KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/258 Esas - 2025/346
Karar Metni
1.026 kelime·5 dk okuma·19 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2024/258 Esas
KARAR NO : 2025/346
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2024
KARAR TARİHİ: 25/03/2025
K. YAZIM TARİHİ: 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;16.07.2023 Tarihinde Müvekkili ...'a ait ... plaka sayılı araca park halinde iken, Davalı taraf ... A.Ş. 'ye ait ... plaka sayılı ticari aracın çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda; müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın park halinde ve kusursuz, ... plaka sayılı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın hasar aldığını.
16.07.2023 ve 14.12.2023 tarihleri arasında onarımda kaldığını, müvekkilinin aracını işleterek para kazandığını, kaza nedeniyle araç yaklaşık 5 ay boyunca çalışamadığını, kazanç kaybına uğradığını, davanın aracın işleteni konumunda bulunan ...
A.Ş. 'ye yöneltildiğini, aracın piyasa değerinin de düştüğünü, müvekkilinin, sigorta şirketi tarafından karşılanmayan bakiye onarım bedeli olarak 29.300,00 TL ödediğini, müvekkili tarafından ödenen bu bedelin de kazaya sebebiyet veren ve tam kusurlu olan davalı tarafça karşılanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle: fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, HMK 107/2 maddesi gereğince yapılacak tahkikat neticesinde gerçek zararın tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda arttırılmak üzere ... plaka sayılı araç için şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faiziyle,
ve yine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, HMK 107/2 maddesi gereğince yapılacak tahkikat neticesinde gerçek zararın tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere aracın onarım süresince çalışamamasından kaynaklanan şimdilik 100,00 TL kazanç kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, bakiye onarım bedeli olarak ödenen bedele karşılık fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 109 Maddesi gereğince yapılacak tahkikat neticesinde belirlenince artırılmak kaydıyla onarım bedeline karşılık. şimdilik 100,00 TL onarım bedelinin avans faiziyle tahsiline,
vekâlet ücreti ve yargılama harç giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; 100,00 TL olan kazanç kaybı bedelini fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalarak, 25.500,00 TL olarak ıslah ettiklerini, bilirkişi tarafından hesaplanan toplam 25.500,00 TL kazanç kaybı bedelinin, davalı tarafın sorumlu bulunduğu kısımlara riayet edilerek avans faiziyle taraflarına ödenmesini, yargılama harç giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiş ancak ıslah harcını yatırmadığı görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle. Kazanın oluşumunda davacı tarafın, arıza yapan aracını uygunsuz park etmesi, kazanın gece olması nedeniyle kaza yerinde yeterli aydınlatmamanın olmaması neden olduğunu, kusura ilişkin iddiaları kabul etmediğini, tespit edilmesi gerektiğini, müvekkiline ait ... Plakalı Aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının ... Sigorta Şirketi tarafından yapıldığını, kasko sigortasının ise ...
Sigorta Şirketi tarafından yapıldığını, davacı tarafın araçta meydana gelen arızanın giderilmesi için gereken masraflar ile kaza nedeniyle meydana gelen hasar ayrımı yapmadan poliçe limitleri dahilinde tüm masrafları sigorta şirketlerinden tahsil ettiğini, mahrumiyet zararı yönünden gerekli tespitlerin yapılmasını talep ettiğini, kaza tarihinde aracın yaklaşık 23 yıllık arızalı bir araç olduğunu, bu hususların değer kaybı tazminatı hesabında dikkate alınması gerektiğini, tüm bu nedenler ile davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçeleri, hasar dosyası, araç trafik tescil kayıtları, bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 24/07/2025 tarihli raporu ile özetle; meydana gelen trafik kazası sonucunda; ... plakalı araç üzerinde oluşan hasar bedeli: 324.040,00 TL (Üç Yüz Yirmi Dört Bin Kırk Lira) olduğunu, beyanlar itibariyle araç malikine ödenmiş olduğu belirtilen ancak ödeme belgeleri dosya kapsamı içeriğinde tarafımdan görülemeyen 120.000,00 TL bedelin, belirlenmiş olan hasar bedelinden tenzil edilmesi sonrasında oluşan bakiye hasar bedelinin ise 204.040,00 TL(İki Yüz Dört Bin Kırk Lira) (324.040,00 TL — 120.000,00 TL) olacağını,
... plakalı damperli kamyon üzerinde oluşan hasarın tamiratının her türlü işlemler dahil olmak üzere 3 haftalık (Üç hafta) süreç için tamamlanacağını, aracın tamiratının yapılacağı 3 haftalık süre içinde muadil nitelikte bir araç kiralanmasına ile oluşacak olan araç mahrumiyet zararının ise kaza tarihi itibariyle olmak üzere 25.500,00 TL (Yirmi Beş Bin Beş Yüz Lira) olacağını, ... plakalı ticari nitelikteki damperli kamyonun tamiratının yapılacağı 3 haftalık süre içinde oluşacak olan kazanç kaybı bedelinin ise anılan aracın ticari nitelikli bir araç olması itibariyle,
ticari kayıt belgeleri ya da mali belgeleri kapsamında uzman kişi tarafından yapılacak olan değerlendirme ile tespit edilebileceğini belirtmiş ek raporunda da kök rapordaki tespitlerin değiştirilmediği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve araç hasar bedeli tazminat taleplerine ilişkindir.
Yargılama devam ederken davacı vekili ve davalı vekili 25/03/2025 tarihli duruşmada tarafların sulh olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmişlerdir.
6100 sayılı HMK'nun 313/1.maddesinde “sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir” şeklinde sulh tanımlanmıştır. Sulhun etkisi başlıklı 315. maddesinde ise; "(1)Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur, Mahkeme taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhün iptali istenebilir.” denilmiştir.
Netice itibarıyla, taraf vekillerinin karşılıklı olarak sulh olduklarını beyan ettikleri görülmüş ve taraf vekillerinin vekaletnameleri kapsamında sulh olma özel yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Tarafların aralarındaki uyuşmazlığı sulh yoluyla sona erdirdikleri, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıkları anlaşılmakla, talepleri gibi davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/258, K. 2025/346, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama