KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/1183 Esas
- Karar no
- 2024/1038
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 18/11/2024
Karar Metni
938 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, toptan ürün satan bir firma olduğunu, davalı ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya mal verdiğini ve faturalar tanzim ettiğini. Söz konusu faturaların davalıya tebliğ edildiğini ve ticari defterlere işlendiğini ancak davalının işbu fatura bedellerini davacıya ödemediğini. Bu sebeple davacının alacağına istinaden Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu. Davadan önce zorunlu arabuluculuğa da başvurulduğunu ancak uzlaşmaya varılamadığını belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf söz konusu faturaların verilen mallar karşılığında keşide edildiğini iddia etse de davacı yanın müvekkil şirkete vermiş olduğu herhangi bir hizmet ve mal bulunmadığını, ayrıca faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediğini. Bu nedenle fatura içeriğine itiraz ettiğini, salt faturanın düzenlenmiş olmasının borcun ifa edildiğinin ve hizmetin verildiğini göstermediğini.
İşbu dosyaya sunulan irsaliyelerde bulunan imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığını, bu haliyle teslimin şirkete yapıldığı iddiasının kabul edilemeyeceğini ve irsaliyelere itiraz edildiğini. Davacının dava dilekçesinde irsaliye deliline dayanmadığını, dilekçede gösterilmeyen delilin sonrasında dosyaya sunulmasının iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağını ihlal ettiğini.
İcra takibine karşı yapılan borca itiraz sonucunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit olması gerektiğini, davacının talep ettiği alacağın cari hesap alacağı olduğunu ve bu tür alacakların likit kabul edilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 89.562,67-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;''davacının haklı olduğuna karar verilmesi ve Bakırköy ...
İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın, iptali halinde, davalının takip tarihi itibariyle 89.562,67 TL tutarında borçlu olduğu, takip talebi sonrası faiz talebine ilişkin; takip talebi tarihinden (10.10.2023) dava tarihine (13.12.2023) kadarki reeskont iskonto faizinin 5.491,54.TL tutarında olduğu, Davacının talep ettiği icra inkar tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 68.maddesine7 göre.
17.912,53.TL (89.562,67.TL X %20) tutarında olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de belirtildiği üzere taraf defterleri ve BA-BS formlarının uyumlu olduğu, davacının talep edebileceği toplam alacağın 89.562,67 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1183, K. 2024/1038, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama