KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Esas no
- 2024/584
- Karar no
- 2025/173
Karar Metni
1.773 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
...
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/08/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
K.YAZIM TARİHİ : 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkiline ait kaza tarihinde kardeşi ... idaresinde olan ... plakalı araç 09/08/2022 tarihinde....
Cadde üzerinde çok taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna göre müvekkile ait araç sürücüsünün bahse konu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, kaza sonrası yapılan tespitler sonucunda müvekkiline ait ...nezdinde kaskolu ...plaka sayılı ... marka araç perte ayrıldığını, Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.2.2.
Maddesi uyarınca onarım masraflarının sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılacağını, aracın tam hasara uğraması halinde, aracın hasar anındaki rayiç değeri ödeneceğini, müvekkili... plakalı aracına, ...'den 13/08/2021 tarihinde ... poliçe numarasıyla 1 yıllık süreyle kasko yaptırdığını, bahse konu genişletilmiş Kasko Katılım Sigorta Poliçesi dilekçemiz ekinde sunulduğunu, poliçe içeriğine göre sigorta şirketi zarardan "rayiç değer" ile sorumlu olduğunu,
kazaya ilişkin 15 iş günü yasal süresi içerisinde sigorta kuruluşuna bildirimde bulunulduğunu, sonrasında yapılan incelemelerde aracın perte ayrıldığının bildirilmesi üzerine kasko poliçesine dayanarak rayiç bedelin tazminine yönelik ...'ye kendisine sunulan tazminat tutarının düşük olması sebebiyle itiraz yollanmış ancak cevap alınamadığını, ilgili başvuru dosyamız ekinde mevcut olduğunu, müvekkilinin itirazı kabul görmediği gibi sonrasında da sigorta kuruluşu tarafından rayiç bedel ödenmeden önce hukuka aykırı şekilde ibraname imzalama şartı ortaya konulduğunu, araç fiyatlarının çok kısa sürelerde dahi ciddi oranda arttığı ülkemizde,
zarara uğramamak adına söz konusu ibraname "fazlaya ilişkin dava hakkım saklı kalmak kaydı ile" şerhi koyularak, ihtirazi kayıt düşülerek imzalandığını, ilgili ibraname dosya ekinde mevcut olduğunu, Yargıtay İçtihatları, Sigortacılık Kanunu ve TTK uyarınca söz konusu metin makbuz niteliğinde olduğunu, sigorta şirketine başvuru sonucu tarafımıza 430.000 TL ödenmiştir.
Ancak kaza tarihinde bahse konu aracın rayiç bedeli ödeme yapılan tutardan çok daha fazla olduğunu, müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, söz konusu bedele ibraname imzalanmadan önce itiraz edilmiş ancak herhangi bir cevap alınamadığını, gün geçtikçe araç fiyatlarının artmasından dolayı zarara uğramamak adına fazlaya ilişkin dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ihtirazi kaydı düşülerek sigorta tarafından yapılan ödeme alındığını, TTK 1409/1 ve 1459.
Maddeleri "gerçek zarar" ilkesini ortaya koymuş olup, davalı sigortacı sigortalısının gerçek zararını tazmin etmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ibraname imzalanmadan önce itiraz edilmiş ancak herhangi bir cevap alınamadığını, daha sonra davalı ... şirketine yazılı olarak başvuru yapılmış davalı ... şirketi tarafından 15 gün içerisinde bir değerlendirilme yapılmamış olmakla birlikte taraflarına talepleri doğrultusunda herhangi bir dönüş yapılmadığını, taraflarınca davalı ... şirketinden bir dönüş olmaması sebebiyle bu davayı açmak hasıl olduğunu,
iş bu dava kapsamında zorunlu ticari arabuluculuk dava şartı yerine getirilmesi için arabulucuya başvurulduğunu, ne yazık ki arabuluculuk aşamasında da değer kaybı tazminatına ilişkin talepleri davalı ... şirketi tarafından değerlendirilmediğini, neticesinde arabuluculuk aşaması anlaşamama tutanağı düzenlenerek sonlandığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin....
48.000 km ve tramer kayıtsız olan araca rayiç bedel olarak sigorta kuruluşunca yapılan ödeme gerçeği yansıtmadığını, izah edilen nedenler ve mahkemece re'sen tespit edilecek hususlar doğrultusunda. Aşağıda belirtilen ve belirtilmeyen kalemlerle ilgili fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla.
Bilirkişi marifetiyle aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli ve gerçek zarar tespit edildiğinde HMK 107 uyarınca arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL bakiye tazminat tutarının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 11.02.2025 tarihli dilekçesi ile: Dava dilekçesinde, talep ettikleri 1000 TL alacak miktarını fazlaya ilişkin hakları saklı tuttukları için dava değerinin ıslah yolu ile 24.000,00TL arttırılarak dava değerini 25.000,00 TL olarak güncellenmesine ve davalarının bu bedel üzerinden kabul edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa 13.09.2022 tarihinde ... numaralı hasar dosyası açılmış olup, 93.467,00 Türk Lirası tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, bu bedel müvekkili şirket nezdinde hasar tespiti yapılmış olup davacı yana ödendiğini, ilgili hasar bedeli ödemesi,
tüm belgelerin ve eksper raporunun değerlendirilmesi doğrultusunda yapıldığını, eksper raporunda araçta meydana gelen hasar tüm somut bilgi ve belgeler ışığında bilimsel ve teknik incelemeler doğrultusunda tespit edildiğini, ortaya çıkan tutarın tamamı eksiksiz olarak davacı yana ödendiğini, davacının tazminat taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplamanın yapılması için söz konusu dosyada kusura ve zarara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını,
asla kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili sigorta şirketinin trafik kasko sigortasından kaynaklı sorumluluğu sigortalının kusuru oranında poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin trafik kasko sigortasından kaynaklanan tazminat sorumluluğu sigortalının kusuru oranında poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, davacı taraf, dava konusu talebin giderildiğine dair faturaları ibraz etmemiş olduğundan KDV ödeme yükümlülüğü meydana gelmediğini, dava konusu hasar bedeline ilişkin iskonto indirimi yapılmadan tazminat hesabı yapılması hukuka aykırı olacağını, huzurdaki davada müvekkili şirketin,
yapılan ödeme sebebi ile temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu faiz taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi hükmedilecek faizin yasal faiz olduğunu, izah edilen ve mahkemece resen dikkate alınacak sair nedenlerle fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, tarafların karıştığı trafik kazası nedeni ile tarafların kusur durumu davacının aracında meydana geldiği iddia edilen bakiye hasar tazminatı bedelinin kasko sigorta açısından tahsiline ilişkin dava olduğu, davalının hasar tazminatından sorumluklarının bulunup bulunulmadığı ve miktarı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu değerlendirilmiş, başvuru dava şartına ilişkin savunmanın başvuru evrakı dosyada bulunmakla ve eksik evrak yargılama sırasında tamamlanabileceğinden yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir. Belirsiz alacak davasına ilişkin itirazının ise, zararın belirlenmesi için yargılama yapılması gerektiğinden yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, aracın Tramer kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 16/11/2024 tarihli raporda: Dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada 2918 sayılı K.T.K 'nın 57/1-c maddesi gereği kural ihlali olduğu olayda %75 oranında kusurlu olduğunu, davalı kasko sigortası ile kaskolu ... plakalı araç sürücüsünün ise aynı kanunun 52/1-a maddesi kural ihlali görüleceği olayda %25 kusurlu olduğunu, dava dışı park halinde bulunan... plakalı aracın ise taraf olduğu kazada kural ihlali görülmediğini,
davalı ... ile Kasko sigortalı ... plakalı araç davalı şirket tarafından... numaralı ve 22.09.2022-22.09.2023 vadeli Kara Araçları Genişletilmiş Kasko sigorta Poliçesi ile kasko sigorta örtüsü altına alındığını, teminat bedeli rayiç bedel kadar olup davalı kasko sigortasının zarardan sorumlu olduğunu, davacının davalılardan talep edebileceği hasar zarar bedeli olduğu bunun miktarının ise olay tarihi itibariyle =25.000,00 TL olduğu hasar bedelinin oluşa ve rayiçe uygun olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 30/01/2025 tarihli ek raporda: Davacı ve davalı vekillerinin bilirkişi raporuna yapmış oldukları beyan ve itirazların ayrıntılı olarak değerlendirildiğini, .... sayılı içtihadında pert-total davalarında hangi unsurlara bakılacağı “(tamiri) ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi,
belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle kazanılmış haklar da gözetilerek gerçek zarar yönünden ayrıntılı, denetime elverişli uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi şeklinde ifade edildiğini, dava konusu aracın tamirinin ekonomik olmadığı ...işlemine tabii tutulması gerektiğini, kazadan önce dava konusu aracın piyasa rayiç bedeli :455.000,00 TL kazadan sonra hasarlı araç Sovtaj hurda bedeli: 336.533,00-TL, davacının Hasardan kaynaklı zararı =455.000,00 TL 336.533,00-TL=118.467,00 TL olduğu ve hasar bedelinin oluşa ve rayiç e uygun olduğunu,
13.09.2022 tarihinde ... numaralı hasar dosyası açılmış olup, 93.467,00 Türk Lirası tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, davacının bakiye hasar bedeli alacağı:118.467,00 TL - 93.467,00 TL( ödenen)=25.000,00TL olduğu oluşa ve rayiçe uygun olduğunu, yerleşik yargıtay kararlarına göre yapılan gerçek zarar hesabında kök raporda davacı-davalı yönünde bir değişiklik olmadığını, kusur yönünden: Dava dışı... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada 2918 sayılı K.T.K 'nın 57/1-c maddesi gereği kural ihlali olduğu olayda %75 oranında Kusurlu olduğunu,
davalı Kasko sigortası ile kaskolu ... plakalı araç sürücüsünün ise aynı kanunun 52/1-a maddesi kural ihlali görüleceği olayda %25 kusurlu olduğunu, dava dışı park halinde bulunan... plakalı aracın ise taraf olduğu kazada kural ihlali görülmediğini, davalı ... ile Kasko sigortalı ... plakalı araç davalı şirket tarafından ... numaralı ve 22.09.2022- 22.09.2023 vadeli Kara Araçları Genişletilmiş Kasko sigorta Poliçesi ile kasko sigorta örtüsü altına alındığını, teminat bedeli Rayiç bedel kadar olup davalı kasko sigortasının zarardan sorumlu olduğunu,
davacının davalılardan talep edebileceği Bakiye zarar bedeli olduğu bunun miktarının ise olay tarihi itibariyle =25.000,00 TL olduğu hasar bedelinin oluşa ve rayiçe uygun olduğu bildirilmiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın kasko sigortacısından tazmini istemine ilişkindir. TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Toplanan delillere göre, davacıya ait olan ... plakalı araç davalı şirket tarafından ... numaralı ve 22.09.2022- 22.09.2023 vadeli kara araçları genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olup, teminat kapsamındadır. Dava konusu hadisenin meydana geldiği 09.08.2022 tarihinin poliçe vadesi içerisinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacının ait aracın hasar gördüğü, davacının zararın tazmini amacıyla dava açılmadan önce kasko şirketine başvurduğu 13.09.2022 tarihinde ... numaralı hasar dosyası açılmış olup, 93.467,00 Türk Lirası tutarında tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının zararın tazmini amacıyla dava açılmadan önce kasko şirketine başvurduğu bu durumda zararın teminat dışı kaldığı hususu ispat yükü üzerinde olan davalı kasko şirketi tarafından kanıtlanamamıştır.
Rizikonun gerçekleştiği ve kasko konusu araçtaki gerçek zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu anlaşıldığından davacının aracında meydana gelen zararın yerleşik yargıtay kararlarına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği, bilirkişi tespitine göre davacı aracında oluşan hasarın Trafik Kazası Tespit Tutanağında anlatılan olayla uyumlu olduğu, davacının bilirkişi raporuna göre talebini 11.02.2025 tarihli dilekçe ile artırdığı,
bu hali ile davalının poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının sübut bulduğu anlaşılmakla alacağa davalı ... yönünden 13/09/2022 kısmı ödeme tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren araç hususi araç olduğundan yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸[e-imzalıdır] Hakim ... · ¸[e-imzalıdır]
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/584, K. 2025/173, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama