KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2018
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/1 Esas - 2018/443
Karar Metni
1.580 kelime·8 dk okuma·19 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2017/1 Esas
KARAR NO : 2018/443
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/01/2016
KARAR TARİHİ : 28/06/2018
K. YAZIM TARİHİ: 24/07/2018
Yukarıda tarafları yazılı davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete ait ...
Kayak Merkezinde yer alan otel inşaatının duvar imalatları, sıva, alçıpan, seramik ve boya imalatları ve sair bir takım imalatları konusunda anlaşmaya vardığını, müvekkilinin üstelenmiş olduğu işleri tamamlamış ve teslim etmiş olduğunu, müvekkili şirketin eksiksiz ve zamanında yaparak teslim ettiği işlere ilişkin hak ediş faturalarını tanzim ederek davalıya tebliğ ettiğini, söz konusu bu faturalara ilişkin davalı şirketin bir kısım ödemelerde bulunduğunu, ancak borcun tamamını ödemediğini, müvekkilinin toplam 338.830,34 TL tutarındaki fatura alacağından 88.330,34 TL bakiye alacağı kaldığını,
davalı şirketle bakiye borcun ödenmesi konusunda şifahi görüşmeler yapıldığını, defalarca ödeme taahhüdünde bulunulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda takibin durdurulduğunu ifade ederek; davalı şirketin Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmasına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde haksız ve kötü niyetli ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin anılan takiple ilgili alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, zira müvekkili şirket ile davacı taraf arasında dava dilekçesinde anılan işlerle ilgili herhangi bir sözleşme söz konusu olmadığını, bahsi geçen işlerle ilgili müvekkili şirkete teslim edildiği iddia olunan işlerin hiçbirisinin teslim edilmediğini, işbu durumun tarafların ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi ve tarafların vergi dairesinden BA-BS formlarının celbi neticesinde anlaşılacağını ifade ederek;
açıklanan nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın reddine, asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, davacı ve davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde İstanbul Anadolu ... ATM'nin ... talimat sayılı evrakı üzerinden yaptırılan inceleme sonucu dosyaya sunulan 30/06/2017 tarihli bilirkişi raporu, Mahkememizce aldırılan 04/12/2017 tarihli bilirkişi raporu ve 16/04/2018 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 03/11/2015 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile 88.330,34 TL’si asıl alacak, 5.361.53TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 93.691.87 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, alacağın dayanağı olarak 31/12/2014 tarihli ve A-05 numaralı 267.998,95 TL bedelli ve 06/04/2015 tarihli 9610 seri numaralı 70.831,39 TL bedelli faturaların bakiye alacağı ve cari hesap gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 18/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı (borçlu) vekilinin 20/11/2015 tarihli dilekçeyle yaptığı itiraz üzerine icra takibinin 21/11/2015 tarihinde durdurulduğu,
eldeki davanın 20/01/2016 tarihinde yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ve 88.330,34 TL'lik asıl alacak kesimiyle ilgili olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, davalı şirkete ait ... Kayak Merkezinde yer alan otel inşaatının duvar imalatları, sıva, alçıpan, seramik ve boya imalatları ve sair bir takım imalatları konusunda anlaşmaya varıldığını, söz konusu işleri eksiksiz ve zamanında yaparak teslim ettiğini, bu işlere ilişkin hak ediş faturalarını tanzim ederek davalıya tebliğ ettiğini, davalının bir kısım ödemelerde bulunduğunu, ancak borcun tamamını ödemediğini, müvekkilinin toplam 338.830,34 TL tutarındaki fatura alacağından 88.330,34 TL bakiye alacağı kaldığını iddia etmekte; davalı yan ise, takip alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı ile aralarında dava dilekçesinde ifade edilen işlerle ilgili herhangi bir sözleşme bulunmadığını, teslim edildiği iddia olunan işlerin hiçbirisinin teslim edilmediğini savunmaktadır.
Taraf delilleri toplandıktan sonra, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor düzenlenmesi amacıyla İstanbul Anadolu ...
Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenip dosyaya sunulan 30/06/2017 tarihli raporda; davacı şirketin 2014 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdikinin bulunduğu, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olmadığı, 2015 yılına ait ticari defterlerinin tasdikinin bulunduğu, ancak 2015 yılı defter-i kebirin ibraz edilmediği, davacının ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi (03/11/2015) itibarıyla 88.330,34 TL alacaklı gözüktüğü yönünde görüş belirtilmiştir.
Bilahare davacıya ait ticari defter ve kayıtlar incelenerek düzenlenen 30/06/2017 tarihli rapordaki tespitlerde irdelenmek, davalıya ait ticari defter ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamındaki deliller incelenmek suretiyle takip tarihi itibariyle varsa davacı alacağının tespit ve hesaplanması bakımından dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek 04/12/2017 tarihli rapor ve 16/04/2018 tarihli ek rapor alınmıştır.
Davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibarıyla davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı gözükmektedir.
Mahkememizce iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir:
Taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, iş bedeliyle ilgili olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına adına düzenlenen toplam 338.830,34 TL tutarındaki 2 adet faturanın her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, taraflar arasında ticari bir ilişki ve bir sözleşme bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı şirket tarafından davalı şirket adına yapılan toplam iş bedeli (338.830,34 TL) konusunda taraf ticari defterleri arasında bir farklılık bulunmamaktadır. Aralarındaki farklılık, bu fatura bedellerine karşılık yapılan ödeme kayıtlarından kaynaklanmaktadır. Davacı şirketin ticari defterlerinde 140.500,00 TL’si banka havalesi, 90.000,00 TL’si çekle ödeme, 15.000,00 TL’si nakit ödeme olmak üzere toplam 250.500,00 TL ödeme kaydı bulunmaktadır.
Bu ödeme kayıtlarından 140.500,00 TL banka havalesi ve 90.000,00 TL çekle ödeme kaydı davalı şirket ticari defter kayıtlarında da aynen mevcut olup, 15.000,00 TL nakit ödeme davalı şirket ticari defter kayıtlarında toplam 10.000,00 TL olarak gözükmektedir. Bununla birlikte davalı ticari defterlerinde kayıtlı gözüken. 31/12/2014 tarih, 7351 madde numaralı ve “İş Avansı Olarak Verilen” açıklamalı 25.000,00 TL, 24/01/2015 tarih, 1473 madde numaralı ve “12/02/2015 Vadeli ...
Nolu ... Çek” açıklamalı 40.881,20 TL, 27/04/2015 tarih, 1895 madde numaralı ve “... Dek. C/H Mahsuben” açıklamalı 27.449,14 TL ödeme kayıtları davacı şirket kayıtlarında yer almamaktadır.
Davacı şirket kayıtlarında yer almayan bu ödemelere ilişkin belgeleri ibraz için 28/12/2017 tarihli oturumda davalı vekiline kesin süre verilmiş, davalı vekili 24/01/2015 tarih, 1473 madde numaralı, '‘12/02/2015 Vadeli ... Nolu ... Çek’’ açıklamalı 40.881,20 TL’nin ödeme belgesi olarak çek sureti ve 12/02/2015 tarihli çek ödeme provizyon dekontu, 27/04/2015 tarih, 1895 madde numaralı, “... Dek. C/H Mahsuben” açıklamalı 27.449,14 TL'nin ödeme belgesi olarak 27/04/2015 tarihli banka EFT dekontu, 31/12/2014 tarih, 7351 madde numaralı ve “İş Avansı Olarak Verilen” açıklamalı 25.000,00 TL'nin ödeme belgesi olarak da taraflar arasında yapılan 23/01/2015 tarihli e-posta yazışma metnini dosyaya sunmuştur.
Davalı vekili tarafından 31/12/2014 tarih, 7351 madde numaralı, “İş Avansı Olarak Verilen” açıklamalı 25.000,00 TL’nin ödeme belgesi olarak gösterilen ve taraflar arasında yapılan 23/01/2015 tarihli e-posta yazışma metni hukuken geçerli bir ispat vasıtası değildir. Kaldı ki, bu e-posta yazışma metninden, davacı tarafın söz konu ödemenin fiilen yapıldığını kabul etmediği anlaşılmaktadır. Ancak, davalı tarafça sunulan toplam (40.881,20 + 27.449,14) 68.33034 TL tutarındaki diğer iki ödeme belgesi geçerli ispat vasıtaları olup, bu ödemelerin cari hesap borcundan düşülmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının takip tarihi olan 03/11/2015 tarihi itibari ile davacı ... ... Ltd. Şti.’nin davalı ... Ltd. Şti.’nden (88.330,34 TL - 68.330,34 TL) 20.000,00 TL bakiye alacağı kaldığı, dolayısıyla davalının icra takibinin 20.000,00 TL'lik asıl alacak kesimine yönelik itirazında haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu alacağın likit nitelikte olduğu gözetilerek, İİK’nun 67/2 maddesi gereğince davalı borçlunun itirazında haksızlığına karar verilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine, reddedilen alacak için davacı tarafından kötüniyetle takip başlatıldığı ispat edilmediğinden davalının tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1, K. 2018/443, 28 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama