KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/862 Esas - 2024/162
- Esas no
- 2023/862 Esas
- Karar no
- 2024/162
- Dava tarihi
- 15/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 15/04/2024
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından; .... köyündeki arpa ürününün 20609521 numaralı devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, 27/06/2023 tarihinde, davalının bakım onarım ve güvenliğinden sorumlu olduğu elektrik direğinde kaçak meydana gelerek kıvılcım çıkarması nedeniyle yukarıda bilgileri verilen poliçeler ile sigortalanmış olan arpa ürününün yanarak hasar gördüğünü,
sigortalı alpay demir tarafından yapılan hasar ihbarı neticesinde hasar ekspertiz incelemesinin yapılmış olduğunu ve tespit edilen hasar oranı üzerinden hesaplanan toplam 3.720,00-TL hasar tazminatının dava dışı sigortalıya ödendiğini, ...'ın dava konusu hasardan sorumlu olduğunun delillerle sabit olduğunu beyanla 3.720,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline ve dava giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davaya konu direğin müvekkili şirketin mülkiyetinde olmadığından işbu davaya karşı husumet itirazında bulunduklarını, elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliği uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Dava devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı özetle, elektrik hattından kaynaklanan yangın nedeniyle meydana gelen hasara ilişkin dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin haksız fiil hükümlerince yapı malikinin sorumluluğuna dayalı olarak rücuen tazmini isteminde bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde "mahkemenin görevli olması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler, görev itirazı yapılmamış olsa bile mahkemenin resen görevli olup olmadığını inceleyerek karara bağlaması gerekir.
Eldeki davada, davacı sigortacı olup haksız fiil sorumluluğu ve halefiyet ilkesine dayalı olarak tazminat isteminde bulunmaktadır.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı işbu tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22/03/1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olaya gelindiğinde; davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişki haksız fiilden doğmuştur. Davalı ... Dağıtım A.Ş. tacir ise de dava dışı sigortalı gerçek kişi olup dosya kapsamında tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere davanın mutlak ticari niteliği söz konusu olmayıp, dava dışı sigortalı tacir olmadığından nisbi ticari dava koşullarının da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda eldeki davanın görülmesi için ticaret mahkemelerinin görevli olmadığı anlaşılmakla birlikte, görevli mahkemenin tespiti bakımından asliye hukuk ve tüketici mahkemeleri açısından birlikte yapılan değerlendirmede; mesleki amaçla hareket eden davalının 6502 Sayılı Yasa kapsamında tüketici tanımına uymadığı ve tüketici sıfatını da haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri davaya bakmakla görevlidir.(Aynı yönde açıklamalar için bkz. Ank. BAM 21 HD. 2022/1527 E., 2022/1248 K., 14/10/2022 T.. Kayseri BAM 1. HD. 2024/281 E., 2024/338K., 29/02/2024 T.)
Yapılan açıklamalar kapsamında mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/862, K. 2024/162, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama