerekmiştir.
Böylece davalının ... sayılı takibe itirazının 83.525,58-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir.
Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 16.705,16-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/830, K. 2025/621, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama