KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/851 Esas
- Karar no
- 2025/30 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
959 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Keşidecisi davalı ... olan 200.000,00-TL bedelli 30.12.2023 tarihli ...bank ... Şubesi'ne ait olan çekin son hamil olan davacı tarafından ... Bankasına teslim edildiğini ancak bankanın söz konusu çeki kaybettiğini, çek ile ilgili Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E- ... K sayılı kararı ile iptal kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, söz konusu çekin alacaklısı davacı olduğundan ...
Bankası'nın mahkeme kararını ve kesinleşme şerhini davacıya göndererek alacağın tahsil yetkisinin davacıda olduğunu beyan ettiğini, davalı keşideci hakkında başlatılan Bursa .... İcra Müdürlüğü'nin .... E sayılı ilamsız icra takibine, borçlu tarafından yetki itirazında bulunulduğunu ve dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ...
E sayılı dosya esasını aldığını, davalı keşideci ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç çıkmadığını, borçlunun takibe konu çek ile ilgili olarak imza itirazında bulunmadığından çekin keşidecisinin kendisi olduğunu kabul ettiğini, keşideci borcu ödeyebilecek durumda olduğu halde sırf zarar verme kastı ve kötü niyet ile hareket ederek icrayı sürüncemede bıraktığını ve müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olmaya çalıştığını, alacağın TL olması ve enflasyon oranının temerrüt faizinden yüksek olması nedeni ile de davalının ayrıca haksız kazanç elde ettiğini,
bu nedenlerle davalının icra takibine haksız itirazının iptali ile takibin devamını davalının borca itirazı tamamen alacağı sürüncemede bırakmak maksatlı ve kötü niyetli olduğu için itiraz edilen asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ayrıca sunduğu deliler doğrultusunda alacağını ıspat ettiğinden ve borçlunun temerrüdü söz konusu olduğundan bu durumun dikkate alınarak kötü niyetli davalı keşideci hakkında menkul ve gayri menkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Müvekkili .... aleyhine, davacı şirket tarafından öncelikle 10/08/2024 tarihinde Bursa .... İcra Müdürlüğü’nün ... E.Esas sayılı icra dosyası ile 259.695-TL tutarlı takip başlatıldığını, 19/08/2024 tarihinde yetkiye ve borca itiraz edildiğini, ancak dava dilekçesinden anladıkları kadarıyla, davacı tarafça iddia olunduğu üzere Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığının iddia edildiğini, taraflarının böyle bir takipten haberi dahi olmadığını, taraflarına işbu icra dosyasından herhangi bir icra/ödeme emri tebliğ edilmediğini, davacı tarafın yetkisiz icra dairesinden ( Bursa ....
İcra Dairesi) yapılmış olan ve taraflarına yetki ve borca itiraz edilen takip dosyasındaki geçersiz icra/ödeme emrine dayanarak huzurdaki işbu davayı ikame etmiş ise davanın usulden reddinin gerekeceğini, davacı tarafın huzurdaki davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, eksiklik olarak yetkili icra dairesinden yapılmış bir icra takibi ve taraflarına tebliğ edilmiş bir icra/ödeme emrinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, şartları oluşmamış itirazın iptali davasının reddine,
harca esas değerin % 20’sinden aşağı olmamak üzere davacı tarafın kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İ.İ.K.'nun 67. maddesinde belirtilmiş ve buna göre takip talebine itiraz edilen alacaklı itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptal davası açabileceği kanunun amir hükmünden anlaşılmaktadır. Bu haliyle itirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılır ve icra takibinde yer alan ve borçlu tarafından itiraza uğrayan kısım davanın konusunu oluşturur .
İtirazın iptali davasının koşullarından biri de yetkili icra dairesinde yapılmış, geçerli haciz yoluyla ilamsız genel bir takibin olmasıdır. İtirazın iptali davası, icra takibi ile sıka sıkıya bağlı olduğundan davalı aleyhine yapılmış geçerli bir ilamsız takip bulunmadıkça itirazın iptali davasının dinlenemeyeceği, yetkili icra dairesine yapılmış usulüne uygun icra takibi bulunmadıkça itirazın iptali davası açılamayacağı HGK 26.11.1997 T. 19728/998 kararında da belirtilmiştir .
Davacı tarafından Bursa .... Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 200.000,00-TL bedelli çek dayanak gösterilmek sureti ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu tarafın Bakırköy İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkiye itiraz ettiği, davacı alacaklı vekilinin yetki itirazını kabul ederek dosyanın yetkili icra müdürlüğü'ne gönderilmesini talep ettiği ancak dosyanın yetkili Bakırköy İcra Müdürlüğüne tevzi edilmediği, yetkili icra müdürlüğü tarafından ödeme emrinin düzenlenmediği anlaşılmıştır.
Davacı alacaklı icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı kabul ettiğinden ve talebi doğrultusunda takip dosyasının yetkili Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nce takip borçlusuna yeniden ödeme emri düzenlenerek tebliğe çıkarılması gerekmektedir. Yetkili icra müdürlüğünce takip borçlusuna usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmediğinden borçlunun yetkili icra müdürlüğünde yapılan takibe usulüne uygun itirazlarından ve takibin durmasından söz edilemeyeceğinden, itirazın iptali davasının görülmesine olanak bulunmamaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 24/11/2021 tarihli 2021/916 Esas 2021/1207 Karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davaya konu olayda yetkili icra dairesince ödeme emri tebliğ edilmemesi ve buna bağlı olarak da ödeme emrine itirazın bulunmaması nedeniyle takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerekir. Usulüne uygun başlatılmış icra takibi bulunmasının HMK'nın 114/2. maddesi kapsamında dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalı Hakim ... · ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/851, K. 2025/30, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama