KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/829 Esas
- Karar no
- 2025/832 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 26/09/2025
- Kararın yazıldığı tarih
- 27/10/2025
Karar Metni
1.790 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle. İşbu itirazın iptali davasına konu icra takibinin, takip tarihi olan 18.08.2025 itibariyle borçlu ....'nın yerleşim yeri olan Eyüpsultan ilçesinin yetkili icra dairesi olan İstanbul İcra Dairelerinde başlatıldığını, ne var ki, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 06.08.2025 tarih ve 1081 sayılı Genel Kurul Kararı ile,
01.09.2025 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Eyüpsultan ilçesi İstanbul Adliyesi’nin yargı çevresinden çıkarılarak Gaziosmanpaşa Adliyesi’nin yargı çevresine bağlandığını, usul hükümlerinin derhal uygulanması kuralı gereğince, işbu dava tarihi itibariyle yetkili mahkeme Gaziosmanpaşa Adliyesi olduğunu, Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından, mülhakat adliyesi sıfatıyla Bakırköy Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri işbu davaya bakmakla yetkili bulunduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ...
Konfeksiyon Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. (VKN: ...., bundan sonra "..." olarak anılacaktır.) arasında süregelen bir ticari ilişki bulunmakta olup ...'ın cari hesap alacağı 6.250,00 USD alacağı ödememesi üzerine Beyoğlu .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı cari hesap kat ve ödeme ihtarlı ihtarnamesi gönderildiğini, söz konusu ihtarname sonrası süresi içinde ödeme yapılmaması üzerine Bakırköy .... İcra Dairesi ....
E. sayılı dosyası ile ... aleyhine 6.250,00 USD bedelli icra takibi başlatıldığını, ...'ın, süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığı gibi takibe itiraz da etmemiştir ve takip kesinleşmiş olduğunu, akabinde, ... yetkililerinin talebiyle 21.07.2025 tarihli ödeme protokolü düzenlendiğini, şirket yetkilileri davalı ... ve .... "21.07.2025 Tarihli Protokol uyarınca .... Sanayi ve Ticaret Ltd. Ştinin üstlenmiş olduğu borcun tam ve zamanında ödenmemesi halinde Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına konu borçtan ayrı ayrı ve şahsen 400.000,00 TL'ye kadar müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile sorumlu olmayı" kabul, beyan ve taahhüt etmiş olduklarını, ancak söz konusu 21.07.2025 tarihli protokol uyarınca da ödemeler yapılmamış; müteselsil kefil ve müşterek borçlu olan davalılar aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ...
E. Sayılı dosyası ile 321.568,28 TL tutarlı icra takibi başlatılmış olduğunu, davalıların haksız ve hukuka aykırı olarak işbu icra takibine itiraz ettiklerini, davalıların yetkilisi olduğu borçlu şirket ...'ın, protokelde üstlendikleri ödeme vaadlerini ise süresinde yerine getirmemiş olup, vadesi geçmiş olmasına rağmen müvekkil tarafından iyi niyetle imzalanan her iki ödeme protokolünü de ihlal etmiş olduğunu, borçlu şirket yetkilisi olan davalılar ise, verdikleri kefalete rağmen başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olduklarını, davalıların bu tutumunun açıkca zaman kazanma amacı taşıdığını,
adreslerini değiştirme ve mal varlıklarını kaçırma ihtimallerinin bulunduğunu, borçlu şirket yetkililerinin şirkete ve kendilerine ait mal varlığını ise kaçırdıkları duyumlarının alındığını, bu nedenle derhal haciz uygulanmadığı halde müvekkilinin dava konusu talebine ulaşmasının güç hale geleceğini, müvekkilinin alacaklı olduğu tutarın müvekkilinin mal kayıtları sabit olduğunu ayrıca davalılar tarafından da 21/07/2025 tarihli protokolde borcun ikrar edildiğini beyan ederek,
duruşmasız olarak ve karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, borçlunun, borcu yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının, uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine, davanın kabulüne, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, davalının haksız olarak takibe itiraz etmesi sebebiyle müvekkili lehine asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce İzmir ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüklerin, Beşiktaş ve Şişli Vergi Dairesi Müdürlüklerine, İzmir ve İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliklerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında imzalanan protokole dayalı olarak davacı tarafça başlatılmış icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İstanbul Arabuluculuk Dairesinin .... Numaralı dosyasında 22.09.2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı, davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu 21/07/2025 tarihli protokol nedeni ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
TTK'nın 11. maddesinin ikinci fıkrası "(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmünü amirdir. İlgili fıkrada her ne kadar ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırın Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceği ifade edilmişse de söz konusu fıkranın 2/7/2018 tarihli değişiklikten önceki halinde sınırın Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterileceği ifade edilmekteydi. Nitekim 21 Temmuz 2007 tarihli, 26589 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile söz konusu ayrımın ne şekilde yapılacağı açıklığa kavuşturulduğundan ve sonrasında Cumhurbaşkanlığı kararıyla bu hususta yeni bir düzenleme yapılmadığından, halen geçerliliğini koruyan Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmalıdır.
Anılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, esnaf ve tacir ayrımı, esnaf faaliyetinin türüne göre 213 sayılı VUK’nun 177. maddesindeki parasal sınırlar esas alınarak belirlenir. Anılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, sadece ikinci sınıf tacirlerin esnaf olarak kabulü söz konusu olabilir. Yani birinci sınıf tacirler hiç bir koşulda esnaf olarak kabul edilemez.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 176. maddesine göre tüccarlar, birinci sınıf ve ikinci sınıf olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre defter tutanlardır. İkinci sınıf tüccarların ise işletme hesabına göre defter tutanlardır.
VUK'nun 177. maddesinde ise kimlerin birinci sınıf tüccar olduğu açıklanmış olup birinci aşamada gelir esasına göre bir ayrım yapılmış, maddenin son fıkrasında ise tacirin gelirine hiç bakılmaksızın, ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih eden tacirlerin de birinci sınıf tacir oldukları kabul edilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, kanun gereği birinci sınıf tacir sayılan bir tacirin esnaf olarak kabulü mümkün değildir.
Salt ticari işletmenin ticaret siciline kayıtlı olmaması, esnaf odasına kayıtlı olması, bu işletme sahibinin tacir sayılmamasını gerektirmez.
2025 yılı için geçerli olmak üzere esnaf ve sanatkar sayılma hadleri; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan Nakdi limitlerin yarısı ( Fıkra 1 - Mal Alım Tutarı: 1.000.000,00 TL, Mal Satış Tutarı: 1.400.000,00 TL ),( Fıkra 3 - Satış Tutarı: 1.000.000,00 TL ) (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamıdır ( Gayri Safi İş Hasılatı : 990.000 TL ) şeklinde belirlenmiştir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde. 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, 6100 Sayılı HMK nın 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır.
Dava taraflar arasında imzalanan 21/07/2025 protokol nedeni ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nispi ticari dava olup olmadığına ilişkin ise tarafların tacir araştırması yapılmış olup her ne kadar davacı tacir ise de davalıların tacir olmadığı İstanbul ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlükleri, Beşiktaş ve Şişli Vergi Daireleri Müdürlüklerine yazılan müzekkereler ile tespit edilmiştir.
Davalıların tacir olmaması nedeni ile dava nispi ticari dava niteliğinde de değildir. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalı Hakim ... · ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/829, K. 2025/832, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama